KÜR ŞAD ADININ ETİMOLOJİSİ VEYA TÜRK TARİHİNDE KÜR ŞAD ADLI BİR KİŞİ VAR MIDIR?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Kasım 2017, 22:30:46


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3 ... 10
  Yazdır  
Gönderen Konu: KÜR ŞAD ADININ ETİMOLOJİSİ VEYA TÜRK TARİHİNDE KÜR ŞAD ADLI BİR KİŞİ VAR MIDIR?  (Okunma Sayısı 99574 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 12 Kasım 2008, 20:24:00 »

KÜR ŞAD ADININ ETİMOLOJİSİ VEYA TÜRK TARİHİNDE KÜR ŞAD ADLI BİR KİŞİ VAR MIDIR?

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın



“Chieh-shê-shuai (Kürşad?) olayı”  Tzu-chih t’ung-chien’de şöyle anlatılmaktadır:

Son bahar, 5 Nisan. İmparator Tang tai zong Ciucheng Sarayı’nı denetlemeye teşrif ettiler. Daha önce, Türk T’u-li Kağan’ın kardeşi Cie shê shuai ağabeyi ile birlikte (Çin) saray(ın)a intisap etmişti. Tang hanedanı tarafından (ona) “Zhong lang jiang” rütbesi verilmişti. Cie shê shuai sarayda iken küstahlaşmaya başladı ve aleyhinde olan ağabeyinden rahatsız oldu. “T’u-li Kağan baş kaldırmak için hazırlanıyor” diyerek ağabeyini itham etti. Tai zong, Cie shê shuai’nin bu davranışından dolayı onu küçük görmeye başladı ve epey bir süre onun rütbesini yükseltmedi.

Cie shê shuai eski kabilesindekilerle birleşerek entrika çevirmeye kalkıştı ve kırk küsur adam topladı. Gece yarısı 1-3 arası, “Yükselen han” unvanlı (prens) Li zhi’nin saraydan çıkarken saray kapısının açılmasından istifade ederek atla saraya girmeyi ve imparator Tang tai zong’un otağını basarak imparatoru esir almayı planladılar.

Ayın 11’inde Cie she shuai ve diğerleri T’u-li Kağan’ın oğlu He luo gu’yu koruyarak gece yarısı saray kapısının dışında gizlendiler. Şiddetli rüzgara rast geldiği için “Yükselen Han” unvanlı prens (Li zhi) saraydan çıkmadı. Cie she shuai şafağın sökmesine az bir vakit kalmasından endişe ederek askerleriyle saraya hücum etti. Dört sıra kalın perdeden oluşan duvarı geçtikten sonra rastgele ok atmaya başladılar ve 10 küsur muhafızı öldürdüler. “Düşmanı geri püskürtücü” unvanlı komutan Sun wu kai ve adamları ile kıyasıya mücadele verdiler ve epey bir müddet sonra Cie she shuai geri çekilmek zorunda kaldı. Kraliyet ahırına doğru koşarak 20 küsur at çaldı(lar) ve kuzeye doğru kaçtı(lar). Wei nehri’ni aşarak kendi kabilesine gitmeye teşebbüs etse de Tang askerleri tarafından takip edilerek yakalandı ve öldürüldü.

(İmparator) Tai zong, T’u-li Kağan’ın oğlu He luo gu’yu bağışladı, ancak onu güneye sürgün etti.

’’ Chiu T’ang shu’da verilen bu metin İsenbike Togan, Gülnar Kara ve Cahide Baysal tarafından hazırlanan ve 2006 yılında yayımlanan Çin Kaynaklarındaki Türkler. Eski T’ang Tarihi. (Chiu T’ang shu) adlı eserde şöyle verilmiştir:

‘’ 5161:18. T’u-li Kağanın biraderi Chieh-she-shuei, Chen-kuan saltanat devresinin ilk yıllarında, yani 627’lerde, huzura çıkmış ve saray muhafızları säggünü olarak atanmıştı.

5161:19. 13. Yılda (639) İmparator Ch’ang-an’daki, saraydan çıkıp Chui-ch’eng Sarayına doğru yola koyulduğunda, o, yani, Chieh-she-shuai, kendi bölüğünden 40 kişi ile anlaştı; bunlar, Ho-lo-ko’yu koruma altına alıp geceleyin İmparatorun ordugâhına sokuldular; tam dört sıra kalın-perde duvarı aştılar; yaylarını gererek rastgele ok atmağa başladılar ve böylece, onlarca saray muhafızını öldürdüler.

