Cengiz Han Yasaları
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 01 Eylül 2014, 13:45:21


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3 ... 8
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cengiz Han Yasaları  (Okunma Sayısı 33536 defa)
Mairambek ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BABRAK
Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 453


Tanrı'nın Öfkesi


« : 23 Mart 2009, 16:13:40 »

CENGİZ HAN’IN BÜYÜK YASASI


Cengiz Han’ın Büyük Yasasının bize Makrizi’den gelen parçaları:

1. Zina yapan, evli olup olmadığına bakılmaksızın idam edilir.

2. Livatadan suçlu her hangi bir kişi idam edilir.

3. Kasten yalan söyleyen veya büyücülük yapan veya başkalarının davranışları hakkında ispiyonculuk yapan veya kavga eden iki kişinin arasına birinin yanında diğerine karşı olarak girenler de idam edilir.

4. Suya pisleyen veya suyu kirletenler de idam edilir.

5. Her kim mal (veya para) alır ve iflas eder; sonra tekrar mal alır ve yine iflas eder, sonra yine mal alır ve yine iflas ederse, üçüncü defadan sonra o da idam edilir.

6. Sahibinin iznini almadan bir esire yiyecek veya giyecek veren de idam edilir.

7. Kaçan bir köleyi veya esiri bulup sahibi olan kişiye geri vermeyen idam edilir.

8. Bir hayvan yenirken, ayakları bağlanmalı, karnı yırtılarak açılmalı ve hayvan ölene kadar kalbi elde sıkılmalıdır; fakat eğer bir kimse Hz. Muhammet’in inananlarının yöntemi ile hayvanı keserek öldürürse, kendisi de kesilerek öldürülür.

9. Muharebede saldırı veya geri çekilme sırasında eğer bir kişi hurcunu, ya da yayını veya her hangi bir eşyasını düşürürse, arkasındaki adam (attan) inmeli ve bu düşen şeyi sahibine geri vermelidir; böyle (attan) inerek, düşen şeyi sahibine vermeyen kişi idam edilir.

10. Cengiz Han fakirler, Allah’ın Kuranını okuyanlar, doktorlar, âlimler, kendilerini ibadet ve riyazete adayanlar, müezzinler ve ölü yıkayıcılarının vergi ödeme ve iş yapma yükümlülüğüne zorlanamayacağına karar vermiştir.

11. O (Cengiz Han) bütün dinlere saygı gösterilmesini ve aralarında ayrım yapılmamasını emretmiştir. Bütün bu emirlerini tanrıya inanılabilir diye vermiştir.

12. (Cengiz Han) insanlarına, biri prens diğeri esir olsa da verenin tadına bakmadığı yemeği yemelerini yasakladı; yemeği paylaşmaya davet etmeden bir diğerinin huzurunda her hangi bir şeyin yenmesini yasakladı; her hangi bir kişinin yoldaşlarından fazla yemesini, yemeğin piştiği ateşi veya insanların yemek yediği tabağı ezip geçmesini yasakladı.

13. Bir yolcu yemek yiyenlerin yanından geçerken, (attan) inip onlarla birlikte yemelidir ve onlar yolcuyu engellememelidir.

14. (Cengiz han) ellerini suya batırmalarını yasakladı ve su çekmek için kap kullanmalarını emretti.
15. (Cengiz Han) tamamen yıpranmadan elbiselerini yıkamalarını yasakladı.

16. (Cengiz Han) ahlaksız her hangi bir şeyi söylemeyi yasakladı ve her şeyin ahlaklı olduğu konusunda ısrar etti, ahlaklı ve ahlaksız arasında ayırım yapmadı

17. herhangi biri ile konuşulurken yalın olarak ismi kullanılmalıydı.

