TÜRKLER NEDEN İÇER
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 30 Ekim 2020, 10:06:19


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: TÜRKLER NEDEN İÇER  (Okunma Sayısı 4153 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
drgreywolf
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 2


« : 16 Eylül 2012, 18:04:19 »

TÜRKLER NEDEN İÇER

Libersite, September 9, 2012

TÜRKLER NEDEN İÇER

Türkler içki içen Müslümanlardır !. Neden !.

Darül Harpte Ph.D. tahsil ederken bu konu bana sıkça sorulurdu. Türkler Müslüman olduklarını söylüyorlar ama içki içiyorlar, neden ?!

Bir ABD’li veya AB’li kefere size bu soruyu sorarsa şöyle yanıtlayın lütfen “içki içsek de biz Müslüman olmak zorundayız çünkü ALLAH’IN TÜRK’TEN BAŞKA ASKERİ YOKTUR, biz olmazsak bir kavme gazaplandığı zaman o kavmin üzerine kimi salacak, Haçlıların önünü kim kesecek”. (böyle bir yanıt muhatabınızın biyokimyasını muhtemelen bozacaktır, çünkü fanatik ABD ve AB’li politika belirleyicilerinin “The Eastern Question” dedikleri “The Türk Sorunu” yüzyıllardır çözemedikleri bir sorun, bu sorunun kaynağını Türklerin moralinin ve motivasyonunun oluşturduğunu bilmekteler, bu moral ve motivasyonu yok etmeye çalışmaktalar)

Yukarıdaki yanıt kısmen doğru olsa da işin aslı şudur. İçki içmenin inançlı olup olmamakla ilgisi alakası yoktur, günah işleyip işlememekle ilgisi alakası vardır. Türkler cesur ve mert insanlardır ve o nedenle de günah işlemekten korktukları için günah işlememek onlara yakışmaz (şahsi fikrim). Öyleyizdir biz, Allah’tan korkarız ama cehennemden korkmayız. Sigara paketlerinin üzerine “sigara öldürür” yazdılar, satışlar arttı. Çünkü o bir meydan okumaydı. Türkler kalender insanlardır ve o nedenle cennete gitmek arzusu gibi bir açgözlülük nedeniyle günah işlememek de onlara yakışmaz (bu konuda Emrem Yunus da benzer düşünüyor galiba). Üstelik istatistiksel bir gerçektir, Türkler farz ibadetlerden uzak durup farz olmayan ibadetleri ise hiç kaçırmazlar. Kediler gibi, kafamıza göre takılırız biz.

Hem sonra Gazilik gibi pratik bir seçenek varken bir ömür boyu çabalamak niye (şahsi fikrim, uzman görüşüm değil). Ama risk de var tabi, çünkü “yiğit bin gün yaşar fırsat bir gün düşer” ve bazen fırsat hiç de düşmeyebilir tabi ki (her ne kadar tüm resmi ve gayriresmi merciler aksi görüşte olacak olsalar da ben kendimin Gazi olduğuma inanırım, kendime pek hayrım yoktur ama ülkeye / ülküye hayrım çoktur). Şunu da eklemeden geçmeyelim. Gazilik müessesesinin en güçlü olduğu Osman / Orhan Gazi döneminde bile KIMIZ içilen resmi yemin törenleri düzenlenmişti. Alkol, Osmanlı Türkiyesinin mayasında vardır.

Atatürk’e GAZİ ünvanı meclis tarafından boşuna verilmedi. Osmanlının büyüme mekanizmasının esasını GAZİLİK müessesi oluştururdu çünkü. Gazi Paşa da Osmanlı Türkiyesinin bir subayı idi. Osman Beyin üçyüz çeriyi kısa sürede beşbin çeriye çıkarması da o müessese üzerinden gerçekleşti. Osmanlının doğudaki saygınlığı ve prestiji hep o müessese üzerinden korundu. Emir Timur, Osmanlı hanedanının Türklüğünü yitirdiği gerekçesi ile Osmanlı üzerine yürümeye karar vermişti. Osmanlıyı tamamiyle ortadan kaldıracaktı. Etrafındakiler Timuru “ama onlar Gazi” diyerek durdurabildiler ancak. (Hazır buralara kadar gelmişken İzmir’den de bir Haçlı donanmasını kovmuştur Emir Timur. Asırlar sonra bir başka Haçlı donanmasını da Gazi Paşa kovmuştur İzmir’den. Aralarında ABD donanması da vardı. İstiklal Harbinin esasını ABD-Türk savaşı oluşturur zaten. ABD’nin geleneksel Türk düşmanlığının esasını ise matematiksel stratejik gerekçeler değil dini motivasyonlar oluşturur. ABD’den Türkiye’ye yapılan din turizminin istatistiklerini inceleyin !)

