Türkçe İçin Kanatlanan Güzel Söz ve Şiirler
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 11 Aralık 2019, 17:03:51


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkçe İçin Kanatlanan Güzel Söz ve Şiirler  (Okunma Sayısı 16941 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« : 23 Kasım 2010, 23:52:58 »

Bu gün gibi hatırımda
İlk gün, ilk ders, ilk hece
Şiirler yazmak için öğrendiğim
Güzel Türkçe…

                Ziya Osman Saba





Nihat Sami Banarlı Türkçenin Sırları
adlı kitabında öğretmenlere şöyleseslenir:
 “Şu fani dünya saadetleri içinde hiçbir şey,
aziz Türk çocuklarına Türk dilini öğretmek
kadar güzel hizmet değildir.Muallimler,hangi
dersin hocası olurlarsa olsunlar,Türk çocuk-
larına her şeyden çok Türkçeyi öğreteceklerdir.
Yavrularınıza sözlerini halk dehasının yarattığı
ve bestesi yine halk sanatından yükselen
ninniler söylemekten başlayarak öğreteceğiniz
en güzel şey, Türkçedir.”




          Türkçem  Türkçem,
dilim benim Tüm duyarlığım, düşüncem Kırda
kekik kokum, bahçede lâlem Hem ince, hem gür
Türkçem, dilim benim Tüm canlılığım, sıcaklığım
Sözünde, söyleyişinde yurdunu duyduğum
Düşüm, gerçeğim, sesim, özüm
Seninle gelişir, seninle büyürüm.

                Namık Gökçay





Türkçe
Bir güvercin suya eğilir gibi,
Bir geyik koşar gibi aydınlığa,
Göl, güneşi tutar gibi karnında
Vurur karanlığa güzel Türkçemiz,
Vurur ve aydınlatır.

                   Mehmet Kıyat





“Türkçe ağzımda annemin sütüdür.
Türkçe; ağzımızda, anamızın dili
gibi helâl ve güzel olmalıdır.” diyen
Yahya Kemal Beyatlı, “Türkçenin çekilmediği
yerler vatandır. Vatanın kendi
gövde ve ruhu Türkçedir, her halk kendi
ikliminin lisanını söyler.” diyerek Türkçenin
milletimiz için ne kadar önemli
olduğunu vurgular.




Güzel Türkçe

İlkyazın ormanlarda ağaçlar yeşerirken,
Kuytu yerlerden keskin, o yanık sesler gelir.
Bu şakıyan ses beni titretir yüreğimden,
Bülbül sesi değil o: benim güzel Türkçemdir.
…
Yüksek yaylalardaki yörüğün curasından,
Çobanın kavalından o tatlı ses belirir.
Yurdumun orasından, yurdumun burasından
Bana: Türk’üz biz diyen benim güzel Türkçemdir.
…
Beni bağlayan sana, seni bağlayan bana
Bir sestir ki, bizlere Türk Tanrısından gelir.
O, öz ana sesidir, bir ses benzemez ona;
Dinle, iyi dinle o: Benim güzel Türkçemdir.

                              Kazım Nâmi Duru






Benim Güzel Türkçem!
Kazım Nâmi Duru’ya…
Körpe yavrulardan, ak sakallı dedelerden,
Kulaklara hoş gelen o naif ses belirir.
Bucak, kasaba, şehir… yurdumun her yerinden,
Filiz filiz fışkıran benim güzel Türkçemdir.

