Ahıska Türkleri
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 26 Kasım 2014, 11:40:17


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ahıska Türkleri  (Okunma Sayısı 5751 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hülagû Han
Anda

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 78


=)==Türk ırkçısı====-


« : 14 Nisan 2009, 22:04:17 »

Ahıska Türkleri, Anadolu Türkçesinin Ahıska ağzı denilen şekliyle konuşmaktadırlar. Bu ağız, Yukarı Kür ve Çoruh bölgesinin ortak dilidir; Posof başta olmak üzere Ardahan, Şavşat, Artvin, Ardanuç ve Oltu çevresinin ağzı, Ahıska ağzının ortak özelliklerini taşımaktadır.

Ahıska Türkleri, 1828 yılında Anadolu Türklüğünden koparılmış ve 1944 yılında da Türkistan'a sürülerek Anadolu'dan uzaklaştırılmış olmasına rağmen, günümüzde de bu ağzı muhafaza etmektedir.

Çoğu Anadolu ağızlarında bulunmayan fakat Ahıska ağzında bugün de kullanılan bir söz demetini aşağıda takdim ediyoruz. Bu sözlerin Anadolu Türkçesindeki karşılıklarını veriyor ve Ahıska ağzına göre birer cümlede kullanıyoruz. Ne var ki, alfabede bulunmayan seslerin bulunduğu bu ağızdaki bütün kelimelerin ses özelliklerini vermede güçlükle karşılaştık.

1. Aba: Anne/ Kız Zernişan, aban nerede?

2. Abla: Yenge/ Abla, taday işe getti mi?

3. Ahor: Ahır/ Ahorun kapısıni açuh unutmişin.

4. Ana: Anne/ Anay geldi mi?

5. Aprak: Ters (Mecazi olarak huysuz)/ Eydür ama birez aprakluhi var.

6. Ayhuriya: Boşu boşuna/ Hep ayhuriya konuşiyersin!

7. Baci: Kız kardeş, abla/ Baci soğandan aci veya başımın taci.

8. Baga: Ahırda hayvanların yemliği/ Bagayı samaninen doldurdum.

9. Bayah: Demin, az önce/ Bayah seni gördüm, nerden geliyerdin?

10. Bed: Çirkin/ Karısi bed olanın gövli dişarda olur.

11. Bibi: Babanın kız kardeşi, hala/ Züleyha bibi bize geldi.

12. Buclanmah: Karıncalanmak/ Ayaklarm buclaniyer.

13. Cucul: Civciv/ Cucullara yem ver!

14. Çoç etmah: Emeklemek/ Bizim çocuh çoç ediyer, birezden gezer.

15. Deh düşmah: Farkına varmak/ Oradan kaç kere geçtim dehdüşemedim baci!

16. Deremet: Mahsul/ Bu seneki deremet çoh eydür.

17. Dirgen: Üç veya dört dişli harman aleti/ Samani dirgeninen yay, kurusun!

18. Elefese/telefese: Telâşa kapılmak/ Suçuni biliyer da elesefeye kaldi!

19. Emi: Amca/ Bu benim emimin oğlidür.

20. Eşki Hamur: Hamur mayası / Eşki hamuri böyüttünmi gelinim?

21. Goroh: Kesek/ Goroği atar gözün çıhardurum.

22. Ğorğlamah: Köpek boğuşması/ Ne yerde ğorğlaniyersin, gahsana!

