TÜRK MİTOLOJİSİNDE KUTSAL NEHİRLER
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 24 Ekim 2019, 06:33:48


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: TÜRK MİTOLOJİSİNDE KUTSAL NEHİRLER  (Okunma Sayısı 311 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kurtçebe Noyan
Türkçü Turancı Militan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 653


Dr.Rızâ Nûr'un çizdiği, Atsız'ın yazdığı yoldan!


« : 21 Mayıs 2018, 13:37:38 »

Kutsal ırmaklar, Türk mitolojisinde çok önemli bir yer tutmuşlardı. Türk kitleleri, büyük devletler kurduktan ve yüksek bir toplum hayatına geçtikten sonra bile, eski kutsal ırmakları unutmamışlardı. Elbetteki yüksek toplum hayatına geçen milletlerde, mitolojinin birçok teferuatu, zihinlerden silinmiş ve unutulmuş olurdu. Meselâ Uygurlar, Orhun ile Selenga nehirlerinin birleştikleri yere, büyük bir önem vermişlerdi. Çünkü onların ataları, bu iki nehrin kavşağında bulunan bir adacıkta, gökten inen bir nurla doğmuş ve türemişlerdi. Diğer yandan, yine Orhun nehrinin kaynaklarını aldığı dağlar ve ormanlar, çok daha önemli sayılmış ve burası yüzyıllarca, birçok imparatorluklara başkentlik etmişti. "Ötügen, Ordu Balıg, Kara-Korum" gibi ünlü başkentlerin hepsi de bu bölgedeydi. Bütün bu bilgileri bir araya toplayınca, Orhun nehrinin yalnızca kaynağının veya birleştiği; döküldüğü yerin değil; tümü ile birlikte, bütün ırmağın kutsal olduğunu kolaylıkla anlayabiliriz.

Onan ve Kerülen nehirlerinin, Cengiz-Han'ın hayatı ile Moğol İmparatorluğunun büyük tören ve kurultaylarındaki, önemini çok iyi biliyoruz. Cengiz-Han'ın, Kereyit Hükûmdarı Ong-Han'a mağlûp olmasından sonra, "Balcuna" adlı nehre nasıl sığındığı ve bu nehirden su içerek, arkadaşları ile birlikte ne şekilde yemin ettikleri, tarihin meşhur olaylarından biridir. Bu sebepten dolayı "Balcuna" nehri, şimdi bile mukaddes sayılan ve üzerinde mabetler yapılan bir yerdir. Bundan önce de, aynı bölge halkı arasında kutsal sayılıyor ve Balcuna ırmağına saygı gösteriliyordu.

Biliyoruz ki Kimek ve Kıpçak Türkleri, Altay dağlarının batısı ile Güney Rusya içlerine kadar uzanıyorlardı. İrtiş ırmağı da bu Türk kavimleri arasında büyük bir saygı görüyor ve âdeta ona, Tanrı gibi tapınılıyordu.

Önce Sibirya'da Türkçe konuşan kavimlerin, Lena ve Yenisey nehirleri hakkındaki düşünceleri üzerinde duralım. Bu nehirler, bir kıt'ayı baştan başa kesip geçen, büyük ırmaklardır. Bu sebeple Yakut'lar ve diğer Türkler, " Bu ırmakların kaynağını, dünyanın başlangıcı ve denize döküldükleri yerleri de, sonu olarak kabul ederlerdi. Sibirya efsanelerine göre, bu nehirlerin kaynağı, cennette idi. Yani onlara göre, bunlar, kaynaklarını cennetten alan, gökten inen ve bir süre yeryüzünde aktıktan sonra, denize dökülerek, yer altı dünyasında kaybolan kutsal sulardı." Bu inanış, Orta Asya mitolojilerine hâkim olan, umumî bir prensipti. İşte bundan sonra, Orhun nehrinin kaynaklarının niçin kutsal sayıldığını daha iyi anlayabiliriz.

Orta Asya ve Sibirya halkalarının çoğu Cennetteki bir göl veya denizin sütle dolu olduğuna inanırlardı. Bu sebeple Altay Türkleri bu göle, "Süt-Ak-Köl", yani "Süt gibi Ak Göl" demişlerdi. Tabiî olarak, bu gölün süt ile mi dolu olduğu; yoksa içindeki kutsal suların, süt gibi ak olduklarından dolayı mı bu adın ona verildiği, ayrı bir münakaşa konusudur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Türk Budun, Ökün!?… Kendine gel. Aklını başına topla. Her söze, herkese inanma. Beynini işlet. Geçmişini hatırla." Hüseyin Nihâl ATSIZ
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.038 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.