Yavuz Sultan Selim Küpe Takar mıydı?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 10 Aralık 2019, 05:28:14


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yavuz Sultan Selim Küpe Takar mıydı?  (Okunma Sayısı 3068 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Ahsen Katun
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 53



« : 10 Temmuz 2015, 19:47:40 »

Bir rivayete göre Yavuz Sultan Selim ordusuyla Mısır’ı fethettiği zaman, orada köleleri ziyaret etmiş. Çiftliklerde çalışan erkek kölelerin kulaklarında küpeleri görünce, neden taktıklarını sormuş.
“Sultanım.” demişler. “Bunlar köle sınıfı olduğundan hür erkeklerden ayırt edilmeleri için bu küpeleri takarlar. Bu küpeler onların kölelik nişanıdır.”
“Yaa öyle mi?” demiş Yavuz Sultan Selim, “Demek öyle ha.. Getirin öyleyse ben de kulaklarıma küpe takacağım.” Kendisini Alemlerin Sultanı karşısında köle olarak gören Yavuz:
“Getirin, benden daha hakir bir köle mi olur?Bende Allah’ın kölesiyim” demiş ve küpeleri kulaklarına takarak, bir müddet köleler arasında dolaşmış.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Börü:Tegin
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.953



« Yanıtla #1 : 10 Temmuz 2015, 20:05:17 »

 Bu olay hiç de inandırıcı değil. Saçma sapan bir şey. Savunulduğu yerler de kıytırık forum köşeleri ya da facebook. Ayrıca bu işin uzmanları tarafından yalanlamaktadır.

Gösterilen neden de bir o kadar gülünçtür.
Alıntı
“Getirin, benden daha hakir bir köle mi olur?Bende Allah’ın kölesiyim”
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRK:KANI:KURUMASIN:
TURAN:TUGU:YIKILMASIN:
Ahsen Katun
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 53



« Yanıtla #2 : 10 Temmuz 2015, 20:07:12 »

Yalan olup olmadığını bilemem. Gördüğüm yer ise bir haber sitesi, sadece dikkatimi çekti.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« Yanıtla #3 : 10 Temmuz 2015, 20:09:36 »

Neden küpe takardı yerine "Küpe takar mıydı" diye düşünsek daha makul olurdu. Çünkü takıp takmadığına dair kesinleşmiş bir şey yok ortada arkadaşlar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Ahsen Katun
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 53



« Yanıtla #4 : 10 Temmuz 2015, 20:12:06 »

Değiştirdim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Ahsen Katun
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 53



« Yanıtla #5 : 10 Temmuz 2015, 20:18:40 »

Başka bir deyiş;
"Yavuz'un resimlerini çizenlerden çoğu onu burma pala bıyıklı ve tek kulağında küpe ile çizerler.
Pala bıyıklar ile Yavuz'un tarihî kimliği arasında zihinlerde hemen bir bağ kuruluvermesi insanlara bu resimleri hoş gösterir.
Eh, durum böyle olunca kulağındaki küpeye de bir efsane uydurulmasında ne mahzur olabilir ki?!..
Hani kutsal toprakları aldığı zaman oradaki idarecilerin kullandığı Hakimü'l-Haremeyn (Kutsal beldelerin hakimi) sıfatını uygun görmeyip kendini Hadimü'l-Haremeyn (Kutsal beldelerin hizmetkârı) ilan etmiştir ya, buna bir ilave de halk yapmış ve orada gördüğü kulağı küpeli siyahi köleleri örnek alarak kulağına küpe taktırdığını ve bununla kendisini din uğrunda bir köle mesabesinde telakki ettiğini imaya yöneldiğini uydurmuştur.
Oysa Yavuz'un minyatürlerinde hiçbir zaman pala bıyık veya küpe yoktur. Tarihî bilgiler onun kişiliğinde sadelikten yana olduğunu ve giyiminde de çok sade tercihlerde bulunduğunu söylerler.
Nitekim Topkapı Sarayı'ndaki en sade kaftan onundur.
Mısır seferi dönüşünde Edirne'de kendisini karşılayan tek şehzadesi Süleyman'ın süslü elbiselerini görünce ona, "Bre oğul, sen böyle giyinirsen anan ne giyecek!" diye ikazda bulunması da bunu pekiştiren bir tarihî gerçektir.
Keza aynı seferden gelişinde İstanbul'a gireceği sırada büyük bir zafer kutlaması tertipleneceğini duyunca israfı önlemek üzere bir gece vakti gizlice Topkapı'ya girdiği de bilinir.
Bütün bunlardan daha önemlisi Yavuz'un küpe taktığını söyleyen hiçbir tarih satırı, hiçbir belge yoktur.
Küpeli uydurma resimlerde ise resimdeki kişinin başında beyaz tülbent içinde kırmızı bir başlık ve üstünde de krallara benzetilmiş bir tac vardır.
Bu tür kızıl börk ve tacı İran şahları kullanır. Osmanlı sultanları tac giymezler.

Sonuç şu, küpe takmak gibi bir hafifliği, azametiyle öne çıkan Osmanlı sultanına, hele de Yavuz gibi celalli bir adama yakıştırmak yanlıştır. O zaman da akıllara bir soru takılır:
Kimdir bu küpeli, taclı adam?
Söyleyelim;
Yavuz'un "Paymal eyleyelim kişverini sürhserin" diye üzerine yürüdüğü Sürhser (Kızılbaş) Şah İsmail'indir ve başındaki kızıl börk ile tac da Kızılbaşlığın simgesidir.

Ne garip tecelli; Yavuz Çaldıran'da, Şah İsmail de resimlerde birbirlerine külahları ters giydirmişler."


iskender pala
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.048 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.