ŞEHİTLERİMİZ
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Kasım 2017, 04:47:21


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: ŞEHİTLERİMİZ  (Okunma Sayısı 23473 defa)
0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 10 Ekim 2009, 00:38:05 »

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın



Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın




ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ!!!!

ADANA (842)

ADIYAMAN (11)

AFYON (95)

AKSARAY (285)

AMASYA (32)

ANKARA (1772)

ANTALYA (183)

ARTVİN (10)

AYDIN (1746)

BALIKESİR (2779)

BARTIN (254)

BAYBURT (21)

BİLECİK (854)

BİNGÖL (Cool

BİTLİS (59)

BOLU (1405)

BURDUR (606)

BURSA (3737)

ÇANKIRI (972)

ÇANAKKALE (1788)

ÇORUM (1333)

DENİZLİ (2195)

DİYARBAKIR (49)

EDİRNE (858)

ELAZIĞ (159)

ERZİNCAN (282)

ERZURUM (109)

ESKİŞEHİR (843)

GAZİANTEP (502)

GİRESUN (114)

GÜMÜŞHANE (39)

HATAY (283)

İÇEL (1218)

ISPARTA (55)

İSTANBUL (1648)

İZMİR (1720)

KAHRAMANMARAŞ (213)

KARAMAN (455)

KARS (1)

KASTAMONU (2425)

KAYSERİ (771)

KIRIKKALE (232)

KIRKLARELİ (366)

KIRŞEHİR (448)

KOCAELİ (583)

KONYA (2488)

KÜTAHYA (1487)

MALATYA (141)

MANİSA (2174)

MARDİN (7)

MUĞLA (671)

MUŞ (7)

NEVŞEHİR (525)

NİĞDE (509)

ORDU (56)

RİZE (71)

SAKARYA (526)

SAMSUN (44)

SİİRT (40)

SİNOP (1488)

SİVAS (25)

TEKİRDAĞ (646)

TOKAT (47)

TRABZON (155)

TUNCELİ (30)

URFA (383)

UŞAK (818)

VAN (36)

YOZGAT (661)

ZONGULDAK (753)



TOPLAM : 48148
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 10 Ekim 2009, 00:39:01 »

ÇANAKKALE ŞEHİTLİKLERİ

1. İsimsiz Yüzbaşı Şehitliği
2. İsimsiz Topçu Yüzbaşı Şehitliği
3. Havuzlar Şehitliği22
4. Sargı Yeri Şehitliği
5. Snok Anıtı23
6. Nuri Amut Anıtı
7. Çanakkale Şehitleri Anıtı Şehitliği
8. Çanakkale Şehitleri Abidesi
9. İlk Şehitler Şehitliği ve Anıtı
10. Yahya Çavuş Şehitliği Ve Anıtı
11. Gözetleme Tepe Şehitliği ve Anıtı
12. Mehmetçiğe Derin Saygı Anıtı
13. Kanlı Sırt Anıtı
14. Arı Burnu Şehitliği
15. Mehmet Çavuş Anıtı
16. Conk Bayırı Anıtları
17. Kemal Yeri Anıtı
18. Kabatepe Arı Burnu Sahil Anıtı
19. İngilizce Türk Anıtı
20. Yusufçuk Tepe Anıtları
21. Kireçtepe Anıtı
22. Büyük Kemikli Anıt
23. Yarbay Halit Bey ve Yarbay Ziya Bey Mezarları
24. Akbaş Şehitler Anıtı
25. Hastane Bayırı Şehitliği
26. Hasan Mevsuf Şehitliği
27. Hamidiye Şehitliği
28. Kumkale Şehitliği
29. Lapseki-Çardak Arı Burnu Şehitliği
30. Biga-Namazgah Şehitliği
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 10 Ekim 2009, 00:39:30 »

