BEYAZ PERDE (SİNEMA)
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Kasım 2017, 19:49:44


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3 ... 5
  Yazdır  
Gönderen Konu: BEYAZ PERDE (SİNEMA)  (Okunma Sayısı 33759 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KANIKEY
Ziyaretçi
« : 23 Mayıs 2009, 20:37:59 »

'Gerçekler Sizi Sardığında Tek Sığınağınız Hayal Gücünüzdür'

Fantastik sinema, sinemanın vazgeçilmez türlerinden biri olmuştur.Yıllarca bu türde başarılı örnekler verilmiştir.Özellikle son yıllarda, The Lord of the Rings'le beraber, bu türe olan ilgi artmıştır.Haliyle son zamanlarda bu türden fazlasıyla örnek çıktı karşımıza.Ne var ki fantastik sinemanın kendi içerisinde yeni bir tür doğuracağı aklımızın ucuna bile gelmezdi.

Fantastik sinemanın kendine özgü kuralları (her ne kadar görünürde kurallar olmasa da...) olmuştur.Bu tür, insanları gerçek dünyanın acımasızlığından uzaklaştırır.İlla günümüzdeki birtakım olaylarla bir bağ kuracaksa, sembollik anlatımlarla bir bağ kurulur.(Lord of the Rings'te yüzük-politik iktidar ilişkisi gibi).Fantastik filmlerin kendine has bir üslubu da vardır.Örneğin iyi bir karakterin kötü karakter tarafından kovalanması sadece seyirciyi heyecanlandırmak içindir.Heyecan doruğa ulaştığı an iyi karakter tehlikeden sıyırır.Ne var ki El Laberinto Del Fauno'da hiçbir şey yolunda gitmez.Çünkü 'gerçek hayat acımasızdır!'(Filmde Ofelia gerçek hayattan koptuğunda, annesi öyle diyor.)

Filmin öyküsü, 1944 İspanya'sında geçmekte.İç savaş sona ermiş, dağlarda saklanan bazı adamlar yeni faşist rejime karşı savaşmaktadır.Bunu bastırmak isteyen rejim birtakım karakollar kurmuştur.Bu acmısız dünyanın ortasında kendini kıskıvrak kapana kısılmış hisseden Ofelia (Ivana Baquero)nın ne düşler ülkesinde ne de gerçek hayatta tutunamayışının öyküsüdür.

Öykü olabildiğine sert bir sekansla açılır. Küçük bir kız kanlar içinde yatmaktadır. Daha ilk karede seyircisini uyarır yönetmen. Sonrasında fantastik bir dünyanın kapıları aralanır. Hiç yalanın ve acının olmadığı bir yeraltı krallığında insanların dünyasının hayalini kuran bir prenses yaşarmış. Günün birinde muhafızlarını anlatan prenses saraydan kaçmış. Ama dışarı çıktığında güneşin parlaklığı onu kör etmiş ve geçmişe ait anıları hafızasından silmiş. Çok fazla acı çeken prenses sonunda ölmüş. Ama kral babası ruhunun günün birinde başka bir bedende, başka bir yer ve zamanda geri döneceğinden eminmiş.(Ferzan Özpetek'in Karşı Pencere'sini çekmesine vesile olan, evinin penceresinden Boğaziçi'nin karşı yakasında altın gibi parlayan damlı bir ev gören ve bu evi görmek için karşı kıyıya giden ve bu defa güneş karşı kıyıya vurduğundan kendi evini altın gibi gören çocuk gibi)

Bir taraftan annesinin (Ariadna Gil) ve doğmamış kardeşinin acılarını paylaşan Ofelia, diğer taraftan acımasız faşist, üvey babası Yüzbaşı Vidal'ın (Sergi Lopez) baskılarına boyun eğmek zorunda kalır. Vidal'i hiçbir zaman bir 'baba' olarak kabul edemez. Onu tek anlayan kişi Vidal'in hizmetçisi Mercedes (Maribel Verdú)'tir. Günün birinde bir Pan'la karşılaşan Ofelia için bir umut doğar. Ne var ki yeraltı dünyasına (ya da başka bir deyimle cennete) yeniden dönebilmesi için birtakım sınavlara tabi tutulur. (Adem'le Havva'nın yasak meyveyi yedikten sonra Cennet'ten kovulması ve insanoğlunun sınava tabi tutulması gibi). Pan aslında iyi biridir.Verdiği görevleri yerine getirirken, önüne birtakım kurallar koyar. Eğer bu kurallara uymazsa sınavı geçemeyecektir. (İşte bu durumda hiç kuşku yok ki Pan, Tanrı'yı simgeliyor. 'Bak ama dokunma' kuralı! Öyle ki sınavlardan birinde Ofelia şaşaalı bir yemek masasıyla karşılaşacaktır. Nolursa olsun hiçbir şeyden tatmayacaktır. Tek bir kırıntı bile.