                         Ali Göçer Yörükoğlu






Ruşen Eşref Ünaydın’ın yazdığı
hatıraları arasında dilimiz ile ilgili şu
satırlar dikkatleri çekmektedir:
“Türkçe; buyrukların dili, yurt-yapı kuranların
dili, ülkeler gibi denizleri de
şanla aşmışların dili, toprağı işleyenlerin
dili, beyinleri uyandıranların dili, sevgilerin
dili, sızıların dili… Türkçe; analarımızın
dili. Ana dil, diller güzeli. Yerine
göre kılıçtan keskin, çelikten sert, kayadan
sarp, boradan hızlı, kelebekten uçucu, çiçekten
renkli, kokudan tatlı, altından parlak,
sudan duru Türkçe… Babaların
öğütlerini, anaların yumuşak yürekliliğini,
kızgınların öfkesini, kırgınların iniltisini,
ay ışıklarının oynaklığını, güneş
parıltısının keskinliğini, iç yaşayışımızı
da dış yaşayışlarımız gibi her dilden duygulu
anlatan Türkçe, bize hayatı anlatan
TÜRKÇE… Ey bizden daha genç olanlar!
Bu dille sizler, ne mutlu, bizlerden
çok güzel konuşacaksınız.”
Ruşen Eşref Ünaydın’ın şanslı
bulduğu genç nesil yalnızca sahip oldukları
dil bilinci sayesinde Türkçeyi
etkili ve güzel konuşma becerisine
sahip olmayacak, aynı zamanda yabancı
kelimelerin istilası altında bulunduğu
ve özensizliğin getirdiği dil
yozlaşmasının hat safhada olduğu günümüzde
Türkçemiz derin bir nefes
alma fırsatını da yakalamış olacaktır.




Türkçe Katında Yaşamak

Seslenir seni bana ‘ova’m, ‘dağ’ım,
Türkçem, benim ses bayrağım.
…
Seslenir seni bana yakın uzak,
Yeryüzü mavisinden gökyüzü yeşiline
Tutsak uluslar var ya geceler boyu
Onlar için Yitik özgürlükler için,
Türkçe haykırmak.
…
Seslenir seni bana ‘ova’m, ‘dağ’ım,
Nere gitsem bulur beni arınmış.
Bir çağ ki akar ötelere,
Bir ak… ki yüce atalar, bir al… ki ulu oğullar,
Türkçem, benim ses bayrağım.”

                           Fazıl Hüsnü Dağlarca





Üç Dil
En azından üç dil bileceksin…
En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
En azından üç dil
Birisi ana dilin
Elin ayağın kadar senin
Ana sütü gibi tatlı
Ana sütü gibi bedava
Ninniler, masallar…
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Canımın içi demesini
Canım ağzıma geldi
demesini
Kırmızı gülün alı var
demesini
Nerden ince ise ordan
kopsun, demesini
Atın ölümü arpadan olsun, demesini
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur, demesini.

                             Bedri Rahmi Eyüboğlu






Bedri Rahmi Eyüboğlu 1959 yılında
kaleme aldığı bu şiirinde ‘Ninniler,
masallar…’ diyerek dil
becerilerinin kazandırılmasında seçkin
çocuk edebiyatı ürünlerinin kullanımına
işaret etmiştir.








Rıfat Ilgaz Türkçemiz adlı şiirinde
şöyle der:

Annenden öğrendiğinle yetinme
Çocuğum, Türkçeni geliştir.
Dilimiz öylesine güzel ki
Durgun göllerimizce duru,
Akan sularımızla coşkulu...
Önce türkülerimizi öğren,
Seni büyüten ninnilerimizi belle,
Gidenlere yakılan ağıtları…
Sev Türkçeni çocuğum!
Her sözün en güzeli Türkçemizde...
Max Müller, “Türk dilini incelerken,
insan zekâsının dilinde başardığı
büyük mucizeyi görürüz.” der.




               Türkçe

Suları kudurmuş bir deniz olsa yaşamak
Sulara dalarak Türkçe konuşacaksın
Balıklarla anlaşacaksın
Balıkların dilini öğrenecek
Ve öğreteceksin onlara Türkçeyi
Böylece suların kudurmuşluğu diner
Sakin olur deniz
Sen hiçbir yere gitme oğlum
Ana dilin Türkçesiz…

              İskender Muzbeg Şeflikoğlu






Güzel dil Türkçe bize,
Başka dil gece bize.
İstanbul konuşması
En saf, en ince bize.

