TÜRKÇÜ HEKİMLİK ANDI
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Ocak 2020, 21:36:07


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: TÜRKÇÜ HEKİMLİK ANDI  (Okunma Sayısı 15392 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KOCATÜRK
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 80



« : 26 Aralık 2009, 22:40:07 »

TÜRKÇÜ  HEKİMLİK  ANDI

Göktanrı   ve  TÜRK   Başbuğ'ları  adına   And  içerim   ve   onları  tanık  tutarım ki ;  bu andımı ve verdiğim sözü gücüm kuvvetim yettiği kadar yerine getireceğim.

 Bu sanatta  TÜRK  hocamı  babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım.
Paraya ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim. Öğrenmek istedikleri takdirde onun çocuklarına bu sanatı bir ücret veya senet almaksızın öğreteceğim.

 Reçetelerin örneklerini, ağızdan bilgileri şifahi bilgileri ve başka dersleri  TÜRK  evlatlarına,  TÜRK  hocamın çocuklarına ve   TÜRK hekim andı içenlere öğreteceğim.
Bunlardan başka  hiçbir kimseye öğretmeyeceğim.

Gücüm yettiği kadar tedavimi TÜRK  ırkının  sağlıklı   olması  için kullanacağım.
Benden zehir isteyen  TÜRK’e   onu vermiyeceğim gibi , böyle bir hareket tarzını bile tavsiye etmeyeceğim.
Bunun gibi  bir  Türk  Katununa da    çocuk düşürmesi için ilaç vermiyeceğim...Ana   rahminde  bedensel  ve  zeka  özürlü  olduğu  tıbben  açık  ve  net  olarak  tespit  edilen  bebeğin  , TÜRK  IRKININ  bozulmaması  için  kürtajla  alınmasına  onay  vereceğim.
Hayatımı  ve   sanatımı ; TÜRK   ırkının  her  türlü hastalıktan  korunması   ve  TÜRK  Irkının  bozulmaması   için   tertemiz bir şekilde kullanacağım.

Türk  ırkına  savaş  açan  her  türlü  iç  ve  dış  düşmana  meslek  bilgilerimi   asla  vermeyeceğim  ve   paylaşmayacağım. Savaşta  veya   barışta   hasta  veya  yaralı  olan  TÜRK   düşmanlarını   gerekli  cezalarını   görmeleri  için  adli  makamlara   haber   vererek   sevk edeceğim..
Irkıma   zarar   veren  her  türlü  düşmanı  " can  düşmanım " olarak  bileceğim  ve  benden  sonraki  nesillere de  öğreteceğim..
 Gerek sanatımın icrası sırasında, gerek sanatımın dışında  ırktaşlarımla  münasebette iken etrafımda olup bitenleri, görüp işittiklerimi bir sır olarak saklayacağım ve  ırktaşlarımın  sırlarını  kimseye açmayacağım.

Irktaşlarımın  sağlığını  her zaman koruyacağıma, sanatımı vicdanımın buyrukları doğrultusunda dikkat ve özenle yerine getireceğime, TÜRK  ırkının   sağlığını baş görev sayacağıma, benden hizmet bekleyen ırktaşlarımın  sırlarına saygılı olacağıma ve onları saklayacağıma, TÜRK hekimlik mesleğinin onurundan  ve temiz töresinden  asla  taviz  vermeyeceğime , TÜRKÇÜ  meslektaşlarımı kardeş bileceğime,  “ Beni  TÜRK  Hekimlerine  emanet  ediniz “  demek  suretiyle   TÜRK  Hekimlerine  olan  sarsılmaz  güven   ve  itimatını   gösteren  Başbuğ   ATATÜRK’ün   izinden   kati  surette  ayrılmayacağıma  ve  ona  yakışan  bir  hekim olacağıma ,  din- mezhep  gibi    ayrımlarının görevimle hastam arasına girmesine izin vermeyeceğime  ve  TÜRK  ırkının  çıkarlarını her  fırsatta   koruyup  kollayacağıma ,   baskı altında kalsam bile tıp bilgilerimi  TÜRK  Irkının   değer ve yasalarına karşı kullanmayacağıma ;
açıkça, özgürce ve namusum  ve   şerefim üzerine and içerim.


SÖZÜMDEN - ANDIMDAN  GERİ  DÖNERSEM  , GÖK   GİRSİN  KIZIL  ÇIKSIN..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 26 Aralık 2009, 22:46:33 »

Hekimlerimiz hipograt yemini ile göreve başlıyor, sadece hümanislik adı altında bazı kesimlerin çıkarlarını korumaya yönelik bir yemin, o yemini eden nice soysuz kavimlerin hekimlerinin nelere vakıf olduklarını bu zamana kadar gördük.Varolasın kandaşım paylaşımın için...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KOLOKAAN
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 26 Aralık 2009, 23:07:48 »

Alıntı
Göktanrı   ve  TÜRK   Başbuğ'ları  adına   And  içerim   ve   onları  tanık  tutarım ki ;  bu andımı ve verdiğim sözü gücüm kuvvetim yettiği kadar yerine getireceğim.


