"Basmacı" bağımsızlık hareketi...
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Nisan 2014, 13:14:14


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: "Basmacı" bağımsızlık hareketi...  (Okunma Sayısı 3982 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ATABEK
Ziyaretçi
« : 18 Aralık 2009, 10:57:17 »

Basmacılar


Tarihte bazı hâdiseler vardır ki, tek başına, nesiller boyu bir bölgenin mukadderatını tayin eden umûmî siyasetleri, stratejileri ve kuralları öğrenmemizde kilit rol oynar. Tarihin derinliklerinde kalan Basmacı Hareket'i de böyle bir hâdisedir. Bu hareketi anlamak, geçmişten günümüze Türkistan'ın durumunu ve Rusların bölge ile alakalı siyasetlerini anlamamızı kolaylaştıracaktır.

Abstract
There are some events in the history that play key role in understanding general strategies, policies and rules that have determined the desteny of an area for generations. The Basmachi Movement is one of such events. Analysing this movement will help us understand Turkistan's past and present and also Russians' policy towards the region in the whole history.

Bu makalede, 20. yüzyılın ilk yarısında Türkistan'da vuku bulan Basmacı Hareketi incelenecektir. Öncelikle, hareketin ortaya çıkış sebepleri, ele alınacaktır. Acaba Basmacı Hareketi'ni başlatanlar ne gibi bir durumla karşılaştılar ki, silaha sarılıp devrin en düzenli ordusuna ve modern silahlara sahip olan bir imparatorlukla mücadele etmeye mecbûr oldular? Çalışmada, Basmacı Hareketi'nin hedefi ve hareketin mahiyeti irdelendikten sonra, "Basmacı" kelimesi üzerinde durulacak ve mevzubahis millî mücadele hareketinin neden bu adla anıldığı araştırılacaktır. Ardından, (Çarlık ve Sovyet) Rusya'nın bu harekete karşı nasıl bir siyaset takip ettiğine bakılacak ve hareketin başarısızlık sebepleri değerlendirilecektir. Son olarak, Basmacı Hareketi'nin dönemin bölge siyasetinde ne gibi bir yer işgal ettiği ele alınacak ve makale ile alakalı genel bir değerlendirme yapılacaktır.

Bu makale, okuruna, tarihte meydana gelen Basmacı Hareketi'ni ansiklopedik ve kronolojik olarak anlatmak yerine, hareketin vuku bulduğu döneme ışık tutmaya ve hâdiselerin gidişatını şekillendiren dinamikler üzerine durmaya gayret edecektir. İfade edilmesi gereken bir nokta da, bazı kaynaklarda Orta Asya bazılarında ise Türkistan diye geçen bölge için "Türkistan" ifadesinin tercih edildiğidir.

Basmacı Hareketinin sebeplerini incelerken, belirtilmesi gereken en önemli husus, bu hareketin bir ‘tepki' hareketi olduğudur. Ruslar, 1886 yılında Türkistan Genel Valiliği'ni kurduktan sonra, Türkistan'a yönelik ciddi bir Hıristiyanlaştırma (Ortodokslaştırma) ve Ruslaştırma siyaseti başlattılar. Bu siyaset çerçevesinde, Türkistan halkını Rus emellerine karşı uyandırma potansiyeli bulunan asilzâdeler (mirza) sınıfını ortan kaldırmışlar; misyonerlik faaliyetlerini desteklemişler; halkın asimilasyonunu engelleyeceği endişesi ile okulların dini karakterini ortadan kaldırmışlar ve Türkistanlı çocukların Rus öğrencilerin arasında ders görmeleri siyasetini takip etmişlerdir. Rus dilini eğitim dili yapmaları ve Rus (kiril) alfabesiyle neşriyatın yanı sıra, Sart dili diye bir lisan ortaya çıkarmışlardır. Türkistan'da Sart dili ve bir Sart milleti mevcut olmadığı halde, ‘Türk' ve ‘Türkistan' mefhumunu ortadan kaldırmak ve milli şuuru yok etmek için böyle bir yol takip edilmiştir. Ayrıca, Türkistan'ı sömürgeleştirme ve tabii kaynaklarını tasarruf altına alma maksadıyla Türk toprakları müsadere edilmiş ve Türk köylerine Rus köylüleri iskan ettirilmiştir.[1]

Türkistan daha Çarlık Rusya döneminde sömürülmek maksadıyla tren hatlarıyla Rusya'ya bağlanmıştı.[2] Sovyet idarecileri de, Çarlık Rusya'nın sömürgeleştirme siyasetini aynen devem ettirmişlerdir.[3] Komünistler Basmacıları yenmek için hem askeri güç hem de uzlaşma siyasetini birlikte kullanmışlardır. Ancak, Kızıl Ordu daha düzenli ve daha iyi donanıma sahip olduğundan askerî seçenek Sovyetler siyasetinde ön planda olmuştur.[4]

Yukarıda ifade edilen Rusların Türkistan'a yönelik tatbik ettikleri iktisadi sömürü, siyasi tahakküm, askerî işgal ve kültürel asimilasyon siyasetine Türkistanlılar kayıtsız kalmamışlar ve Rus yayılmacılığına karşı müteaddit defalar ayaklanmışlardır. Bu minval üzere, Basmacı Hareketi, Türkistan genelinde Ruslar aleyhine meydana gelen Andican Ayaklanması (1898) ve Kenasarı Ayaklanması (1822-1846) gibi ayaklanmalar silsilesinin son halkasını teşkil etmektedir.[5]

