Hoca Ahmed Yesevî ve Hikmet Divanı
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Hoş geldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 12 Mart 2010, 15:30:27


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hoca Ahmed Yesevî ve Hikmet Divanı  (Okunma Sayısı 1339 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
TÜRKÇÜTURANCI.COM
ATSIZCI
********
Mesaj Sayısı: 3.305


ATSIZIN KILICI


« : 25 Nisan 2009, 23:53:26 »

Hoca Ahmed Yesevî ve Hikmet Divanı

On ikinci asrın en önemli şairi Hoca Ahmed Yesevî'dir. Bir adı da 'Türkistan' olan Yese şehrinde yaşadığı için Yesevi adını almıştır. Yesev'i Arapça 'Yeseli' demektir. Ahmen Yesevî o zamanın büyük bir ilim merkezi olan Buhara'da yüksek tahsilini yaptıktan sonra o zamanın ünlü şeyhlerinden olan 'Hemedanlı Şeyh Yusuf intisap etti. Onun üçüncü halifesi oldu. Sonra Yesev'e gelerek saf Türkler'i aydınlatmaya başladı. Bunun için bir tarikat kurdu. Bu tarikata, kendi Yesevi adından dolayı 'Yesevilik' denir. 'Tarikat' ,  ahlâk nizamı üzerine kurulmuş bir cemiyet demektir. Tarikatların bazı ayinleri olur. Yesevilik tarikatının da bazı ayinleri vardı ki bunlar İslâmiyet'ten önceki çağlardan, Türkler'in tabiata taptıkları zamanlardan kalmıştı. Ahmed Yesevî, binlerce mürid yani çırak veya talebe toplamıştı. Bunlara tesirli bir şekilde hitap edebilmek için şiiri bir vasıta olarak kullandı. İşte Ahmed Yesevî'nin bu şiirlerine 'Hikmet' denir. Hikmet,  'Felsefi söz' ,  'Derin söz' anlamlarına gelir. Hakikatte Hoca Ahmed Yesev3inin hikmetleri pek de derin şeyler değildi. İslâmiyet'in ve Peygamberin propagandasından,  dervişlikten, cennet ve cehennemden bahseden bu manzumeler tamamıyla basit ve ahlakı değerleri yoktur. Türkler'i kıyamet günü ve cehennemle korkutmaktan maksadı onları İslâmiyet'in günah kıldığı şeyleri yapmaktan alıkoymaktı.
Yesevî'nin 'Hikmet' adı verilen bu öğüt kılıklı manzumeler sonradan toplayarak 'Hikmet Divanı' adını almıştır. Hikmet Divanındaki manzumelerin çoğu hece ile hecenin 4+4+4 vezni ile yazılmıştır. Manzumeler klasik Türk nazım şekli olan dörtlüklerle meydana getirilmiştir. Aruzla yazdığı şiirler azdır. Şiir bakımından değerli olmadığı halde dil bakımından bu hikmetlerin değeri vardır. İçinde yabancı kelimeler epey olduğu halde yine bu manzumeler temiz Türkçenin güzel örneklerinden dir Karahanlılar çağındaki Hakanlı lehçesinden pek az farklı bir lehçe ile yazılmışlardır. Bu da aradaki zamanın ve Oğuz lehçesi tesirinin neticesi olsa gerektir.


Ahmed Yesevî 1167 deki ölümüne kadar dini telkinlere ve hikmetler yazmaya devam etti. Hayatı ile de Türklere örnek olmaya çalışıyordu. Peygamber 63 yaşında ikne ölmüş olduğu için Ahmed Yesevî de 63 yaşında iken yer altında kazdırdığı bir odada yaşamış, İsl.3amiyete bağlı canlı bir örneğini Türklere göstermek istemişti. Onun bu feragati hiç te tesirsiz kalmadı. Daha hayatında iken geniş bir sahaya yayılan Yesev'ilik, kendisinin ölümünden sonra hemen bütün Türk dünyasına yayıldı. Sonraları 'Yesevîlik'ten 'Bektaşilik' çıktı ki bunun da Türk fikir hayatındaki tesiri pek büyüktür.