Konu konuyu açıyor. Açılalım bari biraz. Gazilik öğretisi Osmanlı Türkiyesinin temel ideolojisini oluştururdu. Fethedilen ilk kalenin surlarına elleri ile tırmanmışlardı gaziler. Karacahisar’dı adı. İlk mescid edilen puthane de o kalenin içindeydi. Benim ifadem değil, tarihçilerin ifadesi bu, PUTHANEYİ MESCİD EDTÜLER diye düştüler tarihe notlarını. Bir de YÜZ DÜŞMANDAN YÜZ ÇEVİRMEZ TARKAN vardır o dönemde, İznik’in Yenişehir mevkiinde. Kalesinin adı da Tarkan Hisarı idi. Şu meşhur çizgi roman Tarkan’a ilham kaynağı olan o muydu bilmem ama yüz düşmandan yüz çevirmediğine göre zamanında o da bizlerden biriymiş demek ki. Koçum benim. (Belki şimdi diyeceksiniz ki senin hiç yüz düşmandan yüz çevirmediğin oldu mu ki böyle konuşuyorsun !? İsimlerini saysam aklınız şaşardı, eminim ! Ergenekon adıyla bilinen cinayet şebekesinin debelenmelerini izlerken duyduğum mutluluk fazlasıyla hakedilmiş bir mutluluktur.)

Pek bilinmeyen Tarihsel bir gerçektir, resmen bir Moğol Beyi idi Osman Bey, Moğol Hanına bağlıydı. Osman Beyin önünü kessin diye Bizanslılar bir Prenses hediye ettiler Moğol Hanına, Maria Hatunu. Ama tam da o sırada Moğol Hanı öldü. Mal ortada kalmasın diye sonraki Hana verdiler Mariayı. Yeni Han Olcaytu Mehmet konuyla pek ilgilenmeyince Mariacığım kendisi bizzat mektup yazdı Osman Beye, “benim kocam Moğol, tüm buralar falan hep bizim, sen de saldırma Rum kalelerine” falan şeklinde. Osman Bey bu kadını pek takmadı ama Karatatar Çavdaroğlu peydah oldu sınırda (o zamanlar Moğollara Moğol demek çok ayıptı, Karatatar denirdi). Ama sonra Çavdaroğlu ile Orhan Bey kanka oldular, birlikte öptüler kahpe Bizansı. İkisi de genç tabi, birlikte akmışlardır ortamlara kesin. Pilaki, haydari, ezme patlıcan salatası filan. Abarttım tabi, patlıcan yoktu. Neyse, sonuçta Prenses Maria da Moğol Hanına verdiği ile kaldı. Şimdi Libersite’de bazıları çıkıp, madem Bizans Prensesi Moğol Hanına verdi demek ki o zaman Moğollar da Rum sayılır diyeceklerdir. Neyse bu konulara ileride yine avdet ederiz. Sadece Osmanlı değil, Yahudiler de % 94 oranında Moğoldur.

Türkler sosyal içicilerdir !.. Batılı manada sosyal içiciler değil ama, doğulu manada sosyal içiciler (tam olarak Kuzey-Doğulu). Şarap hatunlarla, bira kankalarla, rakı cemaatle içilir raconda. İstisnaları vardır tabi. Örneğin mesela bazı harbi hatunlar da rakı içerler. İş toplantılarında da rakı içilir bazen mesela. Özellikle yatırım projeleri için çok önemlidir bu. Sigara paketi kağıdı veya peçete üzerine çizilmeyen hiç bir fabrika planı sağlam bir plan değildir. Not: Fethullahçılar filan hep detaylı fizibilite yapmaya teşvik ederler müritlerini. Dikkatli olun sonra çalarlar o iş planlarını, o yüzden yaptırtırlar zaten. Kredi başvurusu yaptığınız bankalar filan bile iş planı / fizibilite hırsızlığı yaparlar bazen. Namerde fizibilite kaptırmayın. Bazı sözde büyük iş adamı özde misyoner zevat da girişimcilik yarışması düzenliyoruz ayağına gençlerden toplarlar iş fikirlerini. Akıllı olun.

