KAZAKİSTAN
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2017, 05:55:44


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10
  Yazdır  
Gönderen Konu: KAZAKİSTAN  (Okunma Sayısı 43038 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
AY YILDIZ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 428


NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRK DOĞANA!


« Yanıtla #10 : 23 Ağustos 2009, 18:45:42 »

Kazakistan'da Dörtlü Zirve

Kazakistan, Rusya, Türkmenistan ve Azerbaycan Devlet Başkanları, Kazakistan'ın Aktau Kentinde Bir Araya Gelecek. Kazak Resmi Haber Ajansında Yer Alan Habere Göre, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ile Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev Arasında Yapılan Telefon Görüşmesinde Bu Konu Ele Alındı.

Haber Yayın Tarihi: 22.08.2009 13:26

Kazakistan, Rusya, Türkmenistan ve Azerbaycan devlet başkanları, Kazakistan'ın Aktau kentinde bir araya gelecek. Kazak resmi haber ajansında yer alan habere göre, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ile Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev arasında yapılan telefon görüşmesinde bu konu ele alındı. Eylül'de yapılacak gayri resmi zirvenin tarihi ise henüz netlik kazanmadı.

Nazarbayev ile Medvedev'ın, Aktau kentinde Türkmenistan, Rusya, Kazakistan ve Azerbaycan devlet başkanlarının gayri resmi toplantısının yapılmasını konusunda anlaştığı kaydedildi. Toplantıda, Hazar kıyısı ülkeler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve Hazar'ın statüsü gibi konuların ele alınması bekleniyor.

Diğer yandan, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev ile Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov'un arasında 13 Ağustos'da telefon görüşmesi gerçekleştirilmişti. Bu görüşmede, Nazarbayev Türkmen mevkideşi Berdimuhamedov'u Eylül ayında Kazakistan'ın Aktau kentinde yapılacak zirveye davet etmişti. Berdimuhamedov'un bu daveti memnuniyetle kabul ettiği bildirilmişti.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
Son Başbuğ M.Kemal ATATÜRK
AY YILDIZ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 428


NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRK DOĞANA!


« Yanıtla #11 : 24 Ağustos 2009, 12:55:00 »

KAZAKİSTAN'DAN KISA KISA:

Haber yayın Tarihi:24.08.2009

Kazakistan`da helikopterli trafik polisleri görev başında

Kazakistan`ın Almatı bölgesinde başlatılan yeni uygulama ile helikopterli trafik polisleri göreve başladı. Helikopter ile trafik devriyesi yapan polisler sadece trafik ihlallerini bulmakla kalmıyor, çalıntı arabaları tespit ediyor, yolların durumunu kontrol ediyor ve eksik trafik işaretlerini olduğu yerleri belirliyor. Bu yılın başından Almatı bölgesinde meydana gelen 886 trafik kazasında 310 kişi hayatını kaybetti. Hava devriyesi ile trafik ihlallerinin önemli ölçüde azalacağını söyleyen yetkililer, sürücülerin de bu sayede daha dikkatli olacaklarından ümitli.

Hava devriyesinin Almatı bölgesine maliyet yüksek. Trafik polisi helikopterleri özel bir şirkette kiralıyor. Uçuşun saati 1000 dolar. Almatı valiliği havadan trafik devriyelerinin altı ayı için 10 milyon tenge (67 bin dolar) kaynak ayırmış.

---

Kazakistan`da ilk İslami Televizyon açıldı!

FHA- Ramazan ayının gelmesiyle, Kazakistan`da ilk İslami televizyon kanalı açıldı.

FHA- Hür Avrupa Radyosu`nun haberine göre, Kazakistan, Ramazan ayında ilk İslami televizyon kanalını “mukaddes kanalâ€� adıyla açtı.

Bu televizyon kanalı Başkanı Muhammedcan Tazebeyg yaptığı açıklamada, bu kanalın sadece Almati eyaletinden izlenildiğini kaydetti.

Tazebeyg, bu kanalın açılışında basın mensuplarıyla yaptığı röportajında, bu televizyon kanalının yakında üç şehirden daha izlenebileceğini söyledi.

Kazakistan, beş merkez Asya ülkesinden biri olup, 2.7 milyon kilometre kare alana sahipr ve 15 milyonu aşkın nüfusunun yüzde 47`si Sünni ve Hanefi mezhebinde.

