Akp'nin pkk Terörü ve Sinop
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 01 Nisan 2020, 13:30:11


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Akp'nin pkk Terörü ve Sinop  (Okunma Sayısı 4974 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.306



« : 02 Kasım 2010, 19:34:42 »

   Gerze'ye kadar gelen PKK ne demek istiyor?

   Buralara kadar gelmez sanıyorduk. Terör belasını ancak kendi çocuklarımız güneydoğuya askerlik için gittiğinde anlayabiliyorduk. Önce Doğu Karadeniz bölgesine gelen PKK terörü Batı Karadeniz bölgesine kadar geldi, bir bakıma kapımıza dayandı. Bundan böyle üç kuruş mantar parası için ormanlarda gezenler iyi düşünsünler.

   PKK terörünü önce Trabzon kırsalında gördük ve şaşırdık. Trabzon gibi bir yerde ne işleri olabilirdi ki? Hala da anlayabilmiş değiliz. Bu eylemleri Karadeniz sahiline üs kurmak isteyen ABD siyaseti ile açıklayanlar oldu.

   Sonra daha batıya Niksar dağlarına kadar geldiler ve askerlerimize tuzak kurup öldürdüler. Gene inanamadık. Bakanlarımız bu işi PKK’nın yapmış olamayacağını ifade ettiler. Hatta Cumhurbaşkanımız “Olayın zamanını ve yerini düşününce…"  dedi ve söyleyemediği bir kuşkusunu “Düşününce çok düşünmek lazım…” sözleri ile ima etti. Yani bu eylemi PKK değil ülkeyi karıştırmak için Ergenekon yapmıştır demeye getirdi.

   Ama nedense PKK bu eylemi üstlendi.  Yoksa bu eylem askerlerimiz üzerinde kalacaktı. Bu duruma daha önceki PKK cinayetlerini de Türk Ordusu’na yıkmak isteyen kökten demokratlarımız çok üzüldüler.

   Sonra Lâdik çevresinde bir polis aracına saldırı oldu. Bunu bir Samsunlunun mahkeme çıkışı Ahmet Türk’e yumruk atması ile ilişkilendirdiler. Biz bu olasılığı göz önünde tutsak bile bu eylemin niye yapıldığını anlayamadık.

   Şimdi de PKK Gerze’ye geldi. Valiliğin açıklamasına göre 3–4 kişi oldukları sanılan teröristler devriye görevi yapan jandarma minibüs’üne 40 kadar mermi sıkmışlar. Önce iki yaralı olduğu söylendi. Sonra da İstanbul doğumlu bir askerimizin iki ayağından da kurşunla yaralandığı öğrenildi.

   Şimdi anayasa referandumundan güçle çıkan Hükümetimiz hem PKK’nın başı ile hem de meclisteki uzantıları ile görüşüyor ve bir takım pazarlıklar yapıyor. Ne konuştuklarını bilmiyoruz. Görüşmelerin hangi aşamada olduğunu da bilmiyoruz. Bu işler ile o işlerin bir ilişkisi var mı çok merak ediyoruz.

   Bundan on yıl kadar önce eylem yapamaz duruma gelen PKK bu gün dirildi, güçlendi. Doğrudan ve dolaylı yollardan devletle pazarlık ediyor. Daha önce bölge dışına çıkamaz iken şimdi eylemlerini Hatay’daki deniz üssüne bile saldırır oldu. Hatay’daki eylemlerde de Ergenekon’un parmak izleri arandı. Bulunamadı. PKK’nın ne yapmak istediği, gene anlaşılamadı.

   Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlerde her zaman eylem yapan, alışveriş merkezlerini bombalayan, servis otobüslerini belediye otobüslerini yakan, yok kesen PKK’ya alışmıştık. Örgüt “Ben her yerdeyim ve size her an ulaşabilir ve canınızı alabilirim. Beni dikkate alın, bana saygı gösterin ve benimle pazarlık masasına oturun” demek istiyordu. Dediklerini yaptırdı. Ama Sinop gibi bir ilde ne işi olduğunu anlamıyoruz. Nüfusu giderek azalan, köyleri boşalan Sinop ilinde bu eylemle Sinoplulara ve bütün ülkeye ne demek istiyor?

