Hırıstiyanların Türk Kültüründen Aldığı Simgeler
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 26 Ocak 2020, 23:56:43


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hırıstiyanların Türk Kültüründen Aldığı Simgeler  (Okunma Sayısı 3871 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
aLpakut
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 7



« : 11 Nisan 2012, 16:05:48 »

Uzun diye okumumamazlık yapmayın gerçekten güzel bir yazı...

Hristiyanlığın Oluşumunda TÜRK Kültürünün Etkisi.

Çok garip bir milletiz vesselam..

Aşağılık kompleksi öylesine işlemiş ki içimize. Ne zaman kendimizle ilgili dünyada yankı uyandıracak bir şeyler ortaya atılsa “Hadi canım sende..” sözcükleri havada uçuşur her türlü bilimsellikten uızak alayvari sözlerle söyleyeni de araştıranı da bin pişman ederler.

Türk’ün yeninde tarih sahnesine çıkmasından korkan emperyal güçlerin tam da istediği Türk tipidir bu.

Şimdi bakın biz bir tez ortaya attık. Bu tezimiz, Kırgızistan, Türkiye ve Kıbrıs’ta çeşitli yayın organlarında yayınlandı. Biz bu tezimizde Hıristiyan itikadının, Devlet gücü ile oluşturulmaya çalışıldığı miladi 4 ve 5 yy. da, Avrupa’yı kasıp kavuran ve her açıdan Batıyı etkileyen Hunlar ve diğer Türk Halklarından büyük oranda etkilendiğini iddia ettik.

“Bu gün Hıristiyanlığın sembolü olan Haç’tan tutunda Noel Babaya ve hatta Kilise kavramına kadar bir çok kurum ve dini ritüel Türklerden Avrupa’ya geçti.…” deyip bunları ilmi gerekçelerle açıklamaya çalıştığımızda toplumumuzun derinliklerine sinmiş o lanet aşağılık kompleksi derhal ayağa kalktı ve haklı haksız bir sürü eleştiriye maruz kaldık.

Türk toplumuna aşağılık kompleksi yaymakla görevli, kafataslarını müflis batı felsefesi ile asfaltlamış yarı aydın kesim, bizim bu tezimizi acizlikten kaynaklanan alayvari bir tepki ile karşılarken. İslam öncesi dönemi “Putperest Küfür Dönemi” diye niteleyen ve ret eden “Bağnaz-Dinci kesim ise “ Ne yani şimdi Noel Baba Türk’tü diye biz de şimdi Hıristiyanlar gibi Noeli mi kutlayalım. Siz kime hizmet ediyorsunuz?” gibi yorumlar yağdırmıştır.

Ben bu tezi ortaya attığımda bu tür tepkilerle karşılaşacağımı gayet iyi biliyordum.

Ben bir Kültür Tarihçisi olarak iddia ediyor ve daha ileri, giderek diyorum ki; “Orta Asya, Sibirya ve Doğu Türkistan’da ki yer altında yatan kayıp kültür hazinelerimiz ve depolarda çürümeye terk edilmiş milyonlarca belge ve kaynaklarımız araştırılıp ortaya çıkarılsa bırakın Türk tarihini dünya tarihini yeniden yazmak gerekecektir.

Yaptığım her araştırmada bulduğum, her kaynakta ecdadımızın büyüklüğünü bir kez daha görüyor ve beni bir Türk olarak yarattığı için yaratana binlerce şükranlarımı sunuyorum.

“Ecdat” derken sadece İslami dönemi değil binlerce yıllık geçmişimizi kast ediyorum.

Bir gün binlerce yıl önce, dünyada ilk defa “demir ve ağaç” işleyen atalarımızın, nasıl bir devrim gerçekleştirdiğini anlatsam şaşar kalırsınız. Doğrudur.. Uzay çağını yakalamış ve görmüş bir nesle binlerce yıl önce tekerleği bulmanın nasıl bir teknolojik devrim olduğunu anlatmak zordur. Ama geçmişimiz “Savaşçı-Göçebe” olarak kabul eden insanımızı, içine düşürüldüğü aşağılık kompleksinden kurtarmanın da başka yolunun olduğunu sanmıyorum.

