Bakü Muharebesi
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Ekim 2019, 17:26:37


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bakü Muharebesi  (Okunma Sayısı 3899 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
TURAN4534
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 197



« : 28 Nisan 2010, 12:12:48 »

“Kafkas dağı yol ver bize, biz Bakü’ye varacağız. Babalarımızdan miras kalan, yurtları biz alacağız…”(1)

Çarlık Rusya’sında Ekim Devrimi’nden sonra başa geçen Bolşeviklerin, ilk söylemlerinin insancıllığı ile, geliştirilen Leninist ideolojinin ulusların mukadderatını tayin hakkının, kendilerine tanınması gerektiğine ilişkin bakış açısı -self determination- ile yaptıklarının çelişkisi, tarih karşısında ve enternasyonal manada insanlığın vicdan hükümlerinde  -gayr-ı resmi şekilde-  zaman içerisinde yargılanarak gerekli makam ve mertebeyi almaktadır.

Devrimden sonra Bakü Sovyet’inin başkanı olan Stephan Şaumyan önderliğindeki Sovyetler Birliği güçlerinin, ‘petrol cenneti’ Bakü ve havzasını kontrol edebilmek için Ermeni Devrimci Federasyonu ile birlikte 3 Mart 1918’den itibaren giriştiği katliamlar, Azerbaycan tarihe ‘Mart Kırgını’ olarak geçmiştir. Bu katliamların stratejik ve emperyalist amaçları dışında demografik olarak Ermeni üstünlüğünün yerleştirilmesi ve yeni şeklini alan coğrafyada, kontrol edilebilir ve karakol görevi görecek bir maşa devlet kurulmasının lazım gelmesi, Azeri Türklerine yönelik kanlı operasyonlara ivme kazandırmıştır. Bu hadiseler üzerine 30 Mart 1918’de Bakü ve civarında, Azerbaycan Müsavat Partisi ve Kafkas Süvari Tümeni ile Bolşevik güçler arasında 4 Nisana kadar sürecek muharebeler başlamış ve bu muharebeler sonucunda yaşanan katliamlarda 3000 ile 12000 arasında değişen ve kesinliği bulunmayan rakamlara göre Müslüman öldürülmüştür.

1. Dünya savaşının sonuna doğru bütün kaleleri bir bir düşen Osmanlı imparatorluğunun hızlıca çöküşüne rağmen, binlerce Azeri Türk’ünün katledildiği haberlerinin gelmesi üzerine, müttefiğimiz Almanları ‘hiç hoşnut etmemiş’ de olsa, Enver Paşa’nın bizzat verdiği talimatla kardeşi Nuri Paşa’ya Kafkas İslam Ordusu kurdurulmuştur. Bu olay, aslında yüreği okyanus kadar geniş kumandanların can havliyle yaptıkları mukaddes bir hamle olarak karşımızda durmaktadır. Bu muzaffer ordu kurulurken Enver Paşa, oluşacak konjonktüre ve ordunun başarı durumuna göre, bu ordunun kuruluşundaki ‘Turan’ perspektifiyle Orta Asya Türkleri ve Hint Müslümanlarına ulaşmayı amaçlamıştır.

Ermeni milletinin ‘mağrur’ olduğu zamanlara rastlayan bu katliamlardan sonra Bakü katliamlarına katılan askerlerden bir tanesi olan Yarbay Vahram ‘kahramanlığını’ şu şekilde ifade etmektedir: “Ben hiçbir şeyin farkına varmadan Basarkeçer ahalisini mahvettim. Ancak bazen kurşunları kullanmak istemiyordum. Bu köpekleri öldürmenin en kolay yolu şudur ki, savaş sonrasında sağ kalanların hepsini kuyuya atıp üzerlerine ağır taşlar atmak gerekiyor ki onlar sağ kalmasınlar. Ben de aynen böyle yaptım. Bütün erkekleri, kadınları ve çocukları kuyulara attım, kuyunun ağzını taşlarla kapatarak onları ölüme terk ettim”(2)

Tüm bu fecaat dolu sahneleri bertaraf edip akan kanı durdurmak için harekete geçen Nuri Paşa hatıralarında şunları söyler;  “20 subaydan oluşan bir ekiple derhal hazırlığa başladık. Birçok zorluklardan sonra 12 Mayıs’ta Azerbaycan’a vardık. Bulunduğum her yerde halk beni severek karşıladı. Ermeniler silâhlı teşkilâta sahip olduğundan buradaki Müslüman ahali  zayıf durumdaydı. Halkın içinden gençleri seferber etmek amacıyla bulunduğum yerlerde Türk subayları onları hem seferber ediyor hem de eğitim veriyordu.”

