Türkçe ile ilgili yorumlarınızı bekliyorum.
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Kasım 2017, 10:43:35


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkçe ile ilgili yorumlarınızı bekliyorum.  (Okunma Sayısı 368 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Ege
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 105



Site
« : 02 Ekim 2017, 18:34:35 »

Esenlikler,
Türkçe diliyle ilgili saygıdeğer üyelerimizden aşağıda belirttiğim konular hakkımda görüş almak istiyorum. Uzun uzun yazmanıza gerek yok, isterseniz yazabilirsiniz. Sadece sebep-sonuç>çözüm yani, bu konuların sebepleri sizce neler? Çözümü nasıl olur?
:
Türkçe dilini doğru, güzel ve kurallarına uygun kullanılması;
Türkçe dilinde yaşanan yozlaşma karşısında Türkçe bilincinin oluşturulması;
Türkçeye sahip çıkma konusunda milli şuur oluşturma.
Hepsini ayrı ayrı veya bütün olarak yazabilirsiniz.Gülümseme Sevgiler saygılar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Düşeceğiz,
Kalkacağız,
TÜRK doğduk,
TÜRK KALACAĞIZ.
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 3.684


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #1 : 02 Ekim 2017, 18:54:36 »

Baturgan kardeşimizi bu sorunu güzel cevaplar kardeşim
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Baturgan
Atsız'ın Kılıcı
turkcuturanci.com
Türkçü - Turancı BOZKURT
********
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.796


TÜRK BUDUN : ÖKÜN !


« Yanıtla #2 : 03 Ekim 2017, 08:44:56 »

"Ordusunu kaybeden bir millet tehlikededir. İstiklalini kaybeden millet korkunç bir felakete düşmüştür. Dilini kaybeden milletse yok olmuş demektir.

İstiklâlini kaybeden milletlerin dillerini kıskançlıkla saklamak sayesinde bir zaman sonra yine dirilebildiğini tarih bize söylüyor. Halbuki dilini kaybeden bir milletin yine dirildiğine dair bir misal göstermiyor.

Kudretli Asuri devleti ve milleti mahvoldu. Dilini de kaybettiği için yalnız tarih kitaplarında okunan bir varlık olarak kaldı. Asurilerin onda biri kadar kudretli ve ehemmiyetli olmayan birçok milletler (Lehler, Çekler, Romenler, Sırplar, Bulgarlar, Finler, vesaire) ise dillerini saklamak sayesinde asırlardan sonra yine dirilebildiler.

Türk dili en eski çağlarda çobandan kağana kadar aynı biçimde konuşulan ve anlaşılan güçlü ve temiz bir dildi. İçinde yabancı söz ve kaide yoktu. Halbuki sekizinci asrın sonlarına doğru, Çin payitahtını zapt eden bir Türk kağanı, milletini kumanda ile Manihaizm dinine soktuktan sonra dil eski safiyetini kaybetmeye başladı. Yeni dine ve yeni dinle gelen yeni medeniyete ait birçok sözler dile girdi. Fakat o zaman dilin bu bozuluşu mevzi kaldı.

Asıl büyük bozuluş bundan iki asır sonra oldu: Yeni bir Türk hakanı yine kumanda ile milletini İslamiyet’e sokarak Türklere yine medeniyet değiştirtince yeni din ve yeni medeniyetin sözleri Türk dilini bürüdü. Dilimize önce “Allah” girerek “Tanrı”yı kovdu. Arkasından “Muhammed” geldi. Sonra din dilinden olduğu için müsamaha ile karşılanan klişe halinde cümleler ve terkipler dilimize doldu.

Bugün de yeni bir medeniyete giriyoruz. Fakat bu sefer geçmişteki acı derslerden uslanmış görünüyoruz. Bu sefer de batı medeniyetinin mümessili olan dillerin dilimizi bozmasına müsaade etmeyeceğiz.