Elmanın Anavatın Kazakistan


Oxford Üniversitesi biyologları, son teknolojiyle elma DNA`sı üzerinde yaptıkları araştırmalara dayanarak, gezegende yenilebilir ilk tatlı elmanın Kazakistan`ın Çin sınırına yakın dağlarında iki bin metre yükseklikte yetiştiği görüşünü ortaya attı.

Günümüz elma türlerinin "atalarının" halen bu dağlarda doğal ortamda yabani halde yetiştiğini belirten "Elmanın Tarihi" kitabının yazarı Dr. Barrie Juniper, eski dönemde buranın farklı meyve ağaçlarından oluşan ormanlarla kaplı olduğunu kaydetti.

Buluşun bilim çevrelerinde şaşkınlıkla karşılandığını vurgulayan Oxford`lu bilim adamları, "Granny Smith" ve "Cox`s Orange Pippin" gibi birçok İngiliz elma türünün de bilinenin aksine farklı meyvelerin hibriti değil, Kazak elmalarının "torunları" olduğunu belirtti.

Juniper, elmanın gezegene önce tatlı ve sulu elmaları seven ayılar ve daha sonra da atlar vasıtasıyla yayıldığını söyledi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
Son Başbuğ M.Kemal ATATÜRK
AY YILDIZ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 428


NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRK DOĞANA!


« Yanıtla #12 : 27 Ağustos 2009, 13:11:15 »

Kazakistan Geniş Çaplı Askeri Tatbikat Yapıyor

Kazakistan, Ordusunun Eğitim Düzeyini Artırmak İçin Geniş Çaplı Tatbikatlar Yapıyor. Gerçeğini Aratmayan Tatbikatlarda, Rus Yapımı Hava Savunma Sistemi S-300'leri Atışı İse Nefes Kesti.

Haber Yayın Tarihi: 25.08.2009 14:37

Kazakistan, ordusunun eğitim düzeyini artırmak için geniş çaplı tatbikatlar yapıyor. Gerçeğini aratmayan tatbikatlarda, Rus yapımı hava savunma sistemi S-300'leri atışı ise nefes kesti.

Kazakistan'daki askeri tatbikatlar birçok farklı bölgelerde yapılırken, tatbikatlara farklı ordu birimleri katılıyor. Kara kuvvetlerine ait birlikler kendi maharetlerini sergilerken, savaş uçakları ise havadaki manevraları ile göz doldurdu.

Kazakistan hava kuvvetleri ayrıca ülkede Anayasa Günü'nde yapılacak askeri tören için de hazırlıklarını tamamladı. Başkent Astana'da 30 Ağustos'ta yapılacak askeri geçit törenine 40 civarında savaş uçağı ve helikopteri katılacak. Kazakistan Savunma Bakanlığı sözcüsü, "Tatbikatlarda en zoru grup uçuşlarıdır. Grup uçuşlarının askeri geçit töreninde sergileyeceğiz." dedi.

Bu arada Astana'ya 40 kilometre mesafedeki hava savunma üssünde ise S-300 füzelerinin atışı yapıldı. Astana semalarının güvenliği Rus yapımı S-300 hava savunma füzelerine emanet.

Hava Savunma Üssü Nöbetçi Subayı Teğmen Aleksey Han, S-300'lerin 350 kilometre mesafedeki alanı kontrol ettiklerini ifade etti. Han: "Hareket edebilir S-300 savunma kompleksleri 3 parçadan oluşuyor. Merkez kontrol aracı, radar sistemi ve füzeler. Dört füzesi buluna sistemde, füzelerin toplam ağırlığı 10 ton. Füzelerin atış mesafesi ise 75 kilometre." diye konuştu.

Öte yandan Kazakistan'ın Hazar Denizi kıyısındaki liman kenti Aktau'da ise anti terör tatbikatı yapıldı. Kazakistan özel eğitimli birliği KNB'nin katıldığı tatbikatta amaç terörizme karşı mücadeleyi güçlendirmek.

KNB Başkan Yardımcısı Adil Şayahmetov, "Tatbikatta rehinelerin kurtarılması, teröristlerin ele geçirilmesi hedefleri vardı. Özel birlik KNB bunları başarı ile tamamladı." dedi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
Son Başbuğ M.Kemal ATATÜRK
AY YILDIZ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 428


NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRK DOĞANA!