Yabancılar bilmez, rakı kültürümüz son derece militan kurallara tabidir. Çok katıdır bu kurallar. Abartmadan söylüyorum, rakı kültürüne yeterince hakim olmadan bilmediğiniz insanlarla oturursanız çilingir sofrasına ciddi hayati tehlike içindesiniz demektir. Rakı masalarında çok cinayet işlenilir. Zaman içerisinde oluşmuş ve oturmuş bir rakı kültürünüz yoksa rakı sofrasından uzak durun. Bu konuda kitaplar var, ya onları okuyun yada konuyla ilgili derneklerin kurslarına filan katılın. Öyle direk bodoslamadan yanaşmayın masaya bilip bilmeden.

Türklerin evrimleştiği coğrafyalar karasal iklimlerin hakim olduğu yerlerdi. O coğrafyalar soğuk iklimlere sahip olmalarına rağmen büyük bölgeleri çöl kabul edilirdi (çöl olmanın sıcaklıkla alakası yoktur, susuzlukla alakası vardır). Belki de o nedenle evrimleştiğimiz coğrafyamızın başka önemli bir hayvanı deveydi (deve hala çok sevilen bir hayvandır Anadoluda, dudakları falan böyle çok komiktir develerin ama bizdeki develer uzun tüylü Asya develeridirler genellikle, Arabistan develerine benzemezler). Yaşam şekli birebir örtüşmese de Arap coğrafyasının yaşam şekliyle çok benzeşirdi yaşam şeklimiz. Nemden pek hoşlanılmazdı ama. Kuru ama soğuk iklime göre tasarlanmış kompozit Türk yaylarının performansı bile düşerdi nemli ortamlarda  (sırf o nedenle iptal olunmuş askeri seferler vardı).

İşte o sert, kuru ve çok soğuk (bazen ise çok sıcak) iklim şartlarında hayat ile ölüm arasındaki sınır çok inceydi. O şartlara paralel evrimleşmiş aynı derecede sert ve son derece disiplinli bir sosyal düzen vardı. Sofra kültürü de o disiplinin bir parçasıydı. Alkol azdı ve değerliydi çünkü protein, yağ ve kalsiyum ortamda bol bulunuyordu ama alkol üretilebilecek karbonhidrat kaynağı sadece at sütünde ve o da az miktarda vardı. Gerçi diyetteki bu karbonhidrat / şeker eksikliği (tuz da pek kullanılmazdı zaten) dünyanın en uzun ömürlü ve sağlıklı insanlarını yaratıyordu ama o soğuk iklim şartlarında vücutta hızla metabolize olan ve insanı ısıtan alkol gerçekten önemliydi. Çay da çok içilirdi. Alkolsüz kutlama olmazdı ama. Hatta rakı bile vardı (Çinden ithal pirinç rakısı).

Bu gün çilingir sofrası olarak karşımıza çıkan alkol kültürü bizim Asyadan getirdiğimiz bir kültürdür. Günümüzdeki rakı kültürümüz bize Osmanlı Derviş kültüründen ve derviş dergahları / locaları üzerinden de aktarılmış bir kültürdür, onun bozulmuş biraz da dejenere olmuş bir şeklidir. Bazı Derviş locaları “dolu içme” fiilinin çok disiplinli ve töreye bağlı olarak yapıldığı yerlerdi. Rumlar da baya içerler ama sofra adabı farklıdır. Eğlenmek için içerler genellikle, bizde ise biraz törenseldir olay. Hatta, eski klasik tip meyhanelerimiz eğlence mekanları olmaktan çok tam tersine biraz kasvetli yerlerdir. “Acılı bir bakış yerleşirse eğer, kirpiğinin ucundan gözbebeğine, herşeyin bedeli var, güzelliğinin de, bir gün gelir ödenir, öde Firuze” falan çalar oralarda ama “meyhane mukassi görünür taşradan amma, bir başka ferah başka letafet var içinde” tabiki.