ŞEHİTLERİMİZE AİT MOZAİK
􀂾 Hasanoğlu Mehmet-yaş 20-Erzincan Merkez
􀂾 Mesutoğlu Mehmet-yaş 22-Adana Ceyhan
􀂾 Muhammetoğlu Celal-yaş 20-Kars Merkez
􀂾 Himmetoğlu İsa-yaş 22-Adıyaman Besni
􀂾 Yaşaroğlu Yusuf-yaş 19-Afyon Dazkırı
􀂾 Mesutoğlu Salih-yaş 22-Ağrı Merkez
􀂾 İsmailoğlu Atilla-yaş 25-Amasya Merkez
􀂾 Seyfioğlu Nizam -yaş 19-Ankara Merkez
􀂾 Arifoğlu Salih-yaş 22-Antalya Alanya
􀂾 Şerefoğlu Namık-yaş 23-Artvin Ardanuç
􀂾 Niyazioğlu Sadık -yaş 20-Aydın Merkez
􀂾 Hüseyinoğlu Ahmet-yaş 19-Balıkesir Merkez
􀂾 Rızaoğlu Durmuş-yaş 25-Bilecik Merkez
􀂾 Şehmuzoğlu Şifo-yaş 22-Bingöl Karlıova
􀂾 Şabanoğlu Şakir-yaş 21-Bitlis Merkez
􀂾 Durmuşoğlu Ali-yaş 19-Bolu Merkez
􀂾 Eşrefoğlu Cezmi-yaş 24-Burdur Merkez
􀂾 Ahmetoğlu Burhan -yaş 21-Bursa Merkez
􀂾 Ahmetoğlu Ömer-yaş 23-Çanakkale Çardak
􀂾 Hüseyinoğlu Ahmet-yaş 22-Çorum İskilip
􀂾 Bekiroğlu Ethem-yaş 20-Diyarbakır Merkez
􀂾 Hüsmenoğlu Süleymen -yaş 21-Edirne Merkez
􀂾 Şamiloğlu Hacı-yaş 25-Elazığ Merkez
􀂾 Seyfioğlu Ethem-yaş 19-Eskişehir Alpullu
􀂾 Burhanoğlu Murat-yaş 22-Gaziantep Merkez
􀂾 Reşatoğlu Mahmut-yaş 20-Giresun Merkez
􀂾 Eyüpoğlu Emin-yaş 21-Gümüşhane Torul
􀂾 Şehmuzoğlu Osman -yaş 21-Hakkari Şemdinli
􀂾 Salihoğlu Emin-yaş 19-Hatay Hassa
􀂾 Süleymanoğlu Şakir-yaş 21-Isparta Merkez
􀂾 Cevatoğlu Şakir-yaş 24-Mersin Merkez
􀂾 Hasanoğlu Lütfü-yaş 21-İstanbul Eyüp
􀂾 Süleymanoğlu Gazi-yaş 19-İzmir Kemalpaşa
􀂾 Secidoğlu Ethem-yaş 23-Kastamonu Araç
􀂾 Velioğlu Osman-yaş 21-Kayseri Merkez
􀂾 Hüsmenoğlu Zekeriya-yaş 23-Kırklareli vize
􀂾 Ömeroğlu Ahmet-yaş 21-Kırşehir Kaman
􀂾 Ziyaoğlu Musa-yaş 19-Kocaeli Merkez
􀂾 Sıtkıoğlu Hani-yaş 22-Konya Merkez
􀂾 Ömeroğlu Sakıp-yaş 22-Kütahya Emet
􀂾 Murtazaoğlu Mümtaz-yaş 25-Malatya Merkez
􀂾 Sakıpoğlu Ömer-yaş 21-Manisa Kula
􀂾 İsmailoğlu Nuri-yaş 25-Kahramanmaraş Afşin
􀂾 Şehmuzoğlu Dursun-yaş 21-Mardin Merkez
􀂾 Alioğlu Kemal-yaş 21-Muş Merkez
􀂾 Cavitoğlu Bekir-yaş 24-Nevşehir Hacıbektaş
􀂾 Ahmetoğlu Ahmet-yaş 21-Niğde Aksaray
􀂾 Ethemoğlu Ethem-yaş 23-Ordu Merkez
􀂾 Ethemğlu Ethem-yaş 20-Rize Merkez
􀂾 Mahmutoğlu Ethem-yaş 19-Sakarya Akyazı
􀂾 Harizoğlu Temel-yaş 22-Samsun Merkez
􀂾 Şehmuzoğlu Baki-yaş 20- Siirt Batman
􀂾 Yakupoğlu Ethem-yaş 19- Sivas Merkez
􀂾 Hüsmenoğlu Ahmet-yaş 21- Tekirdağ Çorlu
􀂾 Rızaoğlu Bekir-yaş 24- Tokat Merkez
􀂾 İdrisoğlu Yunus-yaş 23- Trabzon Akçaabat
􀂾 Abdülkadiroğlu Yunus-yaş 19- Tunceli Hozat
􀂾 Yusufoğlu Mehmet-yaş 20- Şanlıurfa Hilvan
􀂾 Mehmetoğlu Mahir-yaş 23- Uşak Banaz
􀂾 Ahmetoğlu Bekir-yaş 22- Van Başkale
􀂾 Eminoğlu Muharrem-yaş 20- Yozgat Boğazlıyan
􀂾 Yakupoğlu Bekir-yaş 18- Zonguldak Bartın
􀂾 Yahyaoğlu Salih-yaş 21-Bayburt Merkez
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 10 Ekim 2009, 00:39:56 »

