Ekrad(kürt) Sözcüğüne ilişkin Bazı Bilgiler.
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Ekim 2019, 18:18:24


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ekrad(kürt) Sözcüğüne ilişkin Bazı Bilgiler.  (Okunma Sayısı 4439 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Türk Çerisi
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 796


« : 29 Eylül 2013, 22:33:38 »

Bugün hepimizin dert yandığı bir durum da, kürtleşen Türkler meselesidir.  Bilindiği gibi kürt sözcüğü Osmanlı zamanında "ekrad" olarak telefuz ediliyordu. İşte tüm her şeyin sırrı da bu ekrad sözcüğünde başlamaktadır.  Buraya ekleyeceğim yazı uzundur ama malesef otağımızda bana göre uzun yazılar okunmadığı için bu yazıyı kısa kısa ekleyeceğim. Belki bu sayede okunur. Eğer Türkçüyüm diyorsa birisi, bu konularda bilgi sahibi olmak zorundadır dolayısıyla bu yazıyı da okumak zorundadır.

"EKRAD" TERİMİMİNİN SOSYOLOJİK TANIMI

Şeyh Hasanlı ve Dersimli aşiret grupları anlatılırken; Osmanlı belgelerinde "Ekrad" terimi geçmektedir. Bu kelime; bu aşiretlerin "Kürtler" olarak nitelendiğini göstermektedir. Halbuki; Tunceli bölgesinin tarihi ve kültürü Kürtlerinkinden farklı; özellikle bulunduğu nokta; Kürtlerin yaşadığı alanın dışındadır.
Kürtlere çok yakınlık gösteren, hatta 1915'te yazdığı Kürtler isimli makalede; Kürtleri açıkça kışkırtan Rus diplomat Minorski, sonradan yazdığı Kürtlerle ilgili ayrıntılı makalede; Dersim bölgesinde bulunan Zazaları; kesinlikle Kürtlerden ayrı göstermekte ve İran kökenli saymaktadır.

"20. asırda Kürtler arasında bu kavme mensup olmayan bir İrani unsurun (Guran-Zaza zümresi) mevcudiyeti ortaya çıkarılmıştır."

Şu saptama da aynı gerçeği başka biçimde tekrar etmektedir:

"Bugün Kürtlerin büyük ekseriyeti Şafii'dir. (... ) Bununla beraber az veya çok Şii vasfı gösteren müfritlik, daha ziyade Kürdistan'ın gerçek Kürt olmayan İran kabileleri arasında taraftar bulmaktadır."

Görüldüğü üzere; Minorski; Tunceli bölgesindeki Zazaları Kürt saymamaktadır.
Öyleyse; Osmanlı kayıtlarında; bu iki aşireti anlatırken kullanılan Ekrad sözcüğünün sırrı nedir?
Ekrad, Arapça Kürt sözcüğünün çoğulunu anlatır. Onun kovulmuş anlamına gelen "karrada"dan tlirediği iddia edilmektedir.
Doğu Anadolu aşiretleri ile ilgili olarak görülen belgelerde; Ekrad sözcüğü, etnik bir terim olarak Kürtleri ifade ettiği gibi; sosyal bir terim olarak göçebe yaşayan bölge aşiretlerini de anlatır.

"Osmanlılar da ekrad tanımlamasını konar-göçer aşiretler için kullanmışlardır. Yavuz Selim zamanında tutulmaya başlanan tahrir defterlerinde ekrat tabiri, Türk olduğu kesin olan birçok konar-göçer Türk aşireti için kullanılmıştır. Sadece birkaç örnek olmak üzere, konar-göçer Kılıçlı, Döğer, Avşar, İğirmidörtlü aşiretleri sayılabilir. Konu ile ilgili olarak yazar Baki Öz, 'Ekrat taifesi, Osmanlıca'da ko-nar-göçer, henüz konar-göçerliği bırakmamış, Kürtleşmiş Türk boylarının adıdır'der."
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
Türk Çerisi
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 796


« Yanıtla #1 : 29 Eylül 2013, 22:34:55 »

Bu konuyu Osmanlı kaynaklarını tarayarak araştıran Prof. Yusuf Halaçoğlu, ekrad terimi ile ilgili olarak şöyle diyor:

"Söz konusu Kürt veya Ekrad kelimeleri; 'dağlık alanda yaşayan insan' anlamına geliyor. (... ) Karakeçililerde olduğu gibi; Salurlu dediğimiz 24 Oğuz mensup boy ve Döğer dediğimiz yine 24 Oğuz boyuna mensup boyun da bu bölgede yaşayanlarına tahrir defterlerinde Ekrad denildiğini görüyoruz. 24 Oğuz boyuna mensup Avşarlar da 'Ekrad-ı Receplü Avşarı' olarak kayıtlarda geçiyor. Yani sadece Karakeçililerden değil sözünü ettiğim boylardan da Ekrad olarak Kürtler olarak söz ediliyor. Dolayısıyla buradaki Ekrad, etnik bir mana değil, dağlık alanda yaşayan insanlar anlamını taşıyor.

Bunun sebebini de şöyle ifade edebiliriz:

Bu bölgede, Diyarbekir'den Ege Denizi kıyılarına kadar yaşayan 4800 çadır civarındaki Bozuluş Türkmenleri, Kanuni Sultan Süleyman döneminde büyük bir boy oldukları ve devlete karşı büyük bir güç teşkil ettikleri için küçük cemaatlere, kethüdalıklara bölünüyor. Her cemaatin başına bir kethüda tayin ediliyor ve bu küçük uruklar o kethüdanın ismiyle anmaya başlıyor. Mesela Bozuluş Türkmenlerinden İzzeddünlü Cemaati deniliyor; zira başında İzzettin Bey var. İzzettinli ceaatinin bir bölümü Kilis yöresinde yaşıyor. Orada Türkmen taifesinden gösterilirken, Osmanlı Devleti tarafından ok yapmakla görevlendirilince dağlık alanlara gitmek zorunda kalıyorlar. Çünkü, oku ancak dağlık alanlardaki ağaçlardan yapabilirler. Onlar dağlık alanlara çıkınca, kendilerine 'Ekrad-ı Okçu İzzeddinlü ' denmeye başlıyor. Bu sadece çok açık seçik örneklerden birisidir ama buna benzer pek çok örnek bulunmaktadır. Mesela bu bölgelerde 'Ekrad-ı Türkmenan' ibaresi de çok sık olarak kayıtlarda geçmektedir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
Türk Çerisi
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 796


« Yanıtla #2 : 29 Eylül 2013, 22:35:33 »

Ne demektir:

Türkmenlerin Kürtleri... Burada yine yukarıdaki örnekle aynı anlamda, Türkmenlerin dağda yaşayan grupları anlatılmaya çalışılıyor."

Etnik Türk ve Kürt terimlerinin tarih içinde nasıl farklı anlamlar kazandıklarını Prof. İrene Melikoff da ayrıntılı biçimde tespit etmiş bulunmaktadır.
"Nasıl Kaşgarlı Mahmut'un gösterdiği gibi "Tat" sözcüğü Müslüman olmayan Uygur'u belirtiyor idiyse Türk de İslam-laşmamış olana deniyordu. Bu sözcüğün etnik anlamda değil sosyal bir anlamda kullanıldığı açıktır. Aynı olgu bugün belli ölçüde, etnik olmaktan çok sosyal bir ayırım anlamı ile kullanılan ve aşiret bağları hala canlı, cemaat dışı (heteredoxe) bir İslam inanışı ile belli bir yaşam tarzını sürdüregelen Anadolulu; anlamında, "Kürt" deyimiyle karşımıza çıkar.
Araştırmalarım, beni, Kurmancı denen ve Kürtler olarak tanınan insanlar arasında kalmaya götürdü. Töreleri; Orta Asya'ya kadar uzanan Türk töreleri idi. Ölümle ilgili adetler; yeni doğanları ve yeni lohusaları basan insan yiyici cin (demone), Al inanışı; şubat ayında, gerçekte, Türklerin 12 Hayvanlı Takvimleri'ne göre eski "yeni yıl bayramları" olan Hızır Bayramı'nın kutlanması, vb...