Rakıya İLAÇ denir bazı ortamlarda. Mesela ben kullanırım o jargonu. Bir duble daha rakı koy demezsin, bir duble ilaç koy dersin. Hekim bir devremden reçete de almıştım (Mika Waltari’nin The Wanderer romanından kaptım bu taktiği), doktor tavsiyesi olunca fazla günah olmuyor. Bir kutu novaljin + bir büyük Tekirdağ Yaş Üzüm Rakısı. Rakıların eczanelerde satılmalarını öneriyorum !.

Rakı teknik olarak bir votkadır aslında. Yani, Türk votkasının adı rakıdır. Pirinç rakısı da Çin votkasıdır aslında. Rakı damıtılarak yapılır, yani distilasyonla. Fermente içkilerde ise fazla alkol olmaz, mesela şarabın alkol oranı yüzde ondörtlerde takılır, fazla ileri geçemez. Birada da öyle. En sağlıklı fermente içki bozadır ama. Vitaminleri falan, muhteşem bir gıdadır. Bir zamanlar 600 tane bozahane varmış İstanbulda. Kış gelince muhakkak boza için, şifa niyetine.

Bitirme tezi olarak rakıyı vermiştim bir keresinde ama patatesten yapacaklardı, bir duble rakı yapabilirlerse geçeceklerdi, yaptılar, geçtiler. İşin ticari boyutunu da kavrasınlar diye rakı hedefini koydumdu aslında, yoksa asli amaç patatesi fermente ettirmekti,  çaktırmadan takip ettim, fermentasyonu doğru yaptılar. Böyle bir sürü çalışmam vardır adını bile unuttuğum. Geleneksel gıdaların alternatif hammaddelerden üretilebilmesi önemlidir. Seferi halde su ve gıda kaynakları düşmanın ilk vuracağı hedeflerdir. Savaş çıkarsa rakısız kalmayalım. Süt yerine soya fasulyesi kullanarak yoğurt da mayalanabiliyor, denedim biliyorum. Damacana su meselesini de bir gün fırsat bulunca irdeleriz. Damacana su sorunumuz da diğer bir çok sorunumuz gibi yabancılardan kaynaklanan bir sorundur.

Her zaman söylerim, kendisine saygısı olan her hükümetin kendi vatandaşlarının 4 temel ihtiyacını öncelikle karşılaması gerekir: rakı, kavun (Topatan), beyaz peynir (tam yağlı, sert), Alexandra Stan (veya muadili).

Eğer doğru hatırlıyorsam iddia oymuş ki iki duble rakı insanı aslan gibi cesur, üç duble rakı ise maymun gibi konuşkan yaparmış. Tek duble rakının etkisi ise henüz bilinmiyormuş çünkü hiç bir Türk sadece tek bir duble ile kalmazmış.

Ben bu akşam ikibuçuk duble içtiydim…
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Türkeli_Bozkurt
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 53


Türkçü Turancı


Site
« Yanıtla #1 : 16 Eylül 2012, 18:46:36 »

Defol burdan soysuz köpek. Piç kurusu it oğlu it.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Bana göre Ticanilik, Nurculuk, yobazlık, komünizm ve partizanlık gibi
hastalıkların sebepleri, milli ülküden yoksunluktur.

Hüseyin Nihal Atsız
drgreywolf
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 2


« Yanıtla #2 : 18 Eylül 2012, 00:01:49 »

ULUSALCILARLA ALAY EDEN SOSYETE YOSMALARI
By Septem Septimus, 17 August 2012, Libersite

Aşağıdaki sözler bir Ergenekon sanığına ait (Doç. eczacı Ümit SAYIN). ABD de iken annesine yazdığı satırlar bunlar (hepsi davanın ek delil klasörlerinden alınmıştır). Şahıs ÇYDD nin ABD temsilcisi olup Misyoner ÇEV Vakfının ABD deki firari sanığı Gülseven YAŞER ile de ilişkilidir. Şahısın Misyoner SEV Vakfı ile de alakalı olduğu delil klasörlerindeki bilgilerden anlaşılmaktadır. Konu Boğaziçi Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi ile de ilgilidir.

