a
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 11 Aralık 2018, 20:04:02


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: a  (Okunma Sayısı 10327 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
S
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 9


a
« : 02 Eylül 2011, 23:05:07 »

a
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
OnbaşıPars
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 172


TANRI TÜRK'E YAR OLSUN TURAN ELLER VAR OLSUN


« Yanıtla #1 : 06 Eylül 2011, 15:17:18 »

Sagolasin soydas , Tepegözün tam olarak öyküsünü ilk defa okudum burada .
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 579


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #2 : 06 Eylül 2011, 17:06:29 »

Türk mitolojileri ile inanç sistemini birbirine karıştırmayın, mitolojide bir çok zaman abartı ve olmayana olur gözü ile yaklaşmak insan tabiatının getirisi ve ihtiyacı olarak algılanmalıdır. Ama yaratıcı kavramı başkadır, atalarımız nesiller boyunca yaratanın tek olduğunu dile getirmişlerdir,  diğerleri bir ihtimal melekler de olabilir. Neyi, nasıl ve neye göre düşünüyoruz biz... O zamanın şartlarına göre düşünmek gerek ve kelimelerin ne amaçlı kullanıldığına da dikkate etmek gerek, bir çok çevirmenin bilinç olarak bizi algılayacak boyutta olmadığını varsayarsak, bize doğruyu yansıtması da yeterli olmaz. Dünya üzerinde ki bir çok inanç sisteminin temelini oluşturan bir yapıyı çok tanrıcı bir yaklaşımla masallaştırmak cok acımasızca olur. Yaratan tektir ama din çok, ve dinler ise milletlerin algılama, anlama ve kavrama bilincine göre gelmiştir. Hem her milletin usu bir değil, kabı bir değil. Dinleri periodik olarak incelersek, ilkel bilinc de musevi, ortabilinçte hiristiyanlık, yüksek bilinçte islamiyet, insanlara sunulmuştur ama bunu bile insanlar kavrarken bir çok hataya düşer ve o doğrultuda giderek yanlış önermelerde bulunur, dinler yaratanı ve kendimizi algılamamız için birer vasıtadır, aslolan ise Tanrıdır. Aslında bazı kandaşlarımızın söylemleri var ''Tanrı tektir o da Türktür'', bir nevi enel hakçılıktır bu ve ''Tanrı Türktür'' derken de yanlış anlaşılmaktadır, bir çok dinde geçerli olan bir gerçek var, yaratıcı kendi nurunu insanda baki kılmıştır, iste bu söylem Türklerin Tanrı olduğunu değil, tanrının suretlerinden biri olduğunu anlatmaktadır. Malum insan hakta hak insan da gibi bir söylemde bu gerçekliği ortaya koyar, hem mantık olarakta baktığınızda çevrenizde tek olduğunuzu bilirsiniz, sizden başka bir siz yoktur. Bunlar derin konular fakat yanlışa da gelmemeli...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 579


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #3 : 06 Eylül 2011, 22:55:08 »