Bahsedilenler, Basmacı Hareketi'nin asıl sebeplerini teşkil etmektedir. Hareketin zahiri sebebi veya hareket ateşini alevlendiren fitilin ne olduğu hususunda ise farklı görüşler ileri sürülmüştür. Baymirza Hait, Sovyet Rusya'nın Kokand'daki Türkistan Milli Hükümetini devrip Kokand halkına bir kanlı katliam gerçekleştirmesini bu suale cevap olarak göstermektedir.[6] H. B. Paksoy ise, Birinci Dünya Savaşı devam ederken Çarlık Rusya'nın 25 Haziran 1916'da Türkleri zorla askere alma yönünde aldıkları kararı, Basmacı Hareketi'ni başlatan sebep saymaktadır. Hadiseye bu çerçeveden bakıldığında, 11 Temmuz 1916'da Taşkent'te başlayan toplu protestolarda Rusların kalabalığa ateş açması ve 35 kişinin idam edilmesi akebinde, protesto hareketlerinin Margilan, Andican, Hocand ve diğer bölgelere sıçramasıyla hareket başlamış olmaktadır.[7] Son olarak, Ahmed Raşid şöyle demektedir: "1918 Şubatında Kokand'a saldıran Taşkent Sovyeti'nin birlikleri, kentte katliam yaptılar ... bu vahşice saldırının doğrudan sonucu, Basmacı Müslüman isyanı oldu."[8]

1916'da başlayan Basmacı Hareketi, önceleri Kokand şehrinin çevresinde iken 1918'in ortalarında Fergana Vadisini baştan başa sarmıştır.[9] 1919 kasımına kadar, Fergana kurtuluş savaşçıları bütün mühim bölgeleri işgal ederek Fergana Vadisindeki Rus Sovyet teşkilatlarını kaldırmışlardır.[10] 1920 yılında, Fergana'daki ayaklanmanın en son noktasına ulaşması üzerine Kızılordu Harem ve Buhara'ya girmiş ve böylece ayaklanma bu iki merkeze de yayılarak Sovyet Rusya'nın Türkistan'daki hakimiyeti tehlikeli bir duruma düşmüştür.[11]

Ağostos 1919'da Kızılordu, Beyazordu'nu Orenburg cephe hattını yarmayı başardıktan ve kuvvetlerini Türkistan'a sevk edebilecek duruma geldikten sonra, Türkistan'da Sovyet hakimiyetini temin etmek için "Türkistan Cephesi" açılmıştır. Cephenin başına atanan Frunze, 22 Şubat 1920'de Taşkent'e gelir ve Basmacı Hareketi'ne karşı sistematik mücadeleyi başlatmış olur.[12] Ancak, Sovyet ordularının takviye edilmesi ve başlatılan harekât milli kutuluş savaşının ilerlemesini durduramaz. 1920 ve 1921 yıllarında tüm Fergana Vadisi'nde, bilhassa Amu Derya Havzası civarında Cüneyd Han'ın idaresinde yürütülen çarpışmalar neticesinde Ruslar ümitsiz duruma düşerler. Dolayısıyla, her ne kadar Sovyet kaynakları mücadeleden küçük bir hadise imiş gibi bahsediyorsa da, açıktır ki işgale tepki serttir ve büyük sayıda Türkistanlının ölümüyle neticelenmiştir.[13]
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATABEK
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 18 Aralık 2009, 10:57:46 »

Basmacılık aslında Çarlık-karşıtı bir hareket şekline başlamıştır.[14] Fakat, Bolşevikler Çarlık rejimini ihtilalle devirince, hareket tabii olarak Sovyet-karşıtı bir karakter kazanmıştır. Kısacası, Bamacı Hareketi- rejimi ne olursa olsun- Moskova kaynaklı her türlü tahakküm ve sömürü maksatlı siyasete karşı mücadelenin ismi olmuştur. Basmacıların şu sloganları, hareketin esas mahiyetini ortaya koymak bakımından ehemmiyet arz etmektedir:[15] "Türkistan, Türkistanlılarındır. Türkistan'ı Rusya'dan kurtarmak gerekir."[16] "Defolsun Sovyet hakimiyeti", "Müstebitlerden arınmış bir Türkistan", "Fakir ahalinin en son entarisini soyan Rus ile harp!"[17] Özet olarak ifade etmek gerekirse, Basmacı Hareketi'nin yegâne gâyesi, Türkistan'ı hürriyete kavuşturmak olmuştur.[18]

Kimi kaynaklara göre hareket, önceleri büyük çapta değildi. Ancak, ne zaman ki Bolşevikler halkın dinine saldırdılar, doğrudan doğruya sosyal ve kültürel hayata müdâhil oldular ve halkın yiyeceklerine silah zoruyla el koydular o zaman hareket sert bir direnişe dönüşmüştür.[19] Buna ilave olarak, harekete sanatkarlar, din adamları, ve reformistler gibi halkın çeşitli kademelerinden katılanlar olmuşsa da ayaklanmanın asıl gücünü köylüler teşkil ediyordu.[20]

1918'e kadar merkezî bir idâreye sahip olmayan Basmacı Hareketi, polis şefi anlamına gelen Korbaşılar (komutan) tarafından sevk ve idâre ediliyordu. Fakat, Ergaş Korbaşıyı harekatın lideri olarak kabul ediyorlardı. Daha sonra Ergaş, yerini Şir Muhammed Beğ Hacı Koşakoğlu'na bırakmıştır. 1918 yazında Şir Muhammed'e sekiz mıntıka komutanı tabi idi.[21] Basmacı Hareketi 1919'dan 1931 (hatta 34'lere kadar) devam ettiyse de esas yoğun olduğu yıllar 1918-1924 arasında yaşanmış, 1924'ten sonra ise aralıklarla devam etmiştir.[22]

Kaynaklarda, Basmacı Hareketi'nin çeşitli safhasında ve farklı bölgelerde liderlik etmiş bir çok kişinin ismi zikredilmektedir.[23] Bu isimlerden en önde gelenleri şunlardır: Cüneyd Han, İbrahim Lakay, Aziz Han Hal Hoca, Madamin Bey, İbrahim Lakay, Devletmend Bey, Fuzeyl Mahdum.[24] Burada isimleri zikredilen ve diğer liderler tarafından idare edilen Basmacı Hareketi, Türkistan'ın asimilasyonu önündeki en son engel[25] olmuştur. Ayrıca, bu hareket, "büyük ölçüde, dinsel motiflerle güçlendirilmiş, duygusallığı ağır basan bir milliyetçilik zemininde gelişmiştir."[26]

