Anadolu Selçuklu Devleti 2.sayfa
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 06 Aralık 2019, 04:27:00


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Anadolu Selçuklu Devleti 2.sayfa  (Okunma Sayısı 3534 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Başak kız
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 56


ZAFERE GİDEN YOLDA ÇEKİLEN ÇİLE KUTSALDIR..


« : 18 Eylül 2009, 15:44:12 »

 
1.Gıyaseddin Keyhüsrev'in ölümü üzerine Selçuklu Devlet adamlarının kararıyla 1211'de tahta 1.İzzeddin Keykavus geçti.Yeni sultanın ilk işi Anadolu'da ticareti canlandırmak  için bir takım önlemler almak oldu.Bu amaçla önce Kıbrıs kralı ile bir antlaşma yaptı ve her iki ülkenin tüccarlarının birbirlerini topraklarına serbestçe girip çıkmalarını sağladı.Ardından Sinop'u alarak Anadolu Selçukluları'na Kardeniz kıyılarında da önemli bir ticaret limanı kazandırdı.Daha sonra, Güney ticaret yolunu engelleyen Ermeni derebeyinin üzerine yürüdü ve Ermeniler'i yenerek Suriye ticaret yolunu açtı.Böylece Anadolu,Doğu-Batı Kuzey-Güney yönündeki bütün ticaret kervanlarının geçtiği canlı bir ticaret yolu oldu.Bu ticaretin önemini çok iyi bilen Keykavus bütün savaşlarını buna göre düzenliyor,Anadolu'nun  kervanlar için güvenli bir yer olmasına özen gösteriyordu.

            1220'de Keykavus'un ölümü üzerine tahta çıkan 1.Alaeddin Keykubad hükümdarlığını ilk yıllarında doğuda beliren Moğol tehlikesine karşı önlemler aldı.Anadolu kentlerinin kale ve surları onarttı;yaklaşan bu tehlikeye karşı Eyyubiler ile antlaştı.Daha sonra ticari ve askeri önemi büyük olan  Kalonoros'u(bugünkü Almanya'yı)Rumlar'ın elinden alarak burada bir kale yaptırdı.Kendi adından ötürü Alaiye olarak anılan ve önemli bir liman olan bu kentte bir tersane kurdurdu.Böylece  Anadolu Selçuklu Devleti Karadeniz'den sonra Akdeniz'de de gemilerin yapıldığı bir üsse kavuşmuştur.Karada Ermeniler'in,denizde Avrupalı korsanların tüccarlara saldırarak soyması üzerine  güney'e yönelen Alaeddin Keykubad İçel'den Antalya'ya kadar bütün kaleleri aldı ve buralara Türkmenleri yerleştirdi.Doğuda ise yaklaşan Moğol tehlikesine karşı 1226'da Eyyubiler ile  barış yaptı;aynı amaçla Mengücekliler'in topraklarını sınırlarına kattı.

            Moğollar'ın Karadeniz'in kuzey kıyılarına yaptığı akınlar Karadeniz ticaret yolunun güvenliğini sarsmıştı.Ticarete çok önem veren Anadolu Selçuklu Devleti Kırım'a bir donanma göndererek Sudak'ı aldı ve bölgenin yeniden güvenliğini sağladı.

            1.Alaeddin Keykubad Moğol istilasını önlemek için Eyyubiler ve Harezmşahlar ile birleşmeyi tasarlıyordu.Ama Harezmşahlar Ahalat'ı kuşatınca 1230'da bu devlete savaş açarak ordularını bozguna uğrattı.1.Alaeddin Keykubad Moğollar'ı Anadolu'ya girmeden önce durdura bilmek için Abbasiler ve Eyyubiler ile antlaşma yapmak üzereyken öldürüldü.

