Esenlikler dilerim
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 24 Kasım 2017, 16:11:27


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Esenlikler dilerim  (Okunma Sayısı 227 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Başkomutan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 5



« : 22 Ekim 2017, 16:19:15 »

Muzaffer adım  22 yaşındayım,

tanri yoksa Türk bir şey beceremez mi?
Ne denmek isteniyor anlamış değilim.
Evrim varsa ırkcı olamazmış kim anlatıyor masalları diye sorarlar adama?
karsimda laz'ım  ben cerkesim ben k*rt um diyenlere tutuluyorken..Soydaşım  bana inanmadığım  için TÜRK'çü olamazsin diye söyleyecek bende susacak değilim.
Benim bir ilaha ihtiyacım yok Türk olarak doğdum bu bana yeter.
Irk özelliklerine gelince sarışın bir çinli gören varsa bi zahmet banada göstersin nesiller boyu belli farklılarla diğer insan topluluklarindan daha değişik olarak gelismisler bu basit bir örnekti.Türk genetik özelliklerine dillendirmeme gerek yoktur var derseniz onuda açarım.
Her neyse önce bi işi doğru bellemek gerekir.
Atalarımız eski çağlarda akil+zeka+bilek gücüyle başarılar elde etmiş ise bunu tengri sayesinde olmuştur demek ne derece doğru kabul olunur oda bi muammadir.
Bir çoğumuz küçükken Ay var demek yerine
Ay dede dedik.Asker olarak doğup-ölen bir ırk bugün musevi  dinlerle yıkıma götürenleri bir avuç suda boğmak istiyorum o kadar.İstedigine Bu Türkçü olamaz diye yakistirmalarda bulunmak doğru değildir.
Ne ırkıma zeval getiririm,
Ne bu ırka mensup olmuş benliğimi küçük düşürülmesine.
Bizler Türk olarak tabi atalarımızın izlerini takip edeceğiz ama bu her attığı adımı kopyalamak olmamalıdır.
İnanç birliği değil Türk birliğidir Mukaddes olan.



 
Düşüncelerimi özetlersek ortaya şöle bir şey çıkıyor ;


ilahsız Türk olmakla ilahlı  Türk arasında fark yok olmasına rağmen varmış gibi gösteriliyor oluşuna tepki vermek istedim
evrim varsa ırklar yok yorumu gördüğüm için ırklar kati surette kanıtlanmıştır.
Türk ırkı zeki-güçlü olarak sıyrılmıştır bunu yok saymamak gereklidir diye devam ettim
Pek anlaşılmayacak bir şey yok aslında.
Biraz daha fazla ileri giderek,
Atalarımız  yaşıyor olsa bir tanrıyı benimsemeyecek olacağı kanaatindeyim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 600


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #1 : 22 Ekim 2017, 17:27:01 »

İlahi Muzaffer kandaşım..."İlahsızlık"ta ne oluyor...

Bir konuyu ele alırken asla o konunun doğasının izin verdiğinden daha fazla bir kesinliğe ulaşma beklentisine girmemek, eğitim görmüş zihnin göstergesidir.

Türkçüler için evrim var ise ırkçılıkta onun temelinde vardır. Kim demiş evrim yok diye...Sosyal Darwinizm, 19. Yüzyılın ortalarında, bilimin temel referans olarak alındığı ve kutsandığı bir ortamda gelişen bir “evrim teorisi” fikridir. Atsız Atamızın ifade ve açıklamalarına bakıldığı vakit, Sosyal Darwinizm’in “ırkçı” tanımlamaları ile paralel fikirler ortaya koyduğu görülebilmektedir.

Biyoloji ilmine göre, bütün canlıların amacının kendi soylarının bütün dünyayı bürümesi olduğunu ifade eden Atsız Ata, bütün hayvanların ve bitkilerin cinslerinin bütün dünyayı kaplayamıyorsa bunun sebebinin aynı amacı taşıyan diğer cinslerin dirençten kaynaklandığını açıklar. Türlerin, aynı amaç için yaptıkları bu faaliyet ve karşı karşıya kaldıkları bu dirençten, “hayat kavgası” doğmakta, zayıflar ezilmekte ve güçlüler çoğalmaktadır.

Atsız Ataya göre, insanlar eşit değildir ve tabiatta eşitlik diye bir şeyin olmadığı açıktır. Tabiatı da Tanrı yarattığı için, Tanrı canlılar arasında bir eşitlik düşünmemiştir.

Toplumların yayılmak ve büyümek için çatıştığını ifade eden Atsız Ata; böyle bir toplumsal kural olmasa, “barışçı olan İsa’nın dinindeki” milletlerin asırlarca savaşmayacağını, Budist Japonların savaşın sözünü dahi etmeyeceğini ve Müslümanların birbirini öldürmeyeceğini söylemiştir.

