Sultan Tuğrul Beg
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 02:20:40


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sultan Tuğrul Beg  (Okunma Sayısı 5968 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« : 30 Aralık 2013, 13:48:37 »

Sultân Tuğrul Beg İbn Mîkâ’îl bin Selçuk

429 (1037-1038) senesinde Nîşâbûr‟da Mes„ûd‟un tahtına (taht-ı Mes„ûdî) oturdu.
Padişahlığın/saltanatın adı, ona/onun üzerine verildi/koyuldu. Anne tarafından kardeşi/üvey
kardeşi İbrahim bin Yınal‟a Nîşâbûr‟da şıhnelik (şıhnegî) verdi. O, orada birçok zulüm ve cevr
yaptı.
 Nîşâbûr halkı, ona “Ey emîr, zulmü bırak (zulümden vazgeç) ve adalet yolunda
yürü/ilerle. Çünkü bu dünyadan sonra diğer dünya (ahıret) vardır. Nîşâbûr senin gibi birçok
hâkim gördü ve görecektir. Nîşâbûr halkının silahı, seher vakti duasıdır. Allah bilir ki
Sultânımız gitmiş/uzaklaşmış ise de, Allah‟ımız yakındır; hayattadır ve asla ölmez; uyanıktır ve
asla uyumaz; (her şeyden) haberdardır asla gafil değildir; asla azledilmeyecek bir padişahtır”
diye bir yazı/mektub (rik„a) yazdılar. İbrahim, bu yazıyı/mektubu (rik„a) okuyunca zulümden
el çekti.
 
Sultân Mes„ûd, 432 (1040-1041) senesinde Dandanakan hududunda Selçuklular ile
savaştı.
 Yenilgi/mağlubiyet ona düştü. Münhezim (olarak) Gazne‟ye gitti.34
 Gönlü Horâsân
işinden koptu/ayrıldı ve şaraba düştü. Kös sesi yerine, ney (nây) ve içki (nûş) istedi. Onun
hakkında (şu şiiri) söylediler:

Şiir
“Muhaliflerin karancaydılar yılan oldular
Karıncaların başından intikam çıkar ortaya
Onların zamanı bundan önce geçmişti
Zamanla yılan ejderhaya dönüşür”

Onun hezimetinden sonra Selçuklular mülkü/ülkeyi istila ettiler. O vakitte Sâlâr-ı
Bujgâni onların vezîri idi. Tedbir aldı (ve) sonunda bu hâl(i) halîfeye arz edip, ondan icâzet-i
pâdişâhî istediler.
 
 Sonra vilâyetleri [birbirlerine bahşettilerHorâsân
büyük kardeş Çağrı Beg‟in kendi hâssı oldu

 (ve) Merv‟i Dârü‟l-mülk yaptı.
Büst, Gazne ve Herî ( )  Hind ülkesi ile ileri gelen/büyük Musa Beygu‟ya namzed
oldu. Tabes ve Kirmân‟ı Kâvurd bin Çağrı Beg‟a verdiler. Irak-ı Acem‟i ve kurtaracağı/ele
geçireceği yerleri Tuğrul Beg ihtiyar edip/seçip, Rey‟i Dârü‟l-mülk yaptı.39
 Rey‟de Ali Kâme-i
Deylem sarayına indi/kondu. Orada bir nihânhâne (halvethâne) buldu. Ondan istenmiş birçok
şeyi dışarı getirdi. Mecdü‟d-devle Rüstem‟in hanesinde o şekilde/öylece bir nihânhâne
(halvethâne) buldu. Dünyanın mallarını oradan aldı ve orduya bahş etti. Sonra Irak,
Âzerbâycân, Kürdistân, Fârs, Hûzistân ve başka yerlerin kurtarılmasıyla/ele geçirilmesiyle
meşgul oldu. Halîfe onun huzuruna gelmesini işaret buyurdu/istedi. (Ancak) ona gitmek (için)
fırsat/imkân bulamadı. On sekiz yıldan sonra 446 (1054-1055) senesinde40, onun bu
mülklerini/ülkelerini temizleyince Irak-ı Arab‟a gitti. Halîfe, Bağdâd sikkesi ve hutbesini onun
adına çevirdi ve lakabı(nı), Sultân Rüknü‟d-devle Tuğrul Beg Yemînu Emîri‟l-Mü‟minîn
(olarak) kararlaştırdı/yaptı.