23. Hab: Komşuların birbirine ödünç süt vermesi/ Südüm az idi hab ettim.

24. Hecet: Alet/ İşe gedende hecetin yanan al.

25. Harmutlamah: Suyu ılındırmak/ Kızım bu suyi harmutla da abdas alem.

26. Haro: Zahire ambarının her bir bölmesi/ Haroda buğda kalmadi.

27. Hedik: Haşlanmış mısır veya buğday/ Hedik çoh yemah ey degül.

28. Hıraklanmah: Yemeğin yanması/ Geldim ki pilav hıraklanmiş!

29. Juryal etmah: Titremek/ Sürgün ahlıma gelende etlerim juryal ediyer.

30. Kodluh: 16 kg ölçülü kab. / Komşiya bir kodh lazut borcum var.

31. Küntlemah: Hamuru yuvarlayarak yufka açmaya hazırlamak / Hamuri küntledim sen de açmağa başla.

32. Koyermah: Salı vermek, bırakmak / Hayvanların ipini aç koyer getsin.

33. Keklanmah: Tavukların toprakta eşelenmesi/ Ne keklaniyersin, bir şey mi yitürdün?

34. Kevlemah: Toprağı kazmak/ Topraği kevle de bu çigidi ek!

35. Kınilamah/kınnamah: Nişan almak/ Adamın gözüni kıniladım.

36. Kıryal: Tertemiz/ Havliden içeri girduh ki evleri kıryal ediyer.

37. Kotoş: Mısırın meyvesi/ Tallada kotoşlari gördün mi?

38. Kudre: Korunaklı/ Burada oturah, biraz kudredür.

39. Kıbal: Öylece, o şekilde/ Yohardan o kıbal düşdi ki belini kırdi.

40. Kuntlamak: Zıplamak/ Keyfinden kuntliyer!

41. Kurdalama: Kurcalama, karıştırma/ O işleri kurdalama!

42. Kuyulmah: Kaynaktan yüzükoyun su içmek/ Nesil da kuyulmiş su içiyer!

43. Lazut: Mısır/ Bu sene ey lazut oldi.

44. Lelevün etmah: Karmakarışık etmek/ Çocuhlar evi lelevün etmişler!

45. Leçek: Başörtüsü / Bilor nene, leçegin geline ver yahasın.

46. Makval: Böğürtlen/ Makval toplamaya gediyerim.

47. Maslatmah: Sağımdan önce buzağının ineğin memesini bir miktar emmesi/ Kız Narhanım, sen inegi maslat, ben de geliyerim.

48. Menç: Kalçanın üst kısmı/ Bögün mençlerim ağıriyer.

49. Mires: Meret (Beddua) / Vay mirese kalsın.

50. Motot: Sümük/ Ola mototun silsene!

51. Mur: İs, kurum/ Kazani kucahlamiş, üstün mur etmişsin.

52. Nekaten: Ne kadar/ Nekaten dediysem de beni dinlemedi.

53. Nikart: Civcivin yumurtadan çıkma işareti/ Bah ki kuruğun altındaki yumurtalar nikartlamiş mi?

54. Nikor: Sakar/ Nikor inegin südi kesildi.

55. Nuğda: Nokta/ Nuğdasıni görememişsin!

56. Ohçur: Uçkur / Ohçuruna sahap ol.

57. Pati: Patlamış mısır/ Biraz pati patlad da yiyah.

58. Pıpın etma: Kaynama, coşma/ Pinde cucullar pıpın ediyer.

59. Pileki: Ekmek pişirilen toprak kap/ Teze pilekilerde çadi bişürdüm.

60. Pin: Kümes/ Tavuhlari pine kapattın mi?

61. Pitik: Enik/ Komşunun dört tene pitigi var.

62. Poç: Koçan/ Lazudun poçuni tanalara verin.

63. Ponçah: Saçak/ Gelinin ponçahli bir tavşali var.

64. Pağaça: Pilekide pişen büyük ekmek/ Teze pağaça yoh mi?

65. Puti sönmiş: Enerjisi kalmamış/ Eski Orhan�dan bir şey kalmamiş, ela puti sönmiş ki...

66. Puvar: Pınar/ Puvara su içmeye getti.

67. Sebi: Körpe çocuk/ O sebiye nesil da kıydın?

68. Siçremah: Zıplamah/ Sevincinden siçriyer.

69. Şırat: Peynir suyu / Şıratsız peynir kuru olur.

70. Şoğurt: Aşırı akan ağız suyu/ Ola şoğurtli, buriya gel!

71. Toyhana: Düüğün mekanı (Açık havada) / Toyhanada kız saraflanmaz.

72. Teşennüs: Vesveseli / Teşennüsli işlere karışma.

73. Tada: Ağabey, baba/ O, senin tadandur, ne dese yapacan!

74. Talda: Ağaç, kaya veya damın altı/ Yağmurda islanma, taldaya gel!

75. Tavli: Semiz/ Kuziler tavlandi mi?

76. Tebehet: Tabiat, huy/ Seyfo�nun tebeheti çoh kötidür.

77. Tebelleş olmak: Musallat olmak/ Nereden tebelleş oldu başıma!

78. Yaba: Ağaçtan yapılmış harman aleti/ Yabay al da bu samani merege doldur.

79. Zafli konuşmah: Yüksek sesle konuşmak/ Ne zafli konuşiyersin, sağır mi var?

80. Zati: Zaten/ Adamın camuşi ölmiş, oğli demiş ki, �Baba zati satacahduh!�

81. Zırza: Kapı sürgüsü/ Havliyi dolan, kapının zırzasıni çek de gel.

82. Zoğ: Sırt/ Çubuği zoğuna gerdim.

83. Zuhum: Zıkkım/ Bene ne zuhum degdi ki hastalandım!

84. Zuhumlanmah: Yemek(öfke sözü)/ Terekde kete var, al da zuhumlan!

85. Zuk: Kambur/ Çoh ağır kaldurma zuklanursun!

Ahıska Türklerinde çocuk sözleri:

