KARAÇAY HALKININ EFSANEVİ ATASI DESTAN KAHRAMANI KARÇA
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 16 Ekim 2019, 06:26:52


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: KARAÇAY HALKININ EFSANEVİ ATASI DESTAN KAHRAMANI KARÇA  (Okunma Sayısı 2465 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« : 07 Aralık 2013, 03:25:50 »

Karaçay-Malkar destanları içinde en önemli yeri tutanlardan biri, Karaçay halkının ceddi sayılan Karça’nın destanıdır. Halk arasında hikâye ve rivayet biçiminde anlatılan bu destanın manzum şekli de vardır.

Tarihî gerçeklik yönünden fazla güvenilir olmamakla birlikte, halktan derlenen hikâye, rivayet ve destanlar Karaçay halkının efsanevî ceddini Karça adında bir beye dayandırır. Çeşitli zamanlarda ayrı kişilerden derlenen bütün rivayetlerde Karça, Karaçay halkını derleyip toparlayan ve onları bugünkü yurtlarına yerleştiren, o halka adını veren ilk bey olarak karşımıza çıkar.

Destan ve rivayetlerde Karça adının anlamı konusunda ortak bir fikir yoktur. Kimi rivayetlerde onun bir cenaze dolayısıyla yas tutmak için giydiği kara giyimlerinden dolayı Karça olarak adlandırıldığı ileri sürülürken, kimi rivayetlere göre yeni doğduğunda kar gibi bembeyaz olduğu için ona “kar gibi” anlamına gelen Karça adının verildiği anlatılmaktadır. Bazı rivayetlere göre ise Karça adı eski Türkçede “güçlü, kuvvetli” anlamına gelmektedir (Hasanlanı 1994: 233). Karça adının Türk kültür sahasında yaygın bir isim olan Karaça adından geldiği ileri sürülebilir. Kıpçaklardan Macarlara da geçmiş olan Karaça adına 1469 yılında Macaristan’ın Kolozs vilayetinde yaşayan voyvodalar (prensler) arasında da rastlanmaktadır (Rasonyi 1973: 109). Karça adı, Kırım Hanlığında hanın danışmanı olarak önemli bir yere sahip olan “Karaçi Beyleri”nin adından gelen bir isim olarak da düşünülebilir. Nogay destanlarında Karaşa olarak karşımıza çıkan bu isim “asker, muhafız” anlamlarına gelmektedir (Sikaliyev 1994: 82). 16. yüzyılda Kabardey prensleri arasında da Karaşay Mırza adını taşıyan prenslere rastlanmaktadır (Kabardino-Russkie otnoşeniya v XVI-XVII.vv. 1957: 383).

Destanda anlatıldığına göre Karça, yanına Adurhay, Budyan ve Navruz adlı arkadaşlarını alarak, beraberlerindeki kabile ile birlikte Kırım’dan Kafkasya’ya gelir. Bu sırada onlara, yanındaki altmış aile ile birlikte Kırım’dan gelen Botaş da katılır. Karça’nın liderliğindeki kabile Kafkas dağlarına sığınarak, Elbruz Dağı’nın doğu eteklerindeki Bashan (Baksan) vadisinin yukarı kısımlarına yerleşir ve orada yaşamaya başlar.