Mîkâ‟îl‟in iki oğlu vardı: Çağrı Beg ve Tuğrul Beg. O kavmin/halkın önderi/lideri
oldular. Devlet ve saltanat eserleri, onların alnında parladı ve adalet ve hakkaniyet nuru,
onların çehresinden ışıldadı/saçıldı. Horâsân halkı onların işine gönül verdiler ve
hükümetleri/hükmetmeleri (için) kendilerine gotürdüler. Gazneli Sultân Mes„ûd onlarla
savaşmak için ordu (leşker) gönderdi. Savaştılar (ve) zafer, Selçukluların oldu. Gazneli
ordusu/askerleri münhezim (olarak) Sultân Mesûd‟un önüne gittiler. Sultân Mes„ûd,
Selçukluların intikamına (Selçuklulardan intikam almak için) çabuk  gitmek istedi. O
esnada ona, Hind tarafından kargaşa/endişe düştü/geldi. Onu gidermeyi daha uygun gördü
. Oraya savaşa gitti ve Emîr-i Horâsân (olan) sübaşı ‟ya
,
Selçukluları Horâsân‟dan çıkarması (için) haber gönderdi.
 Sübaşı  “onların işi, benim
güç yetirebileceğim (bir iş olmaktan) geçmiştir/çıkmıştır” diye cevab gönderdi. Sultân Mes„ûd,
(onun) [(kendi) pazarını kızıştırmaya
 çalıştığını düşündü. Onu susturup öylece
savaşa gönderdi.
 Sübaşı çaresiz onlarla savaşa gitti. (Onlara) ulaşması/yaklaşması ve
yenilmesi bir oldu.
 
Çağrı Beg bin Mîkâ‟îl, 453 (1061-1062) senesinde Horâsân‟da öldü. Sultân Tuğrul
Beg, onun oğlu Alp Arslan‟ı onun yerine gönderdi. Vezîr Amîdü‟l-mülk, Halîfe‟nin kızı
Seyyide Hatun‟u Tebriz‟e Sultân‟ın yanına gotürdü. Nikâh akdi yaptılar/nikâh kıydılar49
.
Sultân zifafın Dârü‟l-mülk Rey‟de olmasını istedi. Oraya (gitmek üzere) hareket etti. Hava
sıcaktı. Havanın kuruluğu (sıcaklığı) sebebiyle Kasrân-ı Bîrûnî‟ye indi/konakladı.
 Burun
kanamasına (ru„âf) tutuldu ve hiçbir şey (bu kanamayı) durduramadı.
 8 Ramazan 455 ( 4 Eylül 1063)‟de ondan
 (o kanamadan/hastalıktan) öldü.
Halîfe‟nin kızı mihriyle birlikte Bağdâd‟a gitti.


H.730/M.1329-30‟da Hamdullah Müstevfî-i Kazvînî tarafından kaleme alınan Târîh-i Güzîde, altı
bâbdan oluşmaktadır. Eserin dördüncü bâbının altıncı faslı Selçuklulara ayrılmıştır. Selçuklu tarihini üç şubeye
taksim eden yazar, birinci şubede Selçukluların zuhurundan başlayıp günümüzde Büyük Selçuklular ve Irak
Selçukluları olarak isimlendirilen dönemi, ikinci şubede Kirmân Selçukluları ve üçüncü şubede de Rûm‟daki
Selçuklular yani Anadolu Selçukluları hakkında bilgi vermiştir. Bu çalışmada Târîh-i Güzîde‟nin “Selçuklu
Devleti‟nin kuruluşu” ve “Tuğrul Beg dönemi” hakkındaki bölümleri tercüme edilmiştir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.042 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.