Türk Tarihinin kahramanları: TÜRK ŞAD
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Ekim 2019, 20:01:45


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk Tarihinin kahramanları: TÜRK ŞAD  (Okunma Sayısı 5454 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KÜR-AÇİNA
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 366


Kurt Katun


« : 30 Ekim 2009, 01:21:53 »

“SİZ çevreye korku vermek için on dille konuşan Romalılar değil misiniz?” İşte bu söz 576 yılında Türk ülkesini ziyarete gelen Bizans elçisine, Türk asilzadesi Türk Şad tarafından söylenmiştir. Bu kahraman Türk beyi hiçbir şeyden çekinmeden hem dost görünen, hem de düşmanca tavırlar sergileyen Doğu Roma’yı böyle itham ediyordu.

Türk Şad, büyük bir ihtimalle Kök Türk Devleti’nin kurucularından İstemi’nin oğlu, Tardu Yabgu’nun da küçüğüdür.

Mo-kan Kagan zamanında bilindiği üzere, Kök Türk Kaganlığı dışa açılma ve dünya siyasetine yön verme bakımından oldukça faal idi. O, Devletin doğu kanadında hem Çin’i kontrol ediyor, hem de amcası İstemi vasıtasıyla batıdaki olayları yönlendiriyordu. 6. yüzyılın bu sıralardaki en mühim hâdiseleri Ak-Hunların ortadan kaldırılması dolayısıyla, Türk-İran ve Türk-Bizans ilişkileridir. İlk önce Doğu-Batı arasındaki “İpek Yolu”nu kontrol etme meselesi yüzünden İran ile Kök Türkler anlaşınca, yine orta çağların önemli bir Türk devleti olan Ak-Hunlar (Avarlar) tarihe karışmış; ancak Ak-Hunların sahip olduğu toprakların paylaşımı hususunda Sasanîler uzlaşmak istemeyince de, Kök Türk Kaganlığı ustaca bir diplomatik atak yaparak, Sasanîlerin batısındaki Doğu Roma ile anlaşıp, bu devleti kıs kaç arasına almayı düşünmüştü. Bu maksatla 6. asrın ikinci yarısında Türklerden Bizans’a, Bizans’tan da Kök Türk Kaganlığına karşılıklı heyetler gelip gitti.
Bu sırada Türk Şad’ın, babasının emrinde, Hazar-Aral sahasında bulunan Ogurları idare ettiğini sanıyoruz. Yani Hazar ve Bulgar Türklerinin atalarına başkanlık yapıyordu. Bizans İmparatorluğu Kök Türk ülkesine evvelâ 568 tarihinde Zemarkhos adlı bir görevlinin idaresinde elçiler yollamış; bu gelenler İstemi Yabgu tarafından ordugâhında kabul edilerek Sasanîlere karşı bir ittifak meydana getirilmişti. Türk tarihi ve kültürü için çok önemli olan, Bizans elçilik heyetinin notları daha sonra yayınlanmıştır. Bu notlarda Türk sosyal hayatı çok renkli bir şekilde anlatılmaktadır. Yukarıdaki siyasî faaliyetler neticesinde, 571 yılında Sasanî-Bizans çatışması başladı. Bu savaşlar aşağı-yukarı yirmi yıl kadar devam etti. Böylece İran da, Kök Türk Kaganlığını küçümsemenin cezasını çekmiş oldu.