5161:20. Garnizon kumandanı Sun Wu-k’ai, askerleriyle cesurane bir şekilde hücuma geçince, bunlar geri çekildiler ve kuzeye, Wei suyuna doğru kaçtılar; maksatları kendi bölük’lerine gitmek idi.

21. Fakat, hepsi hemen yakalandı ve idam edildi. Ho-lo-ku ise, affedildi ve “Tepelerin ardına” sürüldü. ‘’

Çince üç tarihi kaynaktan küçük farklarla teferruatını öğrendiğimiz 40 Göktürk’ün Çin sarayını basarak imparatoru esir almak istemesi olayı Ahmet Taşağıl’ın Göktürkler. II adlı eserinde de genişçe anlatılmaktadır.
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın



40 küsur Türkün Çin sarayını basarak imparatoru rehin alıp Çin’de esir olarak tutulan Türklerin ana yurtlarına gönderilmesinin sağlanmak istenmesi olayı Türkiye’de üç romanda işlenmiştir.

Bu romanların ilki Nihal Atsız’ın 1946 yılında yayımlanan Bozkurtların Ölümü adlı romanıdır. romanda kahramanın adı, Kürşad olarak verilmiştir. Diğer iki roman da Kür Şad adını taşımaktadır.

Ahmet Haldun Terzioğlu, Asına Chıe-Shıh-Shuaı. Kür Şad, Ankara, Şubat 2013, 303 s.
Orhan Yeniaras, Kürşad (Kahramanın Ölümü), Ankara, 2013, 343 s.

Görüldüğü gibi ne Çince kaynaklarda, ne de Türkçe bir kaynakta 40 küsur Türkün önderinin adı geçmiyor. Çince adı Cie şı şuay olarak okunan bu Türk’ün Türkçe adı olarak söylenen Kür Şad kelimesi nereden geliyor? 

Gök Türk yazıtlarının en güzel çevirisi de Atsız’a aittir. İlk kez 1940’lı yıllarda Türk Edebiyatı Tarihi’nde yayımlanmıştır.

Bir sohbet sırasında kendisine Kür Şad kelimesinin hangi kaynakta geçtiğini sordum. “Böyle bir kaynak yoktur” diyerek bana özetle şunları söyledi:

Senin de bildiğin gibi Shih-pi K’o-han yani Çuluk Kağan’ın iki oğlu vardı. Büyük oğlu T’u-li Tigin, küçük oğlu Cie şı şuay Tigin. Kağan’ın Çinli hatunu tarafından zehirlenerek öldürülmesinden sonra büyük oğlu T’u-li Tigin’in kağan seçilmesi gerekiyordu. Fakat Kurultay Kağan’ın büyük oğlu T’u-li'yi değil kardeşini “İl Kağan” unvanı ile kağan seçti. Bundan sonra T’u-li ve kardeşi 627 yılında Çin’e geldi. Hanedandan olanlara da Çin sarayında görevler ve Çince unvanlar verildi. Göktürk tahtının varisi T’u-li Tigin amcası İl Kağan’ın ölümünden bir yıl kadar sonra 631 yılında, 29 yaşında iken, Çin’de öldü.

İl Kağan ise 630 yılında Çinliler tarafından mağlup ve esir edildi. 100.000 kadar Türk de esir edilerek Çin’e getirilip çeşitli bölgelere yerleştirildi. İl Kağan Çin’in esareti altında iken kederden öldü. 639 yılının Nisan ayında Cie şı şuay, T’u-li’nin oğlu Ho-lo-ko (= Türkçesi belki Urku) Tigin’i de yanına alarak Çin sarayını basıp, Çin imparatorunu esir alıp, Göktürkleri esaretten kurtarmak ve ağabeyi T’u-li’nin oğlu Ho-lo-ko'yu kağan ilân etmek istedi.

Ben Çin kaynaklarında geçen Chieh-shê-shuai = Chie shih shuai = Cie şı şuay adının Türkçesinin ne olabileceğini çok düşündüm. Bir defa kağan çocuğu olmasından yani “Tigin” olmasından dolayı alacağı son idari unvan “Şad” olabilirdi. Geriye bu unvandan önceki ismi tahmin etmek kalıyordu.

