Gelenekleşme Sorunu
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 06 Haziran 2020, 00:28:26


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gelenekleşme Sorunu  (Okunma Sayısı 1088 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tengiz
Ziyaretçi
« : 21 Ağustos 2012, 15:49:54 »

 Son çağlarda toplumların değişim hızının ne kadar yüksek olduğu hepimizin bildiği bir gerçek. Dün gördüklerimiz bu gün ortada yok iken, bu gün göremeyeceğimizi yarın da bulmak olası. Bu öylesine bir değişim ki, on yıl gibi tarihin ''hiç'' sayılacak bir süre öncesi, bizlerin geriye baktığında kimi yoklukları görüp küçümserce gülümsememize yetiyor. Böylesine bir değişimin içinde ''gelenekçi olmak'' ya da ''bir şeyleri gelenekleştirmek'' dediğimiz olayların genel durumuna ve yapısına göz atmak gerek.

Gelenekleşme dediğimiz olay, toplumun yüz yıllar boyunca ürettiği değerlerin kuşaktan kuşağa aktarılıp ''kusursuzlaştırılarak'' geleceğe aktarılmasıdır.  Bu süreç içinde ister ''müzik'' ister ''yapı (mimari)'' ister ''davranış dediğimiz olaylar olsun, her kuşağın kendi törpüsü ile gördüğü bir kusuru temizeleyerek bu geleneği herkese uygun olan bir biçime geleceğe aktarmasıyla sonuçlanır. Bu yüzden dinlediğimiz ''Çanakkale Türküsü'' hepimizin kulağına hoş gelir. Yıllar içinde bu ''gelenekçi'' türkünün notalarındaki kusurlar halkça giderilmiş, onu her dillendiren, kendinden bir şeyler katarak onu toplumun her kesimine uygun bir müzik biçimine getirmiştir.

Geleneğin nasıl oluştuğu ve toplumda neden yaygın olduğu üzerine kısaca bilgi verdikten sonra şu soruyu sormak gerek: Her şeyin bu kadar hızlı değiştiği ve üretilen değerlerin kendi kusurlarını gideremeyeceği kadar kısa sürede toplumca tüketildiği günümüzde ''yeni bir gelenek'' üretilebilir mi, nasıl üretilebilir, geleceği nedir, bunun bir yararı var mıdır?..

Geleneğin üretilebilmesi için bir ''dinlenme ortamı'' gereklidir. ''Dinlenme ortamı'' dediğimiz şey olanakların sınırlı olduğu, zamanın pek hızlı akmadığı bir yerdir. Olanaklarınız sınırlı olmalıdır ki, elinizde var olanları kullanma konusunda ustalaşmalısınız. Zaman sizin için çok hızlı akmamalıdır ki ürettiğiniz değerler ve siz, sürekli değişen yaşam koşullarında yıpranmayasınız. Günümüzde sağlam, gelenekçi, üzerinde düşünülmüş ve kusursuza yaklaşmış ürünlerin olmamasının en büyük nedeni bu ikisidir. En yeni teknolojik gereçlerle bir Türküyü insanlara sunsanız bile, bu ''Yeni Türkü'' usta bir bağlamacının ve usta bir yalın sesin verdiği duyguyu size vermeyebilir. Bunun nedeni teknoloji nin bize sınırsız olanaklar sunması ve bizim kendimizi bu olanaklar üzerinde ustalaştıramadan başka bir teknolojik yeniliğe kaymamızdır. ''Zaman'' da ivedi (hızlı) akar. Bu gün yapmayı düşündüğünüz bir şeyden; iki gün sonra sizi epeyce oyalayacak başka şeylerle uğraştığınız için vazgeçebilirsiniz. ''Dinlenme ortamı'' dediğim şey budur.

Gelenek, toplumun köklerini unutmadan yaşayabilmesi için, yeni kuşakların kalitesiz, sağlam olmayan, çamura dönmüş günlük değerlerle dolu bir dünyada yaşamamaları için. Gelenek sanatta olur, davranışlarda olur, yaşam görüşlerinde olur. Kim ne derse desin ''Geleneğe karşı gelen'' yolda ilerleyen şeyler bir süre sonra tek başına bir köşeye itilmeye tutsaktır. Bu ''isyancılar'' ın bir çoğu da ne gülünçtür yok olma eşiğine geldiklerinde gelenekçi ürünlerden esinlenmeye başlar ki iş işten geçmiştir. (50 yaşından sonra sanat müziği ya da türkü söylemeye çalışan şarkıcılar gibi)

İlginçtir ki günümüzde gelenek üreten kişilerin ''halk'' değil ''aydınlar'' olduğunu düşünmekteyim. Halk artık hzılı bir yaşam döngüsüne itildi. Herkes çok şey biliyor buna karşın kimse sağlam bir şey bilmiyor. Böylesi bir ortamda gelenek oluşturmak, onu herkesin kullanacağı bir duruma getirmek biz aydınların görevidir. Kendimize ''dinlenme ortamları'' yaratmalı, ''sınırlı, kalıcı, bize yakın kaynaklar'' bularak onları işlemeli, kişilere içeriği sağlam ürünler sunabilmeliyiz...
Tengiz
Eviren Yılı
Sekizinçayın Yirmibiri
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sancaktar Turan
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 496


"Kutlu Turan sancağını, Türkeli'ne asacağız!"


« Yanıtla #1 : 21 Ağustos 2012, 20:03:17 »

Bizim gelenek oluşturmamız için toplum tarafından bu yönde bir talep olması lazımdır. Eğer toplum böyle birşey talep etmiyorsa, ilk önce yapmamız gereken şey toplumun ilgisini çekecek ürünler ortaya koymaktır.

Yazdığın makale için sağ ol kandaşım!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Benim adım TÜRK, kanım TÜRK, ruhum TÜRK,vicdanım TÜRK!"

"Türklüğü yüceltmek için yaşa, Türk'e kılınç kaldıran eli kır!"

"Tanrı Türk'ü üstün yarattı!"
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.068 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.033s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.