Kara Ünvanı ve Kara Hanlılar Hakkında
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Kasım 2019, 01:23:00


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kara Ünvanı ve Kara Hanlılar Hakkında  (Okunma Sayısı 2029 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« : 23 Aralık 2014, 18:45:45 »

Bilindiği üzere Kara Hanlılar tabiri Doğu ve Batı Türkistan’da hüküm
sürmüş olan Türk-Đslam sülalesine bir Avrupalı şarkiyatçının (V.V.Grigorev)
1874’te yazdığı makalesinde, kendi unvanlarındaki “kara” kelimesinden dolayı
verdiği bir isimdir. Bu tabir o günden, zamanımıza kadar kullanılmaktadır.
Türk tarihinde Kara Hanlıların başta adları olmak üzere, hangi boydan
çıktıkları, hakimiyet alanları, yöneticileri ve devlet teşkilatları halâ tartışma
konularındandır. Buna binaen zaman zaman ilim adamları kendi düşüncelerini
de dile getirirler. Biz de birtakım verilerden ilham alarak öyle yaptık.

Bunun yanısıra günümüzde “kara” kelimesinin anlamı hususunda değişik
görüşler mevcuttur. Herşeyden önce eski Türkçede “kara” terimi bir renktir.
Türk kültüründe “kara”nın manalarını şöyle bir sıralayacak olursak; bazan Türk
masallarında eşit şekilde birbirinin karşısına konulmuş iki şahsiyet, “ak” ve
“kara” diye adlandırılır. Ak Han, Kara Han gibi. Burada yeri gelmişken, belki de
“Kara Han” adı üzerinde biraz durulmalıdır. Bilindiği gibi tarihimizde gerçek
manada büyük, pekçok hakanın unvanı “kara”dır. Bir kere Oguz Kagan’ın
babası, Uygur Türkçesi ile yazılmış olan Oguznâme’ye göre Ay Kagan iken,
Batı Türklerinin rivayetlerinde Kara Han’dır. Mesela Kök Türk Kaganlığının
kurucusu olan Bumın’ın herhalde büyük oğlu Kara Kagan (552-553) unvanını taşımakla beraber, devletin batısını teşkil eden ve On Okların idarecisi durumunda olan, Đstemi’nin 576’da ölümünden sonra babasının vazifesini üstlenen oğlu Tardu’nun unvanı da Kara Çor’dur. Hatta 16. asırda bile Safevi hanedanlığının temel oymaklarından birisini teşkil eden Ustaclu beylerinden birinin adı da Kara Han’dır.

 Şimdiye kadar bu durum hiç göz önünde bulundurulmadığından Kara Kagan (Kara Han) unvanlı Türk beylerine hiç
aldırış edilmemiştir. Konunun araştırıcılarına yol göstermesi açısından, bu
hükümdar unvanı üzerine de eğilmek lazım. Yani, eski Türkler (Kara
Hanlılardan çok önceleri) idarecilerine durup-dururken “Kara” unvanını
vermemişlerdir.

