Virgül mü nokta mı?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 02:25:26


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Virgül mü nokta mı?  (Okunma Sayısı 3206 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Dodurga-Avşar-Eymür
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 389



« : 18 Ocak 2010, 12:34:02 »

Esenlikler andalar.
Ben bir hikaye yarışmasına girmek için bir eser kaleme alıyorum ama dil bilgisinde biraz acemiliğim var. Okuldayken de zaten hiç sevmezdim.
Elimden geldiğince bütün kuralları öğrenmeye çalıyorum ama takıldığım bir nokta var.
Alıntı cümleleri için Türk Dil Kurumu şöyle bir örnek veriyor:
“Akıl yaşta değil baş­tadır.” atasözü yüzyılların tecrübesinden süzülüp gelen bir gerçeği ifade etmiyor mu?
Elimdeki bütün romanlarda ise alıntı cümlesinin sonundaki bütün noktalar virgüle dönüşmüş yani bu şekilde:
“Akıl yaşta değil baş­tadır,” atasözü yüzyılların tecrübesinden süzülüp gelen bir gerçeği ifade etmiyor mu?
 Hikayemin içindeki alıntılar romanlardaki gibi virgüllü mü yoksa Dil Kurumunun istediği gibi noktalı mı olmalı? Dil bilgisinden anlayan kardeşler yardımlarını esirgemezlerse sevinirim.
Esen kalın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Bazı şahısları sevmediğim için beni hiçbir kanun, hiçbir mahkeme mahkûm edemez. ben herkesin sevdiği insanları sevmeğe mecbur değilim.
Işbara Kağan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 212


Atsız' ın Çerisi


« Yanıtla #1 : 18 Ocak 2010, 15:08:05 »

 Dil kurumunu esas almanı öneririm kandaşım.
 Umarım yarışmayı kazanırsın kandaşım. Tanrı yardım etsin!!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Dodurga-Avşar-Eymür
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 389



« Yanıtla #2 : 18 Ocak 2010, 15:55:24 »

Ben de öyle düşündüm ama gördüğüm bütün kitaplarda tam tersi hem de bilgisayarım nokta koyduğum da bir sonraki kelimeyi büyük harfle başlatıyor o zaman da ben yalnış bir şey mi yapıyorum diye telaşlanıyorum  Üzgün
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Bazı şahısları sevmediğim için beni hiçbir kanun, hiçbir mahkeme mahkûm edemez. ben herkesin sevdiği insanları sevmeğe mecbur değilim.
Nene_hatun
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 1


« Yanıtla #3 : 21 Ocak 2010, 20:43:47 »

Dodurga Kandaşım;
Öncelikle katılmayı düşündüğün yarışmada sana başarılar dilerim. Umarım iyi bir sonuç alır da bu sitedeki herkesin göğsünü kabartırsın. Ben de 30 yılı aşkın bir süredir yazı yazmakta olan bir ağabeyin olarak, sana bu konudaki görüşlerimi açıklamak isterim.

1.) Bilimsel eserlerde, sunumlarda, tezlerde ve arştırma yazılarında, bir başka yazardan ve eserden alıntı yaptığın zaman, alıtının hemen sonuna numaralandırma yöntemini uygulayıp, sayfanın ya da bölümün sonunda, o alıntıylı ilgili bilgi vermek zorundasın.
Örnek: 33.) Hüseyin Nihal Atsız/Ötüken Kitapevi-Ank.1960/Sy.133-134 gibi.

Hikâye ve romanlardaki alıntılarda, dip not ve bölüm ya   da sayfa sonunda açıklama pek uygulanmaz.Bu bir şekilde roman ya da hikâyedeki kahramanın roman içindeki söyleminden anlaşılır, buna orada yer verilir. Yapılan alıntılar genellikle geçmiş zamandan yapılır.
Örnek: Rahmi, bir an için kendini Cumhuriyetin ilk yllarında buldu. Ata'nın kurduğu bu büyük eserin, yabancılaşma hayranı kişiler tarafından, nasıl da yavaş-yavaş eritilmeye çalışıldığını anımsadı. Yakup Kadri'nin "Çankaya" romanında olduğu gibi;
...
hissetti.
Yukarıdaki verdiğim örnekteki noktalı yerlere bahsedilen romandan alıntı yapılır.
Değerli andam;
Bizler yazı yazmaya başladığımızda, bilgisayar olmadığından, daktilo kullanır ve alıntı yapılacak yerlerde, daktilo şeridinin kırmızısını kullanırdık...Bu,  o yazıyı baskıya hazırlayacak olan sayfa sekreterinin, dizgi elâmanının işlerini kolaylaştırmak için uyguladığımız bir yöntemdi. Dizgi elâmanı, kırmızı renkli alıntılı yerleri, değişik punto ve harf karakteriyle dizer, baskıdan sonra son şeklini alırdı...
Şimdi gelelim, kullanacağın alıntıyı, kendi hikâyenin içinde nasıl kullaman gerektiğine:
Alıntıda kullanacağın kısım yalnızca bir eser adı değilse:
"...Faik, onun böyle olmasını istiyordu!.." şeklinde olmalıdır. Yani alıntıdan önce 3 nokta, yaptığın alıntı cümle sonu ya da ortası hiç farketmez bitirirken de 3 noktalı olmalıdır. Artık bilgisayar var, alıntıları bold yapıp kalınlaştırabilir ya da kullandığın karakterin italiğine çevirip, alıntıya belirginlik kazandırabilirsin.Bu zorunlu değildir ama basılacak eserin ham dizgi aşamasında hem de okuyan açısından takibinde büyük kolaylıklar sağlar.
Türk Dil Kurumu'nu izleye devam et. Bol bol Sait Faik oku..Unutma ki, iyi yazmanın ön koşulu, fazlaca okumaktan geçer. Ayrıca böyle bir konuyu sorup-öüğrenmek için gösterdiğin çabayı da takdir ettiğimi bilmeni isterim...
Esenlikler dilerim.
KARAYILAN-rh
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Dodurga-Avşar-Eymür
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 389



« Yanıtla #4 : 22 Ocak 2010, 19:22:17 »

Yardımın için çok sağ ol Nene Hatun kardeş.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Bazı şahısları sevmediğim için beni hiçbir kanun, hiçbir mahkeme mahkûm edemez. ben herkesin sevdiği insanları sevmeğe mecbur değilim.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.055 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.017s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.