Türkçülüğün kendine özgü bir dünya görüşü olduğunu ve gerçekçi olan Türkçülüğün “yaşamak için kavga” kanunun sonsuza kadar devam edeceğini her daim dile Atamız gibi getirmişizdir. Bundan ötürü, Türkçülük, askerliğe karşı saygı duyar ve Türk ırkının “askeri millet” olma geleneğini geliştirme amacını gütmesinden bahseder.

Atsız Atamıza göre, “din bir mefkûre olma kuvvetini” kaybetmiştir. Bu ifade ile Atsız Ata, açıkça Türkçülüğü “din” olgusunun yerine ikame edilmesi gereken bir düşünce olarak sunmaktadır. Yani Türkçülük ile top yekün başka bir ilah arama arayışına geçmiş değiliz.

İnsan inanç duygusundan bağımsız bir yaşam sürmediği gibi, inançsal etkinin süreklilik içermesiyle ya da süreklilik arz etmediği dönemlerinde de her zaman bir “kutsal” arayışı içerisinde zaten olmak zorunda kalacaktır, insanın doğası budur. Bundan ötürü, değişim nasıl bir toplumsal gerçeklikse, “kutsal arayışı” da o denli toplumsal bir gerçekliktir. Atalarımız yaşamıyor ama atalarımızın kanları Türkçülerin damarlarında dans ediyor, ruhlarını çiviler ile tarihin derinliklerine mıhlıyor.

Atsız Ataya göre her ne kadar Türkler, daha önce mani dininin ve Çin etkisinin olumsuz tesirlerine uğrasa da, İslamiyet’in olumsuz tesiri diğerlerinden çok daha fazla olmuş ve Türkler milli kültürlerini ihmal etmeleri yüzünden birçok belaya maruz kalmıştır. Atsız Ata bu minvalde, din değiştirmeyi “medeniyet” değiştirme olarak ifade etmekte ve aynı “yanlış”lığın “batı medeniyeti” içerisine girildiğinde, Hıristiyanlığın menfi tesirleri ile tekrarlanacağına inanmaktadır. Zira Atsız Ata, İslam’a girişte yaşanan medeniyet değişimiyle, İslam sadece “din” yoluyla değil, medeniyeti oluşturan dil, kültür gibi unsurlar yoluyla da Türk Medeniyeti tahrip ettiğini belirtmektedir.

Türk olmak için ilk önce Türk kanından gelinmesi şartını ifade eden Atsız Ata, daha sonra “dil” unsurunu daha sonra da “dilek birliği” olgusunu öne sürmektedir. Burada, Atsız Ata, milleti oluşturan unsurlar dahiline “din” ünitesini almadığı görülmektedir. Atsız Ata bu yıllarda yazdığı bir başka makalesinde ise milliyetçilik ile “hilafetçilik-İslamcılık”ın birbirine tamamen zıt iki fikir olduğunu açıklamıştır.

Türklerin inanç temeli olan Gök (Kök) Tengri Dininin ve onun Ata ruhuna, doğa varlıklarına inanmaya dayanan Şamanizm’i (Kam), Türkler adına “milli din” olarak açıklayan ve İslam’ın Türkler adına ciddi tahribatlar oluşturduğu kanaatinde olan Atsız Atanın ilk düşünce yıllarında İslam yerine “milli din” sıfatını kullanması ilgi çekicidir.

Atsız Atamız Türkçülüğün artık Türkler için bir “ülkü” olarak “din-inanç” yerine ikame edilmesi gerektiğini savunmuştur.

Ancak, Atsız Atamızın bu yıllarda yine de inancın işlevsel yanları olduğunu ve manevi anlamda “din”i gerekli gördüğünü düşündüğünü gösteren ifadelere de rastlamak mümkündür.

Atsız Atamıza göre bir milletin fertleri, “ülkü” sayesinde heyecan içinde yaşar. “Kan”, “fedakârlık” ve “kahramanlık” gibi unsurlar sayesinde beslenen “ülkülere” varılmak için “milli kin”e gereksinim duyulur. “Ülkülere kanla, kılıçla, dövüşle, milli kinle varılır… Ülkü bir dindir. Kahramanlar ve şehitler ister”.

Zira ortada “milli” bir düşünce kalmayınca, manevi bir inanca sarılmak durumunda kalanlar dinci fikirlere tevessül etmektedir. Bunun sebebi, gençlerin beynine ve gönlüne “milli” bir biçimde hitap edilmemesidir.

Türkçülük fikri ihtişamlıdır ve O’nun uğrunda ölmek yücedir ve “ancak ruhunda istidat olanlar” bu yüceliği algılayabilir.

Türk milletinin yüksek şeref ve menfaatini müdafaa edecek yegane ülkü Türkçülüktür. Bunun dışında yer alacak milli ve manevi hasletleri, yitirilmişlikleri kendimize bir kurtuluş yoluymuş inancı ile yamamak en yüksek zavallılık belirtisidir.