1893’te Vilhelm Thomsen’in Göktürk alfabesini çözmesinden sonra kül okunan kelimenin varyantı olarak kür kelimesi düşünülmüştü. Yani bir l ~r alternansı olabilirdi. Bu alternansa göre kül kelimesinin varyantı kür kelimesi idi. Bu kelime Türkiye Türkçesi’nde “gür” şeklinde yaşamaktadır. Bir insanın “saçı, kaşı, bıyığı, sakalı” gür olabilir. “Ses, su” gür olabilir. Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bu yüzden ben Çince cie kelimesinin Eski Türkçe karşılığının kür kelimesi olduğunu düşündüm ve Çince Cie şı ibaresinin Türkçesinin Kür Şad olabileceği kanaatine vardım. Bu yüzden Bozkurtların Ölümü adlı eserimde roman kahramanının adını Kür Şad olarak koydum. Bana göre de çok yakıştı. Sen Türk Ansiklopedisi’ndeki Kül Tegin ve Kür Şad maddelerini biliyorsun.   

Burada sana söylediklerimin bir kısmını da bu maddelerde yazmıştım. İstersen bu maddelere bir kez daha bak.

Bu satırlardan da açıkça anlaşılacağı üzere her hangi bir Göktürkçe kaynakta Kür Şad adı geçmez. Bu isim ve unvan Nihal Atsız tarafından yapılan bir tekliftir. Ancak daha sonraları Bozkurtlar adı altında tek cilt olarak yayımlanan Bozkurtların Ölümü (1946) ve Bozkurtlar Diriliyor (1949) romanları o kadar ikna edici bir üslupla kaleme alınmıştır ki okuyan herkes Türk tarihinde Kür Şad adlı bir Göktürk prensinin yaşadığı kanaatine varmıştır. Burada bir roman kahramanının müşahhaslaşarak sanki Türk tarihinde böyle bir kişi varmış gibi kabul edildiğini de görüyoruz.

Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz.

Tarihî kaynaklarda, özellikle Göktürkçe kaynaklarda, Kür Şad adlı bir kişi adı ve unvanı geçmez.
Kür Şad isim ve unvanı Nihal Atsız’ın Bozkurtların Ölümü adlı romanının kahramanının adı ve unvanıdır.
Nihal Atsız Çince Chieh shê = Chie shih = Cie şı kelimelerinin Göktürkçesinin Kür Şad olması gerektiğini düşünmüştür. Kür kelimesi Türkiye Türkçesi’ndeki “gür” kelimesidir. Şad kelimesi ise Eski Türkçede kullanılan bir idari unvandır.
Kür Şad isim ve unvanı 1946’da ilk kez zikredildiğine göre bu ibare 68 yaşındadır.
Kür Şad isim ve unvanı Kürşad şeklinde birleştirilerek isim haline getirilmiş, 1946 yılından itibaren de kişi adı ve soyadı olarak binlerce kez kullanılmıştır. Bundan sonra da kullanılacaktır. Bu ismi veya soy adını kullananların isim babası da 20. yüzyılın Dede Korkut’u olarak Nihal Atsız olacaktır.
Nihal Atsız’ın Bozkurtlar adlı romanında kullandığı isimler 1940’lı yılların bilgilerine göre konulan isimlerdir. Kür Şad bir hayalet kelime yani “Ghost Word” dur. Dîvânü Lugati’t-Türk’ten alınan “elma” kelimesinin eski şekli Almıla’nın doğrusu bana göre Alımla’dır . Işbara ve Yamtar kelimeleri de Türkçe değil Hintçedir. Işbara Hintçede “îşvara = efendi, bey” anlamına gelen bir kelime olup Eski Türkçe’deki karşılığı alp kelimesidir . Eski Türkçe’de Yamtar Hintçede yantar “sürücü, süvari” anlamlarına gelmektedir. Eski Türkçe’deki karşılığı ise şalcı şeklinde geçmektedir.
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Kaynaklar:

ATSIZ (1940), Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul, s. 31-38
GÖKALP, Cevdet (1973), “Chieh-shê-shuai (Kürşad ?) Olayı”, Töre, Aylık Fikir ve Sanat Dergisi, Ocak 1973, Sayı: 20, s. 10-15
JÊN-T’ANG, Chang (1968), T’ang Devrindeki Doğu Göktürkleri hakkında yeni belgeler -Ts’ê-fu yüankuei ve Tzu-chih t’ung-chien’e göre- (618-745), Doktora Çalışması, Taipei, s. 106-108. 
SERTKAYA, Osman Fikri (2004), “Göktürk Yazıtlarında Hintçe Unsurlar”, Zeynep Korkmaz Armağanı, Ankara
TAŞAĞIL, Ahmet (1995), Gök-Türkler, Ankara.
TAŞAĞIL, Ahmet (1999), Göktürkler. II, Ankara.
TOGAN, İsenbike - Gülnar KARA - Cahide BAYSAL (2006), Çin Kaynaklarındaki Türkler. Eski T’ang Tarihi. (Chiu T’ang-shu), Ankara
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BABRAK
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 451