Türk dili bütün dillerden daha zengin ve daha temiz olacaktır. Dilimize konacak bütün yeni sözler Türk kökünden gelecektir. Beynelmilel ıstılah yok… Biz komünistliği, kozmopolitliği, masonluğu, vatansızlığı hatırlatan beynelmilel sözünden tiksiniyoruz. Dünyada yabancı dilden söz almamış hiç bir dil yoktur demek kuvvetli bir itiraz değildir. Böyle hiç bir dil olmadığı halde Türkçenin böyle olması fena mıdır?

Bu iş başarılamaz diyen bedbinler var… Ne çıkar? Biz yüzde yüz yapmak için çalışırız. Yüzde yetmiş muvaffak olursak kayıp mı ederiz?

Dili bütün dillerden saf bir Türk milleti hayatın bir sahasında bütün milletlerden güçlü demektir. Hayatın bütün sahalarında bütün milletlerden üstün olmaya azmeden bir millet için “en değerli mal” olan dilini bütün dillere üstün kılmak kaygısı çok görülemez.

Yarınki En Büyük Türkiye’nin ordusu bütün ordulardan güçlü, tekniği bütün milletlerden yüksek, edebiyatı her memleketten üstün, dili de her dilden zengin ve temiz olacaktır.

Dil işlerimiz geç kalmıştır. Onu hızlandırmalıyız.

Türk genci! Bu işte senin vazifen yazı ve konuşma dilinde yapabildiğin kadar az yabancı söz kullanmak, sana gösterilecek yeni Türkçe sözleri ezberleyerek benimsemek ve bu işin büyük ülküden bir parça olduğunu daima hatırlamaktır."

Gökbilge Atsız
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRKÜZ LAN!
Çi-Çi
Deli Sarı
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.310



« Yanıtla #3 : 03 Ekim 2017, 20:29:14 »

Güzel yazabilme yeteneğinin geliştirilmesinde 'okuma' dan sonra, devamlı olarak yapılması gereken ikinci çalışma da 'yazılar yazmak' tır. Yüzebilmek için 'Nasıl yalnızca bilmek yetmez; denize girip yüzme çalışmaları yapmak' gerekirse; güzel yazmak için de 'yazma çalışmaları yapmak' gerekir.

Nitekim yazmanın bilincine yaza yaza varılır. Kolay, güzel, başarılı yazabilmek için yazı yazmanın inceliklerini, özelliklerini kavramak için yazma çalışmaları yapmalı ve bunları aksatmadan sürdürmelidir. Fakat yazmayı bir kıskançlıkla yapmalıdır. Bir beğeni, bir amaç olarak yapmalıdır. İsteyerek, ilgi duyarak, özenli biçimde çalışmalar yapmalıdır. Yazma çalışmaları için şiir yazılabilir, özlü sözler derlenebilir, kitap bilgisi defteri tutulabilir, anı defteri tutulabilir, not defteri tutulabilir, kesik kupür dosyası tutulabilir. Duyguları daha güzel anlatma yeteneği kazanılır. İster özel yetenekli olalım, ister yeteneğimizi sonradan geliştirelim, mühim olan kendimizi eğiterek yetiştirmektir. Yazma yeteneğimizin geliştirilmesidir. Her yönden kendimizi geliştirmek için çok okumalıdır. Okumak derken ders dışı yayınları da okumak anlaşılmalıdır.

Türkçe Türklerin, Türk uygarlığının, kültürünün bütün özelliklerini taşır ve belirtir. Dil, bir ulusun tarihsel aynasıdır; o ulusun kendine özgü özelliklerini taşır. Ulusu ulus yapan uygarlık, kültür, gelenek gibi özellikleri korumak, geliştirmek, yaşatmak için o ulusun dilinin işlenmesi, geliştirilmesi, zenginleştirilmesi gerekir. Dilin bozulması, arasına yabancı sözcüklerin alınması ile olur. Dil bozulursa, düşünce de anlatım da bozulur.