18. Savaşa gitmeden önce birlikleri ve birliklerin teçhizatlarını şahsen kontrol etmelerini, birliklerin sefer için gereksindikleri her şeyi sağlamalarını ve iğneden ipliğe kadar her şeyi gözden geçirmelerini haleflerine emretti ve eğer askerlerden biri zaruri bir şeyi gereksediği takdirde o asker cezalandırılmalıydı.

19. Erkekler dövüşmek için gittiğinde, onların görevlerini yerine getirmek ve iş yapmaları için kadınların askeri birliklere refakat etmelerini emretti.

20. Seferden döndüklerinde Hakanın hizmetinde belirli görevleri üstlenmelerini savaşçılara emretti.

21. Bazılarını kendisi ve çocuklarına seçebilmesi için her yılın başında bütün kızlarını kendisine takdim etmelerini emretti.

22. Emirleri (prensler/generaller ve noyanları) askeri birliklerin başına getirdi ve binler, yüzler ve onlar için komutanlar atadı.

23. Emirlerini en yaşlısı eğer bir kabahat işlemişse cezalandırılmak üzere hükümdar tarafından gönderilen haberciye -hizmetçilerinin en değersizi olsa dahi- kendisini teslim edecekti ve hükümdar tarafından verilen cezayı uygulamaya başlamadan önce –ki bu ceza idam olsa dahi- onun önünde yere kapanacaktı.

24. Hükümdar dışında kendilerini her hangi birine muhatap göstermelerini Emirlere yasaklamıştır. Her kim kendini her hangi birine hükümdar dışında muhatap gösterir ise idam edilir ve izin almaksızın postasını değiştiren her hangi biri de idam edilir.

25. O, iyi zamanda ülkedeki bütün olaylardan haberdar olabilmek için sürekli posta iletişimini kurmasını emretmiştir.

26. Oğlu Çağatay’a yasaya uyulmasını gözlemeyi emretti
Mirhond (veya Mirhovend)’den:

27. İhmalkârlık nedeniyle askerlerin cezalandırılmasını emretti ve topluluk avı sırasında bir hayvanın kaçmasına izin veren avcıların sopayla dövülerek cezalandırılmasını ve bazı durumlarda idam edilmesini emretti.

28. Adam öldürme (cinayetin cezalandırılması) durumunda, kişi para cezası ödeyerek fidye verip kendini kurtarabilir ki bu Hz. Muhammet’e inanan kişi için 40 altın para (Balysh); ve bir Çinli için bir eşektir.
İbn-Batuta’dan:

29. Mülkünde çalınmış bir at bulunan kişi, bunu aynı cinsten dokuz at ekleyerek sahibine iade etmelidir; eğer bu cezayı ödeyemiyor ise çocukları atların yerine alınmalıdır ve eğer çocuğu yok ise, bizzat kendisi koyun gibi boğazlanacaktır.
Vartang’dan:

30. Cengiz Han Yasaları, yalanı, hırsızlığı ve zinayı yasaklar ve kişinin komşusunu kendisi kadar sevmesini emreder; insanların, bir diğerini yaralamamasını ve saldırıları tümüyle unutmalarını, gönüllü olarak teslim olan ülke ve şehirleri bağışlamalarını, Tanrıya adanan tapınakları vergiden muaf tutmalarını ve yaşlı ve düşkün insanlara saygı göstermelerini emreder. Her kim bu emirlere aykırı hareket eder ise idam edilir.
Mahakia’dan

31. (Yasa bu kuralları emreder) bir birini sevmeyi, zina yapmamayı, çalmamayı, yalancı tanıklık yapmamayı, hain olmamayı ve yaşlı ve düşkün insanlara saygı göstermeyi. Her kim bu emirlere aykırı hareket eder ise idam edilir.
Değişik kaynaklardan:

32. (Cengiz Han Yasası emreder ki) yemek üzerinde boğulan kişi hemen kamptan çıkarılmalı ve derhal öldürülmelidir ve ordu komutanının çadırının eşiği üzerine ayağını koyan kimse de idam edilmelidir.

