Çocuklar Ordusu Teşkilatı
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 16 Aralık 2019, 10:58:52


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çocuklar Ordusu Teşkilatı  (Okunma Sayısı 2455 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« : 24 Ekim 2015, 17:55:42 »

Kazım Karabekir Paşa'nın Kurduğu Çocuklar Ordusu Teşkilatı

Milli Mücadele döneminde değinilmesi gereken bir diğer konu da, Kazım Karabekir Paşa’nın doğu bölgelerinde kurduğu “Çocuklar Ordusu” teşkilatıdır. Çocuklara ve eğitimlerine özel bir ilgi duyan Kazım Karabekir Paşa, Mondros Mütarekesi’nden sonra merkezi Erzurum’da olan XV. Kolordu Kumandanlığı’na tayin edilerek 3 Mayıs 1919’da Erzurum’a gelmiştir. 200

Kısa bir süre sonra 24 Mayıs 1919’da Erzurum Darûleytamı’nda yaşı on ikiden yukarı olan çocuklardan otuz üçünü alarak; terhis dolayısıyla boşalan iki kolorduluk Sanayi Takımları’na yerleştiren Paşa, bu çocuklara ilk etapta askeri eğitim vermenin yanı sıra okuma-yazma öğretmiş, terzilik ve kunduracılık gibi mesleki eğitimler vermiştir. 201
 
Çocukların eğitimi için Harbiye Nezareti’nden gerekli izni alan Paşa, atılımlarını genişleterek eğitim altına aldığı çocuk sayısını çevre bölgelerden getirttiği çocuklar ile birlikte kısa zamanda 500 civarına çıkarmıştır. 202

30 Haziran 1919’da Erzurum Kars Kapısı’nda Erzurum Kongresi hazırlıklarını sürdüren Kongre Heyeti ile İngiliz, Amerikan ve Rus subaylarının da hazır bulunduğu bir toplantı yapan Kazım Karabekir Paşa, 1 ay gibi kısa bir sürede teşkilatlandırdığı çocuklar ile bir “İdman Bayramı” düzenleyerek bir gün sonra 1 Temmuz 1919 tarihini Sanayi Gürbüzleri’nin kuruluş günü olarak kutlamıştır. 203

Bu ilk teşkilatlanmada çocuklara ilmi ve mesleki eğitim veren Kazım Karabekir, eğitim programına izcilik faaliyetlerini de dâhil etmiştir. Yapılan faaliyetleri Kazım Karabekir şöyle açıklar: “Şimdiye kadar çocuklar mükemmel bir beden terbiyesi aldıkları gibi sıhhatleri de iyi gelişmişti. Onlara pratik olarak yara sarmak, yaralı taşımak, iyi yemek yemek, sıcak çarpmasına, donmaya karşı tedbirler yapmak gibi şeyler de öğretilmişti. Bunları mektebin bahçesindeki sahnede halka da temsil gibi gösterecek veçhile hazırlatmıştım. ‘Sahneye bilenle bilmeyen müsavi midir?’ diye bir levha da asarak bu hareketleri bir bilmeyen aklıma geldiği gibi yapar sonra da izci kıyafetinde gezen çocuklar hastaya rast gelerek onun etrafında toplanıp doğru bir şekilde yaparlardı.”204

Zamanla Çocuklar Ordusu’nun sayısı 1000 civarına ulaşmış, Kazım Karabekir Paşa da bu teşkilatı Ana Mektebi, Sanayi Gürbüzler Mektebi ve Askeri İlk Mektep olmak üzere 3 kısma ayırmıştır. Bu okullarda birçok dalda çocukların eğitimine başlanmıştır. 205 

Bu okulların yanı sıra çocuklar için ayrıca bazı müesseseler de açmaya çalışan Kazım Karabekir, bu müesseselerin birçoğunu açmayı başarmıştır.

Bahsedilen müesseseler aşağıdadır:

1- İbret Yeri (Aynı zamanda konferans salonu)
2- Müze
3- Müzik Mektebi
4- Muhtelif kurslar (Elektrikçilik, sinemacılık, fotoğrafçılık)
5- Spor Kulübü: Avcılık, atıcılık, binicilik, uzun yürüyüş. (binicilik ve atçılık 12 yaşından başlar.)
6- Okuma Salonu
7- Okuma bilmeyenlere mektup yazma merkezi
8- Bir gazete
9- Sinema ve film kütüphanesi (ilim ve fenne dair). 206

