Sultan Genç Osman
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 12 Kasım 2019, 03:46:00


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sultan Genç Osman  (Okunma Sayısı 7101 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Anamaslı
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 10



Site
« : 23 Ocak 2011, 00:27:00 »

Osmânlı pâdişâhlarının 16.sı olan "Genç" lâkâblı Sultân II. Osmân, 3 Kasım 1604'de Topkapı Sarayı'nda doğdu. Babası Sultân I. Ahmed, annesi Mâhfîrûz Haseki Sultân'dır. Lâlâsı ve hâce-i sultânîsi Amasyalı Ömer Efendi'dir. Genç Osmân, hocası Ömer Efendi'den o kadar çok etkilenmişdir ki doğan ilk oğluna -sonradan vefât etmişdir- Ömer adını vermişdir. Ayrıca Ömer Efendi'ye, sâdece şeyhülislâmlara mahsus olan meşîhat pâyesini de vererek ulemânın tepkisini toplamışdır. Mezarı Sultan Ahmed Türbesi'ndedir.

 

Genç Osmân Arapça, Farsça, Latince, Yunanca, İtalyanca ve Çağatay Türkçesi bilmekdeydi. Şiirlerinde "Fâris" ve "Fârisî" mahlaslarını kullanırdı (Bu mahlasıyla yazdığı bir Dîvân'ı vardır). Doğu kültürünü olduğu kadar Batı kültürünü de iyi bilirdi. Yunan ve Roma târihini incelemişdi.

 

Genç Osmân, haremdeki devşirme kadınlarla evlenmemişdir. Vezîr Pertev Paşa ile Yavuz Selîm'in kızının kızı olan bir hanım-sultânın izdivâcından doğan çocuğun kızı Ayşe Hâtûn ve Hoca Sâ'deddîn Efendi'nin oğlu Şeyhülislâm Es'ad Efendi'nin kızı Ukayle Hâtûn ile evlenmişdir. Ukayle Hâtûn için yazdığı bir gazelde:

 

"Çok â'şık-u meftûnû var, senin gibi Şîrîn'in / Fâris kulun ammâ, Ferhâd olmaya yaklaşdı" demişdir.

 

Genç Osmân, devlete Kânûnî devrindeki gücünü kazandırmak, büyük fütühat yapmak istiyordu. Kayınpederi olan Şeyhülislâm Es'ad Efendi'yi dinlemeyerek Lehistan'a, sefere çıkmaya karar verdi. Bu yüzden, dedesi III. Mehmed'in Eğri sefer-i hümâyûnundan tam 25 yıl sonra, Osmânlı târihinde bir sefer-i hümâyûn daha ortaya çıkdı. Bu sefere çıkma sebebi, Lehistan'ı yenip Baltık Denizi'ne çıkmak, burada bir donanma inşâ etdirmek gibi büyük bir hedefdi.

 

Genç Osmân, Yeniçeriler'e zerre kadar itimâdı olmadığı için bütün taburları önünden geçirterek yoklama yapdırtdı. Şimdiye kadar bir hükûmdârın ordu yoklamasını kontrol etdiği vâkî olmamışdı.

 

Hotin Muhasarası'nda Rûmeli timarlı sipâhîleri ve Kırım atlıları büyük başarı kazanmak üzereyken, Yeniçeriler âdetâ savaşmak istemeyerek gevşeklik gösterdiler. Bu yüzden, hiçbir netice alınamadı. Genç Osman, Yeniçeriler'in kasden bu şekilde hareket etdiklerini anlamışdı. Muhasara devâm ederken, 100 Yeniçeri'nin kellesini vurdurdu.

 

Lehistan seferinden döndükden sonra yanına sâdece bir cellâtla bir-iki subay alıp tedbîl-i kıyâfet yaparak geceleri sokakları, meyhâneleri dolaşıp, uygunsuzluğunu gördüklerinin kellesini vurdurmuşdur. Sokakda yakaladığı Yeniçeri'yi: "Bre, Hotin'de er meydanından kaçan sen miydin?" diye öldürtmüşdür.  Birçok Yeniçeri subayının ulûfesini (=maaşını) kısdırmışdır. Kapıkulu emeklilerinden 2.000 kişinin emekli maaşını kestirmişdir.