1 Pepe: Ekmek

2 Tutu: Su

3 Tata: Çorba

4 Qaqa: Şeker

5 Cici : Güzel

6 Papul: Yemeni

7 Tütüle: Zurna

8 Puçi: Dana

9 Pipi: Çocuk

10 Böbö: Böcek

11 Ee: Çamur, pislik, dışkı

12 Pupu: Yara

13 Koko: Küçük ekmek

14 Tay tay: Çocukların ilk ayakta durmaya başlaması

15 Hoppa: Gezme, çocukların kucakta dışarıya çıkarılması

16 Tüdüüt: Araba

Züleyha Ninenin Anlattıklarından

Bu hekiyayi, 1910 Ahısha�nın Gomora kövünde dünyaya gelen, 1926 yılında Herolu Otaroğullarından Muhammet dedemle evlenen ve 2000 yılında Azerbaycan�da vefat eden Züleyha nenemden dinlemiştim.

Ağızdan ağıza aktarılarak günümüze ulaşan bu hekiyadan aklımda kalanlar şöyledir:

�Bizim oralarda bir Palli abla varimiş. Palli abla boğozuna çoh düşkün imiş. Bir gün ev şennigini dügüne yolladuhdan sora, cani hinkal çekiyer. Hinkali yapiyer, bişüriyer, yemeye başlamah işteduğunda bahiyer ki, kaynatasi eve teref kuyulmiş geliyer. Bu da elefeseye kalıp hinkali gügüme tökiyer. Bu gügümi, sekünün yanına koyiyer. Ecele davranan kaynata, gügümi kapar kapmaz ayahyoluna gidiyer. Tehret yaparken olacahlar belli...�

Meseleyi eşiden bir aşıh, bu sözleri koşmiş:

Komşunun inegi doğurdi

O da severdi yoğurdi

Ağzından ahiyer şoğurdi

Ne pintidür Palli abla.

*

Bezenur geder dügüne

Kimse çıhamaz ögüne

Hinkali töker gügüme

Ne acgözdür Palli abla.
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 01 Ekim 2013, 17:18:42 Gönderen: Ambakay »
Kayıtlı

''Atatürk'ün ''Türk Milleti, başına geçireceği insanların damarlarındaki cevher-i asliye dikat etmelidir sözü açık anlamı ile ''Türk ırkından olmayanları başına geçrime'' demektir... Nihal Atsız
Efrasyap
Anda

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 23



« Yanıtla #1 : 17 Nisan 2009, 12:01:42 »

Geçmişte olduğu gibi şu an bile özyurtlarından kopan kandaşlarımız ebedi düşmanımız Ruslar tarafından düzenli bir şekilde kırıma uğramışlardır ve uğramaktadırlar.Maalesefki çoğu kandaşımız Türk olma bilinicinden kopartılıyorlar.Ne kadar acı...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk budur. Yıldırımdır. Kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.313



« Yanıtla #2 : 13 Temmuz 2009, 15:14:28 »

    Ahıska’nın Kısa Tarihi

   1. Eski çağlar: Ahıska ve çevresi, çok eski devirlerden beri, insanların topluluk hâlinde yaşadığı bir bölgedir. Milâttan önceki çağlarda Hurriler, onları takiben Urartular, Kimmerler ve Sakalar buralara hakim olmuşlardır.

   Yukarı Kür ve Çoruh boylarıyla Ahıska bölgesinin Türklük tarihi, çok eski asırlara dayanmaktadır. Son Kıpçakların, Gürcü Kralı'nın davetiyle gelip yerleşmesinden yüzyıllarca evvel buralarda Kıpçak ve Bun-Türklerin yaşadığına dair ciddî haberler vardır. Doğu seferine çıkan Makedonların ünlü kralı İskender, MÖ. IV. yüzyıl sonlarında Kafkasya’ya geldiğinde, ona karşı çıkan kuvvetli bir Türk varlığının olduğu anlaşılmaktadır. Bunlar, Kıpçak ve Bun-Türk adıyla anılmaktadır.

