ZAMANA HÜKÜMDAR OLMAK "BİLGE KAĞAN"
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 27 Mayıs 2020, 04:47:36


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ZAMANA HÜKÜMDAR OLMAK "BİLGE KAĞAN"  (Okunma Sayısı 4122 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
K A L K A N
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« : 07 Şubat 2010, 22:48:50 »

ZAMANA HÜKÜMDAR OLMAK

Bilindiği gibi hükümdarlık; hâkimiyet sahibi olmak, bir ülkenin, devletin, bir
imparatorluğun yönetimini elinde bulundurmaktır. Zamana hükümdar olmak ise kendi
devlet ve coğrafî sınırlarının dışında ulaşılabilen bütün zaman ve mekânlara hâkim
olmaktır.
İçinde bulunulan coğrafya veya zamana hükümdar olmak, başında bulunulan
devletin siyasî, askerî, kültürel ve ekonomik yönden en üstün seviyede olması ile
ilişkilidir. Siyasî yönden güçlü olan bir devlet askerî yönden, askerî yönden güçlü olan bir
devlet de siyasî yönden güçlü olacaktır. Bir devlette, imparatorlukta veya cumhuriyette bir
sahadaki gelişmişlik diğer alanlara da mutlaka yansıyacaktır. Her alanda gelişmiş, ileri
seviyede olan devletler de zamanlarının hükümdarları olacak, yani devletler arası alanda
hâkim duruma geleceklerdir.
Tarihin çeşitli dönemlerinde, farklı milletler dünya hâkimiyetini ellerinde
bulundurmuşlardır. Devirlerinde hâkim olan bu milletler veya devletler, milletler arası
ilişkilerde her zaman belirleyici güç olmuşlar, kendi çıkar ve istekleri doğrultusunda diğer
milletleri de yönlendirmişlerdir.
Türk’ün cihan hâkimiyeti düşüncesi en eski metinlerimizden olan Orhun
Abideleri’nde, destanlarımızda ve daha sonra Osmanlı dönemi fermanlarında çeşitli
ifadelerle yer almaktadır.
İstemi Kagan’ın oğlu Tardu Kagan, Ak-hunları kendi hâkimiyetine alan büyük
zaferi üzerine, Bizans imparatoruna gönderdiği mektubu : “Dünyada yedi ikilim ve yedi
ırkın (cihanın) büyük kaganından Romalılar imparatoruna ...” ibaresi ile başlar ve cihan
hâkimiyeti şuurunu belirtir.1
Kültigin ve Bilge Kağan anıtlarında yer alan;
“tengri teg tengride bolmış türük bilge kagan bu ödke olurtum.” “ilgerü kün
togıkka birigerü kün ortusıñaru kurıgaru kün batsıkınga yırıgaru tün ortusıngaru anda
içreki budun kop maña körür.” “üze kök tengri asra yagız yer kılıntukta ekin ara kişi oglı
kılınmış. Kişi oglınta üze eçüm apam bumın kagan istemi kagan olurmuş.”
cümlelerinde Bumin Kagan ve İstemi Kagan ile Bilge Kağanın hükümdarlığından ve
dolayısıyla da Türk milletinin hâkimiyetinden bahsedilmektedir. İleride gün doğusuna,,
güneyde gün ortasına kadar, geride gün batısına ve kuzeyde gece ortasına kadar bütün
halkların Bilge Kagan’a tabi olması ve gök teñri ile yagız yer arasında kılınan insan
oğlunun üzerine Bumin Kagan ve İstemi Kagan’ın hükümdar olması da Göktürkler
döneminde Türk cihan hâkimiyeti düşüncesinin bir yansıması olarak karşımıza
çıkmaktadır.
XIII. yüzyılda Uygur yazısıyla ve Uygur Türkçesi ile yazıya geçirilmiş olan Oğuz
Kağan Destanı’nda yer alan aşağıdaki bölümde2 Oğuz Kağan’ın döneminin hâkimi olarak