« Yanıtla #13 : 27 Ağustos 2009, 13:12:36 »

Kazakistan Anayasa Gününü Kutluyor

Kazakistan Halkı, '30 Ağustos Anayasa Günü' Etkinliklerine Hazırlanıyor. 1995 Yılında Halk Referandumu ile Kabul Edilen Anayasa İçin Her Yıl Ülkede Anma Günü Düzenleniyor. Kazakistan Anayasasında İnsan Haklarına ve Özgürlüklere Geniş Yerildi. Kazakistan Ekonomisinin Serbest Piyasa Sistemine Geçmesinde Anayasa Büyük Rol Oynadı.

Haber Yayın Tarihi: 26.08.2009 14:38

Kazakistan halkı, '30 Ağustos Anayasa Günü' etkinliklerine hazırlanıyor. 1995 yılında halk referandumu ile kabul edilen anayasa için her yıl ülkede anma günü düzenleniyor. Kazakistan anayasasında insan haklarına ve özgürlüklere geniş yerildi. Kazakistan ekonomisinin serbest piyasa sistemine geçmesinde anayasa büyük rol oynadı. Anayasanın kabulünden sonra Kazakistan, Orta Asya'nın en güçlü ekonomilerinden biri haline geldi.

Anayasada yer alan insan hakları konseptiyle Sovyetlerden miras kalan 'devlet hakkı birey hakkından üstündür' düşüncesi ortadan kaldırıldı. Anayasanın getirdiği garantiler çerçevesinde geçen süre zarfında serbest piyasa ekonomisi ve sivil toplum kuruluşları güçlendi. 1995 Anayasası ile Kazakistan'da mülkiyet hakkı, özel teşebbüs, güçlü orta sınıf, hukuk devleti, çok partili sistem ve medya çeşitliliğinin yanı sıra fikrî ve dinî hürriyetler güçlendirildi.

Kazakistan anayasasında yer alan unsurların başında; toplumun demokratik değerleri, birlik ve beraberlik, halkların dostluğu, kültürlerin etkileşimi ve devlet organlarının sorumlulukları geliyor.

Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra 1991 yılında bağımsızlığını ilan eden Kazakistan ilk anayasasını 28 Ocak 1993'te kabul etmişti.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
Son Başbuğ M.Kemal ATATÜRK
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.306



« Yanıtla #14 : 20 Aralık 2009, 20:02:02 »

   Kazakistan Kültür ve Enformasyon Bakanı Muhtar Kulmuhammed, Kazakistan'ın Latin alfabesine geçmek için hazırlık yaptığını, bunun ülkenin gelişimi açısından önemli olduğunu söyledi.

   "Latin alfabesine geçiş iletişim alanında ülkemizin gelişimine önemli katkı sağlayacaktır. Bu bizim için tarihi bir adımdır" diyen Kulmuhammed, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in bu konuda Eğitim ve Bilim Bakanlığını görevlendirdiğini belirtti.

   Latin alfabesine geçişin çok kolay olmadığını anlatan Kulmuhammed, "Bu bir günde olacak bir iş değildir. Tüm faktörlerin dikkate alınması ve analizi gerekiyor. Vatandaşlarımızın buna hazır olması gerekiyor" dedi.

   26 Kasım 2009-Alıntıdır.


   İşte Turan yolunda atılacak en önemli adım.

   Türklerin birbirini anlaması ve fikir alışverişi için gerekli olan ortak alfabe yolunda Kazakistan ilk adımı attı. Tüm Türk Devletleri'ne örnek olmasını diliyorum.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
Tien san
Ziyaretçi
« Yanıtla #15 : 20 Aralık 2009, 20:09:14 »

 Güzel bir haber. Sanirim Kazakli soydaslarimiz,rus kiril alfabesi kullaniyorlardi. Bu durum ruslarin hosuna gitmiyecek kanaatindeyim. Bu bir reform demektir. Umarim diger Türk devletlerinede örnek olur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #16 : 20 Aralık 2009, 20:31:35 »