   Hun akınları sırasında batıya doğru sürülen Alan unsurları, bu bölgeye gelmişlerdir. Romalıların Güney Kafkasya’ya hakim olmasıyla, Alanlar da geldikleri ülkeye, Kuzey Kafkasya’ya dönmüşlerdir.

   Bölge, VI. yüzyılda İranlılar, Hazarlar ve Bizanslılar arasında el değiştirdi. Hazarlar, Kafkasya coğrafyasında çok büyük rol oynamışlardır. XX, yüzyıl başlarına kadar varlığından haberdar olduğumuz anadili Türkçe olan, aralarından âşıklar yetişen ve halk tarafından çufut denilen Musevî unsurunun, Hazar hatırası Karaimler olduğu söylenebilir.

   Bugün Rus ve Gürcü kaynaklarında Mesketya adıyla anılan Ahıska bölgesinin eski sakinleri kimlerdi? Bu soruya çok net cevap bulmak zor olsa da, milâttan önce İskender’in seferinde buralarda Türk unsurlarının yaşadığına dair kuvvetli haberler vardır. Mesketya adının da, buralarda yaşamış eski bir kavim olan Meshlerden kalmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu kavmin menşeini kesin olarak belirlemek zordur. Bununla birlikte şu görüşler ileri sürülebilir: Meshler, Nuh Nebi oğlu Yafes'in oğlu ve Oğuz'un pederi Mesek'ten gelen Masagetlere dayanır. Meskler, Kartvel (Gürcistan) güneyinde yaşamış Gogarlı (İskit) ve Turanî yerli Hristiyan halktır.

   Meshlerin Gürcü olduğunu iddia edenlerin de kesin kaynağı yoktur. Ahıska’nın Rustav köyünde dünyaya gelmiş olan ünlü şair Şota Rustaveli, “Üstadım Genceli Nizamî’dir” demiş ve eserinde tamamen İslâmî motifler kullanmıştır. Şair Rustaveli’nin ad ve soyadının Gürcü isim kalıplarında görülen -vili, -dze gibi ekleri almaması da dikkat çekici bir husustur. Dilinden başka Gürcü kültürüyle ortak noktaları bulunmamaktadır. Bu kavim, muhtemelen Hitit, Asur ve Sümerler gibi kayıp bir topluluktur.

   Ahıska bölgesinden sürgün edilen Türk unsuru, Mesh değildir. Bu topluluğun, Kıpçak hâtırası olduğu artık kesinleşmiştir. Eski çağlarda Kıpçak Türkleriyle birlikte bu bölgede yaşadığı anlaşılan Meshler, Kıpçakların yahut Kartvellerin arasında erimiş olmalıdır. Zira Kartvel/Gürcüler, küçük bir millet olmasına rağmen, dünyada emsali az görülecek derecede ırkçı bir yapıya sahiptirler. Ele geçirdikleri yerde ilk başvurdukları yol, yerli halkın isimlerini değiştirmektir. Bunun en son örneği, 1919 yılında işgal ettikleri Posof’ta görülmüştür.

   Makedonyalı İskender’in, Kafkasya’ya geldiği sıralarda buralarda Kıpçak ve Bun-Türk unsurları yaşamaktaydı. Bu bilgi, batılı kaynaklarla birlikte Gürcü kaynaklarında da geçmektedir.

   Fransız bilgini Brosset, Bun-Türklerin Turanlı olduğunu bildirmektedir.Gürcü dil bilgini Marr ise, Bun-Türk’ün “otokton/yerli Türk” anlamına geldiğini yazmaktadır. Bu bilgiler, Çoruh ve Kür boylarında, dolayısıyla Kafkasya’da, Türklük tarihinin, ne kadar eskilere gittiği konusunda kesin bir fikir vermektedir.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.313



« Yanıtla #3 : 13 Temmuz 2009, 15:15:44 »

    Günümüzde Ahıska Türkleri


   Bugün yarım milyon civarındaki Ahıska Türkü, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Ukrayna, Sibirya ve Kuzey Kafkas ülkelerinde darmadağınık bir hâlde hayat mücadelesi vermektedirler.

   1990’lardan itibaren Sovyetler Birliği çözüldü. Bugün, bağımsız bir devlet olan Gürcistan, sudan sebeplerle Ahıska Türklerinin vatana dönüşüne müsaade etmemektedir.

   Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti tarafından çıkarılan Ahıska Türklerinin Kabul ve İskânına Dair Kanun gereğince bir grup insan getirilerek Iğdır’a yerleştirilmiştir. Bu küçük teveccüh, ıstırap çeken Ahıska Türklüğünün tarihî yarasını sarmağa yetmeyecektir. Kendi imkânlarıyla Türkiye’ye gelip, şurada burada perişan vaziyette hayat mücadelesi veren birçok göçmen aile vardır. Bunların, ikamet, eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik problemleri günden güne artmaktadır. Vatandaşlık işlemleri çok yavaş yürümektedir.

   Türk ve dünya kamuoyu, bu toplumu artık görmelidir. Ahıska kapılarının açılması için gereken diplomatik çabalar ısrarla sürdürülmelidir. Öncelikle Türk devlet adamları, Ahıska bölgesinin tarihî ve jeopolitik durumunu öğrenmelidirler. Sonra da, Ahıska Türklerini ziyaret için dahi ülkeye bırakmayan Gürcistan’la ciddî görüşmeler yapılmalıdırlar. Devlet erkânımızın bu mesele hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması meselenin çözümünü geciktiriyor.

   Ukrayna Hükûmeti, Kırım Türklerinin dönüşüne engel olmamaktadır. Gürcistan Hükûmeti de aynı insânî davranışı gösterebilmelidir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.313



« Yanıtla #4 : 13 Temmuz 2009, 15:17:26 »

   Ahıska Türkleri'nin Türkiye'ye Kabulü Ve İskanı


Kanun Numarası : 3835
Kabul Tarihi : 02/07/1992
Yayımlandığı R.Gazete Tarih : 11/07/1992
Sayı: 21281
Yayımlandığı Düstur: Tertip: 5 Cilt: 31 Sayfa:


   Madde 1.- Eski Sovyetler Birliğini oluşturan cumhuriyetlerde dağınık halde yaşayan ve "Ahıska" Türkleri olarak adlandırılan soydaşlarımızdan Türkiye'ye gelmek isteyenler, en zor durumda bulunanlardan başlamak üzere, Bakanlar Kurulunca belirlenecek yıllık sayıyı aşmamak kaydıyla, serbest veya iskanlı göçmen olarak kabul olunabilirler. Bunların kabulleri ve iskanları, bu Kanun ile 2510 sayılı İskan Kanunu hükümlerine göre yapılır.
Gayrimenkul verilerek yapılacak iskanda vali ve kaymakamlar temlikle yetkilidir. Temlik cetvelinde, ailenin bütün fertleri eşit hisselerde belirtilir ve tapuya da temlikteki gibi tescil edilir.

   Madde 2.- 3 üncü maddede belirtilen görevleri yapmak üzere, Başbakanın gö revlendireceği bir Bakanın koordinatörlüğünde; İçişleri, Dışişleri, Maliye ve Gümrük, Milli Egitim, Bayındırlık ve İskan, Sağlık, Ulaştırma, Tarım ve Köy İşleri, Orman Bakanlıkları, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı, Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanlığı ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu yetkililerinden oluşan bir üst komisyon kurulur.(1)
Üst komisyona bağlı olarak, Başbakanın görevlendireceği Bakanlıkca belirle- nen illerde valinin veya görevlendireceği kişinin başkanlığında ve konunun özelliği dikkate alınarak birinci fıkrada yazılı bakanlıkların ve kuruluşların o ildeki şube ve kurum başkanlarının iştirak edeceği alt komisyonlar kurulur. İllerde kurulacak alt komisyonlar, üst komisyonun vereceği görevleri yapar.(1)

   Madde 3.- Üst komisyonun görevleri şunlardır :
a) Türkiye'ye göçmen olarak gelecek Ahıska Türklerinin kabul şartlarını,geçici ve kati iskan yerlerini belirlemek,
b) Yerleştirme ve İskan programlarını hazırlamak,
c) Göçmenleri üretici duruma getirmek için gerekli tedbirleri almak,
d) Ahıska Türklerinden Türkiye'ye gelmek isteyenleri tespit ve bulundukları yerler ile Türkiye'ye hareket edecekleri bölgelerden toplanmalarını temin etmek, hareket sırasında iaşe, ibate ve sağlık konularında yapılacak işlemleri planlamak, bulundukları yer ülke yetkilileri ile koordinasyonu sağlayacak ön heyet oluşturmak,
e) Ön heyetin yapacağı giderler ile göçmenlerin bulundukları yerlerden nakil, barındırma ve iskan masrafları için sağlanan ödeneğin miktarını belirlemek,
f) Başbakanlık ve Bakanlar Kurulunca verilecek diğer görevleri yapmak. Üst komisyonun kararları görevli Bakanın onayı ile kesinleşir.(1)

   Madde 4.- Göçmenlerin kendilerine ait zati ve ev eşyalarının tamamı ile mülkiyetinin kendilerine ait olduğu belgelenen her türlü eşya ve damızlık hayvan, bir defada Türkiye'ye getirilmek koşuluyla her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.