1-4 Mart 1920 tarihinde IX. Tümen’in XXIX. Alayı’nın bulunduğu Firdevsoğlu Kışlası’nda İş Ocağı diye adlandırılan ve yüz kadar çocuğun otomobil tamiri, şoförlük ve kuyumculuk öğrendiği yeni bir okul daha açılmıştır. 207 

Bu okulların yanında Kazım Karabekir, Erzurum ve çevresinde ortaokul ve lise eğitimi görmüş olan işsiz gençleri bir araya getirerek bu gençler için sıhhiye, dişçi, veteriner ve küçük memur mektebi açmış, köylerden toplanan ebelere ise kurslar verdirmiştir. 208

Bu eğitimler sonucunda 100 kadar ebe yetiştirilmiş ve Küçük Sıhhiye Memurları’ndan iki sınıf mezun olarak ise başlamıştır. 209

1 Mayıs 1920 tarihinde Erzurum Çocuklar Ordusu teşkilatı tamamlanmıştır. Teşkilatı Kazım Karabekir su şekilde açıklar: “Bu ordunun harp nizamı şimdilik dört gürbüz alayından oluşur.

İsimleri: Askeri İdadi, Kolordu Sanayi Takımları, tesviyeci, demirci, kuyumcu, lehimci sanatlarını havi
Otomobil Mektebi, Şimendifer Mektebi ve Ana Mektebi gürbüzlerinden ibaret olup umum mevcudu bin yüz gürbüz olan Birinci Avcı Gürbüz Alayı yüz seksen mevcudundaki İkinci Sultani Gökbayrak Gürbüz Alayı ve 150 mevcudunda bulunan Üçüncü Albayrak Gürbüz Alayı ve 220 mevcudundaki Dördüncü Yeşilbayrak Gürbüz Alayıdır. Şehit evlatlarından mürekkep olan Birinci Gürbüz Alayının Fahri Kumandanlığını bendeniz deruhte ettim. Sultani Alayının Fahri Kumandanlığını Manastırlı Kazım, Albayrak Alayının Erkânı Harp Binbaşısı Mustafa, Yeşilbayrak alayının da Erkânı Harp Binbaşısı Fahri Beylere tevdi edilmiştir. Teşkilat Kolordum mıntıkasının her tarafında tevsi kılınacaktır. İşbu çocuklar ordusunun kumandası uhde-i acizanemde bulunacaktır.

2- Erzurum çocuklar ordusu alaylarına Kars kapısı girişi civarında bir talim meydana seçilmiş, şekil ve fenni malzemeyi havi olmak üzere bir de atış poligonu tesis olunmuştur. Alayların talim ve terbiyeleri her hafta cuma günleri toplu olarak hakiki top, makineli tüfek ve tüfek üzerinde uygulamalı ve sahte bomba ve süngü ile de taklit yapılmaya başlanmıştır.

3- Her alayın sancağı makamına birer Osmanlı bayrağı vardır. İlkokulların yeşil alayının ise yeşil Osmanlı bayrağıdır. Alaylar tahta tüfeklerle donatılmıştır. Birinci avcı alayının her türlü teçhizatı mükemmeldir. Bombaları tahtadır. Bu alayın gürbüzleri yatılı kolordu mekteplerinde talim ve tedris edildiklerinden kışın birey talimleri mükemmel bir hale getirilmiş ve mahir kızakçılar da yetiştirilmiştir.

4- Ayrıca manej, bisiklet, futbol, her türlü idman harekâtı vesaire milli oyunlar da vardır.

5- Bütün Erzurum çocuklarında pek büyük bir sevk ve arzu uyandırmış olan bu teşkilat ve ilk defa ki talimlerde çocuklarda görülen istek işbu hayırlı teşebbüsünden çok feyizli sonuçların alınacağını göstermiş ilerleme ve gelişmeleri geleceğimiz için beslenen vatanperverane emel ve ümitler bu suretle bir kat daha kuvvetlenmiştir.”210

Tüm bu uygulamalardan sonra, Çocuklar Ordusu teşkilatının 1 Ağustos 1922 tarihli son hali şöyledir:

“1.  2. 3. Alaylar bizim çocuklardan
4. 5. Alaylar Erzurum mektepleri
6. 7. 8. Alaylar Trabzon mektepleri
9. Alay Kars mektepleri
10. Alay Kağızman mektebi
11. Alay Beyazıt mektebi
12. Alay Iğdır mektebi
13. Alay Ardahan mektebi
14. Alay Artvin mektebi
15. Alay Rize mektebi
16. Alay Sürmene mektebi
17. Alay Erzincan mektebi.”211

Kazım Karabekir Paşa, Çocuklar Ordusu teşkilatını, 1914 yılında kurulan Osmanlı Güç Dernekleri’nin programına göre kurmuştur. 212