Yönetmen bu iki dünya arasında öylesine muazzam bir paralellik yakalamış ki. Nitekim Ofelia, Dev Kurbağa görevini yerine getirmeye gittiğinde, öte taraftan askerler de gerillaları yakalamak için ormanın içine gidiyor. İki tarafın da görevi tehlikeli. Del Toro kamerasını o kadar mükemmel bir biçimde bir o dünyaya bir bu dünyaya çeviriyor ki, arada hiçbir zaman kopukluk meydana gelmiyor ve filmin temposu hiç düşmüyor.

Filmin en önemli kozlarından biri de hiç kuşku yok ki, karakter yaratmadaki başarısı. Oldum olası Schindler's List'teki Amon (Ralph Fiennes)'a bayılmışımdır.Su katılmamış bir kötüdür. İşte Yüzbaşı Vidal bana Amon'u hatırlattı. Babası General Vidal savaş alanında ölüken saatini bir kaya parçasına vurup parçalamış. Böylece oğlu tam ölüm saatini ve dakikasını bilecekmiş. Dolaysıyla bu saat Pulp Fiction'un Butch'ının 'altın saat'i kadar kıymetli. Esasında saatten çok zaman önemli. Öyle ki daha Vidal karakteriyle tanıştığımız an (Carmen ve Ofelia'yı beklrken) saatine baktığını ve '15 dakika geç kaldılar' demesiyle beraber bu karakterin ne kadar disiplinli olduğunu anlıyoruz. Şüpheli gördükleri baba, oğul iki çiftçiden çocuğun kafatasını içki şişesiyle parçaladıktan (rahatlıkla Gaspar Noe'nin İrreversible'ındaki yangın söndürme tüpüyle işlenen cinayetle boy ölçüşebilir.Evet bu bir fantastik film!) sonra, gerçekler su yüzüne çıkınca Yüzbaşı'nın verdiği cevap şu oluyor: 'Beni rahatsız edeceğinize şunları düzgün arayın'... Hepsi bu! Sergi Lopez Vidal rolünde, adeta harikalar yaratmış. Henüz 13 yaşında olan Ivana Baquero da kendisine verilen rolün hakkını fazlasıyla vermiş.

Filmin bir diğer önemli kozlarından biri de enfes müzikleri.Javier Navarete'nin harikulade müzikleri filmi unutulmaz kılıyor.

Bir film faşizmi bu kadar iyi anlatsın, başarılı oyuncu kadrosu muazzam karakterlere hayat versin, Spielbergvari ölümler olsun, acımasız olsun, harikulade efektler ve enfes kamera hareketleri olsun ve fantastik olsun; yılın filmi olsun!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ŞamanisTürk
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 23 Mayıs 2009, 20:46:05 »

Ya bende birşeyler var ya da bu filmde hayatımda izlediğim en berbat filmdi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 23 Mayıs 2009, 22:01:31 »

Ya bende birşeyler var ya da bu filmde hayatımda izlediğim en berbat filmdi.



 Gülümseme Göz Kırp Peynir
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
gokcen46
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1



« Yanıtla #3 : 30 Mayıs 2009, 10:34:02 »

Bence berbat değildi aksine kendi kültürlerini yansıtmak için son derece iddialı bir filmdi.Dikkatle izlersen kendi dinlerinin ve birtakım sapkınlıklarının tozlu kısımlarını temizlemiş.İnceden inceye empoze etmeye çalışıyor.Zaten avrupada gösterime girdiğinde en büyük ilgi çocuklar tarafındandı...Onlar kaleyi içten fethe devam ediyorlar maalesef
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Gehi vuslatta aşık,gah mehcur.Bu dünyadır gehi matem,gehi sur
ilhangok
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 55



« Yanıtla #4 : 01 Temmuz 2009, 18:40:40 »