Basmacı ıstılahının kökeni hamle eden, saldıran manasına gelen "baskıncı" kelimesidir. Türkistan'da Rus hakimiyetinin başladığı Çarlık döneminde bazı eşkıya çeteleri vardı. Bunlar yerel halka zarar vermiyor, sadece Ruslardan ele geçirdiklerini halka dağıtılıyorlardı. Bilhassa Çarlık Rusya tarafından bölgeye yönelik tatbik edilen cebrî pamuk ekimi bölgenin ekonomisini çökertince bu eşkıyalıkta artış yaşanmıştır.[27] Baymirza Hayit'e göre, Sovyetler Kokand idaresine el koyunca bu şehirde polis şefi olan Ergaş ve yanındakiler silahlarını bırakmamışlar ve şehrin civarında kaçıp Ruslara karşı mücadeleye girişmişlerdir. O ve etrafındakiler geçimlerini Rus mallarını yağma ederek temin ettiklerinden Ruslar bu hareketi Türkistan'ı Sovyet Rusya'dan ayırmak ve sömürgeci sınıfın hakimiyetini yeniden kurmak peşinde olan bir karşı devrim kabul etmiş ve harekete "haydut" anlamına gelen "basmacı" ismini vermişlerdir.[28] Böylece, Ruslar zamanla bu terime menfî mana yüklemişler ve tahakkümlerine karşı koyan her hareketi karalamak için ‘Basmacı' sıfatıyla yaftalamışlardır.

Ahat Andican "Basmacılık"ın Ruslar tarafından kullanılmasındaki maksadın hareketi halkın ve dış dünyanın gözünde küçültmek ve harekete destek verilmesine mani olmak olduğunu belirtmektedir. Ona göre, "Sovyet yönetiminin bütün bu çabalarına karşın bir süre sonra Basmacı deyimi anlam değiştirerek, halk tarafından ‘İstiklal Savaşçısı' veya ‘Mücahit' anlamında kullanılmaya başlanmıştır."[29]

Alaeddin Yalçınkaya da Amerika'da yaşamakta olan Türkistanlıların ağzından, gerçek baskıncı ve yankesicilerin Ruslar olduğunu, Türkistan'ı sömürüp ürünlerini Moskova'ya taşıdığını, Türkistanlıların mallarını, servetlerini aşırdığını söylemekte ve bu sebeple mecbur kalmadıkça Türkistanlılar için "Basmacı" ifadesini kitabında kullanmamaya özen gösterdiğini yazmaktadır.[30]

Neticede, her ne kadar Ruslar karalamak maksadıyla bu harekete "Basmacı" demişlerse de bu hareket bir Milli Kurtuluş Hareketi'dir.[31] Bunun yanında, Ruslara karşı bağımsızlık hareketini başlatanlar kısıtlı imkanlardan ve askeri teçhizat hususundaki yetersizliklerden ötürü düşman ordularına saldırıp kaçmak durumda kalmışlardır. Onun için, "Basmacı" sıfatını "haydut" yerine, basıp kaçan veya gerilla stratejisini takip eden şeklinde telakki etmek daha doğru olsa gerektir.

1924 ve 1925 yıllarında tüm Sovyet Orta Asya (Türkistan) bölgesi milli delimitation süreci çerçevesinde yeniden şekillendirildi.[32][33] Ayrıca, kaynaklarda, Rusların tatbik ettikleri katliamlar, halkın sahip olduğu her şeye el koyma ve suni olarak meydana getirilen kıtlıklardan[34] bahsedilmektedir: Yani, Sovyet idaresi, Türkistan'ı "böl-yönet" siyasetine mutabık olarak kolay idare edebilmek ve kendisine karşı başkaldırı ihtimallerini kalıcı olarak bertaraf etmek için bölgeyi yeniden tanzim etmiştir. Buna ilave olarak, Müslümanların yiyeceklerine el koyma ve onları aç bırakma metodunu da kullanmışlardır.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATABEK
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 18 Aralık 2009, 10:58:38 »

1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla halkın durumu daha da kötüleşti Savaşı öne sürerek köylülerin ellerinden ekmeklerini, küçük ve büyük baş hayvanlarını, develerini, atlarını, kalpaklarını, ak ve kara Türkmen evlerini (çadır) alıyorlardı. Mesela: Krasnovodsk bölgesindeki (şimdiki Türkmenbaşı) zarar ziyanı saymasak bile, sadece Zakaspi vilayetinden savaşta, 6872 at, 12805 deve, 299 araba, 32528 Türkmen kalpağı, 1659 ak ev, kara ev bir çok Türkmen halısı, 2 milyondan çok ruble, savaş için Türkmen atlı alayı (polk), ayrıca Rusya'da ağır işlerde çalıştırmak için de birçok insanı vergi olarak almışlardır. Hive Türkmenleri 24 çeşit vergi veriyorlardı.[35]

Şubat 1920'ye kadar Müslümanlar arsında Kızılordu ile işbirliği yapacak bir tek idareci çıkmamıştır.[36] 1920'lerin sonunda ve 1930'lar boyunca Sovyet siyaseti Stalin'in denomedizasyon (kontrol edilmesi zor olan göçebeleri zorla yerleşik hale getirme) ve kollektivizasyon[37] (özel mülkiyete son verip halkın mallarına el koyma) programıyla değişmiş ve halkı uyandırabilecek yerli münevverleri kendine sadık kişilerle değiştirmiştir.