Şehitlikte Diğer Türk Dİyarlarından Gelen Mehmedler..

Yarbay Hüseyin Avni-Manastır
Yarbay İsaoğlu H.Sabri-Manastır
Yarbay Alioğlu Seyfettin-Vodihe
Üsteğmen Hasanoğlu A.Tevfik-Yemen
Binbaşı İbrahimoğlu A. Hulusi-Kudüs
Yarbay Saimoğlu Rauf-Girit
Üsteğmen Hayrioğlu Alisbarı-Trablusgarp
Musaoğlu Hasan-Halep-Yaş 20
Alioğlu Durmuş Ali-Bağdat-yaş 19
Velioğlu İsmail-Saray Bosna-Yaş 24
Hasanoğlu İbrahim-Sofya-yaş-21
Alioğlu Ahmet-Şam-yaş 20
Hasanoğlu İbrahim-Bakü-Yaş 18

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 10 Ekim 2009, 00:40:37 »

ÇANAKKALE’Yİ DÜŞÜNÜRKEN

Türkiye’deki eğitimi görmek için ziyarette bulunan Japon yetkililerinden biri Türk yetkililere:

“Biz çocuklarımızı atom bombasının atıldığı Nagazaki ve Hiroşima’ya götürerek:

— “Bakınız eğer çalışmazsanız ülkemiz bu hale gelir. Yok eğer çalışırsanız mevcut durumumuzdan daha iyi oluruz.” diyerek gençlerimize hem tarih şuuru hem de ideal veririz der Türk idareci

“Bizim Nagazaki ve Hiroşima’mız yok ki” diye karşılık verince Japon yetkili:

“Sizin de Çanakkale’niz var ya” der.

Evet bizim Çanakkale'miz var. Hem de öyle ki tarihte ender rastlanan bir savaş nadir görülen bir kahramanlık.

Batılıların “hasta adam” diye nitelendirdikleri Osmanlı devleti birçok yönden zayıf durumda. Kısa süre önce yapılan Balkan harplerinden yenilgiyle çıkmış iktidardaki bir avuç ittihatçı ülaaai bir dünya savaşına girdirmiş. Ülke siyasî bir değişim içerisinde. Osmanlı bu durumda iken yüzyıllardır Osmanlı’ya diş bileyen Batı için intikamın tam zamanı. Özellikle İngilizler hile ve desisesiyle Fransa’yı da yanına alarak Çanakkale’yi geçip İstanbul’u işgal etmek ve dolayısıyla “insanlığın son adası Osmanlı devletini” ortadan kaldırmak ve Osmanlı ülkesini paylaşmak istiyordu.

Düşüncesi bu olan Batılılar haçlı seferlerini yeniden canlandırırlar. Özellikle İngilizler ve Fransızlar ülkelerinden ve sömürgelerinden Akif’in deyimiyle “kimi hindu kimi yamyam” binlerce askeri Çanakkale’ye yığmış; hatta “halifeye yardıma gittikleri” yalanıyla müslüman insanları dahi Osmanlı’nın karşısına getirmişlerdi.(1)

Çanakkale savaşında büyük çoğunluğu üniversite mezunu ve kültürlü gençlerden oluşan yaklaşık 253 bin şehit veren(2) Osmanlı Çanakkale’nin geçişini önledi ama ülkenin inşasında onarılması güç yaralar aldı.

Malum ve bilinen kahramanlıkların aksine farklı bazı örnekler arz etmek istiyorum. Özellikle meşhur okullarımızdan (Mekteb-i Sultanî Galatasaray Lisesi İstanbul Lisesi Vefa Lisesi) örnekler vermek istiyorum.