diğer milletleri kendisine tabi kılma isteği görülmektedir.
Toydan sonra Oguz Kagan beglere ve halka yarlık verdi. Dedi ki :
Temür çıdalar bol orman
Av yirde yürüsün kulan
Takı taluy takı müren
Kün tuğ bol-gıl kök kurıkan
dedi. Gene ondan sonra Oğuz kağan dört yöne yarlık yolladı... İş bu bildirilerde
bildirmiş idi ki : “Ben Uygurların kağanıyım ki, yerin dört bucağının kağanı olsam
gerektir. Sizlerden baş eğmenizi istemekteyim. Kim benim ağzıma bakarsa hediyelerini
alıp onu dost tutarım. Kim ağzıma bakmazsa gazaba gelir , çeri çıkarıp (onu) düşman
tutar baskın yapıp onu astırır, yok ettiririm.”
Yukarıdaki metinden anlaşılan Oğuz’un sadece Uygurların kağanı olarak kalma
düşüncesinden çok “yerin dört bucağının” hükümdarı olma isteğidir. Oğuz Kağan Yerin
dört bucağı’na -dünyaya- hükümdar olma gücünü de kağanı olduğu Uygurlardan
almaktadır. Böylece Oğuz Kağan’ın dünya hükümdarlığı Uygurların yerin dört bucağına
hâkimiyeti ile gerçekleşmektedir.
Nihat Sami Banarlı’ya göre Oğuz Kağan diye tanıtılan kahraman, gerçekte bir
hükümdar değil, Oğuz Türklerinin ve Oğuz Hanlarının macerasını kendi adında toplayan
bir sembol olması, belirli bir hakan olmasından daha kuvvetli bir ihtimaldir.3
Osmanlı’nın “cihan imparatorluğu” döneminde zamanın hükümdarı Osmanlı iken
günümüz dünyasında zamanın hükümdarlığı görevini Amerika Birleşik Devletleri
yürütmektedir. Amerika, Dünyada meydana gelen her türlü olaya münferit olarak kendisi
müdahele edebildiği gibi birleşmiş milletler aracılığıyla da dünyadaki bir çok gelişmeyi
yönlendirmekte, askeri ve ekonomik müdahelelerle hükümdarlığını sürdürmektedir.
Osmanlı döneminde de zamana hükümdar olmak, cihan hâkimiyeti kurmak
düşüncesi Osmanlı hükümdarlarında da görülmektedir.
Fatih’in “Dünyada tek bir din, tek bir devlet, tek bir padişah ve İstanbul da cihanın
payitahtı olmalıdır.”4 sözleri de bu bilinci ifade etmektedir.
Kanunî, kendi devrindeki hükümdarları kendisine denk görmediği ve cihanın
hâkimi, zamanın hükümdarı olduğu düşüncesiyle, bir çok Avrupa ülkesine hâkim olan
Alman imparatoruna da diğer Avrupa kralları gibi sadece, “İspanya vilayeti kıralı”
hitabıyla mektup yazıyordu. Alman imparatoru I. Şarlken’e yazılan mektupta eski Türk
hakanlarının başlangıç formülü İslamî bir şekille karşımıza çıkmaktadır.
“Hak Tealanın iradeti ve ulu Peygamberimizin mu’cizatı ile, Ben, ki dünya
hakanlarına tac giydiren Sultanların sultanı, yeryüzünde Allah’ın gölgesi, mukaddes
Mekke, Medine,Kudüs-i Şerif ve İstanbul şehirlerinin Kara ve Akdenizin, Anadolu ve
Rumelinin, Karaman, Rûm, Zulkadiriye, Acem, Şam, Mısır, Arabistan ve Yemen
beldelerinin hükümdarı, Gürcistan., Dağıstan, Tatar ve Kıpçak illerinin, Eflak, Buğdan ve
Budun (Macar) tahtının ve Erdel vilayetinin, kılıcımızla almış, daha nice memleketlerin
padişahı ve sultanı Süleyman Han bin Selim Han bin Bayezid Hanım... sen ki İspanya
vilayeti kralı Şarlken’sin.”5 gibi başlayan ahit-nâme Kanunî’nin Alman imparatoruna