   Bize Fransızca terreur kelimesi ile giren terör sözcüğünün aslı Latincedir. “Korkudan titretmek” anlamındadır. Güneydoğu’da feodal ilişkiler geçerlidir. Orada bir ağanın bir şeyhin saygı görebilmesi ancak muhatabını dövebilecek veya vurdurabilecek gücü olması ile mümkündür. Bakmayın toprak ağalarının, aşiret şeyhlerini “demokrasi, demokrasi” diye konuşmalarına… Orada ancak güce saygı duyulur. Güneydoğu’da kitlelerin saygısını terör ile kazanan PKK aynı saygıyı ülkenin diğer bölgelerine “Korkudan titreterek” yaymak mı istiyor?

   Düşünelim…

   Bize göre: PKK kazandığı askeri başarılarının verdiği güç, sağladığı medya desteği ve kazandıkları yüksek moralle birlikte bir strateji değiştirdi. Bu değişiklikte PKK arkasında bulunan (AB, ABD ve İsrail) güçlerin stratejik niyetlerini de göz önünde tutmalıyız. Belki de bize Karadeniz bölgesinde İran’a karşı yerleştirilmesi düşünülen “Füze Kalkanı Projesi”ne evet dedirmek istiyorlar?

   Biz sadece olayları doğru okuyup anlamlandırmaya çalışıyoruz. Ama devleti yönetenler bizim bilmediğimiz birçok bilgiye, istihbarata sahiptirler. En doğru açıklamayı ancak onlar yapabilir. Ama yetkilerin ağızlarından anlamlı cümleler duyamadık. Bu gün tam olarak anlayamadığımız olayların neden yapıldığını üzerinden yıllar geçtikten, belki de iş işten geçtikten sonra anlayabileceğiz.

   Ahmet Küçükbaş


   Teröristlere yoğun takip

   Gerze'de askeri araca ateş açarak bir askerin yaralanmasına sebep olan teröristleri yakalamak için başlatılan operasyon yoğun bir şekilde sürdürülüyor.

   Bu arada operasyonlar sırasında teröristler ile sıcak temas sağlandığı da alınan bilgiler arasında.  Edinilen bilgiye göre,operasyonlar sırasında, Teröristlerin muhtemel geçeceği noktaları tutan jandarma özel harekat timleri, Samsun'un Alaçam ilçesi Küçük Dütmen Tepe bölgesinde 3 terörist ile karşılaştı. Teröristler, güvenlik güçlerinin "Dur" ihtarına silahla karşılık verdi ve çatışma çıktı. Üç terörist, sisli hava ve ormanlık alandan faydalanarak kayıplara karıştı. Bunun üzerine bölgeye takviye güvenlik güçlerinin sevk edildiği ve operasyonların yoğunlaştırılarak devam ettiği belirtildi.

   Boyabat Gazetesi


   28 Ekim günü gerçekleşen bu terör olayını ilk duyduğumda beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Olayın hangi terör örgütü tarafından gerçekleştirildiğini öğrenmeden yorum yapmak istemedim. Olayın ulusal basında yeterince yer almayışı nedeni ve yerel basının hiç bir örgütün adını anmayışı manidardı ama beklemek gerekiyordu.

