Namık Kemal - Vatan Makalesi
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 07 Ağustos 2020, 11:51:05


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Namık Kemal - Vatan Makalesi  (Okunma Sayısı 36953 defa)
0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« : 25 Mart 2011, 23:26:52 »

VATAN

"... Süt çocukları beşiğini, çocuklar eğlendiği yeri, gençler geçimlerinin sağlandığı yeri, ihtiyarlar dünyadan ellerini-eteklerini çektikleri yalnızlık köşelerini, evlat anasını, baba ailesini ne türlü duygularla severse insan da vatanını öyle duygularla sever.

Bu duygu, yani vatana gönülden bağlanma ve onu sevme; sebepsiz yere, sırf insanın tabiatından gelme bir istek değildir. İnsan vatanını sever. Çünkü, Allah'ın insanlara bahşettiği şeylerin en azizi olan hayat, vatan havasını teneffüsle başlar. İnsan vatanını sever. Çünkü; tabiatın, yani Allah'ın bağışladığı şeylerin en parlağı olan göz, dünyaya ilk baktığı zaman vatan toprağını görür. İnsan vatanını sever. Çünkü, vücudunun maddesi, vatanın bir parçasıdır. İnsan vatanını hüzünlü bir hatırasını görür. İnsan vatanını sever. Çünkü hürriyeti, rahatı, hakkı, meffaati vatan sayesinde ayakta kalabilir. İnsan vatanını sever. Çünkü, varlık sebebi olan atalarının sakin mezarlığı ve çocuklarının meydana gelecği yer, vatandır. İnsan vatanını sever. Çünkü vatan çocukları arasında dil birliği, menfaat birliği ve birbirine fazla alışıklık olduğundan, gönül yakınlığı ve düşünce kardeşliği doğmuştur. O sayede bir adama göre vatan, dünya ile mukayese edildiğinde, oturduğu şehre göre kendi evi gibi görünür. İnsan vatanını sever. Çünkü vatan mevcut olan hakimiyetin bir kısmını gerçek anlamda kullanma hakkına sahiptir. İnsan vatanına sever. Çünkü vatan, öyle bir galibin kılıcı veya bir katibin kalemiyle belirsiz hatlardan, sınırlardan ibaret değil; millet, hürriyet, menfaat, kardeşlik, hakları kullanma, hakimiyet, atalara hürmet, aileye sevgi, çocukluk hatıraları gibi bir çok yüce duyguların toplanmasından oluşmuş, mukaddes bir düşüncedir.

Bundan dolayıdır ki, insanlık tarihin hangi sayfasına bakılsa; her zaman ve her millette ortaya çıkan yüksek fikirli ve faziletli ahlak sahiplerinin tamamı, vatan sevgisini dünya işlerinin hepsinden üstün tutmuş ve pek çoğu vatan yolunda canlarını seve seve vermiş görülür. Bundan dolayıdır ki, her dinde, her millette, her terbiyede, her medeniyette vatan sevgisi en büyük faziletlerden, en mukaddes vazifelerdendir. Peki, ya ne zamana kadar kadar insanların anlaşması, uyuşması böyle vatan adıyla bir takım parçalara bölünüp duracak? Acaba, bütün insanlık bir aile ve bütün dünya bir vatan olsa, insanlık için şu anki durumdan daha faydalı değil midir? Faydalı mıdır, değil midir? Orasını oluşundan önce bilmek, keramete ihtiyaç gösterir. Zira, öyle bir durum ortaya çıktığı taktirde; savaş defedilmiş, kaldırılmış olur, birileri böyle diyor. Fakat biz şimdi, mevcut olan vatanlar içinde bir takım iç ihtilaller, ayaklanmalar görüyoruz ki, sebep oldukları tahribat, savaşlara göre kat kat üstündür. Hele, vatan sınırlarının ortadan kalkması ve insanların hepsinin tek cins, tek terbiye içinde bulunması ve dünyada yalnız bir dil kalması durumunda, kısacası şairin:

Milletim insanlıktır; vatanım yeryüzü!

Mısrasındaki gibi, bir düşüncenin oluşması halinde; dünya başka bir dünya olacağından veya hiç olmazsa böyle bir durumun ortaya çıkması bu dünyayı başka bir dünya şekline sokacağından; insanlık için saadet ümidini, genel birleşme zamanına bırakmakla, öteki dünyaya bırakmak arasında pek fark görülmez. Dolayısıyla, bir millet için o kadar uzak bir geleceğe göz dikerek, insanlığın birleşmesi adına vatan fikrini kaldırmaya yönelmek, ahrette rahat etmek ümidiyle, kendini öldürmeye benzer.