26 Mayıs’ta Nuri Paşa Gence’ye vardıktan birkaç gün sonra Daşnak ve Bolşevik güçlerinin saldırısına maruz kalmış ve Kafkasya’daki ilk Türk şehitleri Gence’de verilmiştir.

Kafkas İslam Ordusunun Azerbaycan’da yarattığı heyecan üzerine ‘Çırpınırdın Karadeniz’in şairi Ahmet Cevat:

“Ey şanlı ülkenin şanlı ordusu

Unutma Kafkas’a geldiğin günü
Gelirken kovmaya Turan’dan Rus’u
Ayağını Karadeniz öptü mü?
İlk atarken eski burca adımı
Kars Kalesi selam topu attı mı?
Sen yaparken orada zafer şenliği
Mağlup düşman kaşlarını çattı mı?”

Dizeleriyle mazlum bir ulusun heyecanına ortak olmuştur.

Kafkas İslam Ordusunun Gence Müfrezesi, 14 Haziranda Ermenileri Gence’den püskürtmüş, 18 Haziran’da da Bakü’ye doğru ilerlemiştir. Karşısında ise 50’den fazla Azeri köyünü haritadan silen, iaşe ve mühimmat bakımından –daha- kuvvetli sayılabilecek Bolşevik ve Taşnak’ları bulmuştur.

27 Haziran’da Karameryam- Gökçay karayolunda gerçekleşen ve daha sonra Gökçay Muharebesi olarak anılan çarpışmalarda Ermeni ve Rus kuvvetlerinden Müteşekkil kızıl ordu’yu perişan etmiştir. Bu sahneler ise Kafkas halklarında oluşan Kızıl ordu’nun yenilmezliği inancını parçalamıştır.

14 ağustos 1918 Bakü’deki işgalci güçlere karşı son bombardımanın yapılması ile düşmanı felce uğratan şanlı kahramanların zafer müjdesini Enver paşa: “Allah’ın yardımı ile Bakü şehri otuz saat şiddetli muharebeden sonra 15. 9. 1918 tarihinde düşmandan tamamıyla temizlenerek zapt olunmuştur. 54. Alayın kahramanlığı zikredilmeye değer. Tafsilat arz olunacaktır”(3) şeklinde ordularına duyurmuştur.

Tüm yaşananlara ve kayıplara rağmen bozgunda fetih rüyası görebilen yüreklerden Halil ve Nuri Paşalara gelen şu tebrik mesajı dikkate şayandır: “Büyük Turan İmparatorluğunun Hazar Denizi Kıyısındaki zengin bir konak yeri olan Bakû şehrinin zaptına ilişkin haberi büyük sevinç ve mutlulukla öğrenmiş bulunuyorum. Türk ve İslam tarihi sizin bu hizmetinizi unutmayacaktır. Gazilerimizin gözlerinden, öper, şehitlerimize fatihalar ithaf ederim” (4)

30 Ekim tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi’ne göre Osmanlı Devleti’nin savaştan önceki sınırlarına çekilmesi gerektiğinden Kafkas İslam Ordusu 16 Kasım’da Bakü’yü terk etti ve 15 Aralık 1918 tarihinde Osmanlı askerlerinin Azerbaycan’dan çekilmesi tamamlandı.

Bu operasyonun Akabinde kurtarılan Azeri kardeşlerimiz, bölgelerinde ilerleyen zamanlarda kendi devletlerini kurabilmişlerdir. Allah(c.c.), başta büyük Turancı Nuri Paşa olmak üzere, o ordunun ve bu milletin hizmetkârlığını tüm kalbiyle yapmış olan mücahitlere rahmet ve mağfiret eylesin…
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KÜRŞAD
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 36



« Yanıtla #1 : 28 Nisan 2010, 12:15:53 »

“Kafkas dağı yol ver bize, biz Bakü’ye varacağız. Babalarımızdan miras kalan, yurtları biz alacağız…”
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 4.951


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #2 : 15 Eylül 2018, 15:40:04 »

15 Eylül Türkün 100. yıldönemi kutlu olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.046 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.