kendisine bağlı bir kral veya bey gibi davranmaktadır. Bu da, Kanunî’nin zamanının
hükümdarı, cihanın hâkimi olduğunu göstermektedir.
Osmanlı İmparatorluğu da kendi döneminin hâkimi olması sebebiyle, dünya
düzenini belirleyici, devletler arası ilişkileri düzenleyici bir rol oynamıştır.
Düşmanlarından kendilerini ve ülkelerini koruyamayan bir çok kral, Osmanlıya yardım ve
korunma için sığınmışlar, Osmanlı da bunları korumuştur. Fransız kralı I. Fransuva’nın
Kanuni’den yardım istemesi ve Kanuni’nin Fransaya yardım amacıyla Almanlara karşı
düzenlediği seferler de, Osmanlının dolayısıyla da Osmanlı hükümdarlarının zamanın
hâkimi olduklarını göstermektedir. Elde kesin belgeleri olmamakla birlikte yine Kanuni
döneminde İngiltere’de yapılan dansın yasaklanması konusunda bir nota verildiği ve
böylece dansın yasaklandığı şeklinde bir söylentinin varlığı da bizi Osmanlının zamanın
hâkimi olduğu görüşüne götürmektedir.
Günümüz dünyasında Amerika’nın ekonomik, teknolojik ve askeri üstünlüğü
sayesinde dünyaya hükmetmesi de aynı şekilde Amerikan hâkimiyetini dolayısıyla da
Amerikan başkanlarının; Bush’un, Clinton’un zamanın hükümdarı olduğunu
göstermektedir.
Orhun Abidelerinin Kültigin ve Bilge Kağan anıtlarında Türk tarihi ve kültürü
açısından çok değerli bilgileri edinmekteyiz. Elimize ulaşan runik harfli ilk Türkçe
metinler içerisinde olmalarına karşılık, abidelerde kullanılan işlek dil sayesinde Türk
dilinin çok daha önceki yüzyıllara ulaşan bir dil olduğunu da görebilmekteyiz.
Kültigin ve Bilge Kağan anıtlarında yer alan “t e n g r i t e g t e n g r i d e
b o l m ı ş t ü r ü k b i l g e k a g a n b u ö d k e o l u r t u m . ” cümlesinde Bilge
Kağan’ın hükümdarlığından ve dolayısıyla da Türk milletinin hâkimiyetinden
bahsedilmektedir.
Eski Türkçe ile ilgili sözlüklerde “olur-” fiili “otur-, tahta oturma, hüküm sürmek,
kagan ol-”6 anlamlarıyla karşılanmıştır. Ancak “kagan ol-, hükümdar ol-” şeklindeki
anlamlandırma metnin anlam bütünlüğü açısından daha doğru gibi görülmektedir.
Çeşitli kaynaklarda bu cümlenin çevirisi yapılırken, Türkçe’nin çeşitli
dönemlerinde hâl eklerinin bir birinin yerine kullanılması da göz önünde bulundurularak
bir anlamlandırma yoluna gidilmiştir.
Tengri teg tengride bolmış türük bilge kagan bu ödke olurtum. cümlesinin
çevirisini Hüseyin Namık Orkun şöyle vermektedir :
“Göğe benzer gökte (mevcud) olmuş Türk Bilge hakan, bu zamanda [iktidar
mevkiine] oturdum.”7
Aynı cümleyi Muharrem Ergin,
“Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağanı, bu zamanda oturdum.”8
Talat Tekin
“(Ben) tanrı gibi (ve) Tanrıdan olmuş Türk Bilge Hakan, bu devirde tahta
oturdum.”9
ve Dursun Yıldırım
“Kendi iradesi ile olan Tanrı gibi, ben de, o Tanrı’nın iradesi ile kağan olan Türk
Bilge Kağan’ım. Bu zamanda (budun üzerine kağan) oturdum.”10 şeklinde çevirmişlerdir.
Yukarıdaki cümlede yer alan “ödke” kelimesi morfolojik açıdan incelendiğinde
şöyle bir yapı görülmektedir.