33. İçmekten kendini alıkoyamıyor ise, kişi ayda üç kez sarhoş olabilir; eğer üç kereden fazla yapar ise kabahatlidir; eğer ayda iki kez sarhoş oluyor ise bu daha iyidir; eğer ayda bir kez ise kuşkusuz daha çok övgüye değer; eğer kişi hiç içmiyor ise, bundan daha iyi ne olabilir? Fakat böyle bir kişi nerede bulunabilir? Eğer böyle bir kişi bulunabilir ise, o en yüksek düzeyde saygıya layıktır. (Riasanovsky bu parçanın Cengiz Han’ın vecizelerine -vecize 20- ait olduğunu kabul etmektedir.)

34. Bir cariyeden doğmuş çocuklar meşru kabul edilecek ve babaları tarafından yapılan dağılıma uygun olarak mirastan paylarını alacaktır. (Avrupa’da sadece yaşlı olanların varis olduğu primogenture yasasının üzerine çıkmaktadır. Çok daha medenidir.) Mülkün dağıtımı yaşça büyük oğlun yaşça küçük oğuldan daha fazla alması temelinde olmakta, genç oğula babanın ev halkı miras kalmaktadır. Çocukların yaşça büyüklükleri annelerinin sıralanışına bağlı olmaktadır; eşlerden biri her zaman yaşça büyük olmalıdır, bu öncelikle onun evlenme tarihine göre belirlenmektedir.

35. Babasının ölümünden sonra, kendi annesi hariç oğlu babasının karılarının hepsini elden çıkarabilir; onlarla evlenebilir veya evlendirerek başkalarına verebilir.

36. Kanuni mirasçılar dışında herkes vefat edenin malını kullanmaktan kesinlikle men edilmiştir.

Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 25 Eylül 2013, 21:31:16 Gönderen: Ambakay »
Kayıtlı

Felsefemdir kitâb-ı imânım,
Taparım kendi ruhumun sesine,
Secde eyler hakikâtim her an,
Kalbimin ateş-i mukaddesine!...
ejderha11
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 80



« Yanıtla #1 : 23 Mart 2009, 22:43:28 »

Bazı yasalari göz dolduruyor. Özellikle su ile ilgili olan. Su için toplandilar ya bir yerde bu yazilarin su ile ilgili olanlari onlarin gözüne sokacan Peynir
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Bir an bile bir Disikurt'un gözicine bakma, nedeni kazananin büyüleyici gözlerini ve gözleri'nin icine yankiliyan kisinin ölümünü görürsün.

1)Cahilin dini olmaz.2)Araplar CAHİLin önde gidenidir.
1. cümlede cahiller yerine Araplar yazabiliriz çünkü Arap=Cahiller olduğuna göre:
ARAPLARIN DİNİ OLMAZ...
TTK
Türkçü; Türk kanı taşıyan, Türkçülüğe hizmet eden, Türk ırkının üstünlüğünü kabul eden demektir.
Ne mutlu Türküm diyene! Ne mutlu Türk olana!
Sessiz Diriliş
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 23 Mart 2009, 22:46:02 »

Arkadaşlar Cengiz Han'ın Türk olmadığını biliyoruz.
Cengiz Han'ı  bir Turanlı olarak kabul ediyoruz değil mi?
.

Amma yaptın be kardeşim. Olur mu öyle. Cengizhan Türk'tür.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Nilgüdar
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 46



« Yanıtla #3 : 24 Mart 2009, 16:48:31 »

Tabiki Türktür.
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 25 Eylül 2013, 21:12:03 Gönderen: Ambakay »
Kayıtlı
BABRAK
Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 453


Tanrı'nın Öfkesi


« Yanıtla #4 : 24 Mart 2009, 17:31:39 »

İlteriş bu lafı bilhassa senden beklemezdim.Sorgulamaya gerek bile yoktur bence.Tabîki Türk'tür.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Felsefemdir kitâb-ı imânım,
Taparım kendi ruhumun sesine,
Secde eyler hakikâtim her an,
Kalbimin ateş-i mukaddesine!...
Altay
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 3


Kara Sancak Bayrağı..