 

Yeniçeri subaylarından Hüseyin Nev'î'nin "Sebeb-i Halâs-ı Sultân Mustafa Hân" adlı kitâbına göre "Sâ'adetlü Pâd-Şâh, Yeniçeri ve Sipâhî (Timarlı Türk sipâhîsi değil, devşirme Kapıkulu sipâhîsi - M. Ç.) tâifesin kırıp Etrâk'den segbân ve Türkmân'dan cündî yazmak hevâsına düşüp Anadolu semtine geçmeye hâzır ve âmâde" idi. Genç Osmân, çeşitli beğlerbeğlerine Türklerden asker yazdırmak için gizli bir fermân göndermişdi.

 

Genç Osmân Istanbul'daki devşirme Kapıkulu Ocakları içinde bir iş göremeyeceğini düşündüğü için pây-i tahtı Bursa'ya nakletmeyi düşünmüşdü. Sonra, Lübnân'daki Dürzî ayaklanmasını bastırmak için Anadolu'ya hareket etmeyi bahâne etdi. Bu da olmayınca Hacca gideceğini söyledi. Ulemâ karşı çıkdıysa da ısrar etdi ve hazırlıklara başlandı.

 

Genç Osmân, ulemânın salâhiyetlerini kısmışdı. Şer'î kânûnların bâzılarını tatbikden menetmişdi. Dînî törenlere riayet etmemişdi. Yapacağı reformlara karşı koydukları takdîrde, Kapıkulu Ocakları gibi ulemânın önde gelenlerini de öldüreceğini bizzât ulemâdan birkaçının yüzüne karşı söylemişdi. Fikirlerine aykırı bir fetvâyı, bütün devlet adamlarının gözü önünde yırtıp, yere atmışdı. Hafif kıyafetler giyip, bindiği ata hafif koşumlar taktırarak şimdiye kadar görülmemiş bir kıyâfetde halkın önünden geçiyordu. Kafasına, Türkistan Türklerinin takdığı kırmızı "tac-i Horasânî"den takıyordu. Şamanî Türkler gibi atı için mezar yapdırmışdı.

 

Hac hazırlıklarının devâm etdiği 18 Mayıs 1622 Çarşamba gününün sabahı, Kapıkulu Ocakları At (=Sultânahmed) Meydanı'nda toplanarak, büyük bir isyân çıkartdı. Ertesi gün, Topkapı Sarayı'nı basıp, Genç Osmân'ı tahtdan indirdiler.

 

Genç Osmân'ı tahtdan indiren âsîler, "Cânım Osmân Çelebî, meyhâne basıp Yeniçeri ve Sipâhî'yi taş gemisine koymak ve deryâya atmak olur mu?" diyerek sâbık Pâd-Şâh'a hakâretler savuruyorlardı.

 

Boşnak devşirmesi olan Dâmâd Kara Davud Paşa'nın adamları, Genç Osmân'ın boğazına kemend atıyorlar, fakat "gayretlü genç arslan" olan Pâd-Şâh kendisini savunuyordu.

 

Sultân Mustafa'nın devşirme anası ise "Âh Ağalar, siz bilmezsiniz, bu ne yılandır. Sağ kurtulur ise bizden ve sizden bir zîrûh (=canlı) komaz" diyordu.

 

20 Mayıs 1622 günü, Genç Osmân, on cellâd eşliğinde Yedikule'ye götürüldü. "Osmân Hân, dilâver yiğit idi; bunları zebûn etdi". Oldukça uzun süren bir vuruşmadan sonra Genç Osmân, yumruklarıyla cellâdlardan üçünü yere serdi. Diğerleri geri çekildiler. "Gayretlü genç arslan olan Şâh-i Cihân"ı silâhsız alt edemeyeceklerini anlamışlardı. Baltayla hücûm edip bir omuzunu yaraladılar. Bundan faydalanan Cebecibaşı, Genç Osmân'ı şehîd etdi.