* HERKESİN YENİ YILINI VE CHRISTMAS INI KUTLARIM.
* TÜRKİYE YE AİT BİLİNÇDIŞIMDAKİ BAĞLARIN HARİCİNDE ÇOK BİR BAĞLANTIM YOKMUŞ, HEP AMERİKALIYMIŞIM GİBİ GELİYOR BAZEN,
* TÜRKİYE NİN BİR CEHENNEM OLDUĞU AŞİKAR, BENDE TÜRKİYE YE KARŞI KORKUNÇ BİR YABANCILAŞMA VAR,
* GERİ ZEKALI TÜRKLER BENİ KISKANMAKTA HAKLILAR.

Aşağıdaki satırlar da aynı Ergenekon sanığı eczacı doçente ait. Yine ek delil klasörlerinden.

* ULUSALCILARLA ALAY EDEN SOSYETE YOSMALARI, TÜRKİYE NİN MARUZ KALACAĞI İLK İŞGALDE BUGÜNKÜ YAŞANTILARINI SAĞLAYABİLECEKLERİ TEK YOLUN İŞGAL KUVVETLERİNİN ALTINA YATMAK OLDUĞUNU BİLMELİDİRLER.
* TÜRK KADINLARI . . . KENDİLERİNİ AMERİKALI SERSERİ SAPIK ASKERLERİN SAPIK FANTEZİLERİNİ TATMİN ETMEYE HAZIRLAMALIDIRLAR.
* AMERİKALILAR YARIN BİR GÜN TÜRKİYE Yİ VE İRAN I İŞGAL ETTİKLERİNDE . . . TÜRK VE İRANLI ERKEKLERİ ÇIRILÇIPLAK SOYUP, İŞKENCE YAPACAKLAR, TÜRK KADINLARINA TECAVÜZ EDİP, BU RESİMLERİ TÜM DÜNYADA DOLAŞTIRACAKLARDIR.
* İSTANBUL  BİR SAVAŞLA (VEYA İÇ SAVAŞLA) İŞGAL EDİLDİĞİNDE YA DA EKONOMİK OLARAK İŞGAL EDİLDİĞİNDE . . . (İSTANBUL UN) DEV BİR GENELEVE DÖNÜŞME İHTİMALİ OLDUĞUNU AKILLARDAN ÇIKARMAMALIDIRLAR.
* BİR İŞGAL OLMAMASI DURUMUNDA BİLE . . . (İSTANBUL) KÜRESEL ELİTİN HER TÜRLÜ SAPKINLIKLARINI TATMİN EDECEĞİ BİR MEKAN HALİNE GELECEKTİR.

Ve dahi aşağıdaki satırlar da aynı Ergenekon  sanığı eczacı doçent Ümit SAYIN a ait.

* BEN 1990 DA NURİZİYADA TEKRİS OLDUM
* DAHA SONRA HIZLA YÜKSELTTİLER BENİ . . .
* İNGİLTEREDE DE KATILDIM . . .  , HOLLANDA VE ABD DE DE KATILDIM (masonik toplantılara)
* SOLCULAR, FAŞİSTLER VE ŞERİATÇILAR DEVLETLE YAKINLAŞIP TEMİZLİĞE GİRİŞEBİLİRLER . . . BİZİM (masonlar) İÇİN EN BÜYÜK RİSK BU
* İÇERDE MOSSADIN VE PEK ÇOK YAHUDİNİN OLDUĞUNU BİLİYORUM (mason localarında)
* ŞAKA YAPMIYORUM. SON GELİNEN NOKTA ŞEYTANA TAPIŞ (mason localarında)
* KENDİNİ ŞEYTAN ROLÜNE SOKAN BİR ÜSTADIMIZ RİTUELİ YÖNETİR
* HERKESİN LİSTESİ LOCADA TUTULMUYOR . . . ASKER, MİTÇİLER, GAZETECİLER, HAKİMLER, SAVCILAR, POLİS MÜDÜRLERİ,  . . . BUNLARIN LİSTESİNİ YALNIZCA BÜYÜKELÇİLİK TUTUYOR
* MASON LOCALARI TÜRKİYE DE ÇOK GEREKLİ
* MASONLAR TEHLİKE GİBİ GÖSTERİLMEMELİ, . . . ÖZELLİKLE İÇ ÇEKİRDEK GRUP KORUNMALI