   Madde 5.- Göçmenlerin nakil ve iskan masrafları ile diğer giderleri için gerekli ödenekler öncelikle sağlanır. Bu ihtiyaçları karşılamak için, ilgili bakanlık ve kuruluş bütçelerinde mevcut veya yeniden açılacak tertiplere Maliye ve Gümrük Bakanlığı bütçesinin ilgili tertiplerinden aktarma veya Kızılay'a ödeme yapmaya ve bunlarla ilgili diğer işlemleri yürütmeye, üst komisyonun alacağı kararlar doğrultusunda Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

   Madde 6.- Gerek Türkiye'de iskan edilecek ve gerekse Türkiye dışında, eski Sovyetler hudutları dahilinde halen bulundukları yeni devletlerde kalacak "Ahıska" Türklerinden Bakanlar Kurulunca tespit edileceklere çifte vatandaşlık statüsü sağlanır.

   Madde 7.- Bu Kanun yayımı tarihinde (11 Temmuz 1992) yürürlüğe girer.

   Madde 8.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

--------------------
   (1) 31.8.1996 tarih ve 4184 sayılı Kanunun 2. maddesiyle, bu fıkralarda geçen "Devlet Bakanının" ibareleri "Bakanın"; "Devlet Bakanlığınca" ibaresi ise "Başbakanın görevlendireceği Bakanlıkca" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.313



« Yanıtla #5 : 13 Temmuz 2009, 15:19:12 »

   Ahıska’nın Coğrafî Konumu

   Ahıska şehri, Türkiye’nin kuzeydoğusunda, Ardahan ilimizle sınır teşkil eden, Gürcistan toprakları içinde yer alan, çok eski bir Türklük yurdunun merkezidir.

   Abastuban, Adigön, Aspinza, Ahılkelek, Azgur ve Hırtız gibi kasabaları ve bu kasabalara bağlı 200 kadar köyü vardır.

   Ahıska, Türkiye sınırına 15 km. mesafede bulunmaktadır. Posof Çayının iki yakasında yer alan şehir, karayolu ile Tiflis, Batum ve Türkiye’ye bağlıdır. Ayrıca batıda Türk sınırının çok yakınına kadar uzanan bir demiryolu, Ahıska’yı doğudan Tiflis’e bağlar.

   Ahıska topraklarının en önemli akarsuyu, Kür ırmağıdır. Batıdan gelip Ahıska’ya ulaşmadan birleşen Posof ve Adigön çayları, şehrin doğusunda Kür ırmağına karışır ve Hazar Denizi’ne doğru akarlar. Yer yer düzlükler görülmekle beraber dalgalı bir yapıya sahip olan Ahıska toprakları, sulak ve tarıma elverişlidir. Posof’ta olduğu gibi buralarda da yaylacılık geleneği vardı. Ormanlık tepelerin aralarındaki yüksek ve bol otlu vadilerde hayvancılık yapılırdı.

   Çam ormanlarıyla kaplı dağlar arasındaki dar vadide kurulmuş olan kaplıcalı Abastuban, görülmeye değer tabiî güzelliklere sahiptir. Ahıska yakınındaki linyit yatakları da işletilmektedir.

   Bugün sakinleri orada yaşamayan Ahıska ve çevresinde nüfus da seyrek, hatta ıssız hâldedir. 1944 sürgünüyle boşaltılan köylere, zorla veya zaruretle gelenler dışında nüfus hareketlenmesi olmamıştır. Bölgeye iskân edilmek istenen Gürcüler gelmediği gibi, kasabalara da sadece Ermeniler yerleşmiştir. Buralarda resmî kişilerden başka Gürcü varlığından söz edilemez.

   1828’de 50.000 olan şehir nüfusu, 1887’de 13.265’e düşmüştür. Günümüzdeki nüfusu 24.650‘dir.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.169 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.