Hunların Ülkücülüğü
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Kasım 2019, 03:17:25


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hunların Ülkücülüğü  (Okunma Sayısı 10519 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Anarkali
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 30


Oğuzam,Türk menem...


« : 08 Ağustos 2010, 14:58:47 »

   HUNLARIN ÜLKÜCÜLÜĞÜ

Türk milletinin tarih sahnesine ne zaman çıktığını tam bir kesinlikle hâlâ bilmiyoruz. Yine de , en azından, 5 bin yıllık bir geçmişe sahip bulunduğumuza şüphe yoktur.

Fakat şimdiki bilgilerimize göre, millet haline gelmemizi ve ilk büyük Türk imparatorluğunun kurulmasını sağlamak şerefi bütün zamanların en tanınmış cihangirlerinden biri sayılan Mete Han’a aittir.

Kaynaklardan pek çoğu destanlarımızdaki Oğuz Han’la Mete Han’ın aynı kimse olduğu konusunda birleşiyorlar. Büyük Hun İmparatorluğunun asıl özelliği Türk ülküsünü ilk defa gerçekleştirmesi, diğer bir söyleyişle, bütün Türk boylarını tek bir bayrak altında toplamayı başarmasıdır. .....




Hunların ülkücülüğünü Mete Han’ın davranışları temsil ediyor. Zamanımıza kadar ulaşan iki rivayet, ülkü yolunda katlanılması gereken fedakârlıkları anlatması bakımından son derece önemlidir. Rivayetlerden biri, güçsüz ve hazırlıksız olduğu bir dönemde, Mete Han’ın zaman kazanmak için en çok sevdiklerini gözden çıkarmasına dairdir.

Çinliler, Hunları erken bir savaşa kışkırtmanın faydalarını düşünerek, Mete Han’a bir elçi gönderir ve atını isterler. Han, kurultayı toplar, görüşme açılır. Beylerin hepsi bir Türk hanından atını istemenin hakaret mânasına geldiğini, savaşmanın daha yerinde bir karşılık olacağını öne sürerler.

Ama Mete Han, kendisine ait bir şey için milleti savaşa sokamayacağını bildirir ve sevgili atını Çin İmparatoruna yollar. Bir müddet sonra, Çin’den yeni bir elçi gelir. Mete Han’ın eşini ister, verilmezse savaş açacaklarını bildirir. Kurultay bir daha toplanır, bütün beyler, sonsuz bir öfke içinde, derhal savaş kararı alınması gerektiğini söylerler. Mete Han yine karşı çıkar; eşini Çin İmparatoruna yollar.

Nihayet Çin’den üçüncü bir elçi gelir, Hun Ülkesinin hiçbir işe yaramaz, çorak bir parçasını ister. Kurultay toplanır. Beylerin kararı kesindir. Han’ın atı ve eşi verildikten sonra, işe yaramaz bir toprak parçası uğruna savaşa girilemiyeceğini öne sürerler. Fakat Mete Han şöyle der: “Atımı istediler verdim.

Çünkü o benimdi. Eşimi istediler verdim, o da benimdi. Ama yurdumun bir karış toprağını asla veremem. Çünkü o benim değil, milletimindir. Hazırlanın, savaşacağız”.

İkinci rivayeti de hatırlayacaksın. Mete Han, çerilerini eğitirken, her birinin karşısına en çok sevdiği kimseyi diker, oklamalarını istermiş! Senin için önemli olan rivayetlerin doğruluğu veya yanlışlığı değil, verdikleri derstir. 2200 yıl önce yaşamış ataların, ülkücülüğün güçlüklerini, hedefe varmak isteyenlerin ne büyük fedakârlıklara katlanması gerektiğini anlatıyorlar.

Ülkünü kendine ait bütün değerlerden yüce tutacak, en çok sevdiklerini bile fedâ edeceksin. Sana ait olan her şeyi verecek, ama vatanının bir karış toprağı uğrunda ölmeyi bileceksin. Mete Han, büyük bir ülkücü olmasaydı ilk Türk birliğini kuramaz, çağının en kalabalık ve kuvvetli devleti olan Çin İmparatorluğunu korkudan titretemezdi.

