Kağan Bahadır Şiirleri
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 15 Ağustos 2020, 19:34:16


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kağan Bahadır Şiirleri  (Okunma Sayısı 14450 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« : 28 Mayıs 2010, 01:20:02 »

Şiirlerimin sitenin içeriği ile uyumlu olanlarını paylaşmak isterim.

ÜÇYÜZBİR


Sövün! Haydi sövün tutarsızca
Gün sana kalır mı sanırsın
Üçyüz bir ortadan kalkınca
Türklük erir gider mi sanırsın

Var iken dokuzyüz yirmi üç
Sönmemişken kırkdörtlerin ateşi
Bir, üçyüz bir mi korur Türkleri
Ne yasalar durur baki
Ne iktidarlara kalır ati
Taş kırılsa, tunç erise
Bir Türklük kalır ebedi

SEVGİLİ VATAN

Vatan sevmek ne güzeldir, bilmeyene zor gelir
Onu sevmek ne kolay! Ne dert ne sıkıntı verir
Önüne geçmez hiç, sevgilinin ela gözleri
Aşk mektupları değil, aklımda vatan sözleri

Hiç bir zevk veremez, onu sevmenin payesini
Hiç bir şarap tattıramaz, onun güzel badesini
Kan kırmızısı şerbettir, tadını içen bilir
Onun uğruna ölmeyi, şan bilir şeref bilir

AYDINLIK

Güneşe yaklaşmak gerek
Aydınlanmalı memleket
Karanlıktan korkmamak gerek
Elimizde cumhuriyet fenerleri
Yılmamak gerek, yorulmamak gerek

KEMALİN ASKERLERİ

Dinle Türk! Bu senin destanın
Bir kurt misali dikmişti gözlerini
Avını gözler gibi bakıyordu düşmana
Mavi gözleri parlıyordu gök gibi
Askerleri tetikte vedalaşıyordu hayatla

Kaldırdı başını sanki ulur gibi
Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri
Bu sesi duyan neferler sanki dirildi
O ses ki o ses gök gürlemesine bedeldi

Kemalin askerleri feda etti canını
Canı sağ kalanlar tüketti yoğunu varını
Kalpler de utku inancıyla kuruttular düşmanı
Bıraktılar atiye bu cennet vatanı

Kanını mürekkep edip yazdılar bu destanı
Kimliği bilinmese de hepsi bir kahramandı
Tarih yazmasa bile onların adını
Kemal’in askerleri diye kalacaktır namları

TÜRK'ÜN İSYANI

Üstte mavi gök çöküyor
Altta yağız yer delinmiş
Türk’ün … Türk’ün ili, Türk’ün töresi
Paramparça edilmiş…
Attila, Oğuz, İlteriş, Alparslan
Fatih, Yavuz, Sultan Süleyman
ve yanlarında Mustafa Kemal…
ve vatan için, ulus için çarpışan
Kanlarını toprağa akıtan
Binlerce gizli kahraman
Şimdi, kanlarını akıttıkları o topraklara
Gözyaşlarını akıtıyorlar

Korkalım artık beğler
Şafaklarda yüzen al sancak sönüyor
Güzel yurdum, aziz yurdum
Kalleşlere teslim ediliyor
“Kim kurtaracak, kim kurtaracak” diye
Herkes birbirine bakıyor
“Vatan elden gidiyor, vatan elden gidiyor”
Deyip deyip etrafınıza bakmayın beğler
Suçu biraz kendinizde arayın beğler

Dört bir yandan sarmış
İt sürüsü gibi
Toprağıma göz dikmiş
Kudurmuş çakal gibi
“Ne zaman çıkacak, ne zaman çıkacak
Mustafa Kemal gibi
Aslan yürekli biri”
Deyip deyip etrafınıza bakmayın beğler
Suçu biraz kendinizde arayın beğler

ARAFTAN

Güzel yüzünün ardına gizlenir niyetin
Gören aydın zanneder saçlarına aldanıp
Oysa bilmezler için ne kadar çirkin
Doğru dersin sanılır tatlı diline kanıp

Dışın modern, için düşmanlığa taraf
Dinleyen anlamaz, gizlidir yönlerin
Etmektir gayen Türklüğü bertaraf
Böyledir anlaşılmaz, o sancılı hislerin

Makyajlara boğulan o güzel suretin
Asyalısın ama ne Ermeni sözlerin var
Araftan değil Erivan’dan dediklerin
Bil ki, Ankara’dakileri pek yaralar

Gazete adın Türk de hislerin nereli
Adın Arap kökenli, soyun pek medeni
Ataların alem yaparken Amerikalarda
Aşağıladığın halkın savaştı buralarda

Güzel simanı gören acaba ne sanır
Allıkların ardındaki o canavar kimdir
İnsan bu topraklardan biraz Türklük alır
Bütün kirli sözlerin, senin eksikliğindir

BİR ÇOCUK

Bir çocuk sesleniyor bana
Ne olur kurtar diye
Cehennem cehennem diyorlar
Öbür dünya diyorlar
Oysa beni bu dünyada
Cehennem içine koydular