YUKARIDAKİ İFADELERE YORUMLAR:

* HERKESİN YENİ YILINI VE CHRISTMAS INI KUTLARIM.
( not : siz de ailenizin yeni yılını ve christmas ını ayrı ayrı kutluyormusunuz bu ergenekon sanığı eczacı doçentimiz gibi !? )

* TÜRKİYE YE AİT BİLİNÇDIŞIMDAKİ BAĞLARIN HARİCİNDE ÇOK BİR BAĞLANTIM YOKMUŞ, HEP AMERİKALIYMIŞIM GİBİ GELİYOR BAZEN,
( not : ortalama bir amerikalının karakter özelliklerini dikkate aldığımızda bu şahısın kendisini amerikalı gibi hissetmesi çok doğal bence )

* GERİ ZEKALI TÜRKLER BENİ KISKANMAKTA HAKLILAR.
( not : geri zekalı türkler bu şahısı kıskanabilirler hiç şüphesiz ama aklı başında türkler öyle bir şey yapmayacaklardır )

* TÜRKİYE NİN BİR CEHENNEM OLDUĞU AŞİKAR, BENDE TÜRKİYE YE KARŞI KORKUNÇ BİR YABANCILAŞMA VAR,
( not : antalya, bodrum, fethiye falan biraz sıcak ama cehennem de denemez )

* ULUSALCILARLA ALAY EDEN SOSYETE YOSMALARI, TÜRKİYE NİN MARUZ KALACAĞI İLK İŞGALDE BUGÜNKÜ YAŞANTILARINI SAĞLAYABİLECEKLERİ TEK YOLUN İŞGAL KUVVETLERİNİN ALTINA YATMAK OLDUĞUNU BİLMELİDİRLER.
( not : ulusalcılarla alay etmeyen sosyete yosmaları neden dahil edilmemiş cezaya !? demek ki ulusalcılarla alay etmeyen bazı sosyete yosmaları da mevcut )

* TÜRK KADINLARI . . . KENDİLERİNİ AMERİKALI SERSERİ SAPIK ASKERLERİN SAPIK FANTEZİLERİNİ TATMİN TEMEYE HAZIRLAMALIDIRLAR.
( not : yani, tamam, hazırlasınlar da biraz erken değil mi ?! sapık dendi de aklıma geldi, o satırların yazarı ergenekon sanığı eczacı doçentimiz amerikanyada karısının göğüslerini bıçakla kestiği iddiası ile hapiste yatarken kaçırılıp getirilmiş türkiyeye. ek klasörlerde bu konuda da bilgi var. garip değil mi ?! )

* AMERİKALILAR YARIN BİR GÜN TÜRKİYE Yİ VE İRAN I İŞGAL ETTİKLERİNDE . . . TÜRK VE İRANLI ERKEKLERİ ÇIRILÇIPLAK SOYUP, İŞKENCE YAPACAKLAR, TÜRK KADINLARINA TECAVÜZ EDİP, BU RESİMLERİ TÜM DÜNYADA DOLAŞTIRACKLARDIR.
( not : iranı da işgal edecekler demek. hani şu nüfusunun üçte biri türk olan iranı ! güzel de iran ın derdi neden seni gerdi be ergenekoncu abicim !?  tesettürlü hatunlarla ilgili yazdığı şiir ile mi alakalı acaba !? evet, evet, tesettürlü hatunlara aşk şiiri de yazmış eczacı doçent ergenekoncumuz. o da ek klasörlerde var. )