İSTANBUL LİSESİ

47 yıl öğretmenlik yapan Esat Lami Akman’ın oğlu Toygar Akman anlatıyor:

— Birgün“Neden bizden bilim adamı çıkmamış? Diğer ülkelerden ne farkımız var? Bizden hiç mi aydın yetişmemiş?” şeklinde ileri geri laf ettiğimizde babam gözlüklerini yavaşça çıkararak…

— Aydın kaldı mı ki? demiş ve anlatmaya başlamıştı.

— Babam anlattı anlattıkça ağladı ve gözyaşlarını silerek:

— O günlerin birinde İstanbul lisesinde dokuzuncu sınıf(lise 1) talebelerine ders veriyordum. Sınıfın kapısı iki kez tıklatıldıktan sonra açılmıştı. İçeriye müdür muavini ile kalpaklı bir binbaşı girmiş ve sert bir asker selamı çakmıştı. Ben de ayağa kalkarak kendisini selamlamıştım. Daha ziyaret sebebini sormadan binbaşı bana bakmış ve tok bir sesle:

— “Muallim bey! Memleket evlad-ı vatandan hizmet bekler” dedikten sonra sınıfa dönmüş ve arka sıralarda oturan uzun boylu öğrencilere:

— “Sen gel sen de gel. Köşede oturan sen de gel.” diye seslenerek öğrencileri toplamaya başlamıştı. Ön sırada oturanlar kendilerinin de alınması için oturdukları sırada dik oturmaya ya da ayaklarının ucuna basarak ayağa kalkmaya çalışıyorlardı. Binbaşı bu öğrencilere acı acı gülümseyerek bakmış ve sırtlarını okşamıştı… Topladıkları öğrencileri Selimiye kışlasında üç aylık eğitimden sonra Çanakkale’ye götürüyorlar ve bir daha gelmiyorlardı… Rahmetli babam sözlerinin burasında durmuş dopdolu gözleriyle bana bakarak:

— Gidenlerin hiçbiri geri gelmedi. Hepsi de 9. sınıfa kadar gelmiş evlatlarını şehit verdiler. Daha ne vereceklerdi ki? Memlekette aydın mı kaldı ki oğlum?(3) demişti.

Anlatılan bu olayla ilgili bilmem yorum yapmak gerekir mi?



VEFA LİSESİ

İstanbul’da düşmanın Çanakkale’yi geçtiği söylentisinin ayyuka çıktığı bir dönemde İstanbul münevveri okumuşu akın akın Çanakkale’ye gönüllü gitmenin yollarını arıyorlar; üniversiteler boşalmış yaşlı hocalar sınıflarda okutacak öğrenci bulamıyorlardı. Liselerin son sınıfları öğretmenleri bölük bölük askerlik şubelerinin önünde sabahın erken saatlerinde sıraya giriyorlar; bir an evvel Çanakkale’ye gitmenin heyecanını yaşıyorlardı.

Tam böyle bir durumda Vefa Lisesi’nde Fransızca muallimliği yapan annesinden başkası olmayan 30 yaşındaki Ahmet Rıfkı Bey 1915 Mayıs ayında her zamanki gibi hazırlığını yapıp çantası elinde mektep kapısından içeri girdi. Dersi lise 1. sınıftaydı… Sınıfta herkes başını önlerine eğmiş ne bakıyorlar ne de selamını alıyorlardı.

Ahmet Rıfkı Bey “rica ediyorum lütfen biriniz konuşsun” dedi… Arka sırada oturan Ömer ayağa kalktı:

—“Muallim bey mektebimizde ve mahallemizde eli ayağı tutan ağabeylerimiz Çanakkale’ye gönüllü gittiler. Siz ise hâlâ buradasınız! Biz de gitmek isteriz ama yaşımız tutmuyor” dedi…

— “Sevgili yavrularım insanlığın her döneminde olduğu gibi bu devirde de ziyadesiyle sizlerin eğitim ve öğretime muhtaç olduğunuz bu günde milli ve medenî terbiyeyi veremiyor muyum?” Bu sözler muallim beyin ağzından düğüm düğüm boğuk boğuk dökülüyordu.

