Abdullah Tukay Şiirleri
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 26 Mayıs 2020, 13:45:50


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Abdullah Tukay Şiirleri  (Okunma Sayısı 192 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Abılay Han
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 285



« : 17 Nisan 2020, 10:22:03 »

Otağda Abdullah Tukay'ın şiirlerini bulamadım. Bu başlık altında fırsat buldukça paylaşacağım.

Milli Türküler

İşittim dün gece, biri türkü söyler,
Gönlümüzce güzel, bizim türkümüz,
Türlü düşünceler ilham eder,
Öyle ağlamaklı, kederli türkümüz.
Dertli dertli yavaşça söyler,
Tatar gönlü neyi hisseder;
Güçsüz düşmüş, son üçyüz yılda,
Kader bizi ezmiş nasıl da.
Az mı mihnet çekti milletimiz,
Az mı gözyaşı dökülmüş,
Millî hislerle alevlenip,
Uzayıp uzayıp yükselir gönlümden.
Hayranlıkla türküyü dinledim,
Bıraktım, âdi dünya kaygılarını,
Gözümün önünden geçer gibi oldu,
Bulgar ve Akidil boyları.
Dayanamadım, gittim, türkü söyleyene,
Dedim: "Kardeş, bu hangi türkü?
Cevap olarak soydaşım bana:
"Bu türkünün adı, dedi, "Ellüki.

Tatar Gençleri

Dikkate değerdir bugünkü Tatar gençleri.
Anlamak, bilmek, ilerlemek, mârifetle, hikmetle,
Dönmekte ve aydınlanmakta her zaman kafaları.
Bu hâlin sevincini, ben öteden beri bilirim.
Bize sâdece onlar gerek, onlar, denizaltı dalgıçları.
Gökteki sevimsiz bulutlar çekilir, yağmur yağar,
Yağar yere, rahmet gibi, gençlerin iyi niyetleri.
Çağlayıp akan sularla dolar dağların zirveleri, etekleri.
Gök gibi gürler havada, hür yaşama dâvaları,
Parlar, iyi fikirlerin hançeri, elmasları.
Gitmesin kırgın millet, takarak kaşsız yüzük,
Biziz, onun övünülecek, gerçek pırlanta kaşları!

Anadilim

Ey Anadilim, ey güzel dil, anamın, babamın dili!
Senin sâyendedir, dünyada öğrendiğim her şey,
Bu dil ile evvelâ, annem ninni söylemiş,
Sonraları, geceler boyu ninem masal anlatmış.
Ey anadilim! Her zaman yardımınla senin,
Küçüklükten beri hissederim sevincimi, kederimi.
Ey anadilim! Seninleydi ettiğim ilk duâm:
Affet demiştim, beni, annemi ve babamı Tanrı’m.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Men Türk evladıyam, derin aklım, zekam var,
Ne vahtacan çiynimizde gezecekdir yağılar?
Ne kadar ki, hakimlik var, mahkumluk var, ben varam,
Zülme garşı isyankaram, ezilsem de susmaram!
Abılay Han
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 285



« Yanıtla #1 : 18 Nisan 2020, 16:39:03 »

Lezzet ve tad nededir?

Nededir lezzet? Çünkü, yalan dünyada az,
Leziz şeyler, nededir lezzet, nerede haz?

Bir güzel kızın ince belini sarıp kucaklamakta mı?
Veya çift at koşup fayton ile uçmakta mı?

Sihirli bir şişeden abıhayat içmekte mi?
Mest olup, dünyadan tamamen geçmekte mi?

Bir işe patron, bir millete lider olmakta mı?
Muteber bir şah olup, dünyaca tanınmakta mı?

Şeyh olup, yemekten yemeğe koşmakta mı —
Damak zevkiyle, kuvvetlice geğirmekte mi?

Şöyle bir bestekâr olup, besteler yapmakta mı?
Şarkı söyleyip dertlenerek düşüncelere dalmakta mı?

Âşık olup, kavuşma ümidiyle yaşamakta mı?
"Kavuştuk güzel", diye geceleri övünmekte mi?

General olup bir orduya, altın nişan almakta mı?
Baş kesip, kan döküp, canlar almakta mı?

Pasta, börek yiyip, çay içerek oturmakta mı?
Rahatça oturarak saatlerce yemek yemekte mi?

Bence dünyada gerçek renk de y oktur, güzel de yok;
Hiçbirinde bunların lezzet de yoktur, haz da yok.

Bende sâdece millete hizmet aşkı var,
Bence bunda güzellik var, lezzet ve haz da var!