Türkçü, Tanrı’nın Türk Tanrısı olduğuna, mavi gökle kara toprak arasındaki insanoğullarının yalnız Türklerden ibaret bulunduğuna, kendi ırklarının başkalarına hakim olarak yaratıldığına inanan Atalarımız gibi yaşamanın adıdır.

Oldukça teveccüh gördüğünü düşündüğümüz, ümmetçilik, komünizm, frenkperestlik, ateistlik ve kozmopolitlik düşüncelerinin “ülkü” eksikliğinden kaynaklandığını ifade ederek ve bu fikirlerin ülke içerisinde gelişmeye hız kazanması karşısında, sarılacak tek dayanağın “Türkçülük” fikri olduğunu her defasında hatırlatmayı bir milletimize borç biliriz.

Atalarımızın ilkelerini asla terk etmeyeceğiz. Cumhuriyet dönemi ile birlikte “muasır medeniyete ulaşma” parolası ışığında “batı medeniyeti” dairesi içerisine girme arzusuna karşı çıkmaktayız. Bu hususta tarihi referans alan Atsız, dilde yaşanabilecek yabancılaşmayı her daim öne çıkarmış ve Araplaşma vurgusu yapmıştır.

“Irkımıza, devletimize, yurdumuza, mukaddesatımıza, şerefimize fenalık etmiş olan her millete, her dine, fikre, cemiyete, ferde düşmanız; kinimiz dinimizdir”. (Gök Bilge Atsız Ata)

“Ülkücülük karşılıksız bir fedakârlık ve hizmet duygusudur. Ne dindarın cennetinden nimetler, ne mutasavvıfın hayalindeki Tanrıyla buluşma gibi olağanüstü zevkler bizde yoktur.”(Gök Bilge Atsız Ata)

Kim olduğumuzu inşa etmemiz aynı zamanda kim olmadığımızı da ortaya koymamızı gerekli kılacağı anlamına gelmemektedir.

Tan Hu Emre
22.10.2017
turkcuturanci.com


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Şu Tegin
Kara Ozan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 95



« Yanıtla #2 : 22 Ekim 2017, 21:36:15 »

Muzaffer adım  22 yaşındayım,

tanri yoksa Türk bir şey beceremez mi?
Ne denmek isteniyor anlamış değilim.
Evrim varsa ırkcı olamazmış kim anlatıyor masalları diye sorarlar adama?
karsimda laz'ım  ben cerkesim ben k*rt um diyenlere tutuluyorken..Soydaşım  bana inanmadığım  için TÜRK'çü olamazsin diye söyleyecek bende susacak değilim.
Benim bir ilaha ihtiyacım yok Türk olarak doğdum bu bana yeter.
Irk özelliklerine gelince sarışın bir çinli gören varsa bi zahmet banada göstersin nesiller boyu belli farklılarla diğer insan topluluklarindan daha değişik olarak gelismisler bu basit bir örnekti.Türk genetik özelliklerine dillendirmeme gerek yoktur var derseniz onuda açarım.
Her neyse önce bi işi doğru bellemek gerekir.
Atalarımız eski çağlarda akil+zeka+bilek gücüyle başarılar elde etmiş ise bunu tengri sayesinde olmuştur demek ne derece doğru kabul olunur oda bi muammadir.
Bir çoğumuz küçükken Ay var demek yerine
Ay dede dedik.Asker olarak doğup-ölen bir ırk bugün musevi  dinlerle yıkıma götürenleri bir avuç suda boğmak istiyorum o kadar.İstedigine Bu Türkçü olamaz diye yakistirmalarda bulunmak doğru değildir.
Ne ırkıma zeval getiririm,
Ne bu ırka mensup olmuş benliğimi küçük düşürülmesine.
Bizler Türk olarak tabi atalarımızın izlerini takip edeceğiz ama bu her attığı adımı kopyalamak olmamalıdır.
İnanç birliği değil Türk birliğidir Mukaddes olan.



 
Düşüncelerimi özetlersek ortaya şöle bir şey çıkıyor ;


ilahsız Türk olmakla ilahlı  Türk arasında fark yok olmasına rağmen varmış gibi gösteriliyor oluşuna tepki vermek istedim
evrim varsa ırklar yok yorumu gördüğüm için ırklar kati surette kanıtlanmıştır.
Türk ırkı zeki-güçlü olarak sıyrılmıştır bunu yok saymamak gereklidir diye devam ettim
Pek anlaşılmayacak bir şey yok aslında.
Biraz daha fazla ileri giderek,
Atalarımız  yaşıyor olsa bir tanrıyı benimsemeyecek olacağı kanaatindeyim.


Hoşgeldin Muzaffer kandaş.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.086 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.033s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.