Arif Nihat Asya Şiirleri
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 01 Ağustos 2014, 14:25:30


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Arif Nihat Asya Şiirleri  (Okunma Sayısı 4122 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kağan_Bahadır
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 941



Site
« : 26 Mart 2011, 22:33:45 »

ONLAR
Nerde kaldı o anlar ki,
Analar kurt doğururdu,
Hilkat insan çamurunu
Destanlarla yoğururdu.

Nerde o yiğitler ki gür
Sesleri ülkeyi bürür,
"Yürü!" dese dağlar yürür,
"Dur!" dese kalpler dururdu?

Yurda, baş dedikleri bir
Ağır adakla geldiler
Ve şu bayraksız dünyaya,
Bayrakla geldiler.

Kopardılar ayı gökten,
Bir ipek dala astılar...
Yurt dediler, gölgesine
Ayaklarını bastılar.

Yeryüzünün göbeğinde
Kuruldu Kurultayları...
Günleri sönmek bilmedi,
Yere düşmedi ayları.

Onlardan kaldı bu toprak...
Biz gezip tozmayalım mı?
Yabanlar kıskanır diye
Destan da yazmayalım mı?

Benim, dedemle yan yana
Yazılı kalacak adım...
Yıldızların söneceği
Güne yıldızlar sakladım.

Arif Nihat ASYA
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 26 Aralık 2011, 16:12:01 Gönderen: Kağan_Bahadır »
Kayıtlı

Siyasi ve ictimai mezhebim Türkçülüktür. Mesleğim milli şuur tabiyesi ve topluma münevver kişi kazandırmaktır.

KAĞAN BAHADIR
Kağan_Bahadır
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 941



Site
« Yanıtla #1 : 26 Aralık 2011, 16:11:34 »

MEKTUP

Kapılar kalmasın kilitli,

Duvarlar kalmasın sağır ...

Dilinde adım güzeldi, ey çocuk,

Beni bir daha çağır !

Yazısı silinmiş, kağıdı sarı ...

Mektubumu geri getirdi

Dünya postaları.

Yollar, yollar, kuş uçmaz yollar ...

Denizler aşırı, dağlar aşırı !

Arama, düşünme, bakma, ağlama ;

Artık ne şu var, ne bu var ...

Gözlerde uyku ve göllerde

Akmayı unutmuş bir su var !

Periler korusun, melekler korusun

Baharla açılan evi ...

Üstünde bulut beyaz kalsın, Tanrı'm,

Gökler mavi !

Sana ellerimden alkış,

İçimden dilekler ...

Bahçemden yollarına,

Çiçekler ...

Ve birgün, dönersem yanına

Dudaklarımdan alnına

Bir ağabey armağanı !

Yollar görüyorum,

Dilimde bir tat olan adını

Öbür dünyalara gotürüyorum...

Yollar, yollar görüyorum.

Ne ses, ne kanad, ne mektup, ne kağıt !

Benden sana dilek, senden bana ağıt.

Yazısı silinmiş, kağıdı sarı ...

Mektubumu geri getirdi

Dünya postaları.

Yollar, yollar, kuş uçmaz yollar ...

Denizler aşırı, dağlar aşırı !..




Arif Nihat ASYA
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Siyasi ve ictimai mezhebim Türkçülüktür. Mesleğim milli şuur tabiyesi ve topluma münevver kişi kazandırmaktır.

KAĞAN BAHADIR
Açina Tayeçe
ATSIZCI

ileti Sayısı: 10.252



« Yanıtla #2 : 05 Ocak 2014, 16:40:13 »

 Uçmağa varışının yıl dönümünde saygı ile anıyorum büyük şairimizi.Tini şad olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Zeynep Açıkgöz
azgın bir orospu olduğundan atıldı
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 50



« Yanıtla #3 : 05 Ocak 2014, 16:43:32 »

Ruhu şad olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Açina Tayeçe
ATSIZCI

ileti Sayısı: 10.252



« Yanıtla #4 : 05 Ocak 2014, 17:00:49 »

Arif Nihat Asya'nın o güzelim BAYRAK şiirini nasıl yazdığını biliyormusunuz?