Ön sırada oturmakta olan Avni:

— “Muallim bey sevgili İstanbul elden giderse sizin verdiğiniz eğitim ne işe yarar söyler misiniz?”

Konuşacak hali kalmayan Ahmet Rıfkı Bey gerekli hazırlıkları yapar ve Çanakkale’nin yolunu tutar… Ve şehit olur…(4)



MEKTEB-İ SULTANÎ

(GALATASARAY LİSESİ)

İmparatorluk devrinde derslerin tamamı Türkçe ve Fransızca olan tek mektep Galatasaray Lisesi idi. Talebesinin yekûnu 650 olup bunun yarısına yakını da Rum Ermeni Yahudi Bulgar Sırp Karadağ gibi gayri müslim ekalliyet çocuklarıydılar(5). Bu durum okulun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

45 şehit 150 gazisi ile Çanakkale’de çok ciddi rol oynayan Galatasaray talebelerinin gördüğü iş takdire şayandır. Bunlardan bir tanesini sizlere arz edeyim.

Mehmet Muzaffer Çanakkale’ye vardığında savaş durumuydu… Çanakkale’deki birliklerin büyük kısmı Kafkas Irak Filistin cephelerine sevk edileceklerdi. Hazırlanma ve noksanlarını ikmal emri aldılar.

Karargâhta görevli olan Mehmet Muzaffer İstanbul’u çok iyi bilen uyanık ve açıkgöz biriydi. Otomobil lastiği ve bazı malzemelere ihtiyaç olduğundan bunu en iyisi ile ancak o yapabilirdi. Erkân-ı Harbiye Riyaseti’ne hitaben yazılı bir aaakere ile İstanbul’a gönderildi.

O yıllarda otomobil az olduğundan lastik bulmakta zor olmasının ötesinde kara borsada ancak bulunabilirdi. Uzun arama sonunda Karaköy’de bir yahudide aradığını bulmuştu. Fiyatlar çok fahişti. Ama anlaşma sağlandı. Oradan ayrılıp doğru Erkan-ı Harbiye’ye gitti. Elindeki aaakereyi tediye merciine havale ettiler. Az sonra yaşlı Kaymakam(yarbay)’ın huzuruna çıktı. Kaymakam baktı baktı ne kadar para istediğini sormadan:

— “Ne alınacak” dedi.

— “Oto ve kamyon lastiği” cevabı verilince bir an durdu. Sonra Muzaffere dik dik baktı:

— “Bana bak oğlum! Ben askerin ayağına postal sırtına kaput alacak parayı bulamıyorum. Sen otomobil lastiğinden bahsediyorsun! Haydi yürü git. İnsanı günaha sokma… Para mara yok!”

Selam çakıp dışarı çıkan Muzaffer kara kara düşünür. Zira kendine güvenilmişti. Düşünceli düşünceli yürürken birden durur aradığı çareyi bulmuştu.

Doğru tüccar Yahudi’ye gider:

—“Paranın tediye muamelesi akşamüstü bitecek. Ezandan sonra gelip malları alamam gece kaldıracak yerim yok. Yarın öğleden evvel vapurum Çanakkale’ye kalkıyor yetiştirmem lazım. Onun için sabah ezanında geleceğim. Malları mutlaka hazır edin…” Tüccar “peki” dedi. Muzaffer tam ayrılırken ilave etti:

— “Altın para vermiyorlar kâğıt para verecekler.”

Ertesi gün ezan vakti tüccarın kapısındaydı. Mal yüklendi ve Çanakkale’nin yolunu tuttu. Tüccar kendisine verilen parayı üç gün sonra Osmanlı bankasına götürdü. Bozmadılar… Zira elindeki para sahteydi.

O gece Mehmet Muzaffer temin ettiği evrakla sabaha kadar sahte para yapmıştı. Paranın arkasında “Bedeli Çanakkale’de altın olarak tesviye olunacaktır.”(6) diye yazıyordu.

Paranın akıbeti ve daha birçok hadise ismini zikrettiğim kitapta mevcut.

Görüldüğü gibi Çanakkale gerçekten gurur kaynağımız alınacak çok dersler ve ibretler vardır. Genç kuşağın özellikle bunu anlaması gerekirken büyükler de bunu öğrenip öğretmelidir.