« Yanıtla #5 : 26 Mart 2009, 20:37:25 »

Anlamayız hayatı felsefeyle, ilimle;
Hayat çelik ellerle atılan zar olmalı.
Rahat yatakta ölmek acep olmaz mı çile?
Kanlı sınır boyları bize mezar olmalı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KOLOKAAN
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 27 Mart 2009, 15:36:47 »

Arkadaşlar Cengiz Han'ın Türk olmadığını biliyoruz.
Cengiz Han'ı  bir Turanlı olarak kabul ediyoruz değil mi?
.
Cengiz Han Moğol mu yoksa Türk mü tartışmalarıyla ilgili....

Cengiz Han'ın ırk kökeni hakkında yapılan incelemeler sonucu çeşitli görüşlere varılmıştır.Bu görüşlerin en geçerli olanına göre Cengiz Han, Türk'tür. Bunun kanıtları olarak şunlar gösterilebilir:

1. Cengiz Han, Moğolca ile birlikte Türkçe de konuşmakta idi.

2. Cengiz Han konuşmalarında kendini Türk olarak tanımlamıştır.

3. Cegiz Han'ın soyu Çinliler'ce ''Şa-To'' adı verilen Türkler'e dayanır ki bu Türkler, Kök-Türkler'in devamıdır.

4. Cengiz Han, (3. maddeye bağlı olarak) tıpkı Kök-Türk kaganları gibi kumral ve açık renk gözlüdür.

5. Efsaneler, Cengiz Han'ın soyunu (tıpkı Türkler'in Bozkurt Destanı'nda olduğu gibi) Bozkurt'a bağlar. Eğer Cengiz Han Moğol olsa idi efsaneler onun soyunu kurda değil köpeğe bağlardı; çünkü Moğol geleneğinde kurt değil köpek önemlidir ve Moğol kültüründe Cengiz Han'dan önce kurt önem taşımamaktadır.

6. Cengiz Han, bugünkü Afganistan'da kendisini ziyeret eden Kadı Vahideddin Fuşanci'ye ''Peygamberimiz Hz.Muhammed her şeyi önceden bilmiş diyorsunuz; acaba benim ortaya çıkışım için ne demiş ?'' diye somuş; kadı da ''Uturkû al-Turka mâ tarakûkum, yani Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayınız'' demiş olduğunu nakletmiş ve Cengiz Han da bunun çok bilgece bir söz olduğunu söyleyerek kendisinin Türk olduğunu belirtmiştir.

7. Bir Arap, Cengiz Han'ın oğlu Ögedey Kağan'a, babasını düşünde gördüğünü ve kendisine bir söz söylediğini naklettiğinde Ögedey Kağan ona ''Babam bunu sana hangi dille anlattı'' diye sormuş. O da Arapça anlattı deyince Ögedey, babasının Türkçe ve Moğolca'dan başka bir dil bilmediğini söylemiştir. Sonuç olarak Cengiz Han, Türk soyundan gelir. Fakat Türk ve Moğollar'ca ortak olarak hükümdar kabul edilmiş ve saygı duyulmuş bir kişidir.
 





alıntıdır.


Amma yaptın be kardeşim. Olur mu öyle. Cengizhan Türk'tür.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
İlteriş Kutluk Kağan
Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 400


ACUNDA KUTLU YASA, TÜRKLERİN TÖRESİDİR.