NEDEN LATİN ALFEBESİ?
Bilindiği gibi Türk dili, Türkiye Türkçesinden ibaret değildir. Ana dili Türkçe olan,
(bütün leçe ve şiveleriyle birlikte Türkçe konuşan ) büyük bir milletin dilidir. Bugün “Türkçe
konuşan topluluklar” olarak bahsedilen bu millet, Türk dili sayesinde kendini ifade etmeye,
millet olmanın gerektirdiği bilinci yeniden keşfetmeye, kardeş olmanın sonuçlarını korkarak
düşünmeye çalışmaktadır. Dili ise dünya dilleri arasındaki eski yerini bulma yolundaki
engelleri aşma çabası içindedir. Bu amaçla Türkistan Cumhuriyetleriyle kültürel bağları
geliştirmek, bilgi paylaşımında bulunmak ve her türlü sorunun üzerine birlikte gitmek
zorundayız.
Türkçe, Çin Seddinden Adriyatik denizine kadar olan geniş bir alanda içeriden ve
dışarıdan yüzyıllarca eritme ve yozlaştırma gayretlerine maruz kalmıştır. Bunlar sadece
Türkçenin gelişme hızını yavaşlatmıştır. Türkçe, sonsuzluğa uzanan yolda insan üstü mantığı
sayesinde özelliklerini koruyarak günümüzde birkaç yazı dilline ayrılmıştır. Türkçenin bu
yönü hakkında Maks Mülller görüşlerini: “ …Dilin sistemindeki kurallılığı, dilin sadeliği ve
şeffaflığı, insan anlayışının dil kuruluşunda kendini gösteren mucizeli kudretinden haberi
olmayanlara çarpmaması mümkün değil… Onda düşüncenin iç oluşlarını seyredebiliyoruz…
Türkistan stepleri ortasında, ancak yaratılışındaki içkil kanunların kılavuzluğu altında
yarattığını, hiçbir bilginler kurulu yaratamazdı.” (Cevat 1933:7) şeklinde ifade eder.
Kültürel etkileşim topumun pek çok alanında kendini gösterirken asıl etkisini kültür
taşımanın birinci aracı olan alfabe üzerinde göstermiştir. Toplumların uzun ömürlü olmasının
teminatı dil ve kültürden geçer (Avcı 1997). Kültürde meydana gelen değişim alfabeyi
değiştirirken aynı zamanda o milletin geleceğini de belirler.
Türkler tarafından kullan Bengütaş, Soğd, Uygur, Mani, Bırahmi, Arap, Süryani,
Rum, Latin alfabeleri Türklere tarih boyunca en sık alfabe değiştiren bir millet olma özelliğini
vermiştir. Kullanım süreleri değişik olan bu alfabelerin içinde dört tanesi uzun süre geniş
ölçüde kullanıldığı için Türklerin genel milli alfabeleri haline gelmiştir. Bunlar Uygur, Arap,
Latin ve Kiril alfabeleridir (Ergin 2006).
Türklerin milli kimliğini içinde barındıran, milli kültürün somutlaştırılarak biçimlere
dönüştürülmesiyle Türk alfabesinin başlangıcı olarak kabul edilen Bengütaş Alfabesi;
yüzyıllar ve nesiller arasında kurulan bağın can damarı olması nedeniyle Türk milleti için “
ilk milli alfabe “ olma özelliğindedir.
A. Caferoğlu dini semboller ile Türk damgaları teorisini birleştirerek Köktürk
alfabesinin Türk kökenli olduğunu savunur (Ercilasun 2006:166). Türkler, iletişim adımının
başlangıcı olan kayalar üzerine yapılan resimlerini, ilk önce dini olayları, inanışları,
sembolleri kalıcı kılmak, şükranlarını bildirmek ve gelecek nesillere aktarmak düşüncesiyle
oluşturmuşlardır
Yapılan araştırmalar dünya üzerindeki birçok yazı dilinin kaynağını henüz
gelişmemiş Türk alfabe yapısı olan kaya resimlerinden, damgalardan, soyut düşünceleri ifade
eden şekillerden aldığını, daha sonra çeşitli sebeplerle farklılaştığını ortaya koymaktadır. Bu
çizgide gelişerek ortaya çıkmış olan alfabeler arasında, Türkçe kadar derin tarihe sahip olduğu
düşünülen Çin ve Japon Alfabeleri de vardır.
Türkçenin yazıya geçirilmesinde, geleceğe aktarılmasında, korunmasında ve başka
dillerin etkilerinden uzak kalmasında en elverişli, uygun alfabe Bengütaş Alfabesidir.
Bengütaş Alfabesinin temeli bu yönüyle ses uyumlarına, ağırlıklı olarak da ünsüz uyumlarına
dayanmaktadır. Örneğin yagız “ “, Otuz “ “, törüg “ “ kelimelerinde
olduğu gibi. Bu özellik Türkçeyi diğer dillerden ayıran en önemli özelliktir. Aynı zamanda
de bir gümrük vazifesi gören, Türkçenin yabancı kelimelerle bozulmasına, yıpratılmasına
engel olan adeta Türkçenin kendini korumak için oluşturduğu bir zırh ve teminattır. Örneğin
bu alfabe ile defter, hedef, tarih, gibi kelimler yazılamayacaktır.
Bütün bunların Bengütaş Alfabesinin ne kadar kutsal, saygıyı hak eden, bugün
yeniden yaşatma çalışmalarının yapılmasına değer bir alfabe olduğunu bizlere göstermektedir.
Günümüze kadar uzanan bunun canlı örneklerini Alisa Şükürlü Türk dokumaları
olan kilim ve halı desenlerinde Bengütaş Harfleri”nin adeta bir iletişim aracı ve bir kültür
taşıyıcısı olarak kullanıldığını “Motiflerin bazen tarihi bir hadiseyi canlandırdığını, bazen
devletin sırlarını gösterdiğini Köktürk alfabesinden yararlanarak gösterdik.” (Şükürlü
1997:364-369) diyerek ifade eder.
Kültürü oluşturan faktörlerden en büyük paya sahip olan inançları anlatmak için
yapılmaya başlanan kaya resimleri, daha sonra o dönemde yaşayan toplumun yaşama
biçimini, sosyal hayatını, savaşlarını anlatmaya, aktarmaya yaramıştır. Bengütaş alfabesin
oluşumundan önceki aşama yani düşüncenin resmediliş dönemi olan “damgalar” ise kültür
taşıyıcılığının vazgeçilmez araçları olurlar.
Orhun’dan Batı’ya uzanan bu damgalar yüzyıllar sonra bile özelliğinden bir şey
kaybetmeden Türkün halısında, kiliminde, torbasında, kovanında, duvarında, mezar taşında,
keçisinde, keçesinde, nakış ve yanışında yaşamış, bize mertlik, erklik cesaret, bereket, bolluk,
gibi değerleri veciz bir şekilde anlatmaya devam etmiştir (Gülensoy 1989:4).
Alfabenin kaybı, yok edilmesi ya da unutulması milleti ayakta tutan, güç veren
kültürün ve kutsal değerlerin de unutulması anlamına gelir. Bu sonucun kaçınılmaz olacağını
daha sekizinci asırda Bengütaşlar haykırmaktadır. Günümüzde bu sesi milletin kendisinden
çok emperyalist güçlerin duyduğunu sahip oldukları alfabeleri kültürel anlamda günlük
hayatın her ayrıntısında görüyoruz. Latin harfleriyle süslenen giysilerde, Çin ve Japon
harfleriyle vücutlara yapılan dövmelerde, kullanılan eşyalardan dükkan tabelalarına kadar her
alanda kendini göstermektedir.
Alfabenin bazen galibiyetle sonuçlanan bir savaştan daha çok geleceği üzerinde
etkili olduğunu tarih bizlere acı tecrübelerle anlatmaktadır. Günümüzde emperyalizmin
silahları milletten çok milli değerlere çevrilmiş durumdadır. Önce kültürel değerlere sahip
çıkmak, tarihten ders almak, bilinçli olmak, geleceğimizi garanti altına almak adına yapılacak,
en iyi savunmadır. Bir millet, tarihi ile geleceği birbirine bağlayan kültür ve dilin aracısı
alfabe ile iz bırakır. Bu anlamda artık alfabe milli bağın adeta bir parolası ya da “Kültür
Bayrağı” gibi olur. Öyleyse geleceği kaybetmemek için kültür köklerimize, Bengütaş
alfabemize sahip çıkmalıyız.