Evet Tengiz,  geçekten bu yanlışa bilinçli olarak sürükleniyoruz, kendi tarihimiz tam anlamıyla açığa çıkartılırken; tarafsızlık ilkesine tabi tutulursa, bu tür yanlış anlaşılmalara da ışık tutulacaktır elbet. Ama bakıyoruz putlaştırılmaya çalışılan koskoca bir din var ortada ( islamiyet), bunu bile anlayamayan zihinler var, ezberden öğretileri ile olmayan bilinçleri ile ancak bu kadarını kavrıyorlar, tek dileğim, bir gün kendi mukaddes mevcudiyetini ve öğretisini algılayacak kandaşlarımızın olması.. Ve bazı şeyleri ki özellikle Tanrı bilincini dinlerlere hapsetmeden, anlaşılması çünkü gelen her bir din,  genel litaratürlere göre; bir sonrakinin habercisi olmuştur, yani tüm insanların diğer dine geçmesi gerekmektedir. Ama bakıyorsunuz herkes kendi cizgisinde Tanrıyı dine hapsetmiş, saptırmış bir şekilde misyonerlik yapıyor, oysa yaratan tüm dinlerin üstünde bir olgudur ve Kadim Türk milleti de bu olguyu en başından beri bilmiş, anlamış ve yaşamıştır.. Sorarım size değişen ney? bizi böyle kör cahil gibi sadece gözümüzün gördüğünü algılatmaya koşullayan, görmediğini yok saydıran, ama diğer taraftan da ezberci bir Tanrı öğretisi sunduran, neydir, kimdir? Tüm bunları irdelersek eğer, burada bir daha gerçekle, olmayanı tartışmak yerine, herkesin imanı kendine der ve kendi payımıza düşen inancı yaşarız, hani derler ya'' İman kul ile yaradan arasındadır'' o zaman kimse kimseye ne nedir diye sormadan kendi kandaşını ötelemeden, ibadetini de inancını da kendi içinde yaşar, Türk evladına yakışan da bu dur. Çünkü Türk, seciyesi ile adını aldı, BU SECİYEYİ nerden aldığının tartışması bile yakışık almaz.. Biz kendimizle övünürüz, yaptığımız savaşlarla, adaletimizle, onurumuzla övünürüz, bu tabiyatın tını nerden, kaynağı nerden, üç beş mitolojik esintiden mi yoksa tüm sonsuzluk kavramının hakimi, Tanrıdan mı?  Her şeyi yaradandan saydığım için varlığımın ve bizi biz yapan her şeyi de ona bağlıyorum ama bu yobaz zihniyeti ile putlaştırılmış bir Tanrı bilinci değil.. Yanlış anlaşılmasın..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Genç Börü
Genç Börü
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 508


TANRI TÜRK'Ü KORUSUN


« Yanıtla #4 : 07 Eylül 2011, 20:34:03 »

Bu konu güzel bir şekilde derlenmiş ama üniversitelerin hazırladığı Sözlü Türk Tarihi ansiklopedisi umarımki yanlış bilgiler olmaz. 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN
Genç Börü
Genç Börü
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 508


TANRI TÜRK'Ü KORUSUN


« Yanıtla #5 : 01 Ekim 2011, 10:41:31 »

Konu benim tarafımdan sabitlenmiştir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN
VatanYolcusu
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 2


« Yanıtla #6 : 11 Şubat 2012, 17:41:07 »

kardeşim siz tanrı tanrıça diyorsunuzda yunan mitolojisini türk mitoljisi gibi tanıtıyorsunuz türkler herzaman tek tanrıcılık incanı doğrultusunda mücadele vermiştir hiçbirzeman putperez gibi incanları yoktur
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 08 Mart 2018, 09:45:22 »

Bu başlığı kim bu hale getirdi acaba
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Suluhakan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 18


« Yanıtla #8 : 08 Mart 2018, 15:34:01 »

Dede Korkut Hikayeleri tüm Türk toplumu tarafından okunmalı ve anlaşılmalıdır.Dede Korkut hikayelerinden çıkarılması gereken
en önemli ders ise Türk toplumunun kadına verdiği değerle alakalıdır.Tüm Dede Korkut hikayelerinde kadına vurgu vardır,tabiki anlıyana.İslam öncesindeki Türk toplumunda kadın değerlidir,tek eşlilik vardır.Kadına yapılan kötülüğü tüm toplum yaşar.Dede
Korkut'un yaşadığı düşünülen dönem dikkate alındığında,islam dininin kabulü ile kadının aşağılanmasının Türk toplumuna yakışmadığını,kadının aşağılanmasıyla tüm toplumun etkilendiğinin vurgulanması söz konusudur.

Dede Korkut'un hikayeleri dikkatle incelendiğinde,bu hikayelerin hepsinde kadına vurgu vargır.En bilinen Dede Korkut hikayesi olan Deli Dumrul hikayesinde;Deli Dumrul'a canını feda eden sadece eşi olmuştur.Tepegöz denilen insan yiyerek yaşayan
canavar,kadına tecavüz sonucu doğmuştur.Banı Çiçek ile yaptığı güreşte hile yapan ise bir sürü felaketle karşılaşmıştır.

Tabiki bu güzellikler Türk'e ait.Ulusumuzun değerini bilelim ve özümüze dönelim derim.Başka ulusların vahşi dini,dili,giysisi bize
yakışmıyor.   
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.087 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.