Ruslar Alman ve Avusturyalı savaş esirlerini de Türkistan Milli Mücadele hareketine karşı kullanmışlardır. Türkistan'da 1916/17 yıllarında 190 bin Alman ve Avusturyalı savaş esiri bulunmaktaydı.[38] Benzer bir şekilde, Ruslar Müslümanların özgürlük mücadelesine karşı Müslümanları kullanmışlardır. Öyle ki, Baymirza Hayit Sovyet Rusya'nın sadece Rusları kullanarak galibiyet elde edemeyeceğini savunmaktadır. Bu bağlamda, Ruslar özellikle Tatarlar, Başkurtlar ve diğer Türkistanlıları Kızıl Ordu saflarına almışlar ve Müslüman Türkü yine Türkistanlılara kırdırmışlardır.[39] Rus ordusunda Tatarlar ve Türkistanlıların bulunması işgalcileri kısmen de olsa yerli gibi gözükmesine de neden olmuştur.[40] Ayrıca, Rus generalleri Kuropotkin ve Kalbovo'nun Türkistan'da bulunan Rusları mevcut düzenli ordularını güçlendirecek ek birimler oluşturmak üzere silahlandırmışlardır.[41]

Sovyetlerin uyguladığı taktik geri çekilme veya geçici uzlaşma siyaseti kapsamında, gıda bağışları, vergi muafiyetleri, toprak reformu vaadi, İslam-karşıt politikaları geçici olarak durdurmak ve ziraat alanındaki kontrollerin sona erdirileceğine dair vaatleri sayabiliriz.[42] Bu taktik geri çekilmeler çerçevesinde, mesela 1920'lerin ortalarında Kırgızların geleneksel kültürlerini idame etmelerine müsaade etmişler, yerel liderliklerin oluşumuna destek sağlamışlar ve Slavların bölgeye geçmelerini geçici olarak yavaşlatmışlardır.[43] Bunlara ek olarak, Basmacı Hareketi'ne desteği azaltmak maksadıyla halkın hassasiyetlerine ehemmiyet vermeye başlamıştır. İslam eğitim kurumlarının yeniden açılacağını ve şeriat mahkemelerine yeniden izin verileceğini ilan etmişlerdir. Ayrıca, yeni ekonomik politikalar (NEP) da halkın yatışmasına ve Bolşeviklere olan reaksiyonun azalmasına yol açmıştır.[44]

Basmacı Hareketi'nin başarısızlıkla neticelenmesinin en büyük sebebi, harekete iştirak edenler veya hareketi yürütenler arasında "birlik ve beraberlik" bulunmamasıdır. Basmacı Hareketi bir birinden ayrı gruplar tarafından yürütülüyordu. Her grubun kendi gündemi vardı ve nadiren koordinasyon içinde hareket etmekteydiler.[45] Bölük pörçüklük ve ortak bir siyasi programın olmayışından, tek bir merkez etrafında toplanarak ortak strateji üretmek mümkün olmamıştır.[46] Bolşevikler askeri üstünlük, daha çok disiplin ve hedef birliği içinde iken, Basmacılar nasıl ki ortak düşmanlarıyla savaşıyorlarsa bir birlerine saldırmaya da aynı şekilde hazırdılar.[47] Bunlara ilave olarak, ifade edilmesi gereken bir mühim husus da, o dönemde Türkistan'ın bağımsızlığı için gayret sarf eden hareketler arasında Müslüman-Milliyetçi ve Ceditçi-Muhafazakar gibi görüş ayrılıkların mevcut olduğudur.[48]

Bir de, Çarlık Rusya'dan kurtulmanın verdiği sevinçten dolayı, başlarda halk Sovyetlere karşı ciddi bir direnme göstermemişlerdir. Türkistan'ı istila edip sömürmekten başka gayesi bulunmayan Çarlık'ı bir ihtilalle deviren bir rejimin tatbik edeceği siyasetin Çarlık politikalarıyla paralellik göstermeyeceğini düşünmüşlerdir. Ancak, ihtilal yerleşmeye başlayınca Sovyetlerin Çarlık Rusya'nın bir devamı olduğunu, ve hatta içtimai düzeni hedef alan çağrılarıyla- din, dil, kültür, örf, âdet, yaşam tarzı ve hayatın her boyutunu değiştirmeyi hedefleyen bir çağrı- daha da tehlikeli olduğunu fark etmişlerdir.[49]

Aslında, Çarlık Rusya çökünce, Türkistan için ufukta istiklal gözükmüştü, ancak yerli Sovyetlerin Bolşevik vaatlerine kanmaları bu ihtimali ortadan kaldırmıştır. Bolşevik vaatleri arasında daha evvel el konulan malların iadesi de vardı. Ancak verilen sözlerin aslında zaman kazanma siyasetinden başka bir şey olmadığı ortaya çıkmıştır. Örneğin Zeki Velidi Togan da Bolşevik vaatlerine kanıp Türkistan'ın işgale maruz kalmasına sebebiyet verenler arasındadır. Her ne kadar daha sonra Bolşeviklerin gerçek niyetini anlayıp onlara karşı mücadeleye girişmişse de fayda vermemiştir.

1922 yılının sonlarına doğru Türkistan genelinde Basmacıların sayısı 60 bin, Sovyetlerin bölgeye sevk ettiği asker sayısı ise 100 bin olarak kayda geçmiştir.[50] 1923 yılına kadar Moskova büyük ölçüde iç ve dış meselelerini halletmişti. Buna bağlı olarak 1923 yılı başlarında bölgeye büyük ölçüde Kızıl Ordu birlikleri sevk edebilmiştir.[51] Dolayısıyla, yeterli donanıma ve lojistik desteğe sahip olmayan kendi aralarında siyasi bir bütünlük sağlayamamış Basmacı gruplarının; düzenli ordu karşısında muvaffakiyet sağlamaları çok zordu.[52] Zaten, 1923'ten itibaren Basmacılar tedricen başta Afganistan olmak üzere İran ve Doğu Türkistan gibi civar ülkelere geçmek durumunda kaldılar. Mesela, Türkmen Sahra'nın meşhur Basmacı lideri Cüneyd Han 1928 yılında askerlerini alarak önce İran'a sonra Afganistan'a geçmiştir. Böylece Türkistan coğrafyasındaki silahlı mücadele büyük ölçüde sona ermiş oldu.[53]
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATABEK
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 18 Aralık 2009, 10:59:18 »

Bu başlığın altında yazılması gereken birinci husus, Basmacı Hareketi'nin dış devletler tarafından yardım almadığıdır. Mesela Paris Konferansı'na giden Türkistanlı temsilciler resmen kabul görmemişlerdir. Hatta- Hindistan'a çok yakın olmasından olsa gerek- Britanya ve diğer Müttefik orduları Bolşeviklere karşı savaşırken bile Türkistan'da yürütülen Bolşevik karşıtı mücadeleye müttefik gözüyle bakmamışlardır.[54] Her ne kadar, Komünist ihtilalden sonra Rusya'da başlayan dahilî harp esnasında Beyazlar kısmen de İngiltere'nin desteğiyle geçici bir Türkmen hükümeti kurulduğu ve 1919'un ortasına kadar sürdüğü[55] söylense de, Basmacı Hareketi dışardan kayda değer destek almamıştır.

