Mehmed Fuad Köprülü (1890-1966)
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 05 Aralık 2020, 21:04:14


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mehmed Fuad Köprülü (1890-1966)  (Okunma Sayısı 4333 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BAYBEG
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 28


HEPLAL


« : 20 Nisan 2009, 12:02:16 »

Prof.Dr. Mehmet Fuat Köprülü (d. 4 Aralık 1890 - ö. 28 Haziran 1966), İstanbul (Erkek) Lisesi mezunu, Türk tarihçi, edebiyat araştırmacısı ve siyaset adamıdır.

Fuat Köprülü 4 Aralık 1890’da İstanbul’da doğdu. Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa’nın soyundan gelmektedir. Edebiyat ve tarih alanında ilerlemek için hukuk öğrenimini yarıda bıraktı.

1909’da Fecr-i Ati topluluğuna katıldı. Şiirlerini 1913’e kadar Mehasin ve Servet-i Fünun dergilerinde yayımladı. Bu yıllarda “Milli Edebiyat” ve “Yeni Lisan” akımlarına karşıydı. 1910’dan sonra İstanbul’un çeşitli okullarında Türkçe ve edebiyat okuttu, liselerin edebiyat programını düzenledi. Ziya Gökalp çevresine girdikten sonra Milli Edebiyat akımını benimsedi; Türk tarihinin ilk dönemlerine kadar indi, ilk Türk topluluklarının tarih ve edebiyatlarını inceledi. 1913’te, Halit Ziya Uşaklıgil’den boşalan İstanbul Darülfünunu Türk Edebiyatı Tarihi müderrisliğine getirildi. Aynı yıl Bilgi dergisinde Türk edebiyatının hangi yöntemle incelenmesi gerektiğini tartışan “Türk Edebiyatı Tarihinde Usul” adlı yazısı çıktı.

İlk büyük yapıtı Türk Edebiyatı’nda İlk Mutasavvıflar’ı yayımlandı. 1923’te Edebiyat Fakültesi dekanı oldu, Türkiye Tarihi adlı kitabını çıkardı. 1925’te Türkiyat Mecmuası’nı çıkarmaya başladı, ünü giderek dünyaya yayıldı, birçok uluslar arası kongreye Türkiye temsilcisi olarak katıldı. 1928’de Türk Tarih Encümeni başkanlığına seçildi. 1931’de Türk Hukuk Tarihi Mecmuası’nı çıkarmaya başladı; 1932-1934 arasında Divan Edebiyatı Antolojisi’ni çıkardı. 1933’te ordinaryüs profesör oldu, İstanbul Üniversitesi’nde birkaç kez dekanlık yaptı. 1934’te siyasete atılarak Kars milletvekili oldu. 1936-1941 arasında Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’yle Siyasal Bilgiler Okulu’nda ders verdi. 1935’te, Paris’te Türk Tetkikleri Merkezi’nde verdiği konferansların toplamı olan Les Origines de L’Empire Otoman (Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu) adlı kitabı yayımlandı ve büyük yankı uyandırdı. Heidelberg, Atina ve Sorbonne üniversitelerince onursal doktorluk sanı verilen, bilim kuruluşlarınca onur üyeliğine seçilen Köprülü 1941’den sonra İslam Ansiklopedisi’nin yayımına katıldı. V.(Ara Seçim), VI., VII. Dönem Kars, VIII., IX., X. Dönem İstanbul Milletvekilliğine, hem de İstanbul ve Ankara Üniversitelerindeki görevlerine devam etti.

Celâl Bayar, Adnan Menderes ve Refik Koraltan ile birlikte Demokrat Parti'yi kurdu. Demokrat Parti 14 Mayıs 1950 seçimlerini kazanıp iktidara gelince, dışişleri bakanı oldu. 1956’ya kadar sürdürdüğü bu görevi sırasında Türkiye’nin NATO’ya girişinde etkin rol oynadı. 5 Temmuz 1957'de Demokrat Partiden resmen istifa ederek aynı yıl Hürriyet Partisi ne girdi. Asıl yararlı çalışmalarını Türk Edebiyatı ve Türk Halk Edebiyatı araştırmaları oluşturur. Çok verimli bir araştırmacı olan Köprülü, ardında 1500'ü aşkın kitap ve makale bırakmıştır.

Mehmet Fuat Köprülü 28 Haziran 1966’da İstanbul’da, direğe çarparak, kaldırıldığı Baltalimanı Hastanesi’nde öldü. Çemberlitaş’taki Köprülü Türbesi’nde babasının yanına gömüldü.