« Yanıtla #7 : 27 Mart 2009, 16:01:19 »

Araştırdım.Peynir

Profesör Zeki Velidi Togan, 1941'de yayınladığı "Moğollar, Çengiz ve Türklük" adlı küçük eserinde, (s. 18) ve 1946'da yayınladığı "Umumî Türk Tarihine Giriş" adlı büyük ve değerli eserinde (s. 66) Çengiz Han'ı 1221'de ziyaret eden Çao-hong adlı bir Çin elçisinin verdiği bilgiyi nakletmiştir. Bu elçi, Cengiz'in eski Şato Türklerinden indiğini gayet açık olarak belirtmiştir. Şatolar ise, bilindiği üzere eski Gök Türkler'den inen büyük bir uruktur. Cengiz'in tipi hakkındaki tarihî bilgiler de (uzun boy, kumral saç, beyaz ten, yeşil göz) eski Gök Türk kağanlarınınkine uymaktadır. Cengiz'in aile adı olan "Börçegin", "Börü Tegin'in Moğolca söylenişinden ibaret olduğu gibi "Çengiz" kelimesi de "Tengiz" yani "Deniz" kelimesinin Moğolca söylenişinden başka bir şey değildir. Türkçe'de "t" ile başlayan kelimelerin Moğolca'da "ç" ile başladığını Altay dilleri uzmanları söylemektedir.


Yrd. Doç. Dr. Bekir  Şişman’ın  “Defter-i Çingiznâme” ve Türk Destanlarındaki Kahraman Tipolojisi Açısından“Cengiz Han” makalesinde şu görüşlere yer verilmiştir:

"Cengiz Han, dünya tarihini etkilemiş nadir hükümdarlardan biridir.Onun hayatını ve mücadelelerini anlatan epik hikâyelere “Cengiznâme” adı verilmektedir. Cengiznâmeler üzerine en son çalışmayı Maria İvanics ve Mirkasym A. Usmanov yayımlamıştır. Bu eser “Das Buch der Dschingis-Legende (Däftär-i Çingiz-nâmä) I” olarak adlandırılmıştır. Defter-i Çingiznâme,altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde (Fasl-i dâstân-i näsl-i Çingiz), Cengiz Han’dan bahsedilir. Bu anlatıya göre Cengiz Han, Türk destanlarındaki kahraman tipine uygunluk göstermektedir.

“Cengiznâme”, Cengiz Han’ın soyu, doğuş tarzı, fetihleri ve tesiri hakkındaki genel halk rivayetlerinden derlenmiş, fakat “tarihî” mahiyette bir destandır. Cengiz’in şeceresi baba tarafından “Oğuz Han”a dayanıyor ki, tarihçi Reşidüddin Camiü’t-Tevârih’inde bunu kaydetmektedir. Anası tarafından ise “Altun Han” neslindendir (Köprülü 1986: 234).

onun yükselişinde etkisi olan, yakın münasebet kurduğu ve akrabalık tesis ettiği pek çok boyun, aşiretin Türk olduğunu ve Türkçe isimler taşıdığını da burada belirtmek durumundayız. Örneğin; Uryat, Talciyut, Uysun, Salciyut, Barlas,Urugut, Ürenküt, Baykut ve Kanglıyat bu kabilelerden yalnızca birkaçıdır."
 
  Diğer taraftan V.V. Barthold “Moğol istilasına kadar Türkistan” adlı eserinde (Sf. 562) “Onun sadece Moğolca konuştuğunu belirtmiştir”.(Sanırım 'Moğol değildi, sadece Moğolca konuşuyordu' denmek istiyor.)
Sonuç olarak:
Cengiz'in ailesi hiç şüphesiz eski Türk devlet geleneğine uygun olarak çok eski zamandan beri Moğollardan bir kısmı üzerinde (belki de Moğollaşmış Türkler üzerinde) beğlik eden bir Eçine(Aşina) Hanedanı kolu idi. Bu hanedanda Türk geleneklerinin devam etmekte olduğu Cengiz'in oğullarından Çağatay ve Ögedey'in adlarından gözükmektedir. "Çağa" ve "Öge" bilindiği üzere, Türkçe kelimelerdir.

