Hakas Türklerinin Huban Arığ Destanı
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Aralık 2019, 14:06:48


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hakas Türklerinin Huban Arığ Destanı  (Okunma Sayısı 5470 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KANIKEY
Kurultay Bozkurdu
Normal Üye
*****
ileti Sayısı: 604


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« : 06 Haziran 2014, 20:28:18 »



Kahraman Türk Kızı Huban Arığ

Huban Arığ’da, kahramanın ölen köpeğinin ruhunu alarak yeryüzüne çıkarmak ve köpeğini yeniden diriltmek için ruhların toplandığı Ak Üzüt’e yaptığı yolculuktur. Huban Arığ’ın, Ak Üzüt’e ulaşması için önce Kara Üzüt, sonra da Sarı Üzüt’ü geçmesi gerekir. Destanda, yeryüzüyle Kara Üzüt’ün birleştiği yer Arğalıh olarak adlandırılmaktadır. Arğalıh’ın bulunduğu yerden, gökyüzüne doğru yükselen büyük bir ateş vardır. Yeryüzüyle yeraltı arasında âdeta bir perde görevi gören bu ateşin ötesine geçmek mümkün değildir. Burayı geçmeye çalışan atların kemiği çatal kayaya, erlerin kemiği ise eğri kayaya dönüşmektedir. Bu ateşin ötesinde yerin çamurunu gökyüzüne savuran sert rüzgâr ve kasırgayla birlikte fırtınalı bir deniz de yeraltına inişi ve oradan çıkışı engellemektedir (Davletov 88). Arğalıh’tan geçerek yeraltına inmeye çalışan kahramanın yolculuğu sırasında yaşayıp gördükleri şöyle anlatılır: Ak Üzüt’e tek yoldan gidilir, fakat dönüş yolu yoktur. Her yerde ağlama ve inlemeler duyulur. Ak Üzüt’e ulaşmadaki ilk engel Kara Üzüt’tür. Burada, yüzerek dokuz günde geçilemeyecek kadar hızlı akan bir nehir vardır. Huban Arığ, bu nehri şahine dönüşüp uçarak geçer. Diğer insanlar ise tahta sandallarla bu nehri geçmeye çalışırlar. Nehrin bitiminde dokuz kara kız nöbet beklemektedir. Onlar buraya kimin nasıl geldiğini bilirler, yanlışlık varsa yanlışlığı düzeltirler. Huban Arığ, kasırgaya dönüşerek bu dokuz kara kızın kaçmasını sağlar ve Sarı Üzüt’e ulaşır. Sarı Üzüt’ün yolunda şiddetli yağmur ve kasırga vardır. Burada ulu dağlar sıralanmakta ve büyük sular akmaktadır. Burada da nöbetçilik yapan dokuz sarı oğlanla dokuz sarı kız vardır. Huban Arığ, bu bekçiler uyuyunca Sarı Üzüt’ü de geçer. Ak Üzüt’e ulaşan Huban Arığ’ı burada dokuz oğlan ve dokuz kız karşılar. Onlar, Huban Arığ’ın buraya hileyle geçip geçmediğini anlamak için çayırlığa kül dökerek bir uçtan diğerine koşmasını isterler. Ayağının altından bir kül taneciği bile kalkarsa buraya hileyle geldiği anlaşılacak ve öldürülecektir. Huban Arığ, başından kopardığı bir tutam saçı kendi yerine geçirir, kendisi ise bir ak çiçeğe dönüşür. Böylece dokuz oğlan ve kıza hiçbir şey hissettirmeden çayırlığı koşarak geçer. Huban Arığ’ın hile yaptığını düşünen dokuz oğlan ve kız, onu ikinci bir sınava tabi tutarlar. Bu yüzden onu bir kamışın üstüne oturturlar. Kamışta en küçük bir kırılma dahi Huban Arığ’ın buraya hileyle geldiğinin işareti sayılacaktır. Huban Arığ, yine başından bir tutam saç koparıp onu kendi şekline dönüştürerek kamışa oturtur. Kamışta hiçbir kırılma olmaz ve Huban Arığ’ın geçmesine izin verilir. Böylelikle Huban Arığ, ölenlerin ruhlarının arasına katılır. Ak Üzüt’te altın masanın arkasındaki altı zırhlı alp ve bakır masanın arkasındaki bakır zırhlı alplar insanları yargılamaktadırlar. Huban Arığ, burada yalnızca küçük yaşta ölen çocukların suçsuz, diğer insanların tamamının suçlu olduğunu görür. Suçlular çatal uçlu kamçılarla dövülmekte, suçu büyük olanların sırtında kayışlar kesilmekte, hayattayken hırsızlık yapanların elleri kesilmekte, daha büyük suçu olanlar ise içi reçine dolu kazanlarda yakılmaktadır. Burada yargı için sırada bekleyenler arasında köpeğini gören Huban Arığ, onu sırtına alıp Ak Üzüt, Sarı Üzüt ve Kara Üzüt’ü geçerek yeryüzüne çıkar (Davletov 80-84)


Kaynak: Doç. Dr. İbrahim DİLEK, SİBİRYA TÜRK DESTANLARINDA KAHRAMANIN YERALTI VE GÖKYÜZÜ DÜNYALARIYLA İLİŞKİLERİ ÜZERİNE BAZI TESPİTLER, b: 49-50



Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Tanrıöğen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 875


Nur'dan Rıza aldık.