Osmanlı Güç Dernekleri Programı’na göre; Harbiye Nezareti, Ordu Kumandanlarına, Derneklerin kurulması için yetkiler vermişti. Paşa, çocukların askeri eğitimi için Osmanlı Güç Dernekleri Programı’ndan faydalanmıştır. Ayrıca teşkilatın sloganı ve marşı “Türk Yılmaz” idi. 213

Bu slogan ve marş I. Bölüm’de değinilen Türk Gücü Derneği’nin “Türk’ün Gücü Her Şeye Yeter” sloganıyla benzerlik ve paralellik gösterir. Çocuklar Ordusu teşkilatında belirtilen bir gazete çıkarmak düşüncesi, Kazım Karabekir’in ısrarları ve Ankara Hükümeti’nin de bu konudaki destekleriyle 25 Ağustos 1921 tarihinde Sarıkamış Kolordu Matbaası’nda çıkarılmaya başlanmıştır. 214

Kültürel, içtimai, sosyal ve olayların daha fazla yer aldığı Varlık, Milli Mücadele haberlerine de geniş yer ayırmıştır. 215

Varlık gazetesi, Türkiye Cumhuriyeti döneminde de yayın hayatına devam ederek kuvvetli bir ihtimalle 1928 yılında kapanmıştır. 216

Kazım Karabekir Paşa, Çocuklar Ordusu teşkilatında yetiştirdiği çocuklardan seçtiği 54’ü ile ülkenin birçok bölgesini ziyaret etmiştir. Bunların en önemlisi ise 23 Ekim 1922 tarihinde Ankara’da Büyük Millet Meclisi’ni ziyaret etmeleridir. 217

Celal Nuri (İleri) Bey, Büyük Millet Meclisi’ni Çocuklar Ordusu’nun ziyaretini şöyle anlatır: “Önde Meclis’in mızıkası, daha sonra Şark Ordusu’ndan müfrez küçücük bir kıta-i askeriye, mekteplilerin mızıkası, en nihayet saf saf on sekizden beş yaşına kadar yetimler… Bunların cümlesi bir fırka-i askeriye teşkil ediyor. Elbiseler yalnız mükemmel değil, hatta sık... Kalpaklar mehîb... Büyüklerin elinde gerçekten bir tüfek, küçüklerin elinde tahtadan bir tüfek, her tüfeğin üzerinde bir kırmızı, bir yeşil bayrak, palaskalarında bir bomba numunesi, lâkin tahtadan… Babalarını Ermeniler katleden yavrular milli ordumuzun çocuklarıdır. Kendileri öteden benden perişan bir halde toplanmış. Bugün en süslü kimselere resk-âver olacak bir şekilde iksâ edilmişlerdir. Hatveler muntazam ve mevzun, cepheler sen ve sâtır, vecihler vecih... İşte istikbaldeki Türk nesli budur…”218.

Bu teşkilat, İtilaf Devletleri’nin bağımsız bir Ermenistan kurulması olanaklarını araştırmak ve Türklerin silahlarını teslim etmelerini sağlamak üzere Erzurum’a gönderdiği Albay Rawlinson’un da dikkatini çekmiş (219) ve İngiltere’ye şu raporu yollamıştır: “Yeteneksiz zannettiğiniz Türklerin en vahşi tanınan Doğudaki çocuklarının nasıl eğitildiğini ve ne yetenek gösterdiklerini benim açıklamam mümkün değildir. Bir uzman gönderiniz, belki faydalanacağınız şeyler vardır. Kazım Karabekir, bunun kendi başarısı olmadığını, Türk çocuğunun doğasında var olan yeteneğin sadece açığa çıkarıldığını, bir program yapılıp çağdaş gelişmeler izlenebilirse, gelişmiş ülkelerin seviyesine çıkılabileceğini ifade etmiştir. Yüksek adamları yetiştirecek, ihtiyacı olan sanat okullarının kurulmasını istemiştir. Çıraklık yöntemiyle yetişen çocukların beden, ruh ve zihin eğitimi olmadığı için sanatlarını kişisel boyuttan toplumsal boyuta taşıyamadıklarını, çocukların 13 yaşından önce ilgi alanlarının belirlenip, ona göre ilgili alana yönlendirilmeleri gerekliydi.” 220.