Ahmed Yesevî, Türk hayatında pek fazla tesir bırakmamıştır. Yesevîlik tarikatında onun gibi hikmetler yazmak gelenek olmuştu. Yesevîlik zahidane bir tarikat yani yalnız suç ve günah işlememek esaslarına dayanan bir cemiyet olduğu halde bir asır sonra, Anadolu'da büyük bir aşk felsefesi haline geldi. Bu da daha çok bir 'kendi kendine olgunlaşma' ile oldu.
Ahmed Yesevî'nin şair olarak değeri azdır. Fakat Türkler arasında ahlâk çığırı açmak, Şamanizm'i bırakıp İslâmiyet'i almaktan doğan buhranın önüne geçmek ve 13'üncü asrın büyük Türk şairi Yunus Emre'ye zemin hazırlamak bakımından o bütün Türk tarihinin birinci sınıf şahsiyetlerinden biridir.


Örnek olmak üzere Ahmed Yesevî'nin hikmetlerinden birini ve onun bugünkü Türkiye Türkçesine tercümesini veriyoruz.
Metin
Ol kadirim kudret bilen pazar kıldı,
Hurrem bolı yer astıga kirdim mene!
Garig benden bu dünyadın güzer kıldı.
Mahrem bolıp yer astıga kirdim mene!
Zâkir bolıp, şâkir bolıp Haknı taptım,
Şeydâ bolıp, rüsvâ bolıp candın öttim,
Andan sonra vahdet meydin katra tattım,
Hemden bolıp yer astıga kiridm mene
Altmış üçke yaşım yetti, bir künçe yok,
Vâ dirîga Haknı tapmay, könklüm sınuk,
Yer üstide sultanmen tip boldum ulug
Pür gam bolıp yer astıga kirdim mene!
Başım tofrak, cismin tpfrak, özim tofrak;
Küydim, yandı bolalmadım hergiz apak;
Hak vaslıga yetermen tip ruhum müştak,
Zemzem bolıp yer astıga kirdim mene !
Tercüme
O kadirim (Tanrım) kudret ile nazar kıldı (baktı)
Bahtıyat olup yer altına girdim işte !
Garip kulun bu dünyadan geçti,
Mehrem olup yer altına girdim işte!
Zikredici olup, şükredici olup Hakkı buldum,
Deli olup, rüsvâ olup candan geçtim,
Ondan sonra vahdet mey(in)den damla tattım,
(Peygambere) arkadaş olup yer altına girdim işte !
Altmış üçe yaşım yetti, bir gün gibi değil,
Eyvah, yazık Hakkı bulmaz, gönlüm kırık
Yer üstünde (ben) sultanım diyip oldum ulu
Gamlı olup yer altına giridm işte!
Başım toprak, cismim toprak, özüm toprak;
Yıkıldım, yandım olamadım asla apak;
Hak vaslına yeteceğim (erişeceğim) diyip ruhum müştak,
Zemzem olup yer altına giridm işte !


Hakîm Süleyman Ata


Hoca Ahmed Yesevî'nin üçüncü halifesi olan Hakîm Süleyman Ata, onun tarafından Harzem'e gönderilmişti. Vazifesi Harezmi doğru yolu getirmek, yani Yeseviliği orada yaymaktı. Hakim Süleyman Ata bu vazifesini başarı ile yaptı. 1187'te ölerek 'Ak Kurgan'a gömülünceye kadar Yeseviliği Harzem'deki göçebe Türkler arasında yaydı. O da tıpkı şeyhi Ahmed Yesevi gibi,  Yeseviliği yaymak için hikmetler yazmıştır. Böylelikle hikmet yazman Yeseviliğin mühim vir geleneği oldu. Türkler arasında asırlarca değerini kaybetmeden okunan eserin başında Ahmed Yesevi ile Süleyman Ata'nın hikmetleri gelir. Süleyman Ata'nın eserleri 'Bakırgan kitabı' 'Meryem kitabı' ve 'Âhır zaman kitabı'dır. Kendisine 'Bakırgan' lâkabı verilmiş olduğu için hikmetlerinin toplandığı kitap Bakırgan Kitabı adını almıştır. Bunun da şiir sanatı bakımından değeri yoktur. O da tıpkı üstadı Ahmed Yesevî gibi, manzumeyi bir vasıta olarak kullanmış, asla sanat gayesiyle hareket etmemiş, bu yüzden hikmetler kuru didaktik parçalar olmaktan ileri gitmemişti.
Hoca Ahmed Yesevî ile Hâkîm Süleyman Ata iki büyük halk adamıdır.

Logged

OTAĞ KURALLARINA UYUNUZ!!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

Türkçü Turancı Otağ*
BOZKURT FM
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.