Geçelim;

Biz Kırgızistan’da yapılan o röportajda ne demiştik?

“Başta ünlü Rus araştırmacılar Okladinikov ve Rudenko olmak üzere bir çok ilim adamı siyasi baskılar nedeni ile adına “Türk” demeseler de Türk Kültür tarihi üzerine çok ciddi araştırmalar yaptılar. Bu araştırmalardan yola çıktığımızda, yalnızca “Noel Baba “ inancının değil, bu gün Hıristiyanlara ait kabul edilen pek çok dini ritüel ve inancın Türkler tarafından batıya armağan edildiğini görüyoruz.. Mesela bakınız eski çağlardan itibaren çam ağacı Türklerde kutsal ağaç sayılmıştır. Bu durum, Sibirya’da yaşayan diğer halklar için de aynı olmuştur. Bu ağaç evin içine sokulmuş, ağacın etrafında Şamanlar ayin yapmış ve kötü ruhları evlerden kovmuştur. Bu ritüel, Sibirya’da Şamanist diye adlandırılan gayri müslim Türk Halklarında hala yaygın olan bir ritüeldir. Hıristiyanlıkta çam ağacı, geyik, Noel Baba ve Hediyeler önemli yer tutar. Bu kavram ve sembollerin tamamı eski Türk Kültüründen alınmadır.”

Anlatmama müsaade buyurun: Bakınız, eski Türk Kültüründe “ÜLGEN” diye uhrevi bir varlık kavramı vardır. Ülgen, Tanrısal bir varlıktır. İyiliğin sembolüdür. Onun karşısında ki şeytani varlık ise “ERLİK”tir..Eski Türk efsanelerine göre, pahalı kaftan giymiş ihtiyar Ulgen, evin çatısına kadar yükselen muazzam çam ağacının bittiği bölgede bulunmaktadır.

Eski Türk efsaneleri Ulgen’le ilgili bir çok şeyleri koruyarak günümüze kadar ulaştırmıştır. O,tüm mevsimlerde bembeyaz uzun sakalı ve kaftanı ile dolaşır. İyi ruhların başı olan Ulgen altın köşkte oturarak güneşi ve ayı yönetir.

Gece ile gündüz arasında uzun ve çekişmeli mücadeleden sonra, gündüzün galip gelip güneşin eskisinden daha fazla yeryüzünü aydınlattığı gün olan 25 Aralık’ta eski Türkler, Gök Tanrıya dua ederlerdi. Avrupa’ya giden Hunlar da 25 Aralık tarihini bayram olarak kutluyordu. Türklerin bu milli bayramı daha sonra Batı Kültürüne geçti ve daha sonra da Hıristiyanlaştı.

Netice itibari ile 25 Aralık’ta Türkler, Ülgen’i beklerlerdi. Geyiğe binmiş Ülgen evin bacasından içeri girecek ve çam ağacına hediyeler koyacaktı. İşte Avrupa’nın Noel Baba dediği kişi aslında Ülgen Ata’nın Hıristiyanlaşmış versiyonudur..

Şimdi bakın Hıristiyanlar, 25 Aralık’ta Noeli kutuluyorlar. Oysa 25 Aralık tarihinin Hıristiyanlıkta hiçbir kutsallığı yoktur. Hz. İsa’nın doğum yılı bile belli değildir. Kaldı ki günü için 25 Aralık’tan 6 Ocak tarihine kadar bir sürü tarih ileri sürülülür.. Peki, 25 Aralık nereden çıktı?