Çevirmen: Dr. Fatma Őzkan
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Men Türk evladıyam, derin aklım, zekam var,
Ne vahtacan çiynimizde gezecekdir yağılar?
Ne kadar ki, hakimlik var, mahkumluk var, ben varam,
Zülme garşı isyankaram, ezilsem de susmaram!
Abılay Han
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 285



« Yanıtla #2 : 22 Nisan 2020, 18:37:44 »

Ümitsizlik

Tende ruhum, çık, Tanrı’na yönel, git, dön geri!
Gitti ruhların gıdası, döndü istibdat geri.
Gülme sen de, bu alçak dünyaya sonsuza kadar,
Ey güneş! Ebediyen çıkma, karar, bat tekrar.
Bahardır diye başınızı kaldırmayın, güller, goncalar!
Bilin ki, yanarsınız: Yeryüzü alevli istibdat yeridir!
Kalmasın dostluk, muhabbet, gerçek sevgi dünyada,
Burası cehennemdir, değildir Ferhat ile Şirin’in yeri.
Hizmeti bırakınız, zekiler, akıllılar ve dâhiler,
Bir daha doğmamacasına yok ol, sen de, istidat,
Siz de ey öldürücü hastalıklar, yerinizi terk ediniz,
Hepinizi içine alacak ölçüdedir, döndü istibdat,
Siz de mazlumlar güruhu, Tanrı’ya el uzatmayınız,
Kıyamet gününe kaldı haklar, reddedildi hepsi.
İçki âlemleri, müzikler, danslar, oynamak, gülmek,
Herşey bitsin artık, yeryüzü sâdece feryat yeridir.
Ey kalem sen doğruyu yazma, göz boya, yalan yaz,
Bu mudur, doğruluk şiirlerini okuyup yazma yeri?

(1910)

Çevirmen: Dr. Fatma Őzkan

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Men Türk evladıyam, derin aklım, zekam var,
Ne vahtacan çiynimizde gezecekdir yağılar?
Ne kadar ki, hakimlik var, mahkumluk var, ben varam,
Zülme garşı isyankaram, ezilsem de susmaram!
Irkçı Börü
Gökbörü
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 212


Türkçülük Var Olsun


« Yanıtla #3 : 27 Nisan 2020, 14:00:47 »

Abdullah Tukay'ın bugün 134.ad günüdür.

Tini şad,mekanı uçmağ olsun.Umarım Kazandaki kandaşlarımız onun izinden gitmeye devam ederler ve Süyümbike Anamız ile gurur duymaya devam ederler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Atsız Atanın talebesi olmakla iftihar ederiz.
Abılay Han
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 285



« Yanıtla #4 : 27 Nisan 2020, 14:05:12 »

Doğduğum Yere


Ayrılıp gitsem de senden, ömrümün tanında ben,
Ey Kazan ötesi! Sana döndüm daha çok severek ben.
O tanıdık kırlar, alanlar çekti evvela hissimi,
Cezbedince, bırakmadı, geri getirdi sonunda cismimi.
Sıksa da, sende yetimlikler, fakirlikler beni,
Ayırsa da akranlarımdan horluk ve kötülükler beni,
Geçti artık o zamanlar, uçtu şu kuş gibi;
Düşünüyorum, o günler, gördüğüm bir düş gibi.
Çarpsa da dalgaların, hiç almadı, boğmadı,
Sardı her tarafımı alev, yakmadı, kavurmadı.
Bu sebeple anladım ki, ey doğduğum yer, senin,.v,
Cana yakınmış dalgaların ve alevlerin!
Ne kadar güzelmiş, deren, çeşmen, kırın,
Yolların, sokağın, evin, ot yığının, ambarın;
Dört mevsimin, baharın, güzün, yaz ve kış günün;
Bütün, bütün ak şalvarın, kendir, çarık, çorabın!
Ve çobanın, köpeklerin, öküz, sığır, keçilerin;
İyidir bütün kötülerin, vardır bence, yokların.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Men Türk evladıyam, derin aklım, zekam var,
Ne vahtacan çiynimizde gezecekdir yağılar?
Ne kadar ki, hakimlik var, mahkumluk var, ben varam,
Zülme garşı isyankaram, ezilsem de susmaram!
Abılay Han
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 285



« Yanıtla #5 : 27 Nisan 2020, 14:05:47 »

Abdullah Tukay'ın bugün 134.ad günüdür.

Tini şad,mekanı uçmağ olsun.Umarım Kazandaki kandaşlarımız onun izinden gitmeye devam ederler ve Süyümbike Anamız ile gurur duymaya devam ederler.

Tam ben de bu başlığa yazıyordum kardaşım. Çok güzel denk gelmiş.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Men Türk evladıyam, derin aklım, zekam var,
Ne vahtacan çiynimizde gezecekdir yağılar?
Ne kadar ki, hakimlik var, mahkumluk var, ben varam,
Zülme garşı isyankaram, ezilsem de susmaram!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.109 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.