Çünkü kanaatimizde, vatan severliğin en büyük hareket unsurlarından, güç kaynaklarından olan vatan fikrini gönüllerden uzaklaştırmak, hakları korumanın en etkili araçlarından olan ateşli silahları, ellerden almaya benzer. Bir Millet, vatan sevgisinden nefesini ayırırsa, vatanını sevmezse, çok zaman geçmez, vatanını, vatan sevgiyle dolu olan başka milletlerin istilası altında görür. Nitekim, bir kavim ateşli silahtan elini çekerse, pek az zaman içinde o silahı, düşman eliyle kendi göğsüne çevrilmiş bulur.

Dünyadan, vatan fikrini kaldırmanın, insanlığa bir hizmet olacağını düşünenler varmış. Biz öyle garip bir maksadı gerçekleştirmek isteyenlere, öncülüğü seve seve bırakırız. Biz oturduğumuz yerlerin her taşı için, cebher kıymetinde bir can verdik. Her avuç toprağı, o yola kendini feda etmiş bir kahramanın hatırasıdır. Bu bakımdan, bize göre; vatanı Çin ve Sibirya ile aynı değerde tutmak ihtimalin dışında görülür.

Vatan bize kılıcımızın ekmeğidir. Daima kendimize ait, yalnız bize ayrılmış biliriz. Daima kendimizden çok sever, canımızı uğruna feda ederiz...

NAMIK KEMAL

NOT: Orijinal dili değildir. Günümüz Türkçesine çevrilmiş halidir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 25 Mart 2011, 23:38:49 »

 Kağan paylaştığın için sağol kardeşim. İnan seninde en az NAMIK KEMAL kadar güçlü bir kalemin var. Bu konuda ilerlemeni tüm kalbimle diliyorum.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 26 Mart 2011, 01:48:48 »

Kağan paylaştığın için sağol kardeşim. İnan seninde en az NAMIK KEMAL kadar güçlü bir kalemin var. Bu konuda ilerlemeni tüm kalbimle diliyorum.

Biz istesek de onlara yetişemeyiz. Duyduğum en güzel sözlerden biriydi teyze... Çok teşekkür ederim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ISBARA ALP
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 26 Mart 2011, 01:50:59 »

Bu yalakalık falan değil Bahadır Bibimiz ne diyorsa doğrusunu diyor, siz bizim gururumuzsunuz, arada bir gurur kırılır ama siz bizim kırılmayan gururlarımızdansınız.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Altan Beğ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 69


Site
« Yanıtla #4 : 04 Nisan 2011, 01:45:23 »

NOT: Özgün dil değildir. Günümüz Türkçesine çevrilmiş halidir.

Ne malûm! Gördüklerimiz; sâdece şekiller ve renkledir. Tâkiben imgelediklerimiz; sâdece isimler ve seslerdir.
Yazıların muhtevası, yalnızca sözcüklerdir. Yazıyı değerli kılan, içindeki bu sözcüklerdir. Sözcükleri değerli kılan, dile getirdikleri fikriyattır. Fikriyata yön veren bir şey vardır. Lâkin bu zihnî müşekkel, sözcüklerle izah edilemez. Benim içtihadım böyledir. Tahrif edilen yazı; kalem erbabının mânevi mirasından yoksun edilmiştir. Hâlbuki okuyucu yazıdaki anlamları, müellifin mânevi erkesiyle yeniden şekillendirir. Kelime tahrifi; bu mânevi sevkiyata mâni olmaktadır. Bundan dolayı okuyucu, kaleme alınan saf ve zarif üslûbun kuvvetli bir çok tesirinden mahrûm kalacaktır. Yâni samimî rağbeti azalacaktır.

Mânâlar yazarın üslûb, irfan tesiriyle zihne ve hafızaya kazınır. Okunan kelimeler bu mâneviyatla hatırımıza gelir. Bilâkis ise fecîdir; o mânâları düşlemekle zahmet çekeriz. Meselâ bir kişinin edebî kâbiliyeti kifayetsiz ve verimsizdir. Diğerinin ise edebiyatı büyük bir azâmete tâbidir. Lâkin ikisinin de konuşma üslûbundaki mânâlar farksızdır. Neticede ikisi de fikrî bildiri bakımından müsâvîdir. Demek ki tercihe sebep; kimin bizlere daha ziyâde tesir ettiğidir.