Mazisini bilmeyen hâlini değerlendiremez ve geleceğe ümitle bakamaz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 10 Ekim 2009, 00:41:12 »



Binbaşı Fazıl Bey


Türk havacıları bugüne kadar birçok şehit vermiştir. Şimdi bunlardan birinin nasıl şehit düştüğünü öğreneceksiniz.

İlk havacılarımızdan olan Binbaşı Fazıl Bey son derece yurtsever olağan üstü cesur mesleğine açık ve bilgili bir havacıydı. Birinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde İstanbul üzerine gelen beş İngiliz uçağı ile tek başına savaşması onu milli kahraman yapmıştı. Fazıl Bey bu saldırıda bir düşman uçağını hasara uğratmış kendi uçağı da ağır şekilde yaralanmıştı. Buna rağmen benzini tükenen uçağını alana indirmeyi başarmıştı. Kurtuluş Savaşı başında o da birçok arkadaşı ile Anadolu'ya kaçmış savaş boyunca Uçak Bölüğü komutanı olarak hizmet görmüş 5 Eylül 1922 günü de binbaşı^lığa yükselmişti.

27 Ocak 1923 günü idi. Binbaşı Fazıl öğrencisi Deniz Astsubayı Emin ile havalanmıştı. Motor üst üste arıza yaptı. Binbaşı Fazıl alana inmek için dönmek istedi. Fakat hızı azalan ve yerden sadece 35 metre yükseklikte olan uçak bu dönüşe dayanamadı yere çakıldı. Öğrenci Astsubay Emin hemen şehit oldu. Beyin kanaması geçiren Binbaşı Fazıl da hastaneye kaldırıldıktan altı saat sonra hayata gözlerini yumdu.

Binbaşı Fazıl'ın şehit düştüğü gün yani 27 Ocak Hava Şehitlerini Anma Günü olarak kabul edildi. Bu anma günü yıllarca devam ettikten sonra. Ocak ayında havaların genellikle kötü olması bu yüzden törenlere gerektiği kadar kalabalığın katılmaması göz önünde bulundurularak Hava Şehitlerini Anma Günü 15 Mayısa alındı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 10 Ekim 2009, 00:42:19 »

HAVA ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ

Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluşunun ilk yıllarında hem Türk Hava Gücü’nün tanıtılması hem de İslam ülkeleri arasında bir dostluk ve yakınlaşma sağlamak amaçlarını taşıyan bir İstanbul-Kahire seferi düzenlenmiştir. İstanbul-Kahire uçuşunda 27 Şubat 1914’te şehit olan Yzb. Fethi ve Yzb. Sadık Beyler ile yine aynı uçuşta 11 Mart 1914’te şehit olan Tğm. Nuri Bey Türk Hava Kuvvetleri’nin ilk şehitleridir.
Bu ilk Hava Şehitlerinin anısına İstanbul’un Fatih semtinde 1914 yılında bir anıt yapılmasına başlanmış ve anıt 1916 yılında bitirilerek törenle açılmıştır. Bu anıtın açılışında yapılan tören aynı zamanda Türk Hava Şehitleri için düzenlenmiş olan ilk anma günü olmuştur. Bu tarihten 1926 yılına kadar geçen dönem içinde Hava şehitleri’nin anılması için müstakil olarak bir tören düzenlenmemiştir.

Hava Şehitleri’nin anılması için müstakil olarak tören düzenlenmesine 1926 yılında başlanmış ve 1926 yılından 1935 yılına kadar her yılın 27 Ocak gününde Hava Şehitlerinin Anma Günü adıyla törenler düzenlenmiştir. Bu husus Yüce Önder Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından 16 Şubat 1925’te kurulan ve günümüzde Türk Hava Kurumu genel başkanlığı adını taşıyan Türk Tayyare Cemiyeti’nin kuruluş yönergesinin 36 ncı maddesinde yer alan hususlara uygun olarak yerine getirilmiştir.
Yönergenin 36 ncı maddesi şöyledir;

30 Ağustos Zafer Bayramı aynı zamanda Havacılık Bayramı’dır. Her yılın 27 Ocak günü Türkiye Tayyare Şehitleri’ni anma günü olarak kabul edilmiştir. 27 Ocak günü öğleyin Türkiye semalarında uçuş faaliyeti bir saat durdurulur. Cemiyet şubelerinin düzenledikleri törenlerle Hava Şehitleri ziyaret edilir.