            Alaeddin Keykubad'ın yerine oğlu 2.Gıyaseddin Keyhüsrev geçtiyse de,devletin yönetimi vezir  Sadeddin Köpek'in elindeydi.Kötü yönetimden dolayı ülke karışıklıklar içinde çalkalanmaya başlamıştı.Horasandan gelerek Doğu Güneydoğu Anadoldu'da yığılan Türkmenler Baba İshak'ın önderliğinde ayaklandılar.

Bu sırada sınıra dayanan Moğollar,Selçuklular'ın gücünden çekindiği için saldıramıyorlardı.Bu ayaklanmanın güçlükle bastırılması Moğalların'ı yüreklendirdi ve 1243'te Kösedağ'a kadar ilerleyen Moğol ordusu2.Keyhüsrev'in komutasındaki Selçuklu ordusuyla karşılaştı.Kötü yönetilen Selçuklu ordusunun Kösedağ'da  yenilmesi Anadolu Selçukluları'nın sonunu hazırladı.Bu yenilgiden sonra Anadolu beylikleri ve Trabzon Rum İmparatorluğu Selçuklular ile bağlarını kopardılar.Devlet üzerinde Moğol baskısının yoğunlaştığı bu dönemde başka kukla sultanların geçmesi ve taht kavgaları ülkenin içinde bulunduğu karışıklığı arttırdı.

1262-77 yılları arasında vezirlik yapan Süleyman Pervane,usta bir siyaset uygulayarak Moğollar'ın Anadolu'yu yağmalamasını engelledi.Moğol baskısına son vermek için bazı Anadolu beyleri Memluk Sultanı Baybars'ı Anadolu'ya çağırdılar.Baybars 1277'de Moğollar'ı yendi,ama Süleyman Pervane'nin desteğini kazanamadığı için Anadolu'dan ayrılmak zorunda kaldı.Moğollar Selçuklu Sultanlarını etkileri altına almışar ve gönderdikleri valilerle Anadolu'yu yönetmeye başlamışlardı.Bu arada Anadolu'da yığılan Türkmenler her yanda beylikler kuruyorlardı.Anadolu'ya gönderilen Moğol Valisi Timurtaş'ın 1318'de 5.Kılıç Arslan'ı tahttan indirmesiyle Anadolu Selçuklu Devleti tarihten silindi.

Devlet Yapısı ve Ordu Anadolu Selçukluları Türk devlet geleneklerini sürdürmekle birlikte Anadolu'nun toplumsal,ekonomik ve doğal yapısına uygun yenilikler getirdiler.Anadoluya iki yüzyıl egemen olan bu devlet,daha sonra kurulacak olan Osmanlı uygarlığınında temelini atmıştır.Osmanlılar devlet yöntiminde ,askeri örgütlenmede,toprak düzeni ve sanatta Anadolu Selçukluları'nı örnek aldılar.

            Öbür Türk devletlerinde olduğu gibi Anadolu Selçukluları'nda da devlet hanedanın ortak malıydı.Bu anlayış taht kavgalarına ve şehzadelerin ayaklanmalarına yol açıyordu.Sultan olarak anılan Anadolu Selçuklu hükümdarları devletin ve ordunun başıydı.Devlet işleri Divan-ı Ali adı verilen ve vezirin başkanlığında toplanan bir kurulda görüşülürdü.Vezirden sonraki en yüksek devlet görevlisi, yokluğunda sultanın yerine bakan Niyabet-i saltanat'lık makamıydı.Ayrıca maliye işlerinde sorumlu olan bir müstevfi,divanin yaptigi atamalara ve dirliklerin dagitim işlerine bakan pervane.yazişmalari yürüten bir tugraci,hukuk işlerine bakan bir emir-i dad ve askeri işleriyle ilgili bir beylerbeyi bulunurdu.