Bu çok mühim bir mes'eledir. Müellif yazıya, kaleme aldığı esnadaki dünyasını vermiş ve bütün ruhunu o eşsiz lisanıyla yansıtmıştır. Ben mazinin kıymetlerine mahsûbum. Felsefî mübalağa ne lüzûm? Lâkin bunu tahmin edip, hissîne vasıl olamayanlara sözüm yoktur...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BugaY
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 396



« Yanıtla #5 : 04 Nisan 2011, 02:08:29 »

NOT: Özgün dil değildir. Günümüz Türkçesine çevrilmiş halidir.

Ne malûm! Gördüklerimiz; sâdece şekiller ve renkledir. Tâkiben imgelediklerimiz; sâdece isimler ve seslerdir.
Yazıların muhtevası, yalnızca sözcüklerdir. Yazıyı değerli kılan, içindeki bu sözcüklerdir. Sözcükleri değerli kılan, dile getirdikleri fikriyattır. Fikriyata yön veren bir şey vardır. Lâkin bu zihnî müşekkel, sözcüklerle izah edilemez. Benim içtihadım böyledir. Çûnki tahrif edilen yazı; kalem erbabının mânevi mirasından yoksun edilmiştir. Hâlbuki okuyucu yazıdaki anlamları, müellifin mânevi erkesiyle yeniden şekillendirir. Kelime tahrifi; bu mânevi sevkiyata mâni olmaktadır. Bundan dolayı okuyucu, kaleme alınan saf ve zarif üslûbun kuvvetli bir çok tesirinden mahrûm kalacaktır. Yâni samimî rağbeti azalacaktır.

Mânâlar yazarın üslûb, irfan tesiriyle zihne ve hafızaya kazınır. Okunan kelimeler bu mâneviyatla hatırımıza gelir. Bilâkis ise fecîdir; o mânâları düşlemekle zahmet çekeriz. Meselâ bir kişinin edebî kâbiliyeti kifayetsiz ve verimsizdir. Diğerinin ise edebiyatı büyük bir azâmete tâbidir. Lâkin ikisinin de konuşma üslûbundaki mânâlar farksızdır. Neticede ikisi de fikrî bildiri bakımından müsâvîdir. Demek ki tercihe sebep; kimin bizlere daha ziyâde tesir ettiğidir.

Bu çok mühim bir mes'eledir. Müellif yazıya, kaleme aldığı esnadaki dünyasını vermiş ve bütün ruhunu o eşsiz lisanıyla yansıtmıştır. Ben mazinin kıymetlerine mahsûbum. Felsefî mübalağa ne lüzûm? Lâkin bunu tahmin edip, hissîne vasıl olamayanlara sözüm yoktur...



Namık Kemal Toplum için sanat fikrini benimsemiştir ve dilde sadeleşmeye büyük önem göstermiştir. Keşke Namık Kemal'in yapmaya çalıştıklarını görüp bazı büyüklerimiz örnek alsa ve dilde sadeleşmeye ''toplum için sanat'' fikrini benimsemeye çalışsalar.
Şu unutulmamalıdır ki milletinden uzaklaşan ne olursa olsun yalnız kalmaya ve yok olmaya mahkumdur.
Servet-i Fünun edebiyatını geri getirmeye çalışanlara en büyük cevap yine milletin kendi ''edebi dili'' verecektir.
bkz; Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.turkcuturanci.com/turkcu/makaleleri/dil-meselesi-huseyin-nihal-atsiz/msg79557/?topicseen


 Unutmamalı ki bir millet, ordusunu kaybederse büyük bir tehlikede, devletini kaybederse korkunç bîr felâkette, fakat dilini kaybederse ölümün kucağındadır. ATSIZ
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Altan Beğ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 69


Site
« Yanıtla #6 : 04 Nisan 2011, 07:02:54 »

Namık Kemal Toplum için sanat fikrini benimsemiştir ve dilde sadeleşmeye büyük önem göstermiştir. Keşke Namık Kemal'in yapmaya çalıştıklarını görüp, bazı büyüklerimiz örnek alsa ve dilde sadeleşmeye ''toplum için sanat'' fikrini benimsemeye çalışsalar.
Şu unutulmamalıdır ki milletinden uzaklaşan ne olursa olsun, yalnız kalmaya ve yok olmaya mahkumdur.
Servet-i Fünun edebiyatını geri getirmeye çalışanlara, en büyük cevap yine milletin kendi ''edebi dili'' verecektir.
Unutmamalı ki bir millet, ordusunu kaybederse büyük bir tehlikede, devletini kaybederse korkunç bîr felâkette, fakat dilini kaybederse ölümün kucağındadır. ATSIZ
Husûs, özgün yazı ile tahrif edilmiş yazıdaki aslî ve gizil unsurların mesâfesidir. Yukarıdaki iletiyi sizin intiba hâricinizdeki bir edâyla yazdım.
Yâni; ilgisiz yargı ve imânızda ciddî yanlış var. Hükmü başta konu sahibine ve diğer ehlivukuf şâhıslara bırakacağım.