KAYNAKÇA:
YUSUF AVCI
1997 Fıtrat’ın Türkçeciliği “Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi”, TDK, Ankara.
1997 Fıtrat ve Eserleri, Kültür Bakanlığı Yayını, Ankara.
AHMET CEVAT EMRE
1933 Türkçede Kelime Teşkili, Ankara.
AHMET BİCAN ERCİLASUN
2006 Başlangıçtan Yirminci Yüzyıla Türk Dili Tarihi, Akçağ Yay., Ankara.
MUHARREM ERGİN,
2006 Orhun Abideleri, Boğaziçi yay, İstanbul.
ABDURAUF FITRAT
1919a Şark Siyaseti, Buhara.
1919b Tilimiz “İştirakiyun” Sayı 132 Taşkent.
1927a Serf 5. baskı; 1930 6. baskı Taşkent.
1927b İmla Konferensiyesi Münasebeti Bilen “Mearif ve Okutguçi” Nu:3 Taşkent.
ANNEMARİE VON GABAİN
1988 “Eski Türkçenin Yazı Dili”, TDAY – Belleten 1959, Ankara.
HASAN CELAL GÜZEL
2002 Türkler, Yeni Türkiye Yay, Ankara.
TİMUR KOCAOĞLU
1971 Esir Türk İllerinde Kültür Emperyalizmi ve Milli Uyanış, “Türk Kültürü”, S.101,
Ankara.
ZEYNEP KORKMAZ
1995 Türk Dili Üzerine Araştırmalar, C.1, TDK. Yay. 629, Ankara.
İSMAİL SUPHİ
1325 “ Lisan-ı Osmaniyi Tamim “ , Serveti-i Fünun, 12 Mayıs 1325, Sayı: 939, s.35
( Aktaran: Gülmez Nurettin, Age., s.36 ).
ŞAABDURAHMANOV, Ş. ASKEROCA, M. HACIEV, A. RESULOV, İ. DANIYAROV
1980 Hazirgi Özbek Edebi Tili, Taşkent.
ALİSA ŞÜKÜRLÜ
1997 Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi “Türk
Dokumaları Üzerine Köktürk Motifleri” Manisa.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
Kökjal
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 61