O çocuğu duymaz ne anası ne babası
Hapsetmişler kara örtüye, kara peçeye
Taciz eder, tehdit eder hacı amcası
Derdini dökemez, ne cümleye ne heceye

Göz altı mordur, değildir makyaj fazlası
Kara örtüye gizlenir her darp izi
Allık değil, dün akşamdan koca hatırası
Böyledir, onun kocasının sevgisi

Genç kızları görür, türlü süsle bezeyle
İsyan da edemez, bu mu kaderim diye
Orta yolu bulmak ister, ilkokullu aklıyla
Sus der ana babası, özenme fahişelere

Bir çocuk sesleniyor bana
Ne olur kurtar diye
Karanlık var ateş var diyorlar
Beni korkutuyorlar
Oysa bu güzel dünyada
Beni karanlık bıraktılar

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 28 Mayıs 2010, 01:23:57 »

GİZLİ YOSMA
Hayırlı kadın sen, kötü kadın senin tersin
Aman ha açık verme, adları lekelenmesin
İyice örtün ki gören namuslu zannetsin
Oysaki sen, adı konmamış bir fahişesin

Hanım hanım dur öyle hiç bozma istifini
Günah deme, kadına erkeğe uzat elini
Nasılsa sıkmayacaktır, o da sizin gibi biri
Değerse nikâh düşer diye öğretmiş birileri

Aman görünmesin saçının bir teli, günahtır
Daracık giy entarini, görünen yalnız hattır
Gülüşü işveli yosma, dök içinde ne varsa
Yalnız onunla paylaştın, biraz da bize anlatsana

Kinim yalnız sanadır, diğerlerine değil
Örtünür adabıyla, onlar zaten sizden değil
Bize gelince namus, ona gelince hayalara eğil
Gülüşü işveli yosma, ahlak namus demeden önce
Bir zahmet ağzını yüzünü sil…


ANDA

Ben sana hangi anımı anlatayım
Ne ile suçlandığımı mı?
Ne yazdıklarını anlıma acımadan
Fütursuzca kırıp döktüklerini mi yazayım
Yoksa yaraladıklarını mı hiç vurmadan

Israrcıysan anlatayım, dinle andam
Günlerden bir pazardı
Kola saat takmak yasaktı
Dışarıya lapa lapa kar yağardı
Üstümüzde tek renk tulumla
Tan vakti çıktık pislik toplamaya
Evet, anladın suçluydum ben
Hem de ne olduğu belirsiz bir nedenden
Disipline adamışken ömrümü
Disiplinsiz koydu adımı bir gönüllü
Aynaları bile yasaklamışlardı benden
Çirkin yüzüm bile gizlendi kendimden

Hala anlatayım mı anda
Saati tahmin etmeye çalışırken kör karanlıkta
Ekmekle tereyağı koydular başucuma
Anda! Benden çatalı bile esirgediler
Niye diye sordum “Sen suçlusun” dediler
Suçumu arıyordum boş duvarlarda
Fayanslarda ve iğrenç suratlarda
Günahımı yanlış yerde aramışım meğer
Bunların suç saydığını bana okulda öğrettiler
Müdür geldiği anda kalktık ayağa
Geçtik hazırola, eğdik başı kirli tabana
Benim bot bağlarım bile yerinde yoktu
Asarım diye kendimi birileri pek korktu

Soruyor musun hala ne yaptıklarını
Bir hafta şerefsiz gibi gezdim ben
Şerefliler aldı şerefimi benden
Bir Salı günüydü, çekip aldılar oradan
Aldıkları neydi? Sağ salim bir adam
Peki ya şerefim? Asıl o neredeydi?
Yaptıkları ancak botlarımı kirletti

Atlattın mı diye soruyorsun ya anda
Dil evet der de o günler hep aklımda
Soruyordun ya anın yok mu diye
Ben ulu orta yerde bunu mu haykırayım
Söyle anda, çekinme söyle
Ben sana hangi anımı anlatayım
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Boran
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 28 Mayıs 2010, 10:57:22 »

  Var ol kandaşım.
  OTAĞIMIZIN içeriğine uygun şiirlerini paylaşmaya devam etmen dileği ile esen kal.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 28 Mayıs 2010, 12:51:35 »

Paylaşımların için çok teşekkür ederiz kandaşım,yüreğinize sağlık.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 28 Eylül 2010, 00:30:38 »

İYİ İNSAN

Söyle,  nedir bu sıkıntı nedir bunca elem
Ne mutlulan gelenle, ne üzsün seni giden
Kalmasın içinde, mutlu etmeyen hiçbir anı
Unut, farz et bunların hiçbiri yaşanmadı

İyi insan, düşünür mü başkasına kötüyü
Giden gider, ardından anmak gerekmez ölüyü
Arıyorsan seni terk etmeyecek bir sevgili
Toprağı düşün, bekler seni ebede değin
Vatanı düşün, bırakmaz sen gidene değin
Onlar hem anne baban, hem yârin sılandır
Herkes gitse bile onlar, sana kucağını açandır