Karça bir gün Bashan Irmağı üzerine bir köprü yaptırmak ister. Ancak, köprü yapılırken suya düşen yongaları, ırmağın aşağı taraflarında yaşamakta olan Kabardeyler fark ederler. Kabardey prensi Kaytuk Oğlu Aslanbek dağlarda kendisine vergi vermeden yaşayan bir kabilenin yerleştiğini anlar ve askerleri ile birlikte Bashan Irmağı’nın yukarısına çıkarak Karça’nın kabilesiyle yaşadığı yeri bulur. Kaytuk Oğlu Aslanbek Karça’nın kendisine vergi vermesini ister. Karça bunu kabul etmez ve gelen elçileri geri gönderir. Kabardeyler Karça’nın kabilesine saldırarak savaşırlar ve Karça yenilir. Bunun üzerine Karça Kafkas Dağları’nın ardında yaşayan Gürcü-Svan halkından yardım ister. Svanlar yardım olarak Karça’ya asker ve silâh gönderirler. Karça’nın Svanlardan yardım aldığını öğrenen Kabardey prensi Kaytuk Oğlu Aslanbek Karça’nın barış şartlarını kabul eder. Buna göre, Kabardeyler Karça’ya ondan gasbettikleri hayvan sürülerini ve esir aldıkları adamları geri vereceklerdir. Kabardeyler Karça’dan esir aldıkları adamları geri verirken iki savaşçının eksik olduğu görülür. Savaşta ölen bu iki kişinin yerine Kabardeyler Kaytuk soyunun Dohşuk sülâlesinden ve Tambiy soyundan iki delikanlıyı, Kafkas geleneklerine göre kan borcu karşılığında Karça’nın kabilesine evlât olarak verirler. Bunlardan Karaçay’da Tohçuk ve Tambiy adlı iki soy meydana gelir. Bir süre sonra Karça kabilesini alarak Elbruz Dağı’nın doğusundaki Bashan vadisinden, Elbruz Dağı’nın batısındaki Yukarı Kuban vadisine göç eder ve halkı orada çoğalarak Karaçay halkını meydana getirir.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #1 : 07 Aralık 2013, 03:32:33 »

Karaçay-Malkar Türkçesi

Batır Karça Karaçaynı başı edi

Üyü anı kara soslan taşdan edi

Halkı bla Ullu Bashanda caşay edi

Buday, arpa, tarı sürüb aşay edi

Kıyınlıkda halkın cavdan saklay edi

Üsün teşib bir keçeni catmay edi

Hanla, biyle çabuvuldan ot salsala

Sabanladan halkı hayır tabmay edi

Kara koynu tav sırtlaga caygan edi

Kiyik eçkini kütü etib salgan edi

 

Asker cıyıb Kaytukları kelgenelle

Ala tavda caşaganın bilgenelle

Çurum izleb Kaytuk ulu aylana edi

Karça marab anga sadak atmay edi

Kaytuklanı zalimliklerine açuvlansa

Bashan suvdan arı beri atlay edi

Bir kün Karça sabanlaga atlansa

İlipini közüne az körünüb

Ne boldu deb sora alga karasa

Tura edi ortasından bölünüb

Kaygı etib karasa va ne körsün

Kaytuklanı sarı Aslanbekni askeri

Töben tardan cetib kele edi ürülüb

Ol zamanda Karça alay aythandı:

-Men öllükme sizni bla küreşib

Men beralmam canım savlay Bashanda

Elimi sizge tuvra eki üleşib

Sizden kaçıb tav tübüne kirgenbiz

Endi küreşmey bizni bılayda koyuguz

Asker küç bla horlab alabız desegiz

Bir da tolmaz sizni atlagan coluguz-

 

Kaytuk ulu Karçanı aythan sözlerin

Ne azçık da aruv kabıl körmedi

Batır Karça alay bolsa da alaga

Ne adamın ne da malın bermedi

Alayda kazavat başlalla uruşub

Kılıçlanı birbirine tutuşdurub

Öşünleni birbirine buruşdurub

Zorçulanı urub cıgıb kuruşdurub

Kaytuk askerle ızlarına kaçdıla

Savutların atıb atıb tas bolub

Savutlanı Bashan eline çaçdıla

Karça cengdi ol uruşda baş bolub

 

Kaytukları Karça bla caraşırga

Dagıda köb keleçile iyelle

Caraşmasa alay hapar berelle

Uruşurga entda ala süyelle

Karça aytdı: -Ogay endi caraşalmam

Kaytuk uluna adam cesir beralmam

Alay aytıb bizge kelgen kişini

Konak etib konak kibik köralmam

Tav elleden men bir adam beralmam

Kabartıdan manga kelse cüz kişi

Artıklıkga ayhay da men tözalmam

Savut tuta biled sizde erkişi-

 

Kaytukları keldile bir kün konakga

Köb karalla Karça cok edi elinde

Kaytuklanı allarına kabakdan

Botaş çıkdı savutları belinde

-Ne kerekdi Kabartı biyle sizge?