Galip Erdem

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Yumruk kafaya tabi olmak zorundadır!
hun_turk58
or-ok-on
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 419


Rehber KAN, hedef TURAN


« Yanıtla #1 : 08 Ağustos 2010, 15:54:06 »

Mete Han'dan atını,eşini,toprağı isteyenlerin Çinliler oldugundan emin misin?Tarihte şöyle yazıyor:

Çin kaynaklarında anlatılan bir olaya göre, babası Teoman, kendisi yerine üvey annesi Yenşi'nin oğlunu tahta çıkarmak istedi ve Mete'yi komşu kavim olan Yüeçilere (Yuezhi) rehin olarak gönderdi. Babası, ardından Yüezhi'lere savaş ilan ederek Mete'yi öldürtmek istedi. Mete, babası Teoman Yüeçilerin topraklarına girmeden Yüeçilerin elinden kaçtı. Babası bu kadar zorlukları atlatmasının ardından hakkını vermek için emrine on bin çadırlık bir birlik verdi.

Hakan,Çin devletine karşı sonradan savaş başlatıyor.Savaş başlatmasının sebebi,Çinlilerin,Çinin kuzeyindeki,Hun topraklarını işgal etmesidir.Bu topraklar Hun Ulusu için önemlidir çünkü bu topraklar,atların beslendiği otlaklardı.
Diğer bir sebep,Çinlilerin,diğer Türk boylarını esir etmeye çalışmalarıydı.

Mete Han,bu olan bitenden sonra hemen savaşa giremezdi tabi.ÇünküÇin Hanedanı,geçmişe nazaran daha kuvvetliydi.Ordusu daha kuvvetliydi.Doğal olarak böylesi güçlü bir orduya karşı savaşmak için olağan üstü bir savaşçı kabiliyetine ihtiyaç vardı.Hareket kabiliyeti daha hızlı olan ve çerileri daha güçlü olan bir ordu düzenlemesi gerekiyordu.Bunu demir disiplin denilen bir yöntemle yaptı.Dediğin gibi,çerilerini kendi atlarını öldürmesiiçin buyruk verirdi,öldürmeyenleri öldürürdü.Sefere çıkarken,geride kalanlar öldürülürdü.Bu ordu yapılanmasının yanında,oklarda ötkenlik yapıldı.Havada öten ok yapıldı.Bununla düşman üzerinde piskolojik bir tesir bırakmasını tasarlamıştı.Savaşa hazır olduğunu anlayınca,ordusunu;kuzey,güney,doğu orduları olarak sınıflandırdı.Her ordunun at rengi farklıydı.Kızıldonlu,ak donlu,kara donlu...Kendisi kuzey ordusunun başındaydı.Hun ordusu tarih kitaplarında 150 bin kişilik,Çin ordusu ise 350 bin kişilik olarak anlatılıyor.Neticede savaşı Hunlar kazandı.Bu savaşın sonrasında,diğer Türk soyundan olanlar,tek çatı altında,Hun Tuğu altında birleştirildi.Hakannın Çin hükümdarına gönderdiği mektup:

METE HAN'IN ÇİN İMPARATORUNA MEKTUBU

Gök tarafından tahta çıkarılmış Büyük Hun İmparatoru, Çin İmparatorlarının iyi olup olmadıklarını sorar. Daha önce majesteleri benimle barış ve dostluk üzerinde görüşürlerdi. Yazdığımız mektupta, duyduklarınızı da bana bildirirdiniz. Böylece sizinle anlaşır ve mutlu olurdum.

Fakat sınırınızdaki memurlarınız benim Sağ Bilge Prensime hücum etmişler ve kötü davranmışlar. Sağ Bilge Prensim de, benim iznimi almadan, İ-Lu-Hu Nanchi ile diğer Hun komutanlarına, sınırdaki Çin su boylarına karşı dostça olmayan hareketler yapmak için taktik kullanmalarına izin vermiş. Böylece iki hakan, arasında anlaşmayı bozmuş ve aramızdaki kardeşçe ilişkileri kesmiştir. Siz majestelerinin, içlerinde şikâyet bulunan mektupları bana iki kere geldiler. Ben de bir elçi ile yazılı bir cevap verdim. Fakat elçim dönmediği gibi, herhangi bir Çin elçisi de bana gelmedi. Bundan dolayı Çin imparatoru bize dostça davranmadılar. Böylece, komşu devletimiz, bize bağlı kalmamış oluyordu. Antlaşmamız, yalnızca küçük memur ve subaylar yüzünden bozulmuştu. Bunun için Sağ Bilge Prensimi cezalandırdım. Yüeçileri arayıp, onlara taarruz etmesi için, batıya gönderdim.

Tanrı'nın lütuf ve inayeti ile, subay ve askerlerimin üstün yetenek ve erdemleri ile dayanıklı atlarımın üstün gücü ile Yüeçileri ezerek yendi.