* İSTANBUL  BİR SAVAŞLA (VEYA İÇ SAVAŞLA) İŞGAL EDİLDİĞİNDE YA DA EKONOMİK OLARAK İŞGAL EDİLDİĞİNDE . . . DEV BİR GENELEVE DÖNÜŞME İHTİMALİ OLDUĞUNU AKILLARDAN ÇIKARMAMALIDIRLAR.
( not : ergenekoncu abimizin aklından zaten hiç çıkmadığı anlaşılıyor. zamanı gelince hatırlatır nasıl olsa. )

* BİR İŞGAL OLMAMASI DURUMUNDA BİLE . . . (İSTANBUL) KÜRESEL ELİTİN HER TÜRLÜ SAPKINLIKLARINI TATMİN EDECEĞİ BİR MEKAN HALİNE GELECEKTİR.
( not : yani işgal edilmesek bile hiç kaçarı yok. takmış ergenekoncu abimiz bu sosyete yosmalarına. ulusalcıların neyiyle alay ettilerse artık. bence küresel elit kendi dübürünü deldirmeden istanbuldan sağ salim gitsin de hele bi ! malum, 15 milyon istanbullunun kafası da attı mı atar hani ! ergenekonda sıra istanbuldaki küresel elitin taşeronlarına doğru geliyor gibi bence, söylemedi demeyin. )

* BEN 1990 DA NURİZİYADA TEKRİS OLDUM
( not : Allah kabul etsin ! )

* DAHA SONRA HIZLA YÜKSELTTİLER BENİ . . .
( not : niye ki ?! neden o kadar hızla !? )

* İNGİLTEREDE DE KATILDIM . . .  , HOLLANDA VE ABD DE DE KATILDIM (MASONİK TOPLANTILARA)
( not : yorumsuz ! )

* SOLCULAR, FAŞİSTLER VE ŞERİATÇILAR DEVLETLE YAKINLAŞIP TEMİZLİĞE GİRİŞEBİLİRLER . . . BİZİM (MASONLAR) İÇİN EN BÜYÜK RİSK BU
( not : masonlar için neden TEMİZLİK kelimesini kullanmış ki şimdi burada, masonlar pislik mi ki temizlenmeleri gerekiyor. faşistler ile şeriatçılar da solcudurlar zaten. mesela mussolini eski bir komunist gazete yazarıydı ve hitler de sosyalistti. şeriatçılık da milliyetçilik karşıtıdır ve dolayısı ile o da solcudur. )

* İÇERDE MOSSADIN VE PEK ÇOK YAHUDİNİN OLDUĞUNU BİLİYORUM (MASON LOCALARINDA)
( not : onlarsız olmazdı zaten ! )

* ŞAKA YAPMIYORUM. SON GELİNEN NOKTA ŞEYTANA TAPIŞ (MASON LOCALARINDA)
( not : master masondan al haberi !)

* KENDİNİ ŞEYTAN ROLÜNE SOKAN BİR ÜSTADIMIZ RİTUELİ YÖNETİR (MASON LOCALARINDA)
( not : ritüelde garılar da var mı acep !? ben gördümdü Eyes Wide Shot ta vardı, ilik gibiydi hepsi. bilmeyenler için söyleyeyim ilik çok lezzetli bir şeydir. ilikli kemik alırsın kasaptan kaynatırsın düdüklüde suyuna terbiye falan süper olur )

* HERKESİN LİSTESİ LOCADA TUTULMUYOR . . . ASKER, MİTÇİLER, GAZETECİLER, HAKİMLER, SAVCILAR, POLİS MÜDÜRLERİ,  . . . BUNLARIN LİSTESİNİ YALNIZCA BÜYÜKELÇİLİK TUTUYOR
( not : pardon, hangi büyükelçilik tam olarak ?! )

* MASON LOCALARI TÜRKİYE DE ÇOK GEREKLİ
( not : kesinlikle ! zaten o kadar gerekli olmasaydı Gazi Paşa nın kapattırdığı locaları tekrar açıp halk evlerinin mallarını da masonlara vermezdi ismet inönü, değil mi ?! )

* MASONLAR TEHLİKE GİBİ GÖSTERİLMEMELİ, . . . ÖZELLİKLE İÇ ÇEKİRDEK GRUP KORUNMALI
( not : tabiiki gösterilmemeli ! yani, şimdi, şeytana tapmanın neresi tehlikeli !? şeytan da bir melek sayılır neticede ! )
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Türkçü Kasırga
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 1.016


IRKÇI


« Yanıtla #3 : 18 Eylül 2012, 00:12:44 »

drgreywolf,

Kimin yazdigi belli olmayan, icinde; Türklüge, Türk kadinlarina ve Türk yurduna ahlaksizca hakaretler edilen bir yaziyi neye binaen ve hangi maksatla buraya ekledigini yazmaz isen en sasali sekilde def edileceksin bilmis ol.