Buna mukabil, hareket, Avrupalılarla genel olarak Şark Meselesi ve Büyük Oyun çerçevesinde tecrübeleri bulunan ve Türkistan'da tatbik etmek istedikleri düşünceleri olan liderler tarafından etkilenmiştir. Bunların başında bir Osmanlı generali olan ve eylül 1921'de Türkistan'a gelen Enver Paşa gelmektedir. Enver Paşa'nın Türkistan'da umumiyetle Pan-Türkizm veya Pan-Turanizm çerçevesinde faaliyet gösterdiğini söyleyebiliriz. Osmanlı Devleti zor durumdaydı ve hatta İstanbul işgal edilmişti. Onun için Türkistan'da başlayacak bir uyanış hareketi Anadolu'ya yardım edebilecekti. Ayrıca, Almanlar da Rusları zor durumda bırakmak için Turancılık fikrine destek vermişlerdir. Enver Paşa'nın yanında, Camal Paşa ve Halil Paşalar da Türkistan'daki milli kurtuluş hareketine etkisi olan isimlerdir.[56]

Enver Paşa harekete katılınca Doğu Buhara ve etrafı kontrol altına alınmıştı. Ayrıca bölgeyle ilgilenen bütün ülkeler Enver Paşa'nın ne yapabileceği konusunu yakından izlemekte olduklarından Basmacılık Hareketi uluslararası siyasetin gündemine girmiştir.[57] Enver Paşa gayretleriyle Basmacı Hareketi biraz daha birlik içine girmiştir. Ancak, Enver Paşa 1922'de öldürülmüştür.[58] Ahat Andican, Enver Paşa'nın ölümünden sonra Basmacılık Hareketinin büyük ölçüde etkinliğini kaybedip dağıldığını ve 1923'ten sonra bir daha eski şiddetine ulaşmadığını iddia etmektedir.

Basmacı Hareketinin liderleri 1923 yılından itibaren tedricen Doğu Türkistan, İran ve bilhassa Afganistan'a geçmeye başladılar. Afganistan'a gidenlerden bir kısmı silahlarını bırakıp bu ülkenin kuzey şehirlerine yerleştiler. Ancak, diğer bir grup Basmacılar ise, silahlarını bırakmayarak Afganistan merkezi hükümetinin kontrol edemediği dağlık alanlara yerleştiler ve buradan Sovyetlere karşı gerilla savaşına devam ettiler. Bu durum karşısında Sovyet Rusya, Türkistan'ın Afganistan'a yakın sınır boylarına toplar ve uçaklarla desteklenen yüz bini aşkın bir askeri güç topladılar. Bu durum, Afganistan'ı ve özellikle de İngiltere'yi tedirgin etmekteydi. Zira, Sovyet orduları Türkistan'a sızıp Rusları rahat bırakmayan Basmacıları bahane ederek Afganistan'a saldırabilirdi. Bu ise hem Afgan yönetiminin hem de Ruslara başta Hindistan olmak üzere İngiliz nüfuz sahasına müdahil olma şansı bahşedeceğinden İngilizleri ciddi olarak tedirgin etmekteydi. Bu sebeple, Afgan lideri Amanullah Han, Afgan-Sovyet sınırındaki bütün geçişleri kapattığını ilan etmiştir. Bu tablo bir bütün olarak ele alındığında, Basmacı Hareketinin Ruslar ve İngiltere destekli Afganistan arasında sıkışıp kaldığı görülecektir. Neticede, Basmacılar Türkistan'daki faaliyetlerini dağınık bir şekilde ve küçük gruplar halinde sürdürmeye, çok sıkıştıkları zaman da kontrol edilmeyen bölgelerden sınır ötesine geçmeye devam etmişlerdir.[59] Ayrıca, Sovyetler Birliği Basmacı Hareketine destek temin edebilecek mercîlere (mesela Afgan hükümetine) şiddetli baskı tatbik ederek harekete destek olmalarına mani olmuştur.[60]

Altı çizilmesi gereken bir başka husus, Basmacı Hareketinin Rusya ve İngiltere korkusuyla Afganistan ve Pakistan gibi devletler tarafından herhangi bir destek almamasıdır. Mesela, Basmacı liderlerinden Şir Muhammed Pakistan'dan iltica talebinde bulunduğunda, Sovyetlere karşı muhalefetin (Basmacılar) desteklendiği intibaını vermemek için Pakistan yönetimi bu teklifi reddetmiştir. Ayrıca, Şir Muhammed Hindistan Müslümanlarından Basmacı Hareketi için yardım toplamak istemişse de İngilizler kendisine Hindistan'a geçiş imkanı tanımamışlardır. Zira İngilizler, Basmacı Hareketi'ni Rusların ‘iç işi' olarak kabul etmekteydiler ve Sovyetleri rahatsız etmemek için Basmacılara yardım etmedikleri gibi bunlara gelebilecek destek yollarını da tıkamışlardır: Afgan Hükümetine Basmacılara destek vermemeleri yönünde baskı uygulamışlar ve Hindistan Müslümanlarından gelebilecek desteğin de yolunu kapatmışlardır.[61] Ayrıca, Alaeddin Yalçınkaya, İngilizlerin kendilerine Ruslara karşı silah verme vaadiyle Türkistanlı hanlıklardan yüklü altın, ipek gibi malları alıp sözlerinde durmayarak silah yardımı da yapmadıklarını yazmaktadır.[62]

Kaynaklarda, Basmacı Hareketinin Fergana Vadisindeki liderlerinden Şir Muhammed Beg'in yanında 300 kadar Osmanlı subayı bulunduğu yazılı idiyse de[63] Anadolu o dönemde zor durumda olduğundan ve Bolşeviklerin desteğine ihtiyacı olduğundan bu harekete doğrudan bir destek sağlanamamıştır.

