Türkler Nasıl Savaşır? (Bir Amerikalı'nın gözünden)
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Eylül 2020, 21:02:43


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkler Nasıl Savaşır? (Bir Amerikalı'nın gözünden)  (Okunma Sayısı 13875 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
TURAN4534
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 197



« : 10 Mart 2011, 13:03:27 »

Emekli Yarbay Anthony Herbert, Amerika'nın en tanınmış savaş kahramanlarından birisidir. Kore Savaşı patlak verdiğinde, orduya katılmılştır. Kunuri'de ilk büyük Çin taarruzu sırasında geri çekilen kendi birliği tarafından, Türk Tugayı'na irtibat görevlisi olarak verilmiştir. Kuşatılan ve yokolma tehlikesiyle karşılaşan Türk birliğiyle beraber kuşatmayı yarmak için mücadele etmiştir. Kunuri'de Türk askeriyle birlikte verdiği mücadeleden ötürü, sonradan Türk Ordusu tarafından madalya ile ödüllendirilmiştir. Kore Savaşı'nı, savaşın en çok madalya kazanan askeri olarak tamamlamıştır. Vietnam Savaşı'nda da görev almış ve Yarbay rütbesine yükselerek tabur komutanı olmuştur. Vietnam Savaşı sırasında gösterdiği başarılarla adı Amerikan halkı tarafından daha fazla duyulmuş ve bir savaş kahramanı haline gelmiştir. 1973 yılında Soldier isimli kitabında anılarını anlatmış ve anılarında Amerikan Ordusu'nun Vietnam'da işlediği insanlık suçlarından bahsetmiştir. Anılarıyla birçok Amerikalı'nın tepkisini çekmiş olsa da, o bugün hala bir kahraman olarak anılır.

İşte, parlak bir askeri kariyere sahip olan Herbert, henüz genç bir askerken, 1950 yılının soğuk bir Kasım günü, Kunuri bölgesinde etrafı kuşatılmış bir Türk bölüğüyle birlikte yaşadıklarını anılarında anlatmıştır. Aşağıda anlatılanlar, "Türk askeri nasıl savaşır?" sorusuna, bir Amerikalı'nın verdiği cevaptır.


Türkler bir bölük kadardılar. Bulunduğumuz tepe üzerine mevzilerimizi hazırladık ve gelecek emirleri beklemeye koyulduk. Ben Türkçe bilmiyordum ve onlardan da İngilizce konuşan kimse yoktu. Böylece sessiz ve soğuk bir gece geçirdik. Ertesi sabah kendimizi Çinliler tarafından kuşatılmış halde bulduk. Gergindim. Hiç savaş tecrübesi olmayan bir birlikle beraberdim ve onlarla konuşamıyordum. Onlar ise daha mutlu olamazlardı. Oturup piknik yaptılar. Ne tarafa baksalar, düşman vardı. Hangi tarafa ateş etseler Çinlileri öldürebilirlerdi. Onlar da, tüm sabahı Çinlileri öldürerek geçirdiler. Ben ise, bir kenarda oturmuş, buradan nasıl çıkacağımızın planlarını yapıyordum. Güneş yükseldiğinde herkesin cephanesi iyice azalmıştı ama Türkler yine de inanılmaz derecede sakindiler. Bir avcı zinciri oluşturdular, süngülerini taktılar ve sırıtarak yüzlerini kuzeye döndüler. Döndükleri yönü gördüm ve anında anladım ki, gitmek istediğim yön orası değildi. Ayağa fırladım ve yumruğumu güneye doğru savurmaya başladım. Türklerin oluşturduğu muharebe hattı güneye doğru çark etti ve birden kendimi tüm Kore Savaşı içerisinde gördüğüm en mükemmel eski usül süngü hücumunun içinde buldum. Buradan şu dersi çıkardım: Türkler asla tuzağa düşürülemez. Başı belada olan kişiler, onları kuşatanlardır. O gün, onları süngülerini kullanırken görmek ilham vericiydi. Onlar birer dervişti. Sıradışı bir teknikleri vardı ve bize Fort Benning'de(Amerikan Piyade Okulu) öğrettikleri gibi değildi. Düşmanın üzerine atlıyorlar, süngüyü düşmanın karnına sokuyorlar, etraflarında dönüyor ve tüfeğin kabzasına sol elleriyle bastırarak düşmanın bağırsaklarını deşiyorlardı. O güne dair, en canlı şekilde hatırladığım şey ise, o hücumu izlerken Tanrı'ya veya Birleşmiş Milletler'e veya Türkler'in bizim yanımızda savaşmasına sebep olan her kimse, o kişiye karşı duyduğum minnet duygusudur.