Türk kültüründe yönlerin sıralamasına göre; doğu=gök veya yeşil
(hayvanı ejderha), batı=ak (hayvanı bars veya tonga), güney=kızıl (hayvanı
saksağan), kuzey=karadır (hayvanı yılan). Đlim adamları, kosmografik manada
“yagız yer” karanın (halkın), “yaşıl kök” ise tahtın (yani tör) işaretiydi,
demektedir. Buna bağlı olarak, Kök Türkçe yazılı kitabelerden çıkan kesin bir
netice vardır ki, “kara” tek başına halkı gösterir. Bilebildiğimiz kadarıyla hiçbir
eski Türkçe metin veya belgede, Mogol kültüründeki gibi “Ak Bodun” tabiri de
yoktur. Ve “kara” kelimesinin karşılığı “ak” da herhalde sayısı az olanlar için
kullanılmıyordu. Türkçede kara sıfatı aslında aşağı bir dereceyi değil, bilakis
büyük, kudretli ve asil manalarını ifade eder. Eski Türk yazıtlarında, “gücün
kaynağının halkın kendisi” olduğu bizzat üzerine basa basa vurgulanmaktadır.
Ayrıca “kara”nın manaları arasında “kuvveti” ve “eskiliği” de saymakta fayda
vardır.
 Ancak bizim için yeni olan, özellikle Kara Hanlı adı açısından bu isim,
Türk devlet teşkilatına göre, kuzeyi gösterir ve eski Türklerdeki “kara” unvanlı
beylerin büyük, asil, yüce kişiler olmalarıdır.
Bu sülale için ilmi eserlerde kullanılan diğer bir karakteristik ad ise, Đllig
Hanlar (Đlli=devletli) deyimidir. Bazı eserlerde, bu kelime bize göre yanlış
olarak “ilig” şeklinde yazılmaktadır. Fakat kelimenin doğrusu illig olmalıdır.
Ayrıca Đslam kaynaklarında Kara Hanlılar için “El-Hakaniye, El-Haniye, AlAfrasiyab”
gibi isimler de kullanılır. Bunların hepsi “han sahibi, mülk sahibi”
olma ile alâkalı terimlerdir. Kara Hanlı beylerinin unvanlarında “Tabgaç” veya
“Tamgaç” sanı da görülür ki, bu da “kuvvetli” ve “büyük” demek olup; Çin’in
kuzeyinde M. sonra 4. asırda bir hanedanlık kuran ve Çince vesikalarda T’o-pa
Wei sülalesi diye de anılan sülaleden beridir rastlanır.

 Kara Hanlılar tarihiyle uğraşan en yetkili alimler onları Kök Türk hükümdar ailesi olan Börülülere
(Aşinalar) bağlamaktadırlar. Meseleye bu açıdan baktığımızda Türk Devletini
yöneten hükümdar ailesi, Hunlardan beridir hep aynı sülaleden gelmektedir. Yine Kara Hanlı Türk sülalesinin idarecilerinin unvanlarında rastladığımı “arslan” ve “bugra” adlarını da umumiyetle Batı Türkleri, yani Batı Tölösleri veya diğer deyimle Ogur Türkleri kullanmışlardır.

 Kara Hanlıların menşei ile alâkalı çeşitli faraziyeler vardır. Bunların
arasında Uygur, Oguz-Türkmen, Yagma, Karluk-Yagma, Çigil ve Börülü
iddialarını sayabiliriz. Bunlar bir yana Kara Hanlılar tıpkı diğer çağdaş Türk
sülaleleri gibi kendilerini Afrasyab ya da başka bir deyişle Alp Er Tonga’ya
bağlarlar.
 Kara Hanlıların hakim olduğu Türkistan sahası M.önceki çağlarda
Türkleşmiştir. Özellikle Börü Tonga (Mo-tun) Yabgu döneminde Türk
hakimiyeti tamamen yerleştikten sonra, Börü Tonga’nın çocuklarının ardından
bu coğrafyada üstünlük yavaş yavaş Çin’in eline geçer. Ancak Çinliler bu
çevrenin asli halkı olmadığından dolayı bir müddet sonra Türkistan’a Hunların
devamı durumunda bulunan Türk sülaleleri hakimdir. Özellikle bunların içinde
Ak Hunların mühim bir yeri var. 6. asrın ikinci yarısında Đpek Yolunu kontrol
amacıyla çıkan Ak Hun-Sasani-Kök Türk mücadelelerinin arkasından, Türkistan
sahası Kök Türklerin eline geçti.

 Börülü ailesi burayı zaman zaman merkezden,bazan da yerel idarecileri kullanarak idare ettiler.Bilindiği üzere, Arap orduları 634 senesinde Bizans imparatorluğunun gücünü Arap Yarımadasının kuzeyinde kırdıktan sonra, Kadisiye (635) ve Nihavend (641) savaşlarıyla da Đran’ı yenip, doğuya doğru ilerlemeye başlamışlardı.