Bu andın Göktanri ile baslamamasi gerek oturupta tüm Türk doktorlar adına bir and yazamazsin eger yazarim diyorsanda tüm Türk doktorları kapsayan bir anda olmalı .Sanki tıp fakültesini bitiren herkez Göktanrıya inanıyormuş gibi...

Alıntı
Ana   rahminde  bedensel  ve  zeka  özürlü  olduğu  tıbben  açık  ve  net  olarak  tespit  edilen  bebeğin  , TÜRK  IRKININ  bozulmaması  için  kürtajla  alınmasına  onay  vereceğim.


Ana rahminde henüz doğmamış çocuga beyin ameliyatı bile yapılıyor ve bazende cocugun % 100 beyinsel yada fiziksel dogucağı bilinir ama bu çocuk doğduktan sonra bunun bazi yönetemlerle düzelebileceğide biliniyor simdi bizde bu teknoloji yok diye her özürlü doğacak olan çocuğu aldıralım mı yoksa teknolojiyimi yakalayalim.Ve senin bu dedigini saf ırkı arayan hitlern doktorlari yaparladı ve adınada Öjeni derlerdi ,hatta bırak ana karnındakini almanyadaki bir çok özürlüyüde fırınlarda yakmıştı ama dediğim gibi devir değişti tıp ilerledi neredeyse ölümün bile çaresini bulacaklar...

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #3 : 27 Aralık 2009, 02:13:51 »

              Temel konu şu ki Türk'ün herşeyiyle özüne dönmesi konusunda bu yemin de önem taşımaktadır. Tabi değiştirilmesi gereken yerler olabilir. Uzman Kandaşlarım daha iyi bilir, değiştirilecek yerler düzenlenir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
BAMSIBEYREK
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 106



« Yanıtla #4 : 27 Aralık 2009, 03:40:18 »

Alıntı
Göktanrı   ve  TÜRK   Başbuğ'ları  adına   And  içerim   ve   onları  tanık  tutarım ki ;  bu andımı ve verdiğim sözü gücüm kuvvetim yettiği kadar yerine getireceğim.


Bu andın Göktanri ile baslamamasi gerek oturupta tüm Türk doktorlar adına bir and yazamazsin eger yazarim diyorsanda tüm Türk doktorları kapsayan bir anda olmalı .Sanki tıp fakültesini bitiren herkez Göktanrıya inanıyormuş gibi...

Alıntı
Ana   rahminde  bedensel  ve  zeka  özürlü  olduğu  tıbben  açık  ve  net  olarak  tespit  edilen  bebeğin  , TÜRK  IRKININ  bozulmaması  için  kürtajla  alınmasına  onay  vereceğim.


Ana rahminde henüz doğmamış çocuga beyin ameliyatı bile yapılıyor ve bazende cocugun % 100 beyinsel yada fiziksel dogucağı bilinir ama bu çocuk doğduktan sonra bunun bazi yönetemlerle düzelebileceğide biliniyor simdi bizde bu teknoloji yok diye her özürlü doğacak olan çocuğu aldıralım mı yoksa teknolojiyimi yakalayalim.Ve senin bu dedigini saf ırkı arayan hitlern doktorlari yaparladı ve adınada Öjeni derlerdi ,hatta bırak ana karnındakini almanyadaki bir çok özürlüyüde fırınlarda yakmıştı ama dediğim gibi devir değişti tıp ilerledi neredeyse ölümün bile çaresini bulacaklar...




Kolokaan kandasim , KOCATÜRK kandasimizin yazdigi andı bende begendim sonucta yunan hipograt itinin yemininden iyidir ama bencede Göktanri yerine ana , baba ve kutsal ruh adına olsa ben daha cok sevrdim şaka bir yana KOCATÜRK  kandaşım elbetteki böyle bir and kullanilmaz (keske kullanilsa tabi üzerinde biraz kolokaan kandasimin yazdigina benzer düzeltmeler  yapilarak) hatta buna benzer bir andıda mecliste vekil secilenler icin düsünmek gerek KOCATÜRK kandasim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KOCATÜRK
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 80



« Yanıtla #5 : 27 Aralık 2009, 05:29:43 »

Alıntı
Göktanrı   ve  TÜRK   Başbuğ'ları  adına   And  içerim   ve   onları  tanık  tutarım ki ;  bu andımı ve verdiğim sözü gücüm kuvvetim yettiği kadar yerine getireceğim.


Bu andın Göktanri ile baslamamasi gerek oturupta tüm Türk doktorlar adına bir and yazamazsin eger yazarim diyorsanda tüm Türk doktorları kapsayan bir anda olmalı .Sanki tıp fakültesini bitiren herkez Göktanrıya inanıyormuş gibi...