« Yanıtla #1 : 06 Haziran 2014, 20:49:19 »

Timur Davletov hoca aynı isimli romanında ne güzel anlatır Huban Arığ'ı. Öfkelidir, töreyi korur...

Hoşgeldiniz tekrar abla hanım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Kurultay Bozkurdu
Normal Üye
*****
ileti Sayısı: 604


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #2 : 06 Haziran 2014, 21:07:19 »

Evet gerek Huban Arığ, gerekse Xan Mirgen'de anlatımı ve analizi gayet başarılı.. Temur  Davletov Beye esenlikler bizden,
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ertan cubukcu
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 6


« Yanıtla #3 : 19 Temmuz 2014, 20:45:24 »

Bu destanı şimdi okumaktayım. Tam alt dünyadaki yolculuk kısmını bitirdim. Harika bir destandır. Ve içindeki mitoloji izleri çoktur. Ben, Erdel bölgesindeki (Transilvanya) Sekel Macar Türkü olduğum için, Macar masalları ve Türk destanları arasındaki benzer motifler aramaktayım. Huban Arığ'daki Cadı Hara Hat'ın dokuma makinesi ile ordu çıkartması Macar masallarında da çok geçen bir motifdir. Ve bu ve başka destanlarda böyle, Macar masallarla ortak motifler çoktur. Mesela Altın Arığ'daki Altın Arığın ruhunun uzak yerlerdeki bir hayvanda olması, ve onun öldürüldüğü takdirde Altın Arığ'ın da ölmesi Macar masallarında (mesela Göğe yükselen ağaç adlı masalda) da çok geçmektedir. Tabii ki bu şamanlarla olan inançların önemli noktasıdır. Ya da Maaday Kara Altay destanındaki ölülerin yargılama motifi (hep tartışan eşlere büyük yorgan verilirken, altına sığmazlar, iyi anlaşan eşler ise küçük bir yorgan altına sığarlar, bol otlu ovada duran zayıf boğalarla, otusz yerde duran şişman boğalar, vs.), tıpkı aynı motif Sekel bölgesindeki Csángó masallarında da ortaya çıkan bir motiftir (o yüzden Maaday Kara'yı Türkçeye hazırlayan araştırmacının bu motifin Budist bir motif olduğunu söylemesini yanlış olarak algılanıyorum, çünkü Macarlar ile Sekeller Budizm ile hiç bir zaman tanışmadılar, bu yüzden bu motifin Budizm ile alakası yoktur ve mutlaka şaman inancına göre ölülerin öbür dünyadaki yargılama biçimini göstermektedsir).
Bütün bunlar dışında Türk destanlar ile Macar masallar arasındaki benzerlikler bu iki halkın akrabalığının çok güçlü bir biçimde altını çizmektedir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Türk Çerisi
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 796


« Yanıtla #4 : 19 Temmuz 2014, 22:43:41 »

Huban Arığ

Gözleri güzel yerli tümen albat halkım,
Mal güden mirgen erkekler,
Atalarımızın değerli toprağına döndüldüğünde,
Analarımızın can ülkesine geri gelindiğinde,
Yol tozunu [üzerinizden] silktiğinizde,
Akıntılı suda yıkanıp, güzelleşip,
Yakası güzel kip giyiniz,
Göğsü yüksek ata bininiz,
Geçitli dağ sırtının üstünde
Ak sileke ağacını dikiniz,
Ak koyun kesiniz,
Ak gökyüzüne kadar
Kurbanın buğusunu yükseltiniz.
Ak ineğin ak sütüyle
Ağızlarınızı çalkalayınız.
Kara dertler dağılsın,
Kararan bağırlar ışınlansın.
Kısır inekler kesilsin,
Kıymalı düğünler kurunuz,
Erkeklerin en iyisi toplansın,
Oyunların en zevklileri başlasın,
Kızların en iyisi toplansın,
Kırağı tutmuş canlar ısınsın!

tümen: on bin
albat: öz yönetim sahibi
mirgen: keskin nişancı
kip: palto
sileke: ığdış edilmiş bir yaşındaki koç
kısır: o sene doğurmayacak olan
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.177 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.016s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.