Kaytuk ulu alay aytıb söleşdi:

-Mal berigiz, casak berigiz siz bizge

Botaş bılay aytıb cuvab bergendi:

-Kaytuk ulu, Karça uvga ketgendi

Karça bügün elde cokdu bilesiz

Elni manga amanat etgendi köresiz

Karça bolmay sanga cuvab beralmam

Ol sözüngü bir da kabıl köralmam

Köbdü cüyüshan,bizni bla küreşme

Horlarma deb bizni bla öçeşme

Tüzde koymay tav tübüne cıygansız

Mallarıbıznı tar kulaklaga tıygansız

Biz turabız keçe kün da catmayın

Tavlaga çaçılıb birbiribizni tabmayın-

Ala murat etdile uruş açarga

Batır Botaşnı kıyınlıkga salırga

Karça bolmay Karçanı elin alırga

Adamın sürüb üyün malın çaçarga

Ma alayda kazavat tebredi toy kibik

Adamla catalla kırılgan koy kibik

Ertdenlikden künortaga uruş bardı

Anga şagat bolub kalgan Bashan tardı

Kaytuk ulu ongsuz boldu küçü cetmedi

Batır Botaş bir cesir da bermedi

Karça uvda aylana turganlay

Kazavatnı ol tüşünde körgendi

Uvçuları bla terk oguna cetgen edi

Kılıçı bla kökde oyun etgen edi

Karça alayda kök titirey kıçırdı:

-Kaçma itden tuvgan kerti biy eseng

Mınça sayın kelgening sanga bolmaymıdı?

Tileb alsang aç karınıng toymaymıdı?

Süye eseng bizni horlab alırga

Uruş bla ayak tübge salırga

Beri aylan da kara Bashan avuşuna

Tıngılaçı kılıçımı tavuşuna

Kaçsang da koymam

Izıngdan sürüb barmay

Keçe cuklamam seni canıngı almay

 

Munu eşitdile Kaytukları ketdile

Karçadan korkub har aythanın etdile

Bir kün Karça elden örge çıkgan edi

İşley edi taş başında olturub

Altınlı şkokga ok ete edi kadalıb

Ok orunga ot kuya edi tolturub

Karaganda bir köb asker kele edi

Bashan tarını colları karalıb

Saklavul kengden kuvgun bere edi

Sıbızgıla sogayelle taralıb

Kaytuk ulu alay aytdı şapasına:

-Karça unamadı aythanımı eterge

Bar nögerle al da mayna Karçaga

Ögüzlerinden bersin bizge keserge

Siz dagıda alay aytıgız Karçaga

Kaytuklanı küçlerin bügün körlükse

Bermeseng a ol taş başında öllükse

Süymeseng da ögüzleni berlikse-

Alay aytıb şapasın ol cibergendi

Şapa kelib Karçaga hapar bergendi

Karça anı sırtına kart itni bayladı

Kabartı biyge tıyınşlıga itni sayladı

 

Cüyüshan saklay edi iygen şapasın

Ögüzle keltirlikdi

Ne öltürüb ne korkutub

Bir zamanda keldi cüyüshannı şapası

Bir ullu ser kart itni sırtına költürüb

-Karça sanga alay aythandı cüyüshan

Alırsa atangı canı üçün ögüzle

Cüyüshanlanı aşavları tavukdu

Kart itni aşasın andan ese zavukdu

Sen sabiyligingden

Tavuk şorpa bla ösgense

Köb ongsuznu başınbu tavlada kesgense

Endi bılaydan ketala eseng kısha ket

Kannı kaynatmaunutulmagandı bizde bet

Endi keleçi iyseng aruv köralmam

Kart itni aşıgın da beralmam

Bu kart itni baş cartısın ala bar

Seni atang Kaytuklanı Karaga

Men ıylıgama bügün sizge barmayma

Barsam boynunga katın könçek baylarma

Seni böskününgü eki etib saylarma

Kaytuk biyçeleni içlerine kirib oynarma
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #2 : 07 Aralık 2013, 03:36:33 »