Sorduğumda, kaynaklarımdan birisi bana, "Soy olarak biz Kürt değiliz, fakat inançlarımızdan dolayı eza gördük, dağlara sığındık, Kürtlere karıştık ve Kürtler olarak adlandırıldık." dedi.

Bunu söyleyen; birçok ayaklanmada etkinliği bulunan tanınmış Kürt aşireti Koçkırı'lardandı. Artık aramızda bulunmayan Ömer Lütfi Barkan'a şüphelerimden söz ettiğim zaman, bana, Koçkırı adının dil yönünden Türkçe olduğunu ve Akkoyunlu, Karakoyunlu vb. adlandırmalarla karşılaştırılabileceğini işaret etti. Bunlar, sahip olunan sürülere göre verilmiş Türk aşiret adlarıdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
Türk Çerisi
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 796


« Yanıtla #3 : 29 Eylül 2013, 22:36:11 »

Sonuç olarak; bu boylara verilen Kürt adı; Alevi Kürtler de bulunmakla birlikte, onların tümünün Kürt kökenli olması gerektiğini göstermez. Kürtlerin çoğu, Şafii mezhepten gerçek Sünnilerdir. Alevilere takılan Kqrt lakabı, ancak sosyal bir değer taşır; belli bir yaşam biçimini gösterir; resmi Sünniliğe uymayan, aşiret adetleri hala canlı bulunan ve kendi içlerine kapanmış olarak yaşayan cemaatleri ifade eder.

Kendimizi, dini açıdan senkretizmi, sosyal açıdan cemiyet dışı ve örfe karşı oluşu (marginalite ve anti-conformisme), yerleşmiş düzenin reddedilişi ki, onu resmi gücün hışmına uğratmış bulunan ve her zaman uğratmakta olan budur- ile belirlileşmiş, derin ve eski bir olgunun karşısında bulunmaktayız. "16. yüzyıl arşiv kayıtlarını inceleyen Osman Türkay'ın saptağı oymak, aşiret ve cemaatler içinde; "Türkmen Ekradı Yörükan taifesinden" veya "konar-göçer Türkmen Ekradı taifesinden" gibi oymak veya aşiretlere işaret ediliyor.

Yukarıda geçen "Türkmen Kürtleri Yörükleri" veya "Türkmen Kürtleri" terimleri; etnik anlamda düşünüldüğünde çok saçma gelir. Çünkü "Türk Kürtlerinin Yörük kolu" gibi bir anlam ortaya çıkar ki tarihte hem Türk olup hem de Kürt olan Yörük olmamıştır; bir kişinin tek kökeni olacağından böyle bir durum olamaz da.
Bu yüzden; buradaki anlam; sosyal niteliklidir. Yani Kürt gibi yaşayan Yörüklerden veya Türkmenlerden söz edilmektedir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
Türk Çerisi
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 796


« Yanıtla #4 : 29 Eylül 2013, 22:37:55 »

Terimlerin; sosyal-siyasal gerekçelerle farklı anlamlar kazanmaları olgusunu, Dersim çevresindeki "Türk-Kürt" kelimelerinin kullanımında da görmekteyiz:

"Sosyal bir vakıa olarak özellikle Alevi Zazalar Sünni Türkmenleri kendilerinden ayırmak için onlara "Türk" derler. Ama bu bir etnik reddi değil, mezhep açısından bir reddi ifade etmektedir. Yani Aleviler; Sünnilere Türk demektedirler. Sünniler de Alevilere Kürt"

Dersim bölgesindeki, hatta bütün Doğu Anadolu'daki Kızılbaş Türkler; burada anlatıldığı üzere, biraz da aşağılamak için, "Kürt" olarak gösterilip damgalanmalardır.
Terimlere farklı anlamlar yüklenmesi, Alevi (Kızılbaş) Türklerin yaşadığı bütün coğrafyalarda karşımıza çıkmaktadır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
Türk Çerisi
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 796


« Yanıtla #5 : 29 Eylül 2013, 22:39:54 »

Prof. Melikoff, Bulgaristan'da bizzat saptadığı bir anlam aktarılışını şöyle anlatıyor:

"Razgrad yakınındaki (... ) Madrevo Köyü tamamen Kızılbaş'tır. Nüfusu 2000'dir. Caferler ya da Sever, 3300 nüfusludur. Bu köy aradan geçen bir yolla ikiye bölünmüştür ki, bir yanında hepsi Müslüman 1300 nüfus yaşamaktadır. Kızılbaşlar, bunlara 'Türk' derler; fakat onlara göre Türk sözcüğü Sünni anlamdaşıdır."