Şimdi Noel Baba olarak resmedilen kişiyi bir gözünüzde canlandırın. Uzun kaftanı, ayağında çizmesi ve başında börkü olan Noel Baba’nın üzerindeki hangi giysinin Avrupa ile ilgisi vardır. Kaftan, Börk ve Çizmenin Batı kültüründe ne işi var. O dönemlerde Avrupa erkekleri etekli elbise giyiyordu. Ayaklarında ise sandalet vardı. Pantolon da Türk Kültürünün Batıya armağanıdır. Atı ehlileştiren Türkler, ona binecek en uygun kıyafet olarak pantolonu icat ettiler. Milattan yüzlerce yıl önce ecdadımızın çizdiği bütün kaya resimlerinde Türkler, pantolonlu olarak resmedilmiştir.

Bize “Hıristiyanlık üzerinde başka ne gibi etkilerimiz var?” diye bir soru yöneltildiğinde ise şunları söyledik;

“Bakınız 4.yy a kadar Hıristiyanlığa ait dini ritüel ve hatta inanç diyebileceğimiz ciddi bir olgu yok. Açın İncilin tek bir satırında dahi Haç -İstavroz çıkarmak ritüeli yoktur. Ayin yapılan yer veya Kilise kavramı da yoktur Hıristiyanlığın kutsal kitabında. Hatta daha ileri giderek söyleyeyim 5.yy ın sonlarına kadar bir Hıristiyan akaidinden, inanç esasından dahi bahsetmek mümkün değildir. Şimdi size bir komediyi anlatayım. 325 yılında Ekümenik Konsey toplantısında da İmparator Konstantin, İsa Mesihi Tanrı ile eşit tutmayı emretti. 451 yılında ise Halkidos Konseyi ikii inancı ret ederek ona birde kutsal ruhu ekledi ve böylece “Teslis” inancı oluştu. Oysa 268 yılında Antiohiy Konseyi bu tip tartışmaların dinden sapma olduğunu söyleyerek ret etmişti.

İşte Hıristiyanlığın siyasetinde etkisi ile bir din haline geldiği o dönem, Atilla ile birlikte Türklerin Avrupa’yı kasıp kavurduğu dönemdir.. Avrupalılar kendilerini istila eden bu güçlü Türk Kültüründen öylesine etkilenmiş ve onları öylesine taklit etmişlerdir ki bilahare onlardan aldıkları bu şeyler, hayatlarının ve dinlerinin vazgeçilmez unsuru haline gelmiştir. Öyleki bu inanaç ve sembolleri nereden aldıklarını sorgulamamışlardır bile. Mesela bu gün HAÇ, Hıristiyanlığın en temel sembolüdür. Oysa Haç, Hıristiyanlıktan yüzlerce ve hatta binlerce yıl önce Türk coğrafyasında, Altaylar’da Sibirya’da bir sembol olarak kullanılıyordu. Bu gün dahi milattan yüzlerce yıl öncesine ait pek çok mezar ve kurganın üzerinde “Haç” sembolü bulunuyor. Atilla, Avrupa’ya gelirken onun bayraklarından birisi de Haçlı bir bayrak idi. “Eş Kenarlı Haç” Türklerin KEREY boyunun sembolüydü. Atilla da bu boydandı. Ünlü Rus araştırmacı Okladinikov’a göre Haç işaretli bayraklar Türklerde Milattan biraz önce kullanılmaya başlamıştır.

Ve o röportajımızı şu sözlerle bağlamıştık;

“Bizim bu tezlerimize itiraz edenler, Türklerle karşılaşıncaya kadar niçin Avrupa’da ve Hıristiyan dünyasında Noel Baba, Çam Ağacı, Haç, Kilise, vs. gibi kelime ve kavramların kullanılmadığını ve niçin Türklerle karşılaşıldıktan sonra kullanılmaya başlandığını da açıklamak zorundadırlar”