Türkiye Türkçesi

Kahraman Karça Karaçay’ın başıydı

Onun evi siyah granit taşındandı

Halkıyla Ullu Bashan’da yaşıyordu

Buğday, arpa, darı ekip yiyordu

Zor günlerde halkını düşmandan koruyordu

Üzerini soyunup bir gece bile yatmıyordu

Hanlar, beyler saldırıp ateşe verseler

Ekinlerinden halkı faydalanamıyordu

Kara koyunları dağ yamaçlarına yaymıştı

Yabanî keçileri evcilleştirmişti

 

Asker toplayıp Kaytuklar gelmişlerdi

Onların dağda yaşadıklarını öğrenmişlerdi

Bahane arayıp Kaytuk oğlu dolaşıyordu

Karça gözetleyip ona ok atmıyordu

Kaytukların zalimliklerine öfkelendiğinde

Bashan Irmağı’ndan oraya buraya atlıyordu

Bir gün Karça tarlalara gittiğinde

Kanaldaki su gözüne az görünüp

Ne oldu diye ileri baktığında

Duruyordu ortasından bölünüp

Endişelenip baktığında ise ne görsün

Kaytukların sarı Aslanbek’in askerleri

Aşağı geçitten geliyorlardı dizilip

O zaman Karça şöyle söyledi:

-Ben öleceğim sizinle mücadele ederek

Ben veremem canım sağ iken Bashan’da

Köyümü size tam ikiye bölüp

Sizden kaçıp dağ eteklerine girdik

Artık uğraşmayıp bizi burada bırakın

Asker gücüyle yenip alırız derseniz

Hiç bitmez sizin gittiğiniz yol

 

Kaytuk Oğlu, Karça’nın söylediği sözleri

Hiç hoş karşılamadı

Kahraman Karça, öyle olsa da onlara

 Adamını da malını da vermedi

Orada savaşa başladılar vuruşarak

Kılıçları birbirine çarpıştırarak

Göğüsleri birbirine dayayarak

Yağmacıları vurup devirip öldürerek

Kaytuk’un askerleri geri kaçtılar

Silâhlarını atıp atıp kaybolup

Silâhları Bashan köyüne dağıttılar

Karça yendi o savaşta lider olup

 

Kaytuklar Karça ile anlaşmak için

Yine çok elçiler gönderiyorlar

Anlaşmazsa şöyle haber veriyorlar

Savaşmayı yine onlar istiyorlar

Karça söyledi:-Hayır artık anlaşamam

Kaytuk Oğlu’na adam, esir veremem

Böyle söyleyerek bize gelen kimseyi

Misafir edip misafir gibi göremem

Dağ köylerinden bir adam bile veremem

Kabardey’den bana gelse yüz kişi

Kötülüğe ben tabiî ki dayanamam

Silâh tutmayı bilir sizde er kişi

 

Kaytuklar geldiler bir gün misafirliğe

Çok baktılar Karça yoktu köyünde

Kaytukların önlerine köyden

Botaş çıktı silâhları belinde

-Ne lâzım Kabardey prensleri size?

Kaytuk Oğlu şöyle söyleyip konuştu:

-Mal verin, vergi (haraç) verin siz bize

Botaş böyle söyleyip cevap verdi:

-Kaytuk Oğlu, Karça ava gitti

Karça bugün köyde yok biliyorsunuz

Köyü bana emanet etti görüyorsunuz

Karça olmadan sana cevap veremem

O sözünü hiç mümkün göremem

Çoktur prens, bizimle uğraşma

Yenerim diye bizimle iddialaşma

Ovada bırakmayıp dağ dibine sürdünüz

Hayvanlarımızı dar vadilere kapattınız

Duruyoruz gece gündüz yatmadan

Dağlara dağılıp birbirimizi bulamadan

 

Onlar niyetlendiler savaş açmaya

Kahraman Botaş’ı zor durumda bırakmaya

Karça yokken Karça’nın köyünü almaya

Adamlarını sürüp, evini malını dağıtmaya

İşte orada savaş başladı düğün gibi

Adamlar yatıyorlar mahvolan koyunlar gibi

Sabahtan öğlene kadar savaş sürdü

Ona şahit olan Bashan geçididir

Kaytuk oğlu kudretsiz oldu gücü yetmedi

Kahraman Botaş bir esir bile vermedi

 

Karça avda dolaşırken

Savaşı o rüyasında gördü

Avcıları ile hemen yetişmişti

Kılıcı ile gökyüzünde oyunlar yapmıştı

Karça orada göğü titreterek haykırdı:

-Kaçma köpeğin soyu, gerçek bey isen

Bu kadar geldiğin sana yetmiyor mu?