 Cengiz Han'ın, köken olarak Türk olması onun, Moğol Milletinin oluşmasındaki etkisini görmemezlikten gelmemize engel değildir. Moğollar,Türklere çok yakın bir millet olmalarına rağmen ayrı millettir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

IRKLARIN ÜSTÜNDE TÜRK IRKI!..
GENÇ ATSIZCI
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 07 Nisan 2009, 00:55:29 »

Türk töresi, oldukça sert ve kesin hükümler ihtiva etmiştir. Cezaları ağır olmakla birlikte, töre, Türk cemiyetinin belkemiğini teşkil ettiği için hiç kimse bu cezaları haksız ve adaletsiz görmemiştir. Törenin daima doğru ve adaletli olanı emrettiğini herkes baştan kabul etmiştir. Çünkü töre, milletin yüzlerce yıllık hayat tecrübesinden süzülmüş kaidelerden ibarettir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BABRAK
Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 453


Tanrı'nın Öfkesi


« Yanıtla #9 : 15 Nisan 2009, 22:45:46 »

Cengiz Kağan'ın ırk kökeni hakkında yapılan incelemeler sonucu çeşitli görüşlere varılmıştır.Bu görüşlerin en geçerli olanına göre Cengiz Kağan, Türk'tür. Bunun kanıtları olarak şunlar gösterilebilir:

Cengiz Kağan, Moğolca ile birlikte Türkçe de konuşmakta idi.

Cengiz Kağan konuşmalarında kendini Türk olarak tanımlamıştır.

Cegiz Kağan'ın soyu Çinliler'ce ''Şa-To'' adı verilen Türkler'e dayanır ki bu Türkler, Kök-Türkler'in devamıdır.

Cengiz Kağan, tıpkı Kök-Türk kaganları gibi kumral ve açık renk gözlüdür.

Efsaneler, Cengiz Kağan'ın soyunu (tıpkı Türkler'in Bozkurt Destanı'nda olduğu gibi) Bozkurt'a bağlar. Eğer Cengiz Han Moğol olsa idi efsaneler onun soyunu kurda değil köpeğe bağlardı; çünkü Moğol geleneğinde kurt değil köpek önemlidir ve Moğol kültüründe Cengiz Kağan'dan önce kurt önem taşımamaktadır.

Bir Arap, Cengiz Kağan'ın oğlu Ögedey Kağan'a, babasını düşünde gördüğünü ve kendisine bir söz söylediğini naklettiğinde Ögedey Kağan ona ''Babam bunu sana hangi dille anlattı'' diye sormuş. O da Arapça anlattı deyince Ögedey, babasının Türkçe ve Moğolca'dan başka bir dil bilmediğini söylemiştir. Sonuç olarak Cengiz Kağan, Türk soyundan gelir. Fakat Türk ve Moğollar'ca ortak olarak hükümdar kabul edilmiş ve saygı duyulmuş bir kişidir.

''Moğollar'ın Gizli Tarihi'' adlı eski eser, Cengiz Kağan'ın soyu hakkında şunları söyler: ''Cengiz Kağan'ın kökeni, yücelerdeki göğün takdiri ile doğmuş ''Börteçine (Gökkurt, Bozkurt) idi.''
Bu açıkça, Türk Bozkurt Destanı'nın moğollaştırılmış halidir. Fakat burada önemli olan, Cengiz Kağan'ın tıpkı Eski Türk kaganları gibi, Bozkurt'a bağlanmak istenilmesidir. Türkler'de, önemli şahsiyetler ile Bozkurt arasında bir ilişki kurmak gelenektir. Ve bu gelenek Cengiz Kağan'la birlikte, Türkler'den Moğollar'a da sirayet etmiştir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Felsefemdir kitâb-ı imânım,
Taparım kendi ruhumun sesine,
Secde eyler hakikâtim her an,
Kalbimin ateş-i mukaddesine!...
Sayfa: [1] 2 3 ... 8
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.057 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.