Türkler neden her şeyin “tek” olmasını ister
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 13 Aralık 2019, 19:40:58


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkler neden her şeyin “tek” olmasını ister  (Okunma Sayısı 1782 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KÜR-AÇİNA
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 366


Kurt Katun


« : 24 Eylül 2009, 22:30:22 »

  “Eski Türk cemiyetinde, başa değil ‘töre’ye boyun eğilirdi. Töre, yazılı olmayan Türk Örf Hukuku idi. Bu prensiplere göre, herkesin vazifesi, bir yere konulacağı zaman, kimin nerelere çadırını kuracağı, hangi yönde hayvanlarını otlatabileceği, düşman geldiği zaman nerede toplanılacağı ve kimin nerede duracağı, bu Türk töresince tespit edilmişti.

  Çocuklardan ve aileden itibaren herkes bir başa bağlı ve başlar da hakana bağlı idi. Çocuğun terbiyesinden, ailenin reisi olan baba mesuldü. Mesela eski Kırgızlar’da, hırsızlık yapan bir kimsenin başı hemen kesilirdi. Bununla da kalınmayarak, bu kesik baş, babasının boynuna bir iple takılırdı. Baba, bu hırsız oğlunun başını ömrünün sonuna kadar boynundan çıkaramaz ve cemiyetin kendisine verdiği mesuliyeti, ihmal etmenin cezasını bu şekilde çekerdi.

  İçtimai teşkilat, piramidal bir sistem ile yukarıdaki başa bağlanırdı. Zafer, ganimet, zenginlik ve refah ise, yine bu piramit içinde, aşağıya doğru dağılırdı. Belki bir kimse, Osmanlı Devletini kuran Osman Gazi’nin çobanı veya hizmetçisi olabilirdi. Fakat şunu unutmamalıyız ki, bu çoban, bilhassa başlangıçta, Bursalı bir Rum asilzadesinden daha önemli bir kimseydi. Zaferin verimlerine o da ortaktı. Gerçi eski Türk cemiyetinde de bir sınıflanma vardı. Fakat bu cemiyetin gereği olarak meydana gelmişti.

  Yoksa dışarı karşı kabilenin en küçük ferdi bile, hak ve imtiyaz sahibi idi. Beraber yaşama için, beraberce ve karşılıklı bir anlayışla, ince bir düzen kurulmuştu. Bunun için, disiplinsizlik orada kalsın; gözü açık uyumak bile vardı. Elbette ki böyle bir cemiyet düzeninde, Çin’de olduğu gibi kaplumbağalara, kurbağalara yer verilemez ve onlara saygı gösterilemezdi. Bu kartallar da av işlerinde kullanılırdı. Bunun için de, ‘tek baş’, ‘tek düzen’ ve ‘tek tanrı’ cemiyeti güden prensiplerdi.”

  (Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, cilt 1, s.68-69)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karlı dağların ardında biri yaşarmış...
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.052 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.