            Ülkenin yönetimini başkentteki büyük divan yürütür,eyaletlerde ise subaşi denen valiler kentin düzenini saglar ve bölgedeli askerlere komutanlik ederdi.Subaşilarca yönetilen eyaletlerden başka melikler'in yönettigi eyaletler de vardi.Selçuklu ailesinden olan melikler dogrudan sultana bagliydilar ve başkenttekine benzer bir divan kurarlardi.Anadolu Selçuklulari Bizans sinirlarina Türkmen boylarini yerleştirerek yari bagimsiz uçbeylikleri oluşturmuşlardi.Anadolu Selçuklulari'nda tümüyle devletin mali olan topraklar dirlik,vakif ve mülk olarak üçe ayrilirdi.Dirlik sultanin,kendisi için asker besleyip yetiştirmeleri koşuluyla Türkmen beylerine ve komutanlarina verdigi topraklardi.Mülk denen topraklar üstün hizmetlerde bulunanlara sultan tarafindan verilirdi.Vakif ise han,hamam,medrese gibi kurumlarin giderlerini karşilamasi için ayrilmiş topraklardi

Selçuklu ordusunun temeli,beylerin komutasında savaşa katılan Türkmenler oluştururdu.Ayrıca,dirlik sahiplerinin kendilerine verilen toprak karşılığında besledikleri tımarlı sipahiler  ve kapıkulu askerleri vardı.Tımarlı sipahiler subaşıların buyruğunda savaşa katılır,kapıkulu askerli ise Türk ve Hıristiyan çocuklarını küçük yaşta alıp devlet eliyle yetiştirilmesiyle oluşurdu. Selçuklular'da devlet düzeni hiç bir zaman din temeline dayandırılmamıştır.Yargılama,merkezdeki Emir-i dad'a bağlı olan kadılarca görülürdü.Askerle arasındaki davalara ise Kadı-i leşker bakardı.

Toplumsal ve Ekonomik Yaşam Anadolu Selçuklu döneminde Anadolu'da Müslüman Türkler,Hiristiyan Rum ve Ermeni ile Süryaniler yaşiyordu.Özellikle Malazgirt Savaşi'ndan sonra dalgalar halinde gelen Türk çogunluktaydi.Bunlar yeni alinan bölgelere ve kentlere yerleştiriliyordu.

Selçuklular döneminde toplumsal yardımlaşmayı sağlayan birçok kurum oluşturuldu.Ülkenin hemen her yerinde yoksul halka,öğrencilere ve yolculara parasız yemek veren imarethaneler bulunurdu.Başta Konya,Sivas,Tokat ve Amasya olmak üzere bir çok kentte medreseler kurulmuştu.Divriliği,Sivas,Tokat,Amasya,Kayseri,Konya ve Kastomonu'da darüşşifa denen hasteneler vardı.Kent ve kasabaları birbirine bağlayan yolar üzerinde han ve kervansaray gibi konaklama yerlerinin kurulması ulaşım ve ticaretin gelişmesinde önemli bir etkendi.Bu toplumsal kurumların  giderleri vakıflarca karşılanırdı.Vakıf o kadar yaygın bir kurumdu ki kışın aç kalan kuşlar için bile  bir vakıf kurulmuştu.

Selçuklular'ın Anadolu'da birlik ve güvenliği sağlamalarından sonra uluslararsı ticaret yoları bu topraklardan geçmeye başladı. Ticaretin önemini bilen sultanlar siyasetlerini bile buna göre biçimlendiriyorlardı. Karadeniz ve Akdeniz'deki limanlar önemli birer dış ticaret merkezi durumuna gelmişti. Karada  haydutların,denizde korsanların saldırılarına uğrayarak malları yağmalanan tüccarların zararlarını karşılamak için devlet bir tür sigorta oluşturmuştu. Kervanların yanına koruma kuvvetleri verilirdi. Ticaret ve kervan yollarının konaklama yerlerindeki kervansaraylarda tüccar ve yolcuların bütün gereksinimlerini ve güvenliklerini sağlayacak biçimde yapılmıştı. Burada konaklayanlar üç gün para ödemeden geceleyebiliyor,yedirilip içiriliyordu.

