Hasdal'da bir Binbaşı
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 02:23:43


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hasdal'da bir Binbaşı  (Okunma Sayısı 2368 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Açina Tayeçe
Ziyaretçi
« : 15 Kasım 2013, 20:01:27 »

’TERÖR ÖRGÜTÜ MÜZAHİRİ MİSİNİZ? ‘’

Jandarma Binbaşı Özgür Ecevit 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tutuklu askerlerin en genci olduğu için emekliliğe hak kazanamadı, maaşının tamamı kesildi. Eşi Hande Taşçı, “Özgür olsa, pazarda limon satar, geçimimizi sağlardı” diye isyan etti. Jandarma Genel Komutanlığı’nın Hasdal Cezaevi’ne gönderdiği bir Albay, “İstifa et, yoksa ikramiye alamazsın” teklifinde bulundu. Özgür Ecevit Taşçı’nın cevabı şu oldu:

“İstifa etmiyorum. 50 bin lira ikramiyenizi de istemiyorum. Genelkurmay Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı tarafından imzalanacak olan 'Silahlı Kuvvetlerden ihraç edileceğim kararnameyi' hayatım boyunca kul hakkının nasıl yenildiğinin bir belgesi olarak şerefle taşıyacağım. Bana vereceğiniz ikramiyeyi ödül olarak Balyoz soruşturmasını başarı ile yürüten emniyet mensuplarına verin. Yalnız Sayın Başbakana danışmayı ihmal etmeyin.”

Bu arada Taşçı’ya Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral Osman Eker ve eşinden bir tebrik kartı gitti. “Sevgili kardeşlerimiz” hitaplı kartta, “Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, sağlık ve mutluluk dileklerimizle sevgilerimizi sunarız” yazıyordu.

Bir gün sonra Korgeneral Osman Eker’e hitaben 2 sayfalık mektupla ağır karşılık veren Taşçı, “Bu devletin bana lâyık gördüğü düşman ordusu subayı muamelesi nedeniyle yaşadığımız süreç sonrasında bizler kardeş değil, ancak birbirine düşman saflarda yer alabiliriz” derken, şu önemli ve anlamlı uyarıyı da yaptı:

“Mahkeme kararıyla şahsımın ‘darbeci, cami keşfeden, illegal yapılanmalarda yer alan bir terör suçlusu’ olduğu tescillenmiştir. Genelkurmay Başkanı da benim durumumdaki hükümlüleri ‘nifakçı, marjinal’ olarak niteleyerek tarihsel konumumuzu sabitlemiştir. Benim durumumdaki bir personelinize Bayram kutlaması göndermek terör örgütü mensuplarına müzahir olduğunuz algılaması yaratacağından, temsil ettiğiniz makamı zedeler.”

Bilindiği gibi, bu ay başında Genelkurmay Başkanlığı Cizre’deki olayla ilgili haberde BDP için “müzahir” ifadesini kullandı. Daha sonra Genelkurmay Genel Sekreteri, bu ifade nedeniyle Hasip Kaplan’a telefon açıp, “üzüntülerini” bildirdi. O ifade de Genelkurmay'ın haberinden çıkarıldı. Ayrıca askeri kaynaklar, artık BDP hakkında, “müzahir” yani “bölücü terör örgütü yandaşı” denilmeyeceğini açıkladı.



İşte Binbaşı Taşçı’nın, Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral Osman Eker’e yazdığı, bol göndermeli o mektup:

-ALAY MI EDİYORSUNUZ?-

Şahsıma gönderdiğiniz ve zarf üzerindeki tarihten anladığım kadarıyla Kurban Bayramını kutlamaya yönelik içten dileklerinizi içeren kısa notunuzu size tekrar iade ediyorum. İçinde bulunduğum durum itibariyle “Dini ve Milli Bayramların” benim için artık bir anlam ifade etmeyeceğini düşünmenizi beklerdim. Esaret altına alınmamda şahsen ve kurumsal olarak üzerinize düşen sorumlulukları yerine getirmemeniz, gerçeklerin ortaya çıkmasına yönelik hiçbir girişimde bulunmamanız nedeniyle böyle bir kutlama notu şahsımı incitmek, alaya almak ve rencide etmekten başka bir anlam taşımaz.

Kutlama notunuzun başlığında belirttiğiniz şekliyle benim sizin kardeşiniz olmam söz konusu olamaz. Kardeş veya daha yüce bir ilişki olan silah arkadaşlığı gerektiğinde birbiri uğruna can vermeyi gerektirir.