"Bayrak şiirini 35 yaşımdayken yazdım.Adana Erkek Lisesinde edebiyat öğretmeniydim. Hatay, Gazinin gayretiyle Türkiye'ye bağlanmıştı. Türkiye yeni bir sevinç içindeydi. Bu sevinci Adana da büyük coşkunluklarla yaşıyordu. Adana'nın Fransız işgalinden kurtuluşu, bildiğiniz gibi 5 Ocak 1922'dir. Bu bakımdan her sene 5 Ocak gününde Adana'da büyük şenlikler yapılır. Adeta yer yerinden oynar. Şehrin bir saat kulesi var, bir de Ulu Cami minaresi. İşte o saat kulesiyle Ulu Cami minaresi arasına her senenin 5 Ocak kutlamalarında kocaman bir bayrak asılır. Onbeş izcinin kolları üzerinde taşınan bir bayrak. Hatay Türkiye'ye bağlandığı için 1940 yılının 5 Ocak kutlamalarının daha bir güzel, daha heyecanlı olması isteniyordu. O bakımdan Adana Maarif Müdürlüğünden bizim okula bir yazı geldi. Yazıda mealen deniyordu ki: "5 Ocak kutlamasında...o güne uygun şiirin liseniz öğrencilerinden biri tarafından okunması..." Lise müdürü bu konuda beni vazifelendirdi. Ben de öğrencilerim arasından üç dör kişi seçtim. -Gidin kütüphanelerde araştırın.. güzel bir şiir bulun. Pek duyulmamış bir şiir olsun. Meşhurların da kitaplarını karıştırın, adı pek duyulmamış şairlerin de. Çocuklar gittiler. Birkaç gün sonra geldiler. -Efendim bulamadık dediler. -Bulamadık olur mu diye öfkelendim. Gözünüzü dört açarak bir daha araştırın dedim. Çocuklar çıkıp gittiler. Üç dörtgün sonra elleri yine boş geldiler. E peki ne olacak? Kendi kendime dedim ki "Arif bu şiiri sen yazacaksın!" Bir gün sonra da 5 Ocak. Adana'da Ocak mahallesinde oturuyorum. O zamanlar bugnkü evlerde günün her saatinde elektrik yok. Geceleri petrol lambası yakıyoruz. Elayak ortalıktan çeklince petrol lambasının yorgun ışığı altında bayrağımıza sığınarak kalemi elime aldım. Şafak sökerken Bayrak şiiri hazırdı. O gece, şiiri nasıl yazdımsa, öylece kaldı. Üzerinde iknci bir defa oynamadım"

Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,                                                 
Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara gotürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.

Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
Barışın güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen !
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim !                     
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tunçyürekli
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.194



« Yanıtla #5 : 06 Ocak 2014, 12:30:52 »

 Arif Nihat Asya demişken şu insanı hüzne boğan şiirini de paylaşmadan olmaz,

  Ağlayın, parmakları nur
Sularından kınalı kızlarım
Ağlasın Meraga göklerinden
Meraga'ya bakıp yıldızlarım

Yollara Kürşadlar uzanmış ölü
Ağlasın Akülke, ağlasın Sütgölü
Yiğitlerim uyur gurbet ellerde
Kimi Semerkant'ta bekler beni
Kimi Caber'de

Caber yok, Tiyanşan yok, Aral yok
Ben nasıl varım?
Ağla ey Tanrı dağlarından
İndirilmiş Tanrım

Şu yakın suların
Kolu neden bükülmez
Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin
Benden doğar, bana dökülmez?

Ben ki ateşle konuşurdum.selle konuşurdum
İdil'le Tuna'yla Nil'le konuşurdum
''Sangaryos''u ''Sakarya'' yapan
''İkonyom''u ''Konya'' yapan
Dille konuşurdum
 

  Fakat yakın zamanda bu şiirin de içeriği değişecek. Bu şiirde Fırat-Dicle bize dökülmese de en azından bizden doğuyor. Bizden doğmadığı günleri de görünce bakalım o ızdırap havuzunda büyük şairin kemiklerinin sızısı deprem yaratacak mı?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

DEME BANA KAYI, OĞUZ, OSMANLI/TÜRK'ÜM BU AD HER ÜNVANDAN ÜSTÜNDÜR/YOKTUR ÖZBEK,AZER,KIRGIZ,KAZANLI/TÜRK MİLLETİ BÖLÜNMEZ BİR BÜTÜNDÜR!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.126 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.