   Düşündükçe iş içinden çıkılmaz bir hale dönüşüyordu. Ahmet Bey'in de dile getirdiği gibi terörün Sinop'ta ne işi vardı? Bu soru bazılarına saçma gelebilir. Bu yüzden Sinop'u genel çerçevede biraz anlatmak gerekir. Sinop öyle yol üzeri bir yer değildir. Yalnızca Sinop'a gitmek için geçersiniz bu ıssız topraklardan. Terörün en büyük sebebi olarak işsizliği sunarak, "Devlet Güney Doğu Bölgesi'ne yatırım yapmalı" diye havlayanların gelip Sinop'u görmesi şarttır. Ufak tefek bir kaç sanayi haricinde hiç bir istihdam kaynağı olmayan Sinoplu neden dağa çıkmıyor? Türkiye nüfusu hızla artarken; 1997'de 215 bin olan nüfusu 2007'de 196 bine kadar gerilemiştir. Sadece bu sayılar bile Sinop'un ne halde olduğunu anlatmaya yetecektir. Türkiye gündeminde nerede ise hiç yer almayan, bir köşede unutulmuş haldeki yurdumun "Kuzey Yıldızı", ne sebeple ve kimler tarafından terörün hedefi oluyordu?

    Devlet yetkililerinin saldırıyı gerçekleştiren örgütü halen daha açıklamaması veya açıklayamaması ise tartışılacak bir diğer konudur. Buna rağmen Ahmet Bey'in yazısına göre saldırıyı pkk'nın gerçekleştirdiği kesin gibi görünmektedir. Devlet yetkililerinin kesin bir açıklama yaparak olayı açığa kavuşturmalarını bekliyoruz.

   Olaydan bir kaç gün önce Dikmen ilçesine konuşlandırılan Özel Harekat Timi ise olayın bir diğer yüzünü görmemize yardımcı olacaktır. Terörü bitme noktasında devralan Akp terörü besleyerek bugünlere getirdi ülkemizi. Artık Sinop'u bile hedef alabiliyorlar. Bu da demek oluyor ki; bu şerefsizler artık her yerde eylem yapabilirler.

   Tüm Türk Yurdu'na geçmiş olsun...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 02 Kasım 2010, 19:56:36 »

Tüm YURDUMUZ'A ve sizlere geçmiş olsun Eren kardeşim. Bundan 5 yıl öncesinde bile konuşulmayacak, konuşulduğunda yer yerinden oynayacak konular bugün demokratik aydınlarımız! ca pişkinlikle konuşuluyor ve pkk nın siyasallaşması süreci hızlandırılıyor. Bu sürecin zarar görmemesi içinde Ülkemizde kimler tarafından yapıldığı, kundaktaki bebenin bile bildiği terör eylemleri ordumuzun üzerine yıkılmaya çalışılıyor. Umarım birgün %58 lik kesimin gözleri açılır çok geç olmadan.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
atilapars
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 190



Site
« Yanıtla #2 : 02 Kasım 2010, 21:13:02 »

Bozkurt Eren sen Boyabatta kıroların olduğunu bilirsin ben Boyabatlıyım, oraya gelenler bizim itler olabilir, babamın görevi sebebi ile bunların köyünde bulundum lise yıllarında ozamanlar korkuyorlardı ama itlikleri belliydi yinede, şimdi heryerden cesaret alıyorlar.

Bunu yapanlar başkalarıda olabilir,fakat Boyabattaki it köyleri bunları barındırabilir, ite güvenilmez.
Karadeniz İstiklal Savaşı'nın başladığı yerdir, fazla damarına basılmasa iyi olur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Ya hepsin ya hiç,Ya TÜRK'sün ya piç..
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.306



« Yanıtla #3 : 02 Kasım 2010, 21:42:12 »

   Atilapars kandaşım, ben de Boyabatlıyım. Şerefsiz her yerde şerefsizdir. Bu yüzden oralardan destek alınmış olabilir. Eğer böyle bir durum varsa ve ortaya çıkarsa olacakları tahmin edebiliyorum. Tarihimizde şanlı bir Adliye Binası baskını vardır sonuçta Gülümseme

   Yanlış bilmiyorsam Boyabat'ın 4-5 köyü tamamen k.rt köyüdür. Bunlar sonradan kurulmuş olan ve zamanında doğudan gelen göçler ile doldurulmuştur. İlçenin kiremit fabrikalarında ucuza çalışarak milleti ekmeğinden etmiştir. Fabrika sahipleri sağ olsunlar kendi hemşehrisine iş vereceğine üç kuruş para için bu soysuzları çalıştırmaktadır. 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.122 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.