Kazım Karabekir Paşa’nın çocukların ve gençlerin modern tarzda yetiştirilmesi yolunda çalışmaları Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra da devam etmiştir. Nitekim Cumhuriyet döneminde Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı yapan Orgeneral Zeki İlter ve Orgeneral Reşit Pasin, Çocuklar Ordusu’nda yetişmiştir. 221

200 K. KARABEKİR, İstiklal Harbimiz, I, s. 59.
201 K. KARABEKİR, Çocuk Davamız, I, (Haz: Faruk Özerengin), İstanbul, 1995, s. 16.
202 K. KARABEKİR, Çocuk Davamız, s. 17.
203 K. KARABEKİR, Çocuk Davamız, s. 17.
204 K. KARABEKİR, Çocuk Davamız, s. 18.
205 K. KARABEKİR,  Çocuk Davamız, s. 23-27.
206 K. KARABEKİR, Çocuk Davamız, s. 36, 78-84.
207 K. KARABEKİR, Çocuk Davamız, s. 49.
208 Ali Servet ÖNCÜ, Varlık Gazetesi (21 Ağustos 1921-31 Aralık 1923), (Yayımlanmamış Yüksek
Lisans Tezi), Erzurum, 2000, s. 288.
209 K. KARABEKİR, Çocuk Davamız, s. 66.
210 K. KARABEKİR, Çocuk Davamız, s. 62-63.
211 K. KARABEKİR, Çocuk Davamız, s. 87.
212 K. KARABEKİR, Çocuk Davamız, s. 88; Kazım Karabekir Paşa’nın açtığı okullarla ilgili ayrıca bkz.
Nuri KÖSTÜKLÜ, “Kazım Karabekir’in Açtığı Okullar II”, BTTD, Ağustos 1985, S: 6, s. 36-41.
213 Bkz. Fotoğraflar, XXVII.
214 A.S. ÖNCÜ, Varlık Gazetesi, s. 17.
215 A.S. ÖNCÜ, Varlık Gazetesi, s. 18.
216 A.S. ÖNCÜ, Varlık Gazetesi, s. 20.
217 Celal Nuri, “Ankara’da Kazım Karabekir Paşazâdeler ve Dârülfünûnlular”, İleri, 12 Tesrin-i Sani
1338/12 Kasım 1922, No: 1714, s. 3.
218 Celal Nuri, “Ankara’da Kazım Karabekir Paşazâdeler ve Dârülfünûnlular”, s. 3.
219 L. KINROSS, Atatürk, s. 214.
220 Nurettin GÜLMEZ, Kurtuluş Savası’nda Anadolu’da Yenigün, Ankara, 1999, s. 507.
221 Nuri KÖSTÜKLÜ, “Milli Mücadele’de Türk Çocukları”, AAMD, XIII/37, Mart 1997, s. 257.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« Yanıtla #1 : 24 Ekim 2015, 18:05:49 »

Babamı iyice hatırlıyorum. Pek kuvvetli bir vücuda ve bir seciyeye malikti. Güzel ata biner ve kılıç
kullanırdı. Fakirlere çok acır, yetim çocukları himaye ederdi. Tasarrufa ehemmiyet vermezdi. “Ben
çocukken evimden, köyümden ayrıldım, varlığımı kendi azmimle kazandım. Hazıra konanlardan
kuvvetli seciyeli kimse az çıkabiliyor. Çocuklarımın da benim gibi yalnız kendi varlıklarına
güvenebilmeleri için kendilerine bir servet bırakmayı düşünmüyorum. Sağlığımda kimsesizlere,
düşkünlere yardımı daha ziyade arzu ediyorum” derdi.

"Hayatım" kitabından.

  Kimsesiz çocukları himaye etme düşkünlüğü Karabekir Paşa'nın babasından gelmekte. Kendisi de küçük yaşlarda babasını kaybetmiş, yetimliğin ne demek olduğunu yaşamış birisi.
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #2 : 25 Ekim 2015, 12:25:40 »

Aynı teşkilatlanmayı mutlaka yapabileceğimiz bir yapı tesis edeceğiz.

Öncelikle siyasi iç meselelerin çözümü ve dış güçlerin içerideki maşalarının temizlenmesi için şartların olgunlaşması lazım.
Sandık bunu yapabilecek güçte değil. Çünkü millet, böyle bir gayret ve çabaya girişecek zekada değil.
Siyaset tamamen pisliğe bulanmış durumda.
Çok yakın zamanda bölgede oluşacak 3.Dünya Savaşı Senaryoları ve askeri teşkilatlanmalar bizim düşüncemiz için de zemin hazırlayacak düzeyde olacak.
Bir ihtimal bazı kafalar uçacak, bazı değerler yitirilecek ve mukaddes ordumuzda da bir takım değişimler olacak.
Ancak zaman bizi haklı çıkaracak...
Ve biz geleceğiz..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.057 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.014s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.