     İlk önce esenlikler herkese. Daha yeniyim forumda. Cahilliğimden mesaj yazabilecegim konular sınırlı. Bir faydam olursa bu konuda yardımcı olmak isterim. Nerdeyse 7 yıldır fantastik edebiyat-flim ve anime türleriyle vakit geçiriyorum. Bu tarzda özellikle bu forumda önerebileceğim bir anime var. "Wolf's Rain". Türklük kanımdan olsa gerek bu animeyi izlerken müthiş bir haz duymuştum. Hakkında çok fazla konusup tadını kaçırmak istemiyorum. Kesinlikle boş bir zamanınız olursa izlemenizi tavsiye ederim. daha yeni olduğum için yasakları bilmiyorum.Link vermek yasak olabilir. Sorun olmazsa ve istek olursa indirebileceginiz linki yada direk tıkla-izle linkini verebilirim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ilhangok
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 55



« Yanıtla #5 : 01 Temmuz 2009, 18:43:24 »

Tanıtım:

İnsanoğlu, kurtların soyunun 200 sene önce tükendiğini sanmaktadır. Ama insanların bilmediği şey kurtların insan haline dönüşebildikleridir. İnsan formunda şehirde yaşayan üç kurt Tsume, Toboe ve Hige’nin cenneti arayan yalnız kurt Kiba ile şans eseri yolları kesişir.

Cenneti bulmasının anahtarı olduğuna inandığı “çiçeği”in kokusunu bu şehre kadar takip etmiştir. Ama tam “çiçek-Cheza”yı bulacakken Darcia adında biri Cheza’yı kaçırır. Cenneti bulmak için Cheza’ya ihtiyaç duyduklarından bu dört kurt istemeyerek de olsa bir sürü olup, Cheza’nın izini sürmek zorunda kalırlar.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 01 Temmuz 2009, 18:53:03 »

Kandaş öncelikle aramıza hoş geldin gelişin kut versin otağa.Bağlantı dilediğin gibi paylaşabilirsin sorun olacağını sanmıyorum ayrıca konuya ilginden dolayı sana teşekür ederim.Bizler sadece siyaset ve politikaya yönelik bir Türkçülük çizgisinde değiliz,hayatın her alanında ki gelişmeleri ve oluşumları takip eden ve uygulamaya çalışan bireyleriz.Buradan dilediğin gibi yeni fikirlerini bizimle paylaşabilirsin.Bu arada bende FRP oyunlarını ve fantastik romanları, çizimleri yakından takip ederim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ilhangok
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 55



« Yanıtla #7 : 01 Temmuz 2009, 19:26:22 »

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.animefreak.tv/watch/wolfs-rain-english-dubbed-online-free


Burada türkçe altyazılarıyla birlikte izleyebilirsin. Güzel bir sitedir.. Daha birçok animeyi buradan izleyebilirsin... İyi seyirler. Selametle.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ASENA01
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 01 Temmuz 2009, 21:20:35 »

Sinema sektörünün yabancıların elinde olmasına lanetler yağdırmama rağmen, en büyük özelliğim film izlemeyi çok sevmem diyebilirim.
Kanıkey bahsettiğin filmi erkek kardeşimle gecenin bir yarısı korku filmi sanarak izlemiştik. Film bittiğinde belki de korku filmi olmadığından hayal kırıklığına uğradım.Bu mu korku filmi diye de az fırça yemedi kardeşim. :)Beni o kadar etkilemedi. Masalsı öğelerin bile yanlış kullanıldığını düşünüyorum ama sinema izleyicisi olanın izlemesinde hemfikirim.Sırf senin düşüncelerini kaleme alman için izlenmeye değerdir.TTK
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 01 Temmuz 2009, 21:30:48 »

Kandaşım film korku degil fantastik dram ama konusunu,kurgusunu, önyargısız izlemek gerek yoksa verdiği mesajı algılayamıyor insan..Orda kızın masalı ile gerçek yaşam arasında özdeşim kurulmuş,bir kız çocuğunun gözünden masalla büyüklerin masallarının arasında ki ince bağa deyinilmiş.Ben şizofren bir kızın gözünden gerçeklerin ona nasıl yansıdığını izledim...Ben dört kere izledim yine izlerim.Ayrıntılar oldukça başarılı ifade edilmiş...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3 ... 5
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.065 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.022s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.