Türk Medeniyeti
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 27 Mayıs 2020, 05:06:41


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk Medeniyeti  (Okunma Sayısı 3269 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bağatur-Şad
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 316


Elbet bir gün kutlu Türklük töresini bulacaktır...


« : 08 Şubat 2010, 02:32:54 »

TÜRK MEDENİYETİ

Batı Medeniyeti, İslam Medeniyeti, Osmanlı medeniyeti, Hint Medeniyeti, Çin medeniyeti, Yunan Medeniyeti vb. birçok medeniyetten bahsedilir. Konunun uzmanı çıkıp şunlar medeniyettir, bunlar medeniyet değildir diyebilir. Ben burada işin bilimsel yönünden ziyade vatandaşın algılama şeklinden hareketle medeniyeti sorgulamak istiyorum. Yunan Medeniyetinden bile bahsedilirken niçin TÜRK MEDENİYETİNDEN bahsedilmez. Diğer taraftan medeni insan kimdir? medeni ülke nasıl olur? sorularının cevaplarına bağlı olarak   medeniyeti sorgulamak istiyorum.
Üniversitemizin tarih bölümü öğretim üyelerinden bir  hocamız haklı olarak medeniyeti, genel kabul görmüş ve bu konunun uzmanları tarafından yapılmış tanım olan, “maddi ve manevi değerlerin toplamı” şeklinde tanımladı.
Ben ne bir tarihçiyim ve ne de bir sosyal bilimciyim. Bir Türk vatandaşı olarak benim ve benim gibilerinin medeniyeti algılama şeklinin  nasıl  olduğunu düşündüm.
Doğu veya İslam medeniyeti deyince çağı geçmiş uzak durulması gereken bir medeniyet, Batı medeniyeti denince ulaşılması gereken üstün bir medeniyet imajı var zihnimin derinliklerinde. Bu düşüncede olmayanlar elbette vardır. Ancak bu algıya hiç katılmayıp, hayır canım olur mu diyenlerin, çevresindeki olayları biraz daha dikkatli tahlil etmelerini öneriyorum.
Medeniyetin tanımına Türk Dil Kurumu sözlüğüne baktım aynen şöyle diyor: Uygarlık, bir ülkenin bir toplumun maddi ve manevi varlıklarının, fikir sanat çalışmaları ile ilgili niteliklerinin tümü. Meydan Larousse  medeniyeti; bir memleketin veya bir toplumun düşünce ve sanat hayatı ile maddi ve manevi varlığına has niteliklerin tümü şeklinde tanımlamaktadır. Devamında, Tanzimattan beri resmen mensup olduğumuz medeniyete gelince, bu da garp medeniyetidir, denilmektedir.
Bu tanımlama ve algılama şekli ile Batı Medeniyetinin bireyci, çıkarcı, çatışmacı, sömürgeci felsefesi ve dünyada yol açtığı açlık, kan ve göz yaşı, birbirleri ile örtüşmediği gibi, tarihte gelmiş geçmiş birçok medeniyete haksızlık yapıldığı düşüncesindeyim.
Mesela, hiçbir ayrım gözetmeksizin tebasına adaletle hükmeden, zulüm görenlerin sığındığı, haksızlığa uğrayanların yardım istediği Osmanlı Medeniyeti ile Batı Medeniyeti, tanımlanan kavramların içinde yan yana nasıl duracak.
Birileri çıkıp medeniyetin böyle tanımlanması doğrudur ancak, hangisinin iyi yada üstün  medeniyet, hangisinin kötü yada ilkel  medeniyet olduğuna siz karar verin derse, medeni insan veya medeni ülke algılamasından, iyi medeni ülke, kötü medeni ülke mi dememiz gerekir. O halde kavramların içini kendi anlayışımız çerçevesinde, kendimizin doldurması gerekir. Yüksek medeniyet vasfına sahip ülkeler, kendi kavramlarının tanımını kendisi yapar, başkalarının kavramlarının peşinden yuvarlanıp gitmez.     
Ben de bir vatandaş olarak ve Türk Milletinin zihninde oluşan bu konudaki kavramlardan hareketle, kendimce bir tanım yapmak istedim.
Medeniyet; İnsanlığın temel değerlerinden; insanın ruh güzelliğinine değer veren, adaletle hükmedebilmenin şarlarını sağlayan, insanların insanca yaşayabileceği bir ortam oluşturan ve geleceğe yaşanabilir bir dünya bırakan, maddi ve manevi varlıkların  tümüdür. Eğer tanımı böyle yapacak olursak, son yüz yılda, yüz milyondan fazla insanın ölümüne sebep olan ve insanların açlıktan ölmelerine seyirci kalan, Batı Medeniyetine Batı Barbarlığı demek gerekir.

Buna mukabil açları doyurup, çıplakları giydirmek için Allah tarafından gönderildiğine inanan Türk Hakanları ve son zamanlarda Türk olduklarına dair önemli kanıtların bulunduğu, medeniyetin doğum yeri Sümerler ve Etrüskler’den Türkistan a kadar olan bölgede kültürlerini taşlara kazıyan ve tarihte ilklere imza atan atalarımızın ortaya koyduğu değerler yukarıdaki medeniyet tanımına uymaktadır.
O halde, bir Türk vatandaşının tanımına göre medeni olan Türk Milletidir ve buna da TÜRK MEDENİYETİ denmesi gerekir. Batının yüksek teknolojiye sahip olması, onun Medeni olduğu anlamına gelmez.
Artık Batının bize dayattığı düşünce kalıplarından kurtulmamız gerekir. Her fırsatta kendini üstün gösterme gayreti, çabası ve ideolojisi ile, kendisine tabi olma duygusunu geliştirmek istediğinin  farkına varmamız gerekir.
Dünyayı kan ve göz ve gözyaşından kurtaracak, adaleti getirecek ve dünyaya düzen verecek yegane güç Türk Milletidir. Bizler buna inanmazsak, bu konuda kendimize güvenip, kendimize bir görev edinmezsek, tarihin bize yüklediği sorumluluğa ve insanlığa ihanet etmiş oluruz.
Yarın dünyanın nasıl bir şekil alacağını kimse bilemez.
Şimdi ayağa kalkıp  M. Kemal Atatürk’ ün şu sözlerini yüksek sesle haykıralım:
“ASLA ŞÜPHEM YOKTUR Kİ TÜRKLÜĞÜN UNUTULMUŞ BÜYÜK MEDENİ VASFI VE MEDENİ KABİLİYETİ, ATİNİN YÜKSEK MEDENİYET UFKUNDA BİR GÜNEŞ GİBİ DOĞACAKTIR.”
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SANA DAR GELMEYECEK MAKBERİ KİMLER KAZSIN
GÖMELİM GEL SENİ TARİHE DESEM SIĞMAZSIN
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 2.2 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.0090000000000003s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.