Basmacı Hareketi'nin cereyan ettiği dönem, Türkistan'ın en sancılı dönemlerindendir ve zahiri sebebi ne olursa olsun, Basmacı Hareketi'nin asıl sebebi Türkistan'ı kurtarma isteği ve hürriyet arzusudur.

25 Haziran 1916 ile Ekim 1917 arasında bir ila bir buçuk milyon Türkistanlının Ruslar tarafından öldürüldüğü, çiftlik hayvanlarının en az yarısının telef edildiği ve tahmin edilemeyecek kadar şahsi malların Rus askerî güçleri ve Rus yerleşimciler tarafından yağma edildiğini kaynaklar bildirmektedir. Ayrıca, büyük ölçüde göçlerin yaşandığı o dönemde, Basmacılık Hareketi boyunca 1.5-2 milyon insan bölge ülkelerine göç etmiştir.[64]

Evet, Basmacı Hareketi tam bir başarı sağlamamıştır. Ancak, mücadele ettikleri güçle mukayese edildiğinde ve hiçbir merciden dış destek almadıkları göz önünde tutulduğunda, bu hareketin tarih sayfalarında "cansiperane ve başarılı bir mücadele" vasfıyla anılmayı hak ettiğini söylemek doğru olacaktır.
Kaynakça

- Andican, Ahat, "Cedidizm'den Bağımsızlığa Hariçte Türkistan Mücadelesi", İstanbul: Emre Yayınları, 2003.

- Hayit, Baymirza, "Basmacılar: Türkistan Milli Mücadele Tarihi (1917-1934)", Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, ,1997.

- Hayit Baymirza, "Türkistan Devletlerinin Milli Mücadeleleri Tarihi", Ankara: Türk Tarih Kurumu, 1995.

- Kurban, İklil, "Basmacılar", Konya: Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Sayı: 4, 1997. ss. 125- 138.

- Paksoy, H. B., "Basmachi: Turkistan National Liberation Movement: 1916-1930s":

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.ku.edu/carrie/texts/carrie_b
... cae12.html

- Raşid, Ahmed, "Orta Asya'nın Dirilişi: İslam mı, Milliyetçilik mi?", İstanbul: Dünya Yayınları, 1995.

- Shahrani, Nazif, " Orta Asya, ve Sovyetler Dönemi Uygulamalarını Sorgulama", No: 6 Akademik Araştırmalar Dergisi:

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.academical.org/dergi/makale/
... yetler.htm

- Yalçınkaya, Alaeddin, "Türkistan: 1856'dan Günümüze", İstanbul: Timaş Yayınları, 1997.


[1] Basmacı Hareketinin ortaya çıkış sebepleri ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek için lütfen bakınız: Baymirza Hayit, "Türkistan Devletlerinin Milli Mücadeleleri Tarihi", Ankara, 1995; Alaeddin Yalçınkaya, "Türkistan: 1856'dan Günümüze", İstanbul, 1997, s. 307- 309 ve H. B. Paksoy, "Basmachi: Turkistan National Liberation Movement: 1916-1930s": Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.ku.edu/carrie/texts/carrie_b
... ae12.html;

[2] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm


[3] A. g. e.

[4] A. g. e.

[5] Rusların Türkistan'a karşı izledikleri siyasetler ve ayaklanmalar için lütfen bakınız: Baymirza Hayit, "Türkistan...", Ankara, 1995, s.160-170 ve 182-192.

[6] A. g. e., s. 275-276

[7] H. B. Paksoy, "Basmachi..."

[8] Ahmed Raşid, "Orta Asya'nın Dirilişi: İslam mı, Milliyetçilik mi?", İstanbul, 1995, s. 33

[9] A. g. e., S 277

[10] A. g. e., s. 278

[11] A. g. e., 280

[12] A. g. e., 280

[13] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm


[14] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm


[15] Ahat Andican, "Cedidizm'den...", İstanbul, 2003, s. 149-151

[16] Baymirza Hayit, "Türkistan...", Ankara, 1995, s. 277

[17] Alaeddin Yalçınkaya, "Türkistan...", İstanbul, 1997, s. 308

[18] Baymirza Hayit, "Türkistan...", Ankara, 1995, s. 277

[19] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm


[20] Baymirza Hayit, "Türkistan...", Ankara, 1995, s. 278

[21] A.g. e., 278

[22] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm


[23] Ayrıntılı bilgi için bakınız, Baymirza Hayit, "Türkistan...", Ankara, 1995; Baymirza Hayit, "Basmacılar: Türkistan Milli Mücadele Tarihi (1917-1934)", Ankara, 1997 ve H. B. Paksoy, "Basmachi..."

[24] Ahat Andican, "Cedidizm'den...", İstanbul, 2003, s. 152

[25] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm


[26] Ahat Andican, "Cedidizm'den...", İstanbul, 2003, s. 151-152

[27] Zeki Velidi Togan'dan yapılan alıntılardan, H. B. Paksoy, "Basmachi..."

[28] Baymirza Hayit, "Türkistan...", Ankara, 1995, s. 275-277

[29] Ahat Andican, "Cedidizm'den Bağımsızlığa Hariçte Türkistan Mücadelesi", İstanbul, 2003, s.149-151

[30] Alaeddin Yalçınkaya, "Türkistan...", İstanbul, 1997, s. 313

[31] H. B. Paksoy, "Basmachi..."

[32] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm


[33] Nazif Shahrani, " Orta Asya, ve Sovyetler Dönemi Uygulamalarını Sorgulama", No: 6 Akademik Araştırmalar Dergisi: Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.academical.org/dergi/makale/
... yetler.htm

[34] H. B. Paksoy, "Basmachi..."