Ben umutluyum. Aşağılık kompleksi içerisinde debelenen halkımızı özellikle gençliğimizi zengin tarihimizle buluşturup, onlarda “KÖKÜ MAZİDE OLAN GELECEK” idealinin oluşmasını sağlayacağız.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #1 : 11 Nisan 2012, 17:01:12 »


           Simgeler geçmişten günümüze her toplumda önem taşımıştır. Yazıda geçen olayı tam bilemiyorum. Ancak en önemli unsur burada şudur ki ; Türk her şeyi en güzel bir biçimde yapacak olandır. Türk en güzel işleri yapacağı gibi en güzeline de layık olandır. Bizim tek sorunumuz el severliğimizdir ! Bundan kurtulduğumuz anda gerçekten adım atacağız ve çok ileri gideceğiz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
aLpakut
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 7



« Yanıtla #2 : 11 Nisan 2012, 17:11:57 »



           Simgeler geçmişten günümüze her toplumda önem taşımıştır. Yazıda geçen olayı tam bilemiyorum. Ancak en önemli unsur burada şudur ki ; Türk her şeyi en güzel bir biçimde yapacak olandır. Türk en güzel işleri yapacağı gibi en güzeline de layık olandır. Bizim tek sorunumuz el severliğimizdir ! Bundan kurtulduğumuz anda gerçekten adım atacağız ve çok ileri gideceğiz.

Zaten yazida Atilla döneminde avrupa nın bizden örnek aldiği şeyler bahsediliyor.Şimdi ise biz onlardan örnek aliyoruz her şeyimizi
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Boran
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 11 Nisan 2012, 20:04:31 »

   Türk kültürünün Hıristıyanlığa yaptığı katkıları kınamamak için Peynir başlığı " Hırıstiyanların Türk Kültüründen Aldığı Simgeler " olarak değiştirdim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KumanOğlu
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 16



« Yanıtla #4 : 23 Nisan 2012, 02:42:45 »

Haç olayını ilk senden duydum gerçekten inanılmaz, çam ağacı ve noel babayı daha önce duymuştum ayrıca noel şapkası ile Türklerin geleneksel şapkasının(Mete Han'ın temsili resimlerinde taktığı şapkadır) birbiri ile aynı olması da bunun kanıtıdır bence. Ayrıca aklıma geldi küçükken noel bab dediğimiz zaman dedem bize bununla ilgili bir efsane anlatırdı, noel baba ile Türk hakanı Könçük Han akın öncesi karşılaşırlar falan öyle bir şeydi ama unuttum.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
kalalduruk
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 57


Töre,Han,Çeri


« Yanıtla #5 : 23 Nisan 2012, 14:02:55 »

Çok zorlama ve sığ iddialar. Bu tip konuları değerlendirirken hristiyan arkaikinin tarihi köklerini iyi bilmek lazım. Mesela haç işareti İsa'nın gerildiği çarmıhı sembolize eder,öyle Hun Türkleriyle falan pek alakası yoktur. Buna göre yarında bir İsevi,Atilla hristiyanlıktan etkilendiği için alemlerinde haç figürüne yer vermiştir derse,runik alfabenin ne olduğunu bilmiyor isek "hakkaten lan" deyip istavroz çıkarcak şapel ararız.
Çam ağacı zaten bütün kuzey toplumlarında önem arzeder,sadece bir çam ağacına bakıp değerlendirme yaparsak bugün bayrağında çam ağacı bulunan Lübnan'ı da Türk ilan ederiz.
Hatta Noel Baba kültü daha çok İskandinav kültür öğelerini taşıyor,hepsinden önemlisi Noel Baba veyahut Haç veyahut İncil veyahut İsa Türk olsa ne değişecek? Bunların ispatı ile geçireceğimiz zamanı ve enerjiyi bilime,teknolojiye sanayi üretimine harcasak daha iyi olur kanaatindeyim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Statik ideologluğun korunaklı mevzileri
Sığlığın gölgesini sevmeyen idealizm
İçsel hükümranlık
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.107 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.