'Yurdunu, bağımsızlığını korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.' Atatürk

Dilin zenginliği kullanılan sözcükleri sayısına bağlıdır. Dil zengin ise, anlatım gücü de çoktur; bütün duygular, düşünceler, kavramlar zengin dille anlatılabilir. İlkel toplumlarda beş, altı yüz sözcük kullanılır. Dilin zenginliği milli  varlığın gücünü de gösterir. Milli duygu, milli düşünce gelişmiş, işlenmiş, zengin bir dille olur, güç kazanır. Dil canlı bir olgudur. Dil de kendini geliştirmektedir.

Yazım kuralları yazı dilinin yolu, yöntemidir. Yazım kurallarına uymadan doğru, güzel, eksiksiz yazı yazmak imkânı yoktur. Yazmayı, yazı yazarak öğrenmemiz, düşüncelerimizi, duygularımızı anlatmayı bilmek nasıl ödevimiz ise, yazım kurallarını da hem öğrenmek hem uygulamak çok önemli ve görevimizdir. Yazılı anlatım, noktalama işaretlerinin doğru kullanılmasına, sayfa düzenine, dil bilgisine, doğru anlamaya, güzel anlatıma, plâna, bilgiye, beceriye ne denli bağlı ise, yazım kurallarına da en az bunlar kadar bağlıdır.

Tersi olursa, yazıda anlatmak istediğimizle anlattığımız birbirine uymaz. Anlam karışıklığı olur. Sözcüklerin yazılışında kullanılması kabul edilmiş olan harf düzenine 'yazım' denir. Bir dilin belli kurallarla yazıya geçirilmesidir. Yazım kuralları sözcüklerin, harflerin nasıl yazılacağını gösteren kurallardır. Bu kurallar aynı zamanda yazı dilimizin özelliklerini de belirtir. Yazılı anlatımda uyulması gereken kuralların birisi de yazım kurallarıdır. Yani yazım kurallarına uymadan güzel yazı yazılamaz.

Sözgelimi, iki nokta : ile biten cümleler 'yargı' cümleleridir. Ondan sonra gelen cümleler ise bu yargıyı 'açıklayan' cümlelerdir.

Duygularımızı sevme, beğenme, acıma, saygı, bağlılık, güven, iyilik, yardım veya coşkularımızı, kaygı, aşırı sevinme, duygulanma vb. anlatan sözcüklere 'ünlem' içinde ünlem bulunan cümlelere de 'ünlem cümlesi' denir. Ünlem cümlelerinin sonuna 'ünlem işareti' konur. (!)

(!..) biçiminde iki nokta ile birlikte kullanılan ünlem işareti, belirtilen duygu üzerinde okuyanı düşündürmek içindir.

Değerli paylaşımınız için çok teşekkürler Ege
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gök Türk Beyi
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 7.560


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #4 : 03 Ekim 2017, 21:30:47 »

Baturgan kardeşimizi bu sorunu güzel cevaplar kardeşim

 Sırıt Sırıt Sırıt
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Şu Tegin
Kara Ozan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 95



« Yanıtla #5 : 22 Ekim 2017, 22:24:16 »

 Günümüz Türkiye'si maalesef dilinin ne demek olduğunu sadece haberleşmeden, anlaşmadan ibaret olduğunu sanıyor ve dilimizi korumak adına hiçbir şey yapmıyor. Geçenlerde bir tartışma ortamında bulundum, konu; " Kuran'ı Türkçe okumak mı Arapça okumak mı daha doğrudur? "tabi okuduğumuzu anlamamız gerektiğini belirttim. Fazla uzatmayayım tartışmanın sonunda bir grup cehalet: "O zaman dilimizi değiştirelim" dediler. Kandaşlar demem o ki işimiz kolay değil cahil insanlara söz anlatmak zorundayız ki bence en zor işlerden bir tanesi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.057 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.