Mahkeme kararıyla şahsımın “darbeci”, “cami keşfeden”, “illegal yapılanmalarda yer alan” bir terör suçlusu olduğu tescillenmiştir. Genelkurmay Başkanı da benim durumumdaki hükümlüleri “nifakçı”, “marjinal” olarak niteleyerek tarihsel konumumuzu sabitlemiştir. Kısaca; benim durumumdaki bir personelinize Bayram kutlaması göndermek terör örgütü mensuplarına müzahir olduğunuz algılaması yaratacağından temsil ettiğiniz makamı zedeler.

-KARDEŞ DEĞİL, DÜŞMAN OLABİLİRİZ-

Eğer benim suçsuz olduğuma inanıyorsanız; üzerime iftira atanların, suçsuz yere yıllarca hapis cezasına çarptırılmamı sağlayanların tespit edilmesine ve üzerime isnat edilen belgelerin bana ait olmadığının ispatına yönelik harekete geçmeniz gerekirdi ancak bu kararlılığı ve cesareti gösteremediniz. Kardeşlerimiz olarak seslendiğiniz benim ve diğer personelin düşürüldüğü pusudan kurtulmasına destek olmadınız. Bu nedenle benim yerime halen kurumunuz içinde yer alan; görevini yapmak yerine belirli ideolojilere hizmet eden, iftiracı, haysiyetsiz, sözde yüksek maneviyatlarıyla çelişik olarak vicdanı ve insanlıkları yok olmuş personelinize bayram kutlaması göndermeniz mevki ve makamınızı sağlama almanızda daha uygun bir hal tarzı olabilir. Bu devletin bana layık gördüğü düşman ordusu subayı muamelesi nedeniyle yaşadığımız süreç sonrasında bizler kardeş değil ancak birbirine düşman saflarda yer alabiliriz.

Sözlerimin tamamını bizzat üzerinize alınmayınız. Bu sene emekliye ayrıldığı söylenen J.Gn.K.lığı Adli Müşaviri, Ağustos 2013 Askeri Şurasında emekli edilen J.Gn.K. ile birlikte ismimi dijital verilere yazanlarla aynı kin ve nefret duygularını besleyen ve ismimin bulaştırılacağı davanın habercisi olduğu açıkça anlaşıldığı üzere başarıyla yürüttüğüm Eyüp İlçe Jandarma Komutanlığı görevinden dava öncesinde şahsımı tasfiye eden, tenzil-i makama uğratan selefiniz ve dönemin İstanbul İl Jandarma Komutanı da sizinle birlikte tarih önünde sorumludur.

Yaklaşık bir ay sonra TSK’den ihraç edileceğim. Bahse konu edildiğim dava ve insafsız suçlama nedeniyle hissettiğim en içten duygu ve dava nedeniyle başıma gelen tek hayırlı şey; emeğin ve liyakatin zerre kadar değer ve karşılık görmediği Jandarma Genel Komutanlığı’nın ve TSK’nin bir mensubu olmaktan kurtulacağımın hissettirdiği mutluluktur.

-BENİ VE AİLEMİ RAHATSIZ ETMEYİN-

Geçmiş olsun dileğinde bulunmak için arama gereği duymadığınız eşimi, “bilgilerinizi güncelleyeceğiz, ne olursa olsun biz büyük bir aileyiz” söylemlerinin arkasına sığınarak Teğmen rütbesinde bir subaya aratmanızı da hoş karşılamadığımı belirtmek istiyorum. Benim, eşimin, yedi yaşındaki kızımın bilgilerini güncellemekten maksadınız nedir? İhraç belgemin kusursuz düzenlenmesini mi sağlamak? Eğer bana, eşime, kızıma maddi veya manevi yardımda bulunmak gibi bir niyetiniz varsa sizlerden tek isteğim beni ve ailemi bir daha rahatsız etmemeniz. Sizlerden tek bir kuruş maddi, tek bir kelimelik manevi destek beklemiyorum, istemiyorum.

Haksızlığa uğrayanın, kötülük ve zulüm edilenin yanında yer aldığı vaki olmayan Tanrı sizlere uzun ömürler versin. Ailenizle birlikte, huzurlu ve mutlu olarak geçireceğiniz müteakip Dini ve eğer hükmü kalırsa Milli Bayramlarınızı kutlar; milletimize, ileri demokrasimize, T.C. tarihinde zirve yapan barış ve kardeşlik ortamına hayırlara vesile olmasını dilerim.

05 Kasım 2013

Özgür Ecevit TAŞCI

Balyoz Davası Esiri/ Hasdal
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.05 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.