                Ziya Gökalp





Yakup Kadri Karaosmanoğlu,
“Türkçe yazmak için her şeyden önce
Türkçe düşünmemiz gerekir. Bir dilin
özelliği sözlüğünde değil, ruhunda, dehasında
aranmalıdır.” der. Yahya Kemal,
“Bizi ezelden ebede kadar bir millet hâlinde
koruyan ve birbirimize bağlayan

Türkçedir.” diyerek dilimizin önemini
vurgular. Türkçenin ifade gücü ve
zenginliğine işaret eden Mustafa
Kemal Atatürk, bu konuda
şunları söylemiştir:
“Türk dili zengin bir dildir.
Her kavramı ifade kabiliyeti
vardır. Türk dili dünyada
en güzel dildir. Onun için
her Türk dilini çok sever ve
yükseltmek için çalışır.”
Mehmet Emin Yurdakul
Türk Dili adlı şiirinde
Türkçenin Türk milletinin
tarihi, coğrafyası, edebiyatı ile ilgili
önemli unsurları geçmişten
günümüze aktarma işlevi gördüğüne
işaret etmektedir. Nihat Sami Banarlı
ise farklı bir açıdan bakarak Türkçenin
büyüklüğünü şöyle ifade etmiştir:
“Her dil imparatorluk dili olamaz, çünkü
her millet imparatorluk kuramaz.”




Türk Dili

Ey güzel dil, bir coşkun ırmağısın sen yurdumun;
Senin mechul günleri naklediyor kumsalların…
Sende aziz dağların, beldelerin sesleri var,
Ben o elmas sorguçlu hakanları sende duydum.
Sende birçok şairler, kahramanlar haykırmışlar;
Sendedir ki ecdadın tarihini dinliyorum.

                      Mehmet Emin Yurdakul



Türkçe

Ses yurdum
Seni ilkin annemin ninnilerinde duydum
Mavi rüyalarla uyurdum.
Türkçe
Nice insan seninle oldu ozan
Türkçe
Seni konuşunca ağzımdan bal akar
Türkçe
Seni yazınca kalemimden çiçekler açar
Türkçe
Türkülerin ses yurdu
Ata buyurdu:
Koruyun onu.

     Mustafa Cemil Uğurlu





Türk milletinin her ferdi Mustafa
Kemal Atatürk’ün şu sözünü iyice
özümsemeli, iyice içselleştirmelidir:
“Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir.
Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz
felaketler içinde ahlakını,
ananelerini, hatıralarını, menfaatlerini, kısacası
bu gün kendi milliyetini yapan her
şeyi dili sayesinde muhafaza etmiştir.”
Karamanoğlu Mehmet Bey ünlü buyruğunda,
“Bu günden sonra divanda,
dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda
Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.”
şeklinde dile getirdiği sözünü düstur
bilen bireylerden olabilmek dileğiyle.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
Alp77
YörükoğluYörük
SOYSUZ BİR PİÇ OLDUĞUNDAN ATILDI
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 990



« Yanıtla #1 : 08 Kasım 2013, 10:19:07 »


Türkçe Sınır Taşımızdır

Türkçe, bu milletin özü
Yüreğimiz, başımızdır.
Birleştiren odur bizi
Hem hayal hem düşümüzdür.

Türk iliyse bu memleket
Türkçe yaşar ilelebet
Türkçe bir mübarek nimet
Ekmeğimiz, aşımızdır.

Türkçe Türk’ün duruşunda
Yurdun her bir karışında
Ve uygarlık yarışında
Tırnağımız, dişimizdir.

Çökmezse mavi gök eğer
Delinmezse şu yağız yer
Koşar sonsuzluğa gider
Türkçe bitmez koşumuzdur.

Her âşık onu düşledi
Her gönül onu işledi
Tarih Türkçeyle başladı
Türkçe bizim yaşımızdır.

Türkçe yoksa Zap Suyu’nda
Türk olmaz kalpte, beyinde
Yemen’de, Tuna boyunda
Yoldaşımız, eşimizdir.

Türkçe Türk’ün şahdamarı
O koparsa biter varı
Türkçe Türklüğün diyarı
Türkçe sınır taşımızdır.

 

Kenan Çarboğa
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Nihal Atsız Ata'dır, Türkçülüğün kapısı,
O'nun mahiyetinde, çizilmiştir yapısı,

Nihal Atsız atmıştır, davaya son temeli,
Turan Yurt kurulması, O'nun birtek emeli,

Gökbilge'dir davada, bu yüzden Atsız Ata,
Tanrı her doğan Türk'e, O'nun ruhundan kata...


Alp
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.056 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.