Hava Şehitleri’ni Anma Günü’nün 27 Ocak olarak kabul edilmesinin nedeni Balkan Savaşı ve 1nci Dünya Savaşı’nın birçok cephesinde pilot olarak görev yapmış ve İstiklal Savaşı döneminde Türk Havacılığı’nın hem kurucusu hem öğretmeni hem de üstün niteliklere sahip bir pilotu olan Bnb. Fazıl BEY 27 Ocak 1923 günü görev uçuşunda şehit olmuştur. İşte bu büyük havacının şehadet tarihi bütün “Hava Şehitlerimiz” için anma günü olarak kabul edilmiştir.
1926 yılından itibaren 1935 yılına kadar 10 yıl süreyle her yılın 27 Ocak gününde Hava Şehitlerini Anma Günü adıyla tören düzenlenmiş fakat ocak ayının Türkiye’nin en soğuk aylarından biri olması yurdun birçok yerinde Hava Şehitlerini Anma Günü’nün arzu edilen şekilde yapılamamasına neden olmuştur.

Türk Hava Kurumu’nun 1935 yılında yapılan 6ncı kurultayında yerel yöneticilerin de görüşleri alındıktan sonra daha önce her yılın 27 Ocak gününde yapılmakta olan Hava Şehitlerini Anma Günü’nün 1935 yılından itibaren her yılın 15 Mayıs gününde yapılmasına karar verilmiştir. Bu karar gereğince 1935 yılından itibaren Hava Şehitlerini Anma Günü törenleri her yılın 15 Mayıs gününde yapılmaktadır.

İzmir’in işgal edilmesiyle Miralay Fethi ve gazeteci Tahsin ile beraberindeki dokuz kişinin şehit edildiği 15 Mayıs tarihi “Hava Şehitlerini Anma Günü” olarak kabul edilmiştir. 1935 yılından beri bu gün “Hava Şehitleri Anma Günü” olarak anılır.

GÖKLERİN ASLANLARINA


Sizi andık biz yine yere sığmaz gururla

Alınlarınızdaki nurdan ayrı bir nurla

Bizim gözlerimizin artık kamaşması zor

Gerçi güneşe baksak gözlerimiz doluyor;

Sizi hatırlıyoruz göklerin aslanları.

Anayurdun uğrunda kalbinizin kanları

Bir defalık dökülüp kurumadı toprakta

Yayılıyor göklere her gurup her şafakta...

Sallanan mendiliniz bize gökten her şafak

Her gurup boynunuzdan rüzgara katılarak

İnen kanlı bir eşarp: çırpınıyor yanıyor...

Her akşam ufuktaki kalpler size kanıyor...

Başka yerin gurubu hasta ölgün ve sarı;

Kanınızdan nasipsiz göklerin çocukları.

Yıldızlar sizin bize kırpılan gözleriniz

Rahatlaşıyor bizi seyrederken yeriniz

Nasıl çırpınıyoruz size layık olmaya

Gönlü kanatlı şimdi Türkiye’de her yaya.

Behçet Kemal ÇAĞLAR
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 10 Ekim 2009, 00:42:48 »

CENGİZ TOPEL
Şehit Pilot Yüzbaşı (1955-19)
İzmit 1934 – Kıbrıs 1964



Cengiz TOPEL Trabzonlu Tekel tütün eksperi Hakkı Bey’in oğludur.Babasının görevli olduğu İzmit’te 2 Eylül 1934 tarihinde doğdu.Annesi Mebuse Hanım’dır. Ailede dört kardeşin üçüncüsüdür.

İlkokula Bandırma II. İlkokul’unda başladı babasının Gönen’e tayini ile Ömer Seyfettin İlkokulu’nda öğrenimine devam etti. 1934 yılında babasını kaybettikten bir süre sonra İstanbul Kadıköy’e yerleştiler. Kadıköy Yeldeğirmeni Okulu’nda ilk ve orta öğrenimini tamamladı. Lise öğrenimini Haydarpaşa Lisesi’nde başlayıp Kuleli Askeri lisesi’ne devam ederek 1953 yılında bitirdi. 1955 yılında Kara Harp Okulu’nu bitirip asteğmen olarak ordu saflarına katıldı.