Doğu Roma, Türklerden gelen başka bir heyete mukabil de 576 senesinde ikinci bir sefir grubunu Valentinos’un başkanlığında Kök Türk ülkesine gönderdi. Kök Türklerden kaçan Avarlar, Bizans İmparatorluğu sınırlarında bulunuyorlar ve onlarla müzakereler yapıyorlardı. Bizans elçisi Valentinos 576’da, Aral Gölü bölgesinde Türk Şad tarafından karşılandı. Türk Şad, Bizans’ı Kök Türklerin düşmanı olan Avarları himaye etmekle ve kılıçlanarak değil, atların ayakları altında karınca gibi ezilerek öldürülmeyi hak eden bu kavme barınacak yer vermekle suçluyordu. O sözlerine şöyle devam ediyordu: “Siz etrafa korku vermek için on dille konuşan Romalılar değil misiniz? Benim şu parmaklarımı ağzıma sokup-çıkarmam gibi (on parmağını ağzına sokarak). Romalılar siz, bizi aldatmak için aynı kolaylıkla on türlü dille konuşursunuz. Hilelerinizle bütün milletleri aldatmak istiyorsunuz. Onları uçurumun kenarına sürükleyip orada bırakıyorsunuz! Ellerindeki mallarını alıyorsunuz. Onların yıkıntısından siz faydalanıyorsunuz. Sizin ve gönderdiğiniz adamların bizim gözlerimizi korkutmaktan başka bir düşünceleri yok. Bunu saklamıyorum. Çünkü yalan söylemek Türklerin âdeti değildir. Sizin imparatorunuzdan öç alacağım. Bir taraftan bana barıştan söz ederken, diğer yandan benim düşmanım olan Avarlarla ilişki kuruyorsunuz. Fakat bilmiş olunuz ki, bunlara karşı atlılarımı gönderdiğim zaman yalnız kamçı sesleri onları dağıtmaya yeterli olacaktır. Biraz karşı koymaya kalkışacak olurlarsa yok edilecekler, karınca gibi atlarımın altında ezileceklerdir. Kafkas’tan başka yol olmadığını bana söylemeniz boşunadır. Gidip, sizin ülkenizde savaşmak düşüncesinden beni çevirmek istiyorsunuz. Fakat ben Dneper, Dnestr, Eber nehirlerini bilmez değilim. Kölelerim Avarların Roma İmparatorluğu’na girmek için izledikleri yolu tanırım. Sizin güçleriniz hakkında da bilgim var. Bütün dünya doğudan batıya kadar bana tabidir. Alan ve Utirgur halkları o kadar cesaretleriyle beraber Türklerin yenilmez ordularına karşı koyamamışlardır”.

Valentinos, Türk Şad’ı sakinleştirmeye çalıştı ve biraz teskin olan Türk Şad babasının ölümünden dolayı matemde olduğunu, bu gibi durumlarda Türklerin yaptığı üzere sakallarını traş etmeleri gerektiğini, Romalılara söyledi. Maalesef bu sırada İstemi Yabgu ölmüş bulunuyordu (576). Bu olaydan kısa bir süre sonra Türk orduları Kırım’ı zaptettiler, fakat az bir zaman sonunda buradan çekilmek zorunda kaldılar.
İşte, çağının en güçlü devletlerinden birisi olan Bizans’a kafa tutan Türk Şad böyle bir kişidir. Yani sözünü esirgemeyen, ölmekten ve öldürmekten çekinmeyen bir deli kurt. Maalesef akıbeti hakkında bir bilgiye sahip olmadığımız Türk Şad, Hazar çevresinin Türkleşmesinde önemli vazifeler görmüş bir Türk büyüğü olarak tarihe geçmiştir.  

Yrd.Doç.Dr. Saadettin Gömeç


'' Düşmanlarımız olan Juan Juanların hangi yoldan Bizans a gittiklerini biliyoruz. Tuna nın Dinyeper in nereye aktığınını da biliyoruz. Gün Doğusundan Gün Batısına kadar bütün milletler bizim önümüzde diz çökmüştür. Bekleyin Romaya da geleceğiz ! "   TÜRK ŞAD


Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karlı dağların ardında biri yaşarmış...
kahraman
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 26


« Yanıtla #1 : 15 Şubat 2010, 23:34:50 »

Kandaşım çok güzel bir paylaşım.Keyifle okudum,bilgilendirdiğin için sağolasın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Güray
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 13


"Gücün yetmiyorsa kağan olma!"


Site
« Yanıtla #2 : 05 Aralık 2010, 11:29:31 »

Çok cesurca bir çıkış olduğu için hayran kalınması normal, ben de ilk okuduğumda hoşuma gitmişti, ancak diplomatik açıdan son derece yanlış bir hareket olduğu düşüncesindeyim.
Avarlarla anlaşma yapsaydı en azından, ya da bizansla anlaşıp İrana yüklenebilirdi (ki İran savaşları çok tesirsiz kalmıştır bir destekleyeni olmadığı için belki de). O sıralarda herkes Bizansa hücum etme eğilimindeydi Arap şeyhleri bile fakat Türklerin siyaseti tam bir dengeye oturmadığından bundan faydalanılamadı. Hem batı ve doğu Türükler hem de Avarlar arasında kopukluk varken Romaya nasıl gelmeyi düşünebildi Türk Şad?
Bence bir hükümdar cesurca çıkışladan çok ulusunun rahatını ve ilerlemesini düşünmeli.
Resmimin altında yazan sözü de Tangut hükümdarı destek kuvvet istediği zaman Cengiz Hana söylüyor, sonuç: Ülkesi yerle bir oldu, Altaylı millet Tunguzlar katledildi.
Türk Şadda bir hükümdardan çok bir komutan hatta bir er ağzı var.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milletin derdi olmuş kimlik bilgisi Gülümseme
Alın size kimlik Güray HATİPOĞLU
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.05 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.