İsteyip alsan aç karnın doymuyor mu?

İstiyorsan bizi yenip almayı

Savaşarak ayak altına almayı

Dön bu tarafa da bak Bashan geçidine

Dinlesene kılıcımın sesini

Kaçsan da bırakmam

Peşinden sürüp gitmeden

Gece uyumam senin canını almadan


Bunu duydular Kaytuklar gittiler

Karça’dan korkup her söylediğini yaptılar

Bir gün Karça köyden yukarı çıkmıştı

Çalışıyordu kaya başında oturup

Altın işlemeli tüfeğe kurşun yapıyordu

Kurşun haznesine barut dolduruyordu

Baktığında bir çok asker geliyordu

Bashan geçidinin yolları kararıp

Gözcü uzaktan haber veriyordu

Kavallar çalınıyordu hüzünlenip

Kaytuk Oğlu şöyle söyledi hizmetkârına:

-Karça kabul etmedi söylediğimi yapmayı

Git yanına arkadaşlar alıp Karça’ya

Öküzlerinden versin bize kesmek için

Siz yine şöyle söyleyin Karça’ya

Kaytukların gücünü bugün göreceksin

Vermezsen o kaya başında öleceksin

İstemesen de öküzleri vereceksin

Öyle söyleyip hizmetkârını o gönderdi

Hizmetkâr gelip Karça’ya haber verdi

Karça onun sırtına yaşlı köpeği bağladı

Kabardey prensine lâyık olarak köpeği seçti

Prens bekliyordu gönderdiği hizmetkârını

Öküzleri getirecek

Ya öldürüp ya korkutup

Bir süre sonra geldi prensin hizmetkârı

Bir büyük bunak yaşlı iti sırtında taşıyarak

Karça sana şöyle söyledi prensim

Alırsın babanın canı için öküzleri

Prenslerin yemekleri tavuktur

Yaşlı köpeği yesin daha lezzetlidir

Sen çocukluğundan beri

Tavuk çorbasıyla büyüdün

Bir çok güçsüzün başını bu dağlarda kestin

Şimdi buradan gidebiliyorsan hemen git

Kanımızı kaynatma unutulmadı bizde şeref

Artık elçi gönderirsen hoş karşılamam

Yaşlı köpeğin aşık kemiğini bile veremem

Bu yaşlı köpeğin başının yarısını al da git

Senin baban Kaytukların Kara’ya

Ben utanıyorum bugün size gitmiyorum

Gidersem boynuna kadın donu bağlarım

Senin vücudunu iki parçaya bölerim

Kaytuk hanımlarının içlerine girip oynarı
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.112


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #3 : 07 Aralık 2013, 03:37:34 »

Karaçay-Malkar Türkçesi

 

Zalim boladı Kabartını biyleri

Tütün çıkmay kalgandıla

Karçanı algın caşagan üyleri

Endi Karça Karaçayda caşaydı

Kaytuk ulu sarı Aslanbek

Barırga col tabmay

Can-canın aşaydı

Endi katışmabız Kabartı bla kavgaga

Kaytuklanı köblerin tınkaytdık

Kabartı biylege savgaga

Mahtav bolsun Karça tuthan sadakga

Nalat bolsun, Kaytuk ulu nalatha

 
   
Türkiye Türkçesi

 

Zalim oluyor Kabardey’in prensleri

Artık duman tütmüyor

Karça’nın eskiden yaşadığı evlerden

Artık Karça Karaçay’da yaşıyor

Kaytuk Oğlu sarı Aslanbek

Gidecek yol bulamayıp

Kendi kendini yiyor

Artık karışmayız Kabardey ile mücadeleye

Kaytukların çoğunu geberttik

Kabardey prenslerine hediye olarak

Övgüler dizilsin Karça’nın tuttuğu oka

Lânet olsun, lânet Kaytuk oğluna
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.059 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.