NOT:Daha önce paylaşıldıysa özür dilerim.

Yönetici Notu: Daha önce paylaşılmış bir konudur. Fakat, paylaşmanın kötüsü olmaz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
HunTürk
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 15


Kök Tengri Türk'ü korusun.


« Yanıtla #1 : 07 Nisan 2011, 01:13:36 »

Kandaşım tüylerim diken diken oldu, sağ olasın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
isenbike
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 433


TÜRK'SEN ÖĞÜN,DEĞİLSEN İTAAT ET!!!


« Yanıtla #2 : 07 Nisan 2011, 03:52:43 »

Bir yabancının gözünden bunları duymak daha gurur verici. Mutluyum Türk kanı taşıdığım için...




T.T.K
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Koştur Türk kızı ak yeleli deli tayları, Asenasız aşılmaz ulu Tanrı dağları!!!
TURAN4534
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 197



« Yanıtla #3 : 09 Nisan 2011, 14:32:28 »


Kunuri Savaşı’yla ilgili şok edici bir iddia ortaya atıldı.

Los Angeles’ta bir araya gelen Koreli ve Türk gaziler, Türk ordusunun tercümanlar tarafından aldatıldığını ileri sürdü.

Kunurİ Savaşı, Türkiye’nin NATO üyeliği için 1950’de asker gönderdiği Kore Savaşı’nda Çin Ordusu ve Kuzey Kore birliklerine karşı direndiği en önemli muhabereydi. 26-29 Kasım arasında devam eden çatışmalarda Türk birliğinin direnişi sayesinde cephenin çökmesini engellendi. Türk tugayı, müttefiklere çekilmek için gereken 3 günü kazandırmış, kendisi de zaiyat vermesine rağmen kuşatmayı yararak imhadan kurtulmuştur. Bu muharebede tugayın toplam zayiatı 767 subay, astsubay ve er olmuştu. İşte Türk ordusunun Kore Savaşı’nda ABD’den sonra en büyük kaybı vermesine de neden olan bu savaşla ilgili önceki gün ABD’nin Los Angeles kentinde bir araya gelen Koreli ve Türk gaziler çok ilgiç bir iddia ortaya attı.


5 bine karşı 500 bin

Mermileri biten Türk askerlerinin kılıç ve süngüleriyle hatta bir ara yumruklarıyla Çinli askerleri harap ettiklerini ve çemberi yarmayı başardığını ifade eden Koreli gazilere göre Türk asklerlerinden kimsenin Korece ve İngilizce bilmemesinden dolayı Amerikan ordusu Türkçe bilen Ermeni tercümanlar tutmuştu. Los Angeles’ta yaşayan emekli binbaşı Vedat Aslay, Ermenilerin Türklere verdiği yanlış bilgi yüzünden, büyük kayıplar verildiğini dile getirirken Koreli Albay Kwang J. Yang da olayı şöyle anlattı: Kore savaşının bittiği varsayılarak ve ülkelerinde Christmas’a yetişmek isteyen Amerikan ordusu geri çekilmeye başlamıştı. Ancak Çin ordusu 500 bin kişilik bir güçle saldırdı. Amerikan askerleri çekilmek üzereyken Ermeni tercümanlar Türklere haber vermedi. Türkler 5 bin kişilik güç ile 500 bin kişilik Çin ordusuyla karşı karşıya kaldı. Etrafı sarılmış olmasına rağmen 2 bin 400’ü çemberi yarmayı başardı. Geri kalanları ise esir ve şehit düştü.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Baku+Tebriz+Ankara
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 1


« Yanıtla #4 : 15 Nisan 2011, 12:05:37 »

Gerçekden çok ama çok gurur verici. Bir Türk olduğum icin cok gurur duydum.




Yönetici Notu: İmla kurallarına uyalım. Türk'ün T'si küçük yazılmaz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
T A R K A N
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 181



Site
« Yanıtla #5 : 21 Nisan 2011, 22:58:47 »

Çok gurur verici...Ancak günümüzde tüm bu savaşçı meziyetlerimiz köreliyor sanki..Eskiden savaşa gitmek için insanların sıraya girdiği dönemlerden, askerlik yapmamak için türlü dalavereler çeviren insanların olduğu döneme geldik...Güneyden Arap kültür emperyalizmi,batıdan ise İngiliz/Amerikan kültür emperyalizmi ülkemizi resmen mahvetti...TÜRK'ü, TÜRK yapan tüm özelliklerimiz köreldi..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.228 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.015s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.