[35] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.geocities.com/turkdunyasi/tu
... nistan.htm

[36] Baymirza Hayit, "Türkistan...", Ankara, 1995, s. 280

[37] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm;
Ayrıca, potansiyel ve gerçek liderlerin tasfiyesi için bakınız, Nazif Shahrani, " Orta Asya..."

[38] Baymirza Hayit, "Basmacılar...", Ankara, 1997, s. 310

[39] A. g. e., s. 311

[40] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm


[41] H. B. Paksoy, "Basmachi..."

[42] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm


[43] A. g. e.

[44] Ahat Andican, "Cedidizm'den...", İstanbul, 2003, s. 155

[45] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm


[46] Ahat Andican, "Cedidizm'den...", İstanbul, 2003, s. 152

[47] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm


[48] A. g. e.

[49] Alaeddin Yalçınkaya, "Türkistan...", İstanbul, 1997, s. 306

[50] Ahat Andican, "Cedidizm'den...", İstanbul, 2003, s. 154

[51] Ahat Andican, "Cedidizm'den...", İstanbul, 2003, s. 155

[52] A. g. e., s. 157

[53] A. g. e.

[54] H. B. Paksoy, "Basmachi..."

[55] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm


[56] H. B. Paksoy, "Basmachi..."

[57] Ahat Andican, "Cedidizm'den...", İstanbul, 2003, s. 154

[58] Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.onwar.com/aced/data/bravo/basmachi1916.htm


[59] A. g. e., s. 196, 197

[60] Ahat Andican, "Cedidizm'den...", İstanbul, 2003, s. 155

[61] A. g. e., s. 197, 198. Her ne kadar, Amanullah Han'ı devirip bir yıldan az bir zaman Afgan yönetimini elinde bulunduran muhafazakar Gazi Habibullah Han (Beçe-yi Sakav) zamanında Basmacı Hareketi desteklendi ise de, İngilizler yardımıyla bu yönetim tekrar yıkılmıştır. A. g. e., s. 199-207

[62] Alaeddin Yalçınkaya, "Türkistan...", İstanbul, 1997, s. 308

[63] A. g. e., s. 309

[64] Ahat Andican, "Cedidizm'den...", İstanbul, 2003, s. 155


Kaynak: Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://necipyildirim.com/blogContent.as
... r=1#_ftn26

Ayrıca

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://209.85.135.132/search?q=cache:Dm
... clnk&gl=tr

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gök Alp
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 123


« Yanıtla #4 : 10 Ocak 2010, 01:52:51 »

Dr. Baymirza Hayıt'ın "Türkistan'da Basmacılık Hareketi ve Enver Paşa" adlı yazısından


"...İki yönden devam eden savaş neticesinde Kokand şehri üç gündür yanıyor. Şehirde 10.000'den fazla Türkistanlı öldürülmüştür(Şubat 1918) (3).. Ruslar ve onlarla birlikte bulunan Ermeniler, Türkistanlıları kendilerine itaat ettirmek için Fergana Vadisi'ndeki 180 köyü ateşe verdiler. Sovyet tarihçilerin veridkleri bilgilere göre, Ermeniler (Sovyet Rusları ile beraber demiyorlar) 1918 yılının başında Margilan şehrinde 7000'e yakın, Endican şehrinde 6000, Namangan şehrinde 2000, Bozkorgan ve Kokandkışlak kazalarında 4500'e yakın Türkisyanlıyı öldürdüler." (4)

Türkistan Komiserler Şurasının Başkanı Kolesov, 11 Temmuz 1918'de Taşkent Sovyetinin toplantısında, "Fergana vilayeti günümüzde umumi harb meydanı haline girdi." diye bildirmişti (6a).. Komünist Partinin milletvekili olarak Türkistan'da kendilerinin hakimiyetini güçlendirmek için planlar hazırlamak işlerini ciddileştirdiler. Moskova, bunun için tek yol olarak Türkistan Cephesini teşkil etmeye karar verdi. Sovyet Rusya'nın Doğu Cephesinin Komutanı Mikhail Vasilyeviç Frunze 13 Ağustos 1919'daki emirnamesinde "Rusya Başkomutanlığının emrine göre, Doğu Cephesinin güney kısmının Türkistan Cephesi olarak tayin edildiğini" bildirdi.. Rusya Başkomutanlığının 15 Ağustos 1919'daki emri esasında, Frunze 18 Ağustos'tan itibaren Türkistan Cephesinin komutanlığı görevine başladı. (8 ) İşbu cephe emiri altına Sovyet Rusya'nın, 1, 4, 11 ve "Türkistan" (9) orduları getirildi. Frunze görevine başlamak münasebetiyle verdiği emirde, "Türkistan seferinin gerçek amacı, bütün Türkistan'ın işgal edilişinden ibarettir." diye bildirdi. (10)

Frunze ve onun Genelkurmayı 22 Şubat 1920'de Taşkent'e geldiler. Frunze Taşkent'e gelişi münasebetiyle verdiği emirde, "Sosyalizm adından Türkistan'daki yoldaşlara yardım vermek için Merkezden (Rusya'dan) gelen askeri kuvvetleri tebrik edeceğim" (12) demişti.

Sovyet Rusya 1919'dan itibaren Basmacılık aleyhinde ortalama olarak her yılda 150-160.000 asker ve subaylarını cepheye göndermiştir. Kızılordu, Basmacılık aleyhinde tanklar, uçaklar, toplar ve gazlar kullandı. Çöllerdeki birçok insanı da zehirlediler. Sovyet devleti, az da olsa, Türkistanlılar arasından Sovyet Devletinin gayelerine yardımcı olacak kişileri kazanma yoluna gitti. Rusya'nın hakimiyeti altında yaşayan, Türkistanlı olmayan, Müslümanlardan bazı kişileri Türkistan mücadelesi aleyhinde faaliyetler göstermeye razı etti.

Sovyet kaynakların çoğunluğu Basmacılığın Vatandaşlık-Harbi olduğundan bahsetmektedirler. Böyle fikir hatadır, çünkü Türkistanlılar rejim değiştirilmesi için değil, millî istiklâl için hareket ettiler, Türkistanlılar, bunlar ile Buhara ve Hive devletlerinin vatandaşları hiçbir zaman Rusya vatandaşları olmamışlardır (1924'e kadar).