Sana 15 dakika cevap hakki taniyorum !
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kaan Ulas Türk
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 18 Eylül 2012, 00:57:35 »

Kasirga agabey kusura bakma bu pic gözümüzden kacmis bizim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Türkçü42
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 10



« Yanıtla #5 : 18 Eylül 2012, 01:49:26 »

Ergenekon sanıklarının(tutuklularının) kötü gösterilmeye çalışıldığı çok etkili bir yazı. İnsanın bu yazıyı okuduğunda etkilenmemesi mümkün değil. Gerçekten çok iyi yazılmış. Gerçekten çok iyi çalışıyorlar! Ancak iyidir diyenler de çalışıyor. İyidir diyenlerin çalışmasına örnek ise Doğu P.'nin savunma izletisi vesaire...

Ergenekon'dan tutuklu olan mukaddes saydığımız bir insan var mı bilmiyorum. Var mı kandaşlar?

Ayrıca yazıda çelişkiler var galiba. Mesela masonluğu, Türklüğe hakareti vesaireyi atın. Bir işgalde olacakları söyleyerek doğrudan beyinleri uyarmış. Her sözüne de bir cevap verilerek kurgusal olarak kötü gösterilmeye çalışılmış. Amerika'yı seven Ulusalcı mı oluyormuş, ilk kez görgüm. Hayırlısı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gen
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 438



« Yanıtla #6 : 18 Eylül 2012, 02:04:53 »

Yazdıkları kendi hasta kafasının kurguları, yaşadığı dünyayı ve sistemi idraak edemeyen lemurların en çok düştüğü durum diyebilirim. Türkiye, milli bilincin ve beraberliğin en yüksek olduğu ülkelerden biri olduğundan asla bu tür eylemlerle bir işgalin yapılması mümkün olmamakla beraber hayali bile olası değildir. Kaldı ki dünya ekonomisinin nabzının attığı bir ülkeyi albızın kızıl tamusuna çevirmek;  pokemonda ki roket ekipibinin bile düşünmeyeceği kadar  saçma ve komiktir. Bazı kurum, kuruluş ve oluşumları bu şekilde reklam ederek olmadık misyon yükleyip karakter kazandırmak, savaşın başka bir boyutudur. Masonluk, siyonistlik vb. oluşumlar ekonomik güç dengelerinin kılıflandırılmış ve mitleştirilmiş isimlerinden başka bir şey değildir. bu kadar içi boş bir şeyin içini doldurmak isteyenler dilediği kadar burdan o şeylerin naralarını atabilir ama duyacak kulak ve okuyacak göz bu otağda yok!! Uydurma olan her oluşum sadece gücü besler,reklamın iyisi kötüsü olmaz, kendini kabul gördürüp inandırana kadar.. Güc dengeleri de değişir, İSİMLER  de değişir, o nedenle bu isimleri besleyen probagandaları yapan kaynak ve kişileri çok fazla dikkate almamak gerekir. Bana kalırsa Güç bizde Gülümseme
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Onur C*
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 12



« Yanıtla #7 : 18 Eylül 2012, 10:49:55 »

Böyle bir davaya "Ergenekon" denmesi çok büyük bir ayıptır,komplodur.
Acaba insanlar anlamını(bilmeyenler) araştırıyormudur diyordum ilk başlarda, kardeşim gelip bana Ergenekon kötü bir şey değil mi? Diye sorduğunda küçük çocuklarımızın bilinç altına nasıl yön vermeye çalıştıklarını anlamış oldum.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Töre konuşunca, Han susar.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.306 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.043s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.