Türk Elinde, Türkler ne derse o olur!


« Yanıtla #17 : 20 Aralık 2009, 20:40:37 »

5 yıldır söylüyorlar bunu.
Halk karşı genel olarak.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çorum => Alaca => OğuzKışlası

Şet elde şanırak köteren Kaşkır balasıyım.
Kızıl Börü
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 43


Alaştıñ balası


« Yanıtla #18 : 29 Aralık 2009, 23:03:15 »

Zaten uzun zamandır yapılması planlanıyor ama kandaşımın dediği gibi buna hazır değiller.Birde bizimkilerdeki orıs etkisini düşünürsek çok zor gibi.

Ona rağmen az da olsa ümidim var.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Арғы атам--ер Түрік, Біз--Қазақ еліміз...!
(Şerefi atam,er Türk,biz--Kazak ilimiiz..!)
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.306



« Yanıtla #19 : 04 Şubat 2010, 00:29:22 »

Kazakistan 2. Uydusunu Fırlatmaya Hazırlanıyor

Kazakistan´ın yeni uydusu Kazsat-2´nin de Ruslar tarafından yapılacağı belirtildi.Kazakistan Ulusal Uzay Ajansı Başkanı Talgat Musabayev, Kazakistan´ın ikinci uydusunun da Rusya tarafından hazırlanacağını söyledi.

Kazakistan´daki Baykonur Uzay Üssünden 18 Haziran 2006´da gönderilen ve 12 yıl ömrü olduğu bildirilen Kazsat-1 uydusu Rusya tarafından yapılmıştı. Uydu, 1 yaşını doldurmadan,8 Haziran 2008´de uydu ana bilgisayarında meydana gelen arıza üzerine çalışamaz duruma gelmişti.Kazsat-1´de meydana gelen arızanın sistem kontrol sorunlarından kaynaklandığını tahmin ettiklerini anlatan Musabayev, Rusya´nın, çok pahalı donanımlarla zenginleştirilecek Kazsat-2´nin maliyetinin bir kısmını üstleneceğini açıkladı.Kazakistan Başbakanı Karim Masimov da Kazsat-1´de yaşanan sıkıntıların tekrar yaşanmamasını dilediklerini, ancak Kazsat-1´de meydana gelen arızadan dolayı oluşan zararın sigorta şirketlerince karşılandığını söyledi. Kazakistan´ın, Kazsat-3 uydusu için de proje çalışmalarına başladığı kaydedildi.

Tarih: 2010-02-02 14:44:11
Alıntıdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.064 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.