Bozkurt ve Atatürk’ün Düşündüğü Bayrak
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Ekim 2019, 15:45:40


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bozkurt ve Atatürk’ün Düşündüğü Bayrak  (Okunma Sayısı 3504 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yörük Beği
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 83



« : 22 Haziran 2014, 18:37:54 »

Eski Türkler’de, her boyun bir “Ongun” u olduğunu tarihî belgeler açıklamaktadır. Ongun, kurban veya totem (ata sayılan ongun) mahiyetindeki hayvanlar, at, geyik, dağ keçisi, boğa, kaplan ve yırtıcı kuş gibi motiflerdi.

Ongunlar, zoomorfik (hayvan biçimli) ruh tasarımı bağlamında, ölmüş ata ruhlarının tecessüm ettiğine inanılan hayvanlar olarak da değerlendirilebilir.

Genel Türk kültür tarihinde, çok ayrı bir yeri olan “Bozkurt” un totem mi, ongun mu ya da sembol mü olduğu çok sık tartışılan bir konudur. Her biri ayrı ayrı incelenmiştir. Burada konunun ayrıntısına girmeden, genel tespitimizi belirleyelim: Bozkurt, Türkler tarafından kurtarıcı, neslin devamını sağlayıcı ve yol gösterici olarak kabul edildiği için büyük saygı görüyordu.

Türk Mitolojisi’nin başlangıcı ya da Türkler’in atası olarak kabul gören “Bozkurt”, bir yabancı tarihçiye göre de, “ecdat hayvan” bağlamında değerlendirilmiştir.

Mitolojiye göre Oğuz Kağan’a, “Gök yeleli”, “Gök tüylü” kurt yol göstermiş;

 “…Bir kurt göründü, ışıkta soluyarak/ Bir kurt ki, gök yeleli/ Bir kurt ki, gök tüylü/ Bakıyordu Oğuz’a ışıkta uluyarak…”

Uygur mitolojisinde gökten gelen ve “Tanrı şekli” diye betimlenen “Kurt” tan soyları türemiştir.

“…Kız dağdan inmiş, kurt ‘Elini ver’ demiş./Kurt kızı almış, bir mağaraya dalmış./Orada yaşamışlar./Soyları da ün salmış.”

Gök- Türkler’in “Kurt’tan Türeyiş Efsanesi”, Türk Mitolojisi’nin önemli bir bölümünü oluşturur. Bu efsanede, Kurt’un beslediği küçük bir çocuktan bir milletin nasıl ürediği anlatılır. 

Mitolojik verilerden anlaşıldığı kadarıyla; eski Türkler kurdu bazen soylarının kökeninde, bazen de Tanrı’yla insan arasında görmüşlerdir.

Hatta kurdu, Tanrı’nın yeryüzündeki şekli olarak bile ifade eden metinlere rastlamaktayız.

Türk kültüründe “Kurt” u, Tanrı’nın bir elçisi gibi gören anlayışın da oldukça hakim olduğu bilinmektedir.

Yazılı kaynaklara göre “Kurt Ongunu ya da sembolü” İç Asya’da hükümdar soyuna ve Köktürkler ile Kağnılı boylar ve Uygurlar’ın kağan sülalesine atfedilmektedir. Çinliler, “A-sh-na” (Aşina) dedikleri Köktürk kağan soyunun Wu- sun’lardan indiğini söylerler. Wu-sun’lar, İÖ. 150 sıralarında Çin sınırından Isık Göl’ün güneyine göç etmek zorunda kalmışlar ve efsaneye göre hükümdarların oğlunu bir dişi kurt kurtarmıştır.

Köktürk ile Uygur kağanları “Böri” (Kurt) ana ve atalarının hatırası olarak, tepesinde altından bir “Böri” başı bulunan  bayrağı hükümdar otağının önüne dikerlerdi. Türkler’in “Böri” bayrağının da Kağnılı “Ting-ling” ler ve Hunlar’a atfedilen Noyn- Ula mezarında bulunan kalıntılara benzer bir tös olduğu sanat eserlerinden anlaşılmaktadır. Böri Bayrağı, madenî bir kurt başı ile ejder gövdesi şeklinde bir keçe veya deri torbanın direğe geçmesinden ibaretti.

Kurt Başlı Sancaklar, Köktürk/ Göktürk  Devleti’nin yıkılışından sonra da unutulmamış, “Kurt Başlı Bayrak” ile “Davul”, Kağanlık unvanı olarak kabul edilmişti.

Bozkurt’un totem devri yaşayan Türkler’in ongunu olduğunu söyleyen Nihat Sami Banarlı, “Türkler, anayurtlarının bu müthiş varlığına önce Tanrı diye tapmışlar, sonra kendilerinin bozkurt soyundan geldiklerine, böylelikle birer bozkurt olduklarına inanmışlardır” demektedir.

Değerli bilim adamı Bahaeddin Ögel, “Türk Mitolojisi” adlı eserinin her iki cildinde de kurt konusunu ayrıntılı olarak işlemiş, Türkler’in totem devri yaşarken “Kurt”u ongun olarak kabul ettiklerini, Göktürkler döneminde de tuğ ve bayraklarında göstererek bir devlet sembolü yaptıklarını, belirtmiştir.