                                  öd (zaman)          + ke (+a) : zamana            
                                      isim kökü                  yönelme hali


Çeviride metnin bütünlüğü de göz önünde bulundurularak “zamanda” şekli yerine
“zamana” şeklindeki yönelme hâli ekini almış yapının kullanılması belki daha uygun
olacaktır.
Buna bağlı olarak da “bu ödke olurtum”u “bu zamanda oturdum” değil “bu
zamana hükümdar oldum” şeklinde çevirmek gerekecektir. Zaten metnin bu ilk
cümlesinde zaman kelimesiyle birlikte bir bulunma hâli kavramını gösteren ek de
kullanılmamıştır.
“Zamana hükümdar olmak” ifadesi, içinde bulunulan zaman veya asır itibarıyla
hâkim durumda olmak anlamındadır. “Zamanda tahta oturdum” ibaresi ise bulunulan
coğrafya ve yaşanılan ömür süresince bir hâkimiyet ve söz sahibi olma durumunu ifade
etmemektedir. Bu da sadece kendi milleti üzerinde bir hükümdarlık veya hâkimiyetin
varlığını göstermektedir.
Yukarıdaki düşünceler çerçevesinde, “Tengri teg tengride bolmış türük bilge
kagan bu ödke olurtum.” cümlesini Dursun Yıldırım’ın da yorumu göz önünde
bulundurularak, yeniden şöyle anlamlandırılabilir :
“Tanrı gibi, (ben de o) Tanrının iradesiyle (kağan) olmuş Türk Bilge Kağan(ım).
Bu zamana hükümdar oldum.”
Şeklindeki bir çeviri ile Bilge Kağan döneminde Köktürklerin hâkimiyet
sahalarının ulaşılabilen bütün coğrafyaya yayıldığını ve Köktürk devletinin, dolayısıyla da
Bilge Kağan’ın döneminin hükümdarı olduğunu anlıyoruz.



Yard.Doç.Dr. Nadir İLHAN Öğretim Üyesi, F. Ü. Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, ELAZIĞ.
                                        KAYNAKÇA
1 Osman Turan, Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi, 6. baskı, İstanbul 1980, C.1, s.158.
2 Nihat Sami Banarlı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, I. Cilt, MEB. Yay., İstanbul 1987, s.18-19.
3 Nihat Sami Banarlı, a.g.e., s.22.
4 Osman Turan, a.g.e., s.388.
5 Osman Turan, a.g.e., s.431.
6 Fiili Muharrem Ergin, Orhun Abideleri, 9. bas. İstanbul 1983, s.125 “otur-, tahta otur- kagan ol-”,
Hüseyin Namık Orkun, Eski Türk Yazıtları, Ankara 1987, s.882 “otur- (tahta otur-)”, Talat
Tekin, Orhon Yazıtları, Ankara 1988, s.125 “otur-, tahta otur-, hüküm sür-” ve Ahmet
Caferoğlu, Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü, TDK. İstanbul 1968, s.141 “olur-” anlamlarıyla
değerlendirmişlerdir.
7 Hüseyin Namık Orkun, a.g.e., s.22
8 Muharrem Ergin,.a.g.e., s.17
9 Talat Tekin,.a.g.e., s.29.
10 Dursun Yıldırım, “Köktürklerde Kağanlık Süreci; Kaldırma, Kötürme ve Oturma” Türk Bitiği, 1. baskı,
Akçağ yay. Ankara 1988, s. 102-111.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #1 : 17 Ağustos 2010, 21:16:48 »

Tengride Bolmuş İl İtmiş Bilge Kağan

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 2.259 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.0099999999999998s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.