Tanrı'nın Öfkesi


« Yanıtla #1 : 12 Kasım 2008, 20:49:43 »

Bozkurtlar Diriliyor kitabında ne güzel anlatmış Atsız ata.Tekrar tekrar oku doyulmuyor Kürşad'ın kahramanlığına.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Felsefemdir kitâb-ı imânım,
Taparım kendi ruhumun sesine,
Secde eyler hakikâtim her an,
Kalbimin ateş-i mukaddesine!...
MUKANNA
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 99



« Yanıtla #2 : 26 Ocak 2009, 14:39:19 »

Kürşad Ata binlerce yıl sonra bile varız,binlerce yıl da olacağız,Tanrı dağından seyret bizi TTK
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRKÇÜ
YELELİKURT
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 21



« Yanıtla #3 : 26 Ocak 2009, 19:54:30 »

Azken çokluğu senden öğrendik ,öylede devam ediyoruz,Tanrı ruhunu şad etsin.TTK
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ASENA01
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 27 Ocak 2009, 00:22:02 »

En büyük başbuğlarımızdan, her zaman onun binde biri bile olsa ruha sahip olmak için uğraştığım yüce TÜRK soylu kahramanızdır.Ruhu şad, mekanı Tanrı dağı olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KOKTURUK
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 227


Hulaguhan


« Yanıtla #5 : 08 Şubat 2009, 18:44:30 »

Kür Şad Atam En büyük Başbuğlarımızdandır çok doğru Asena01 İleti için Teşekkürler Okuyunca mutlu oldum belirtmek istedim.
YeleliKurt Senin yorumuna yorum yapmak bile zor helal olsun TTK
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Dünüm Türk, Bugünüm Türk, Yarınım Türk, Anam Türk, Babam Türk, Atam Türk Ben Türk oğlu Türküm!


Birlik Çağrısı


Musevi ,Şaman,Gök Tengri İnancı Olan,Hristiyan veya Müslüman Tüm Türk Soyluları Hedef Büyük Türkistan.
ejderha11
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 80



« Yanıtla #6 : 28 Şubat 2009, 13:48:21 »

Ruhu şad olsun. Onu unutmadık unutturmayızda.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Bir an bile bir Disikurt'un gözicine bakma, nedeni kazananin büyüleyici gözlerini ve gözleri'nin icine yankiliyan kisinin ölümünü görürsün.

1)Cahilin dini olmaz.2)Araplar CAHİLin önde gidenidir.
1. cümlede cahiller yerine Araplar yazabiliriz çünkü Arap=Cahiller olduğuna göre:
ARAPLARIN DİNİ OLMAZ...
TTK
Türkçü; Türk kanı taşıyan, Türkçülüğe hizmet eden, Türk ırkının üstünlüğünü kabul eden demektir.
Ne mutlu Türküm diyene! Ne mutlu Türk olana!
Kür-Şad
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 3


Türkçü-Irkçı-Turancı


« Yanıtla #7 : 03 Mart 2009, 00:07:54 »

Tanrı o'nu korusun,ruhu şad mekanı uçmağ olsun.Kürşad'ın torunları atasını unutmadı.Unutmayacak.

BÜTÜN TÜRKLER BİR ORDU
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TTK
Efrasyap
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 23



« Yanıtla #8 : 17 Nisan 2009, 23:43:31 »

Esaret altına girmemeyi bağımsızlığı özgürlüğü en önemlisi Türklüğü Kürşad'tan öğrendik biz ruhu şad olsun mekanı Tanrı Dağının zirvesi olsun
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk budur. Yıldırımdır. Kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir
ArslanYürekliTürkmen
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 295


Ergenekon'dan doğduk , Börteçine Ularken


« Yanıtla #9 : 09 Temmuz 2009, 12:19:06 »

Bir Kür Şad'a Bin kelle almazsam , Gök Girsin, Kızıl Çıksın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRK'ün Dini Türkçülüktür.
 
Sayfa: [1] 2 3 ... 10
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.074 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.