Doğu da ise onları yeni bir dinamik kuvvet olarak, Türkler
bekliyordu. Đşte buna binaen 708/709’larda, Arap orduları kumandanı
Kuteybe’nin Türkistan’daki Temir Kapı bölgesine, yani bugünkü Özbekistan’ın
güneyi ile Afganistan’ın kuzeyine geldiği söylenmektedir. Irak umumi valisi
Haccac b. Yusuf’a bağlı olarak Horasan’a idareci atanan Kuteybe, Merv’e
yöneldiğinde bazı ayaklanmalar patlak verdi. Bunları yatıştırmak amacıyla
Belh’e yürümüş, şehri tahrip ettikten sonra yönetimi kardeşine bırakmıştı. Bu
arada Toharistan havalisinin Türk hakimi Tirek Tarkan ve diğerleriyle anlaştı
(709). Arkasından Maveraünnehir’in fethine girişti. Ancak Baykent’teki
adamlarının şehirden kovulması sebebiyle, burada korkunç bir katliam yaptı.
Ahalinin bütün erkeklerinin öldürülmesi üzerine, çevrede Araplara karşı birlik
duyguları arttı. Yine de Kuteybe, Buhara ve Semerkant’ı aldı5
. Onun icraatından
rahatsız olan Tirek Tarkan gibi bazı beylerin muhalefete geçmeleri yüzünden,
Araplarla ipler koptu. 710 yılının sonuna doğru Kök Türklerin bir Türkistan seferi vardır. Böyle
bir yürüyüşe karar verilmesinin başta gelen sebebi, bu sırada Sogdları yenen ve
burada düzeni bozan Arap komutan Kuteybe yüzündendir. Çünkü Kuteybe Arap
ordularının genel valisinden bölgeye akın etmesi hususunda emir almıştı ve bu
da bir takım karışıklıklara yol açmıştı. Orkun Yazıtlarında Kök Türklerin bu
topraklara asker göndermesi hususunda; “Sogd halkını yeniden düzenlemek için
Yinçü Ögüz geçilerek, Temir Kapı’ya kadar bir ordu yollandı”, denmektedir6
.
Neticede, Kuteybe 714’te merkezini Taşkent bölgesine taşıdığında, efendisi
Haccac’ın da ölümüyle talihi değişti. Zaten askerleri de artık pek savaşmaya
yanaşmıyorlardı. Dolayısıyla adamlarının bir bölümünü serbest bıraktıktan
sonra, Halifeliğin merkezinden gelecek emirleri bekledi. Ancak Halife Velid’in
de vefatıyla tamamen desteksiz kaldı. Taht kavgalarına karıştı ve buna bağlı
olarak, isyan eden adamları tarafından 715 tarihinde öldürüldü.

 Önce Hun, sonra Kök Türk hakimiyetindeki bu bölgede çok eski
devirlerden beridir Batı Tölösleri dediğimiz Türgiş, Tarduş, Karluk vs. Türk
boyları yaşıyorlardı. Maalesef Uygurların 748 tarihinde tamamen Ötüken’in
merkezindeki Börülü yönetimine son vermeleri, Türkistan da yeni bir otorite
boşluğunu doğurdu. Çünkü Kök Türkler bu coğrafyayı şöyle veya böyle
nerdeyse iktidarlarının sonuna kadar kontrol altında tutmuşlardı.
Bununla birlikte 840 tarihlerinde Ötüken Uygur Kaganlığının Kırgız
Türkleri tarafından yıkılmasından sonra kaganlığa bağlı boylar bağımsız hareket
etmeye başlamışlar ve bu sırada Karluk yabgusu da kendisini bozkırların yeni
hakimi olarak açıklamıştı. Uygurların yıkılışının ardından Karluk ve Türkistan
sahasına doğru büyük bir Türk göçü vukua geldi ve bu arada da yeni
kaynaşmalar ortaya çıktı. Esasında Karluklar, Uygur Devletinin tesisi sırasında
haksızlığa uğradıklarını düşünüyorlardı. Buna bağlı olarak da uzun süre Uygur
Yaglakar ailesi ile kavga yaptılar. Ama Uygur kaganlarından Moyun Çor’un
(749-759) saltanatı sırasında bütün ümitlerini yitiren Karluk Türkleri artık
kendilerine Tanrı Dağları havalisinde yurt tuıtmakla meşgul oldular. Buna binaen Uygur Kaganlığının çöküşüyle onlara yeniden gün doğdu ve Türkistanile Tanrı Dağları civarlarında yeni siyasi oluşumlara gittiler. Đşte bundan dolayı
bölgede ortaya çıkan Kara Hanlı sülalelesinin kurucuları diye Karluklar
gösterilmektedirler. Bir başka iddiaya göre de, bu hanedanlığı herhalde Uygur federasyonuna
bağlı Yagma Türkleri tesis etmişlerdir. Ancak burada şu hususu da belirtmekte fayda var: 8. yüzyılın Türgiş beylerinin unvanları ve adları iyice incelenecek olursa, onların da “kara” unvanını kullandıkları gözden kaçmayacaktır.