Basmacılık hareketiyle ilgili Sovyetler Birliğinden yayınlanan bir eserde şöyle yazıyordu: "Orta Asya'da Basmacılık aleyhindeki mücadelede Kızıl Ordunun rolü sayısızdır. Rusya Komünist Partisi Merkezi Komitesinin ve SSCB hükümeti ve vekaletlerinin yol göstericiliği ve müşkul harbi-iktisadi vazifeleri icra etmeleri neticesinde, Orta Asya'daki Basmacılığa son vermek mümkün oldu" (24)



Türkistan Cephesinin komutanı Frunze'ye göre:

"Basmacılar çeteciler değil. Eğer böyle olsa idi, onları birkaç vakitler ince ortadan kaldırmak mümkün olacaktı." (25)

"Basmacılık hareketi, "Yokolsun Sovyet hakimiyeti" ve "müstakil Müslüman devletini kuracağız" gibi ilkeler taşıyordu." (26)

"Basmacılık aleyhindeki savaş, tamamen yeni, ayrıca hususiyeti var olan ve kendisine mahsus düşman ile savaş demek idi." (27)



Stalin'e göre,

"Basmacılık hareketi, Orta Asya'da 1918-24 yıllarında zenginler ve mollalar tarafından yürütülen açık siyasi haydutluk şeklinde göründü. Onun isteği, Orta Asya cumhuriyetlerini Sovyet Rusya'dan ayırmaktan ibaretti." (28)



Sovyet Rusya'nın Basmacılık aleyhindeki savaşlarda göze görünen Komiseri Skalov şöyle yazmıştı:

"Basmacılık, Türkistan halkının yabancı hakimiyet aleyhindeki milli isyanı olarak devam etti." (29)



Türkistan'da Sovyet hakimietini teşkil meselesinde şöhret kazanan, Valery Kuybeşev anlatıyordu:

"Basmacılık dediğimiz hareketi, sadece haydutluk diye kabul etmek hata olacaktır, çünkü o siyasi aksi inkılaptır." (31)



Sovyet Komiserlerinden Ginzburg ve Vasilevskiy'nin fikirlerine göre:

"Basmacılığın amacı, "Türkistan, Türkistanlılar için", "Türkistan'ı Rusya'dan kurtarmak" ve "Zalimlersiz Türkistan" gibilerden ibaret idiler." (32)


"Jizn Nastionalnostey" dergisi 3 Eylül 1921 sayısında:

"Basmacılık, sömürgecilik tertipsizliği neticesinde 1918'de yüzeye gelen Pamuk Buhranı esnasında doğan, bilhassa Kokand muhtariyet hükümetinin yok edilmesinden sonra, geniş milli hareket derecesine yükselen, Rus Sovyet hakimiyeti aleyhine yaratılan karakteri taşımaktadır."


Kaynakça


3) İşbu katliam hakkında Batı-Avrupa'da ilk haberi Joseph Costang, Le Turkestan depuis la revolution Russe (1917-1921), "Rovue du Monde Musleman", cilt SÛ'de vermiştir. Jolıannes Benzing, Turkestan, Berlin 1943, s,22; B,I-Iayit, Soviet Russjan Colonialism and Impcrialism in Turkcslan, Cologn 1966, s.22. Alexandar G. Park, Bolshevism in Turkestan New York 1957, s,2Te güre Kokand şehrinde 14.000'den fazla yerli ahali öldürtmüştür. Şamukhtar Şamagdiev, Oçerki istorü grajdanskoy voynı V Ferganskoy oline, Taşkent 1961, s.54.

4) Şamagdiey (3), s.56.

6a) M.Nazarov, Kommunisfiçeksya partiya Türkestana vo glave zaşçitı zavoevovaniy oktyabrkoy revolyulsii, Taşkent 1969, s. 63.

8 ) M.V, Frunze, İzbrannie proizvodeniya, Moskova 1957, cilt 1, s.2.30-232.

9) "Türkistan Ordusu", Orenburg piyade tümeni (3 Togay'dan ibaret), bir Süvari Tümeni ve Tiünenlere itaat etmeyen Topçu birliklerinden teşkil edilmiştir. İşbu Ordu, Doğu Cephesinin Güney kısmında harekette idi. Frunze (8 ), s. 149-150.

10) Özbekistan SSR tarihi, 2. dit, Taşkent

12) Frunze (8 ), s. 302.

24) A.I. Zevelov, Yu. A. Polyakov, A.I. Çugunov, Basmaçestvo, Vozniknovenie, Suşçnost, Krakh, Moskova 1981, s. 4.

25)Prunze, İzbrannie proizvodeniya, cilt 1, Moskova 1957, s. 313.

26) Frunze (25), cilt.l, Moskova 1929, s. 128,

27) "Kransniv Arkhiv", Dergi, Moskova 1940, No. 100, s. 41.

28) Stahn, Soçinenii, cilt 5, s. 148,

29) "]izn Natsionalnostey", 1923, ND,2-3 pasaj alan "Yaş Türkistan" 1933, No. 39, s, 5.

31) V.K.(=VaIercy Kuybeşev), Basmaçeskiy f'ront, "]ixn' Nationalnostey" 2,6,1920, No, 16, s. 1. Kuybeşev yazmıştı; "Fergana cephesi siyasî cephedir ki, bu bizim Buhara ve Afganistan'a karşı münasebetlerimizi tayin ediyor. İşbu cephe ortadan kaldırılmadığına kadar işbu devletdekiler bizim kuvvetimize inanmazlar". A. Kokanbaov, Borba sasmaçestvom i uproçnenie sovelskoy vlasti ve Fergane, Taşkent 1958, S. 61.

32) Ginzburg, "Novıy Voslok" 1926, No.lÜ-n, s.182; Vasileveskiy, "Novıy VoSlok" 1930, No, 29, s, 133.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.576 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.