Bundan sonra Lou-lan, Wusun, Hukai ile, bunlardan başka, onların yakınlarındaki yirmi altı devletin hepsi alındı ve düzene kavuşturuldu. Bunların hepsi artık Hun oldular. Yay çekebilen ve kullanabilen bütün kavimler, bir tek aile halinde birleştiler.

Kuzeydeki ülkeler benim güçlü iradem altında kesinlikle kuruldu ve düzenlendi.

Ordumun silâhlarını artık çıkartıp rafa kaldırmak, subay ve askerlerimi dinlendirip atlarımı besiye almak istiyorum.

Ayrıca, eski hesap ve düşmanlıkları bir yana bırakmak, böylece eski antlaşmalarımızı yenilemek, sınırda yaşayan halkı huzur ve rahata kavuşturmak, başlangıçta ilişkilerimiz nasıl idiyse, yeniden kurmak istiyorum.

Küçükler, büyümeleri için gerekli çevreyi elde edecekler; yaşlılar ve büyükler ise, kendi yurtlarında sessiz ve rahat yaşayacaklardır. Nesillerden nesillere bütün Hunlar barış ve mutluluk içinde kalacaklardır.

Majestelerinin ne düşündükleri ve istedikleri hakkında bilgi elde edemedim.

Bunun için benim için saray vezirim Hsi-fu Ch'ien'i yazılı bir mektubu size sunması için gönderiyorum. Ayrıca size bir deve, iki binek atı, iki takım araba atı (sekiz attan oluşan) sunmak istiyorum.

Eğer majesteleri Hunların Çin savunma duvarlarına yaklaşmalarını istemiyorsa, subayları ile orada yaşayan halkın duvarlardan biraz uzakta oturmaları için emir buyursunlar.
Elçim size gelince lütfen onu alıkoymayıp gönderiniz. Elçim, altıncı ay ortasında Hsih-wang adlı yerde olacaktır.


........

Bu mektupta iyi anlaşılıyor ki,Hakan son derece dostane ve kibar bir üslupta ve barışçıl bir kişiliğe sahip.Tarih kitaplarında öğretildiği gibi Hunlar,her fırsatta Çine saldıran,yakan,yıkan bir topluluk değildir.Yapılan herşeyin bir nedeni vardır.

Anarkali kandaş,güzel bir paylaşımdı.esen kal.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı

--"Biz dogrudan dogruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanagı Türk toplulugudur. Bu toplulugun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluluga dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur." Atatürk
Anarkali
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 30


Oğuzam,Türk menem...


« Yanıtla #2 : 08 Ağustos 2010, 18:37:07 »

  Hep anlatılagelen bir vakadır bu ama belki de yanlış biliyorum.
  Faydalandım, teşekkür ederim gardaş.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Yumruk kafaya tabi olmak zorundadır!
Gumus Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 30 Eylül 2011, 03:17:21 »


Hun Türklerinin güçlenmesininden endişe duyan bazı kavimler savaş için bahane arıyorlardı. Bunun üzerine Tung-hular kıymetli bir atını istediler Mete'nin. Hun kurultayı toplandı ve karar açıklandı. Kurultay atı vermememiz gerektiğini söyledi. Çünkü, bunun Mete Han'a hakaret olacağını söylediler ve savaşmamız gerektiğini kabul ettiler. Lakin Tanrıkut Mete milleti için bunu kabul etmedi ve atı verdiler. Aradan geçen zaman neticesinden düşman yine saldırmak için bir bahane arıyordu ve Mete Han'ın eşini istediler. Kurultay tekrar toplandı ve savaş kararı alındı. Lakin son sözü yine Mete söyleyecekti. Mete Han devletinin o an zayıf olmasından dolayı savaşı göze almadı ve kadını düşmana teslim etti.

Aradan geçen zaman neticesinde düşman yine saldırmak için bir bahane arıyordu ve bu sefer Hunların çorak bir toprağını istediler.

Kurultay toplandı ve şöyle bir sonuç çıktı;

"Çorak bir toprak parçasının ne değeri olur. O yüzden verelim". Fakat son sözü Mete söyleyecekti.

Mete şöyle dedi;

"At ve kadın şahsıma aitti, verdim. Fakat toprak bana ait değildir, milletindir!"

Bunun üzerine savaşa karar verilir. Düşman hezimete uğrar ve Mete'nin atı ile eşi de kurtarılır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #4 : 08 Aralık 2011, 14:23:25 »

Türk tarihini bilmeyenler ve Türk'e içten içe düşman olanlar bunları unuttturuyor buduna. Ve her parçamızı çaktırmadan satıyorlar. Satanların satılacağı günleri görmek dileğiyle...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.249 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.017s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.