Anlam aktarılışı denilen bu olayın bir başka örneğini ve açıklamasını yine Prof. Melikof, araştırmalarına dayanarak yapmaktadır. Bu açıklama; bize, Dersim bölgesinde Kızılbaş terimi ile Kürt teriminin nasıl olup da yan yana gelebildiğini göstermektedir.

"(...) 'asi zındık' anlamına elen ve Kızılbaşlık olgusu köken bakımından bir Türkmen olgusu olduğu halde, birçok durumda Kürt'le anlamdaşlaşan Kızılbaş deyiminin yüklendiği horlayıcı anlam olsa gerektir. Günümüzde; Alevi deyiminin giderek Kızılbaş deyimi ile aynı küçümseyici anlama çekilmesi ve gittikçe Kürt sözcüğü ile karışmaya başlaması oldukça şaşırtıcı görünmektedir. Günümüz Türkiyesinde, eskiden Kızılbaş'a yüklenmişken bugün Alevi deyimine yüklenen bir anlam aktarılışı (translation du sens) olgusuna tanık olmaktayız."

Eski kaynaklarda da Kürtlerin göçebe ve barbar gösterilmeleri; onların yaşam biçimlerini anlatmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Yerleşik hayata geçmemiş toplulukların genelde barbar diye nitelendikleri görülmektedir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
Türk Çerisi
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 796


« Yanıtla #6 : 29 Eylül 2013, 22:41:14 »

Araştırmacılar, bu konuda hemen hemen şu ortak kanıya varmışlardır:

"Kürt sözcüğü, ilk zamanlardan beri göçebenin eş anlamlısıdır. Araplar bu sözü umumi olarak İrandaki bütün göçebeler için kullanmışlardır."

"İlginçtir, dönemin Arap kaynaklarında Kürt kelimesi, bugün kökenleri kesin olarak bilinen değişik etnik gruplar için de kullanılmıştır. Örneğin Horasan'daki Halaçlar dahil buradaki birçok Türk oymağını, göçebe oluşlarından hareketle Arap kaynakları tarafından "Ekrad-Kürtler" olarak adlandırılmışlardır. İstahri de Halaçları, göçebeliklerine bakarak Kürt olarak tanıtmıştır."

Pek çok tarihi belge ortaya koymaktadır ki, Türkmen/Oğuz kökenli birçok boya, yaşam tarzları yüzünden, yani göçebe oluşları nedeniyle Kürt denilmiştir. Bu benzetme; Kürt aşiretlerinin gezgin durumda olmasına yapılan bir gönderme, bir benzetmedir. Bu yüzden de Dersim çevresinde göçebe olarak yaşayan, çapulculukla geçinmeye çabalayan aşiretlere de Ekrad denilmiştir. Bu yüzden; Şeyh Hasanlı ve Dersimli aşiretlerinin etnik kimliğini Kürt göstermek gerçekçi değildir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.837


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #7 : 29 Eylül 2013, 23:34:59 »

Kim yazmış bu yazıyı, kürtleştirilen Türklermi yoksa şu "EKRAD" adı altında Türkleştilmeye çalışılan kürtlermi, osamanlının her işi gibi bu davranışıda bir boka yaramamış, yazının daha ilk sayfasını okurken anlatılmak, ne yapılmak istendiği beynimde yankı yaptı, yazının ilk sayfasını okumadan bu yorumu yapıyorum, bakalım bittikten sonra ne olacak!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.837


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #8 : 29 Eylül 2013, 23:38:14 »

Okurken ifrit oldum, kim yazmış bu yazıyı!!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Türk Çerisi
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 796


« Yanıtla #9 : 30 Eylül 2013, 00:25:03 »

Bu yazı toparlama bir yazı. Birçok tarih araştırması yapan kişinin araştırmalarından alıntı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.049 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.