Bu sıralarda On Oklar devletin merkezine karşı bitmez-tükenmez mücadelelerini
sürdürüyorlardı. Türgiş beyi Su-lu (belki Çor veya Çöl), tahta çıktıktan sonra
kabilesiyle beraber bazı başarılar kazandı. Onlar doğuya doğru yürümek isteyen
Arap ordularını da engelliyorlardı. Bu yüzden Đslamiyetin kabul edilmesi için
Emevi Halifesi Hişam b. Abdülmelik’den Türgiş beyi Çor Yabgu’ya bir elçi
gönderildi. Gelen heyet ona Müslüman olması için bir teklif yaptıysa da, müspet
veya menfi hiçbir cevap vermedi. Sadece, askerlerini göstererek; bunların içinde
ne bir çiftçi ne de doğru dürüst sanatkâr bulunuyor. Sizin Müslümanlığınızı
seçersek, nasıl geçineceğiz, diyordu. Hatta bu mücadeleler esnasında adı anılan
Türgiş beyinin yanında Kara Bugra isminde bir komutanın yer aldığı, onun da
Đslam tarihlerinde sıkça rastladığımız ve ölüm tarihi 841’lere denk gelen Afşın
Beg’in büyük ceddi olduğu yolundaki görüşlerle beraber, Afşın’ın dedesinin
unvanının da “Kara Han” şeklinde geçtiğine dair atıflar söz konusudur. Bu kişi
de 794 yılında Abbasilerin Horasan valisiyle birkaç kez çarpışmıştır10. Bizce bu
husus Kara Hanlı adı ve tarihi açısından üzerinde durulması gereken bir
meseledir.

Batıdaki Tölös aşiretlerinden olan Türgişler, On Okların Tuglu (Tulu/
Törü) boyuna mensupturlar. Beş çor tarafından idare edilen Tugluların urugları;
Çumukun, Ulugkut, Şeşçor, Türgiş, Süngüz’dür. Bunlar Çu vadisinin
doğusunda, Altay ve Cungarya’yı içine alan bölgelerde yaşıyorlardı. Bulunan
arkeolojik eserler, Türgiş yerleşimlerinin Argu-Talas ve Đli çevrelerinde
olduğunu gösteriyor. Kök Türkçe yazıtlardan da yine ağırlıklı merkezlerinin
buralarda yer aldığı, Balkaş Gölü ile Tanrı Dağları arasında yayıldıkları
anlaşılır.
.
Sonuç olarak; bize göre, Kara Hanlı sülalesinin Türgişlerle de bir irtibatı
bulunabilir. Kara Hanlılar üzerine yapılacak çalışmalarda bu konu üzerinde de
durmakta fayda vardır. Çünkü Kök Türk Kaganlığının sükutundan sonra eski
Türgiş kabileleri Tanrı Dağları-Türkistan coğrafyasında başı boş dolaşıyorlardı.
Bu muazzam gücün mutlaka kendisi bir idare etrafında toplanmış olmalıdır.

KAYNAKÇA
Gömeç, S., “Kara Hanlı Adı Üzerine Bazı Düşünceler”, Kök Araştırmalar, 2/2,
Ankara 2001
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 5.030


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #1 : 20 Temmuz 2018, 21:05:13 »

Kara han!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.055 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.