Küçük yaşlardan beri havacılığa olan merakı sonucu hava sınıfına ayrıldı. Pilotaj eğitimi için Kanada’ya gönderildi. Kanada’daki eğitimini başarıyla tamamlayarak 1957 yılında yurda dönüp Merzifon Hava Üssü’nde göreve başladı. 1961 yılında Eskişehir I. Ana Jet Üssü’ne atandı. 1963 yılında yüzbaşılığa terfi etti.

8 Ağustos 1964 yılında Rumlar’ı Türk Halkı’na karşı işledikleri insanlık dışı eylemlerden caydırmak için Eskişehir’den Kıbrıs’a 4’lü Kol Komutanı olarak gönderildi. Uçuş esnasında uçağı yerden isabet alarak düşürüldü. Paraşütle atlamayı başardı fakat Rumlar tarafından esir edilerek barbarca yapılan işkenceler sonucu şehit edildi. Kıbrıs’ta ilk hava harp şehidimiz olan Cengiz TOPEL'in hastanede öldüğü açıklandı ancak cenazesi israrlı girişimler sonucu 12 Ağustos 1964 tarihinde Rumlar’dan alınabildi.

Kıbrıs’ta Adana’da Ankara ve İstanbul’da yapılan törenlerden sonra 14 Ağustos 1964 tarihinde Edirnekapı’daki Sakızağacı Hava Şehitliği’nde toprağa verildi.

Örnek bir insan mükemmel bir asker olan Cengiz TOPEL’in manevi varlığı önünde Türk Milleti ve Türk Havacılığı şükran ve saygıyla eğilir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
mechul asker
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 43



« Yanıtla #8 : 11 Kasım 2009, 23:12:09 »

selam kandaşım öncelikle böyle  kutsal formu açtığınız için allah razı olsun şehitlerimizi her gün ansak azdır ve sitemizde kod ismim bildiğiniz gibi mechul asker dir ve mechul askeri 2004 yılında duymuştum ve genelde son 3 yıldır internette  kayıt olduğum  kandaşlarımın ve diğer sitelerin üyeleğindede bu ismi kullanmaktayım ne mutlu bizlereki onlar gibi dedelerimiz var ve biz onların torunları olarak  elimizden geldiğimizce isimlerini unutturmuyacağız  işte bu konuya katılımım da  o yüzden oldu hem şehit yakınıyım hemde mechul askerin anısına burada hakkında ufak bir açıklamada bulunmak istedim
ŞEHİT MECHUL ASKER İN AKIBETİ VE EBEDİYETE İNTİKALİ

Çanakkale savaşı sırasında bir Anzak askeri tarafından, Gelibolu yarımadasından Avusturalya’ya götürülen,

Türk askerinin gömüldüğü, Mechul Asker Anıtı mezarının önünde, arkamızda abidenin heybetli gölgesi ile

duruyoruz. 10 Mart 2003 günü Avusturalya Hükümeti tarafından Türk makamlarına teslim edilen ve

18 Mart 2003 günü defnedilen bu meçhul askere “Hoşgeldin vatanına, bu topraklarda doğdun,

 bu topraklar uğruna şehit oldun. Sonsuza dek bu toprağın koynunda yatman gerek, artık rahat uyu “ diyoruz.

ve devletimizden şehidimizin kalan bedeninide yurdumuza ait olduğu yere getirmelerini istiyoruz

not: resim yükleyemedim ama google de aratırsanız daha geniş bilgiye sahip olucaksınızdır
selamve dua ile
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRKİYEDE TÜRKÇE KONUŞULUR
YA SEV YA TERKET
YA İSTİKLAL YA ÖLÜM
ALLAH TÜRKÜ KORUSUN ve YÜCELTSİN
*****__BoZKuRTSeRDaR__*****
*****__HUSEYİN GAZİ___*****
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 3.681


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« Yanıtla #9 : 22 Temmuz 2014, 12:21:22 »

Canini bu Vatan icin feda eden sehitlerimiz.

Bir kac Mehmet öldü diye, meclis toplanmaz diyen bu soysuz hükümet, Filistinde ölen 500 arap icin 3 günlük yas ilan etti.

Sehitlerimizin ruhlarini incilten, bu hainleri asla UNUTMAYACAGIZ. Kinimizin siddetiyle hep hatirlayacagiz.

Sehitlerimizin mekani zaten cennettir, ruhlari sad olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.066 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.