 

İngiltere Büyükelçisi Thomas Roe, Genç Osmân'ı şöyle tasvîr etmekdedir: "Mağrur, âlîcenâb ve çok cesûr bir genç hükûmdârdı. Hristiyanlar'ın cân düşmânlarından biriydi. Atalarının zaferlerine gıpta etmekde, büyük projeler yapmakda, atalarının derecesine erişmek için bıkıp usanmadan çalışmakdaydı".

 

Hâile-i Osmâniye (Osman Fâciâsı), Türk târihinin Kerbelâ vak'asıdır. Türk târihinin en fecî olaylarından biridir. Meşhûr târihçi ve Türkçü Necîb Âsım Yazıksız, henüz basılmamış olan Evliyâ Çelebî'nin bu fâciânın menfûr tafsilâtıyla dolu yazma sayfasını yırtıp imhâ etmiş ve kendisine itirâz edenlere: "Târihimiz için bu sayfa, kara bir lekedir; bunu nesillere göstermek doğru olmadığından, sayfayı yırtdım" demişdir. Rivâyet odur ki; Genç Osmân'ın kasıkları ve hayaları sıkılarak tâciz edilmiş ve hattâ tecâvüz edilmişdir.

 

Halk, her gördüğü Yeniçeri'yi "Pâd-Şâh kâtili" diyerek aşağılıyordu. Hatta bâzı kişiler, gördükleri her Yeniçeri'yi katlediyordu. Ayntab (=Anteb) kadısı Abdülbâkî Efendi, fetvâ çıkarıp Anteb'deki Yeniçeriler'i öldürtdü. Halk, Pâd-Şâh kâtillerinin Yedikule'ye giderken Genç Osmân'ın susayıp su içdiği çeşmenin önünde idâm edilmesini istiyordu ve halkın istediği oldu.

 

Millet, Genç Osman'ın öldürülmesini hiçbir zaman hazmedememişdir. Nâîmâ'nın nakletdiği bir mersiye, milletin bu fâciâ karşısında ne kadar üzüldüğünü gösterir:

 

"Bir Şâh-i â'lî-şân iken / Şâh-i Cihân'â kıydılar / Gayretlü genç arslan iken / Şâh-i Cihân'â kıydılar"...

 

Şehîd Sultân Genç Osman, yapmak istediği reformlara karşı muhâlefet hareketleriyle karşılaşınca şu beyti söylemişdir:

 

"Niyetim hizmet idî, saltanat-û devletime / Çalışır hâsid-ü bedhâd, aceb nekbetime"...

 

Mehmet ÇALIŞKAN

 

 

KAYNAKÇA:

 

Yılmaz ÖZTUNA - Bâbıâlî Kültür Yayıncılığı - Genç Osman ve IV. Murad

İsmâil Hâmi DANİŞMEND - Türkiye Yayınevi - İzâhlı Osmanlı Târihi Kronolojisi

Görsel Yayınlar Genel Kültür Ansiklopedisi

Midhat SERTOĞLU - TTK Yayınları - Tûğî Târihi

Murat BARDAKÇI - Hürriyet Gazetesi - "Atına Mezar Yaptıran Padişah Bile Vardı" adlı makâlesi

Yusuf HALAÇOĞLU - Bâbıâlî Kültür Yayıncılığı - Osmanlı Kimliği ve Aşiretler
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Bizim için Hüseyin’in Kerbela’daki ölümü değil, Kür Şad’ın Çin’deki, Genç Osman’ın İstanbul’daki ve Osman Batur’un Altaylardaki ölümü daha ilgi çekici, daha acıklı ve daha şanlıdır." H. Nihâl ATSIZ

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Erlik Tanrıöğen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 875


Nur'dan Rıza aldık.


« Yanıtla #1 : 17 Mayıs 2016, 17:26:42 »

O a harflerine inceltme konulmaz. Şu inceltme işaretini kim öğrettiyse, doğru kullanan yok. Millet bulduğu yere yapıştırıyor. Rezillik.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.044 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.