Anadolu Selçuklular'ında özellikle dokumacılık çok gelişmişti.Ayrıca Anadolu'nun çeşitli bölgelerindeki demir,bakır,gümüş gibi madenler işletiliyordu.

Selçuklu Sanatı Anadolu Selçukluları döneminde tasavvufta büyük gelişmeler oldu.Büyük bilgin Necmeddin İshak,Muhiddin Arabi,Sadreddin Konevi,özelliklede Mevlana Celaleddin Rumi ve Yunus Emre tasavvufun temellerini attılar.

Anadoldu'da büyük bir bayındırlık hareketine girişen Anadolu Selçuklu Devleti ülkenin her köşesindeki cami,han,kervansaray,imaret,köprü,çeşme ve medreselerle donattı.Bu dönemde 1.000'den fazla cami ve yapı işleri Emir-i mimar başkanlığında yürütülürdü.

Anadolu Selçuklu mimarisinin özelliklerini taşiyan Beyşehir'deki Eşrefoglu Camisi(1296) ahşap camilerin en güzel örneklerindendir.Agaç direkler üzerine kurulan bu tip camilerin içi çini mozaik ev agaç oyma işleriyle süslüdür.Selçuklu döneminin dini mimarisinde cami ve medreselerin yani sira türbelerin de önemli bir yeri vardir.Bu yapilarin dört duvarli ve üzeri kubbeyle örgülü olanlarina "türbe",silindir ya da çokken gövdesi koni biçiminde bir çatiyla örtülü olanlarina"kümbet" denir.

"Sultan Han" ya da yalnızca "Han" adıyla anılan kervansaraylar ise bu anıtı yaptıran sultanın gücünün ve büyüklüğünün göstergesi gibidir.Dinsel yapıların genellikle küçük boyutlarda,ama göz kamaştıracak kadar zengin bezemelerle süslenmiş olmalarına karşılık kervansaraylar çok büyük boyutlu,gösterişli yapılardı.

Anadolu Selçukluları'nda günümüze kadar en güzel yapılararsında Ankara'daki Aslanhane Camisi,Afyonkarahisar'daki Ulucami,Konya ve Niğde'deki Alaeddin camileri,Kayseri'deki Huand Hatun Camisi ve külliyesi,Erzurum'daki Çifte Minareli Medrese,Sivas'taki,Gök Medrese,Buruciye Medresesi ve Çifte Minareli Medrese,Kırşehir'deki Melil Gazi Kümbeti,Tercan'daki Mama Hatun Türbesi,Ahlat'taki Ulu Kümbet ile Çifte Kümbetler,Aksaray-Konya ve Kayseri-Sivas yoları üzerindeki  Sultan Han'lar,Nevşehir yakınlarındaki Ağzı Kara Han'lar Nevşehir yakınlarındaki Ağzı Kara Han ve Avanos yakınlarındaki Sarıhan sayılabilir.


ANADOLU SELÇUKLU HÜKÜMDARLARI

1.Süleyman Şah                     1075-1086

1.Kılıç Arslan                         1092-1107

 Şahin Şah                             1110-1116

1.Mesud                                1116-1155

2.Kılıç Arslan                         1155-1192

1.Gıyaseddin Keyhüsrev       1192-1196

2.Süleyman Şah                     1196-1204

3.Kılıç Arslan                         1204-1205

1.Gıyaseddin Keyhüsrev       1205-1211

1.İzzeddin Keykavus             1211-1220

1.Alaeddin Keykavus            1237-1246

4.Kılıç Arslan                         1262-1266

3.Gıyaseddin Keyhüsrev       1266-1284

2.Mesud                                1284-1286

3.Alaeddin Keykubat            1298-1302

2.Mesud                                1302-1310
5.Kılıç Arslan                         1310-1318 

Alıntıdır
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.069 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.019s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.