Servet-i Fünun (dilde şartsız garb hâkimiyeti!) edebiyatını yeniden tedârik teşebbüsünü de nereden çıkardınız? Mümkün değil; ben bu gâyenin aleyhindeyim.
Dilde sâdeleşmekle, neyi kasd ediyorsunuz? Bu gibi hâllerde, kati yargılarda bulunabilmeniz için evvelâ dil âlimi olmanız lâzımdır.
Bu katiyen dilde yalınlaşmak fîlan değildir. Lisanda devlet eliyle sükût bir katliam, muazzam bir fecaat vardır.
Evet, Servet-i Fünun dilde salt batı hâkimiyeti hedefinde, bugün muvaffak olmuştur. Çûnki artık lisân zımnen garb'ın tesiri dâhiline girmiştir.
Her şeyden evvel dil içtimai sahada iflâs etmiştir. (ettirilmiştir) Beşeriyetin mânevi ihtiyacını, garb kelimelerinin tatmîn etmesi muhtemel değildir.
1) Çûnki o kelimeler henüz tazedir ve muhtaç mâneviyattan mahrumdur. 2) Çûnki bizde o kelimeler asırların izzetiyle husûle gelmemiştir.  

Türk genci yaşını mahana etmeksizin, gerekli malûmatı temin edebilecek kudret ve beceriye sahiptir.
Özgün metni okuyabilecek safhaya erişebilmek; sizlere mesele değildir. Türk ferdi gâlibiyete amade olabilmek için her bakımdan âlim olmalıdır.
Lâkin Türk genci önyargılara kanî olmuştur. Hakikî eğilim arzusu onda yoktur.
Yanılgılarla lisana kahretmek nâfile!

"Bir dilin kelimelerini hor görmek, hakîr görmek, hele şu veyâ bu siyasî yâhûd fikrî sebeple lisandan atılabilir görmek, en az, onların vuku ve yontuluş târihîni bilmemekten, hattâ sevmemekten doğan büyük bir gaflettir. Çûnki, milletlerin olduğu gibi, kelimelerin de târihî vardır. Bir milletin ataları, asırlarca o kelimelerle doymuş, onlarla düşünmüş, birbirlerini ve evlatlarını o kelimelerin tamamıyla millî bir san'at işleyip Türk yapmışsa; evlatlar, artık o kelimelere düşman kesilemezler." Nihad Sâmi Banarlı
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 04 Nisan 2011, 10:07:58 »

Altayhan beğ, yazının altın o notu ben ekledim. Çünkü İnternette bulabildiğim tek kaynak buydu. Dikkat ederseniz Hürriyet Kasidesi'nde orijinalinin yanında günümüz Türkçesine çevrilmiş halini de ekledim. Ama Vatan makalesinin internette orijinal halini bulamadım. Bulabilen olursa hemen ekleyelim.
Bu metnin orijinal olmadığını ilk başta alıntı yaptığı şiirin "Milletim nev-i beşerdir, vatanım ruy-i zemin" değişmesinden anladım. Daha sonra kitaplığımdaki kaynağa baktığımda metnin değişmiş olduğunu gördüm. Örneğin orijinal metinde şöyle bir cümle geçiyor. Aradaki farkı anlamak için yazıyorum:

"İnsan vatanını sever çünkü mevahib-i kudretin en azizi olan hayat hava-yı vatanı teneffüs etmekle başlar"


Bütün metni yazmak meşakkatlidir ve zaman istiyor. İnternetten bulabilen varsa bana özel ileti göndersin, ilk metne ekleyeyim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ALBASTI
OTAĞ BEKÇİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 9.470


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #8 : 27 Nisan 2014, 01:56:52 »

Kağanım bak başlığına tıklanma sayısı 7000 i aştı Bozkurtum!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 27 Nisan 2014, 15:41:48 »

Kağanım bak başlığına tıklanma sayısı 7000 i aştı Bozkurtum!

Çok ilginç... Nasıl oldu bu?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.227 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.