Şu ifade Bahattin Ögel’e aittir: “Türkler’in kutsal kurtlarının rengi gök idi. Çünkü o, Tanrı tarafından gönderilmiş bir elçiden başka bir şey değildir. Tanrı Kurt şekline girerek, Türkler’e görünüyor ve onlara başarı yolu açıyordu. Onun için de, kurdun rengi “Gömgök’ idi. Daha sonraları Türkler, gök rengini olgunluk, ergenlik ve tecrübenin bir sembolü olarak görmüşlerdir.” 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçü'yüz Atatürkçü'yüz

Yörük Beği
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 83



« Yanıtla #1 : 22 Haziran 2014, 18:40:39 »

Prof. Dr. Tuncer Gülensoy’un tespitlerine göre: Kurt, eski Türkler’de totem veya din sembolü ile astronomik sembol olarak kullanılmasının yanında destanlarımıza da girmiştir; Şamanların davul ve elbiselerinin üzerinde boya ile çizilmiş yeleli veya yelesiz kurt figürleri, bu hayvanın tanrılaştırılmış olduğun göstergesidir. 

Kurt’un “Bozkurt” olarak tanımlanması ona verilen Tanrısallık özelliğindendir. Dr. Namık Aslan’a göre, adının “Bozkurt” oluşu da bu Tanrısallığın en açık delilidir. Bozkurt, gök yeleli kurt, gökkurt gibi adlandırmalarda “boz” veya “gök” nitelemeleri, gök bağlamında renk teşbihi olduğu gibi, aynı zamanda Tanrısallık nitelemesidir.

Abdülkadir İnan’ın tespitleri de aynı yöndedir: “…Hemen belirtelim ki, kutsal olan, Tanrısal olan kurt değil, ‘Gökkurt’ veya ‘Bozkurt’ tur. Bu mitolojik tasarım, zamanla sembolleştiği için, yanlışa düşebilme korkusu, kabulü yaygınlaştırmış ve kurt lafzı tabulaşmıştır.” 

Kurt, sadece herhangi bir Türk boyunun ongunu olarak değerlendirilemez, o, tüm Türk boylarının ortak kabulü sayılabilecek yaygınlıkta ulusal bir değer ve semboldür; savaşçılığı ve savaş ruhunu, özgürlüğü, hızı ve doğayı temsil eder.

Türk halk kültüründe Bozkurt dişinin cepte taşınmasının nazardan koruyacağına inanılır. Kırgızlarda, bozkırda gezerken kurt görmek uğurdur. Rüyada kurt görmek de yine hayra yorulur. Hilal taktiği (veya Turan/Türk taktiği) adı verilen yarım çember ile düşmanı ortaya alıp çemberi kapatma stratejisinin kurtlardan görülerek ilk defa Türkler tarafından uygulanmıştır.

Osmanlılar’ın belirli bir ongun ya da sembolü olmamıştır. Osmanlılar figürlü tasvirlere rağbet etmemiş, ilk dönemlerde devlet arması olarak Sultan Tuğraları’nı, 2 nci Mahmut’tan itibaren de Osmanlı Devleti Arması’nı kullanmışlardır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, konuyu önemsemiş ve Türk tarihinde önemli bir yere sahip olan “ Bozkurt” motifini öne çıkarmaya çalışmıştır. Örneğin:

TBMM, daha Cumhuriyet ilân edilmeden, 1922’de Bozkurt’lu pul çıkarmış takip eden yıllarda da bozkurtlu pullar piyasaya çıkmıştı.




Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçü'yüz Atatürkçü'yüz

ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.841


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #2 : 22 Haziran 2014, 18:46:44 »

Yazılanları okumadım, her zaman ki teranelerden birisidir diye,

Başbuğ isteseydi bayrağıda değiştirirdi bu topraklarda, sınırlarıda.

Bozkurtu sevmek başka bişey, bayrağımızın anlamı başka bişeydir, Türklüğün ongunu Bozkurt ama Namusu Ay yıldızlı al bayrağımızdır, Başbuğ bunu böyle istemiştir ki hiç değiştirmemiş ve onun için ölümü göze almıştır, o bayrak için ne güneşler batmış, çok güneşlerde doğmamıştır.

Hali hazırdaki Bayrağımız canımız pahasıdır, Turan da bu bayrak altında kurulacaktır, kanı Türk olan her kişinin biad edip önünde secde edeceği bayraktır al bayrağımız.

Gerisi hikaye, mevzu olsun...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Yörük Beği
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 83



« Yanıtla #3 : 22 Haziran 2014, 19:07:23 »

Yazılanları okumadım, her zaman ki teranelerden birisidir diye,

Öyle mi? Madem bütün yazılarım boş kıymete alınmıyor benden bu kadar! Demek ki vaktimi boşa harca mışım, üyeliğimi sil ne yaparsan yap bana burada saygısızlık yapacağına hiç gelmiyim daha iyi. Otağın kurucusu ve bekçisi olarak sizden bunu beklemezdim Yürekli-Kam. Beni kırdınız ve değerli bir kandaşınızı daha kaybettiniz.

Otağın kırıcısı yürekli?-kam!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçü'yüz Atatürkçü'yüz

ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.841


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #4 : 22 Haziran 2014, 19:09:47 »

Yazılanları okumadım, her zaman ki teranelerden birisidir diye,

Öyle mi? Madem bütün yazılarım boş kıymete alınmıyor benden bu kadar! Demek ki vaktimi boşa harca mışım, üyeliğimi sil ne yaparsan yap bana burada saygısızlık yapacağına hiç gelmiyim daha iyi. Otağın kurucusu ve bekçisi olarak sizden bunu beklemezdim Yürekli-Kam. Beni kırdınız ve değerli bir kandaşınızı daha kaybettiniz.

Otağın kırıcısı yürekli?-kam!

Güle güle  Peynir
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.057 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.017s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.