Başlıca Eserleri
Yeni Osmanlı Tarih-i Edebiyatı (1916)
Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar (1919-1966)
Nasrettin Hoca (1918-1981)
Türk Edebiyatı Tarihi (1920)
Türkiye Tarihi (1923)
Bugünkü Edebiyat (1924)
Azeri Edebiyatına Ait Tetkikler (1926)
Milli Edebiyat Cereyanının İlk Mübeşşirleri ve Divan-ı Türk-i Basit (1928)
Türk Saz Şairleri Antolojisi (1930-1940, üç cilt)
Türk Dili ve Edebiyatı Hakkında Araştırmalar (1934)
Anadolu’da Türk Dili ve Edebiyatı’nın Tekamülüne Bir Bakış (1934)
Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu (1959)
Edebiyat Araştırmaları Külliyatı (1966)
İslam ve Türk Hukuk Tarihi Araştırmaları ve Vakıf Müessesesi (1983, ölümünden sonra)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

DÜNYA HAKİMİYETİ TILSIMI OLAN ,YEDENİN, HAKİKİ SAHİBİ TÜRKTÜR...
BAYBEG
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 28


HEPLAL


« Yanıtla #1 : 20 Nisan 2009, 12:04:20 »

Türk Edebiyatına katkıları oldukça yüksek bir araştırmacı yazarımız. Mekânı cennet olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

DÜNYA HAKİMİYETİ TILSIMI OLAN ,YEDENİN, HAKİKİ SAHİBİ TÜRKTÜR...
Altan Beğ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 69


Site
« Yanıtla #2 : 12 Nisan 2011, 01:28:17 »

   Bugünün genci için Köprülü, olsa olsa bir Osmanlı sadrâzamının adıdır. Eğitim ve kültürde ciddî ve millî bir siyasetimiz olsaydı, Fuad Köprülü’nun adını bilmeyen lise merhâlesinde hiçbir çocuğumuzun bulunmaması gerekirdi.

   Köprülü Medmed Paşa âilesinden gelen Fuad Köprülü, 1934’e kadar Köprülü-zâde Medmet Fuad Bey idi. 4 Aralık 1890’da İstanbulda babasının Küçük Ayasofya’daki konağında doğdu. Târihçi olarak, târihçi olmak için doğmuştu. Hârika çocuk vasfında idi. Mecran Îdâdîsi’ni (lise) bitirdi, yüksek tahsîl yapmadı. O yaşında, kendisine târih öğretebilecek kişi yoktu ki dârülfünûn edebiyat fakültesine gitsin…

   Bir müddet liselerde edebiyat okuttu. 1913’te Halid Ziyâ Uşaklıgil, Sultan Reşad’a başkâtip olunca, ondan boşalan İstanbul fakültesi Türk Edebiyatı Târihî kürsüsüne, muallim ve ertesi yıl müderris pâyesiyle getirildi. Şimdi, bir büyük romancımızın Türk edebiyatı târihî üzerindeki malûmatını düşününüz, bir de Köprülü’nünkini… 23 yaşında genç muallim, tam yerine gelmişti. Lâyık olduğu yere değil, eski tâbiriyle elyak (en lâyık) olduğu yere…

   Köprülü’nün saçlı sakallı müderrislerin yanında bıyığı yeni terleyen bir delikanlı iken yeralmasını, 1913’teki neşri Türk Edebiyatı Usûl adlı tetkiki sağladı. Vâkıâ hemen hemen büyük Fransız edebiyat târihçisi Gustave Lanson’dan (1857-1934) tercûmedir. Lâkin Amerika’yı yeniden keşfe lüzûm yoktu. Tarih denen ilim, Batı’da hangi ilim ve felsefî usûlü tetkik ediliyorsa, bizde de öyle olacaktı…

   Köprülü’den önce bizde sikkeler ilmî, kitâbeler ilmî, târihin yan dalları idi. Târihçilik ve edebiyat târihçiliğinde henüz eski usûl geçerliydi.

    Ama asrımızın başlarında târihçilik bu idi. Allâmelik gerektiren bir ilimdi. Tahrir târihçiliği idi. Târihin yanında pek çok şey bilmek ve bu malûmatlar ile tahrire girmek gerekiyordu.

   Bugünün usûl târihçiliği değildi. Bir devletin hayatının beş on yıllık bir döneminin içinde dönüp dolaşıp bu dönemin öncesinden ve sonrasından habersiz olmak değildi.

   Köprülü, şâirlikten gelen müelliflerimiz gibi, Türkçe’yi üstâdâne kullandı. Ve en ilmî eserlerini bile okutmasını bildi. Elli kişinin okuduğu kitâblar yazmadı.

   Fuad Köprülü, 15 yaş büyük refîki Ziyâ Gökalp’in yolunu tâkib eden bir Türk milliyetçisiydi. İlimde şüphesiz Gökalp’i pek çok gerilerde bıraktı. Tefekkürde ise, Gökalp cereyanına da kıymetli katkıları oldu. Bu cereyanı, daha ilmî, daha hakikî milliyetçilik esaslarına oturttu. Kültür ve edebiyat mâzimizi vâsi ölçüde aydınlattı. Fevkalâde çeşitlikte eserler bıraktı. 28 Haziran 1966’da 76 yaşında, kâbına erişilemez bir sulta nâmıyla öldü.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.242 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.