İyi insan, sevmeli herkesten önce vatanı
Vatanı ve vatan uğruna toprakta yatanı
Toprağı sev ki, üstündekileri sevesin
Toprağa tüküreni edebi düşman bilmelisin

Sev, yaşa, eğlen, ye, iç, sefahatten sakınma ama
Bunları mefkûresiz varlıklar yapar unutma
Sen iyi insansın, sakın örnek alma kötüyü
Bırak! Birahanelerde sabahlayan binlerce ölüyü
Onlar için hayat, yalnızca ebedi zevktir
Saadet dedikleri, şaraba ve kadın bedenine denktir

İyi insan, anlatmazsan bana derdini
Tutarsan içinde, ele duyduğun nefreti kini
Kin! Bu olmazsa insan yaşayamaz
Düşmansız insan bil ki insan sayılamaz
Kalk ayağa, uyan artık derin uykudan
Sıyrıl çekincelerden ve sinsi korkularından
İçinde tutarsan sıcak kini, elbet yakar tenini
Dök içinde ne varsa, yaksın çevrendekini
Yarenlik budur! Aynı ateşte birlikte yanmak
Yalnız sürülen sefayı, beraber cefaya satmamak

Unutma sakın, sana kucak açan toprağı
Unutma, senden sevgi bekleyen bu bahtsız vatanı
Gelip geçici hisler sakın sarmasın benliğini
Unutma, seni gerçekten tanıyıp iyi insan sayanı
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
turatbek_aytmatov
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 703


KIRGIZ TÜRK


« Yanıtla #5 : 28 Eylül 2010, 01:18:53 »

Emeğinize sağlık kandaşım  KURT
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KIRGIZ TÜRK
KUDAY TÜRKÜ KORGOSUN!!!
LAİKLİK TÜRKÇÜLÜĞÜN DİREĞİDİR!!!
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 21 Nisan 2011, 00:05:41 »

Korkarım

Korkmam artık ben gök gürültüsünden
İnandım deyip reddedenden korkarım
Ne kanlımdan kaçarım ne de tüfekten
Dost görünüp düşman çıkandan korkarım
 
Bilirim
Korkmak yakışmaz Türk ise asli cevheri
Ne yağmur soğutur içimi ne de zemheri
Korkutmamalı Türk’ü kanı bozuk serseri
Lakin
Ben olmayıp ben gibi yapandan korkarım
 
Korkarım perde arkasından konuşandan
Korkarım ölüyü iyi bilip mezar soyandan
Korkarım dün sevdiğini bugün unutandan
Bana bilmediğini öğretenden korkarım

Kağan Bahadır
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 21 Nisan 2011, 00:06:55 »

Münacat
 

Mehpare yüzün tebessüme bile hasret
Bırak da sana saadeti ben tattırayım
Beklerim yolunu olurum sevgine namzet
Ne olur bir lahza olsun yanında kalayım

Görmek mükâfattır değil el tutabilmek
Kalbimi yumuşatır ismini bile duyabilmek
Ne güzel uzak da olsan seni sevebilmek
İsterdim sana ilelebet yakın durayım

Nimettir sen var isen meşakk-ı hayat
Hürriyettir hükümdarımsan ebedi istibdat
Bil ki her münacatım ettiğim onca niyyat
Bir lahza daha fazla yanında nefes alayım

Kağan Bahadır
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 21 Nisan 2011, 00:08:22 »

Şiirlerin diğerlerini merak edenler de şu köprüden okuyabilirler:
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.kaganbahadir.com/category/kaganbahadir/siirlerim/
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kagan_Bahadir
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 05 Aralık 2011, 23:04:23 »

Belgelikten seçme şiirleri paylaşmaya devam ediyorum. Kam'ın şiirlerini görünce dayanamadım.

ADI AYBÜKE

Adı konmuş bir çocuk... Aybüke
Daha ana rahmine düşmemişti oysa
Mezar taşını diktiler
Bir eylül akşamında
Ve cenazesine pek az katılım oldu
Puslu Ankara ayazında

Yalnız iki kişi bilir bu kız çocuğunu
İki kişinin hayali, ela gözlü Aybüke
Olmayacak duaya edilmiş Amin'in adı
Gerçekleşmeyecek düş, adı Aybüke

Adı konmuş bir çocuk... Aybüke
Yalnızca adı konuştu oysa
Ne hesabı var, ne kitabı aslında
Bir gençlik heyecanının ürünü olmuş
Bedenlerin konuştuğu odalarda

Heyecanın, tutkunun yaşandığı bu yerde
Bir cenaze kalkıyor, adı Aybüke
Hayallerin doğurduğu, kaderin öldürdüğü
Bir fail-i meçhul, adı Aybüke

Ela gözleri göremeden dünyayı
Veda etti hayata, söyle bu reva mı
Aşkın çocuğu, hırsın intikamı
Bir naaş daha aldı kara toprağı
Severek ayrılanlar aile mezarlığı
Bir eylül akşamı öldü Aybüke
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.237 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.017s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.