Bu  yazının   başlığı "TÜRKÇÜ  HEKİMLİK  ANDI" dır..
"Türk  doktoru  andı " değil.
Önce   Türkiye  Cumhuriyeti  Nüfus  cüzdanı  taşıyan  herkese  "TÜRK" denemeyeceğini   bilmen  lazım.
Göktanrı   değilde ,  Tanrı  olabilir...

Lakin   arapça  kelime  olarak "Allah" sözcüğünün , TÜRKÇÜ  tarafından  kullanılmaması  gerekir.

Diğer   milletler  vaktiyle   putlara , ateşe , güneşe , aya , öküze, ineğe   taparken ;
TÜRK   IRKI  Tanrı'nın  tek  olduğunu  dünya  kurulduğundan  bu  yana  zaten  biliyordu..

Bu  nedenle ; TÜRK  ırkına   hiç  peygamber  gelmemiş , araplara - yahudilere  ve  diğerlerine  onlarca  peygamber  gönderilmiş  ve  insanların  sadece "TEK  TANRI"  tarafından  yaratıldığı  bilinci  verilmiştir.

Türkler  zaten  Tanrı'ya   inanan  ilk  ırktır.
Bizler   bizi  yaratana  Tanrı   veya  Tengri  deriz
Araplar   Allah ,  ingilizler " God" , fransızlar "Dieu" , almanlar "Herrgott"  der...
Tanrı'nın  99  ismi  vardır..

Burada   kelimelere  kafayı  takıp  laf  cambazlığı  yapmak  suretiyle   , konuyu  başka  bir  yere  çekmenin  manası  yok.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KOCATÜRK
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 80



« Yanıtla #6 : 27 Aralık 2009, 05:32:56 »

Ana rahminde henüz doğmamış çocuga beyin ameliyatı bile yapılıyor ve bazende cocugun % 100 beyinsel yada fiziksel dogucağı bilinir ama bu çocuk doğduktan sonra bunun bazi yönetemlerle düzelebileceğide biliniyor simdi bizde bu teknoloji yok diye her özürlü doğacak olan çocuğu aldıralım mı yoksa teknolojiyimi yakalayalim..

Ben  50  yaşında ( bir ay sonra  51 ) mesleğinin  zirvesinde  uzman bir  hekimim...Senin  Türkiye'de  gezdiğin  yer  kadar   ben  dünyayı  gezdim , yabancı  ülkelerin  tıp  fakültelerinde  araştırma  yaptım.

Burada  tereciye  tere  satma.

Senin  dediğin  ana rahmindeki  bebeğe  beyin ameliyatı  işi ; sadece  ufak  organik   hasarı  olan  veyahutta  benign tümörü  bulunan  bebeklere   çok  kısıtlı  olarak  tatbik  edilmektedir.
Türkiye'de  tıp  bilimi  bütün  dünyada  en  gelişmiş  olanlar arasındadır.
Bahsettiğin   tıp  teknolojisi   30  sene  önce  bizde  yoktu..Günümüzde  ise   bütün  dünyada  ilk  5 'e  giren  çok  gelişmiş  tıp  teknolojisi  Türkiye'de  vardır..
Bunun  en  son  örneği  ise ; İstanbul  Tıp  fakültesi   onkoloji  bölümünde  geçen  hafta  faaliyete  geçen  çok  ileri  tıp  teknolojisidir. ..
Bütün  dünyada  bu  teknolojik  cihazların  hepsinin  birlikte  bulunduğu  5  merkezden  birisi  bizdedir.
Avrupa'da  ise  yoktur.
Dolayısıyla   Türkiye  , ileri  tıp  teknolojisini  yakalamış  bir  ülkedir.

Gelelim  % 100  beyinsel  ya da  fiziksel  özürlü  doğan  bebeklerin  bazı yönetemlerle düzelebileceği  konusuna ...

28 yıllık  yurt  içi  ve  yurt  dışı  araştırmaları  olan  uzman  bir  hekim  olarak ; bu  yöntemleri  şahsen ben  bilmiyorum.
Bu   yöntemler  neymiş ?  
Bir  zahmet  açıklarsan ,  bizlerde  faydalanmış  ve  öğrenmiş  oluruz ..Ayrıca  dünya  tıp  literatürüne de  ismin  geçmiş  olur.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KOCATÜRK
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 80



« Yanıtla #7 : 27 Aralık 2009, 05:35:10 »

Ve senin bu dedigini saf ırkı arayan hitlern doktorlari yaparladı ve adınada Öjeni derlerdi ,hatta bırak ana karnındakini almanyadaki bir çok özürlüyüde fırınlarda yakmıştı ama dediğim gibi devir değişti tıp ilerledi neredeyse ölümün bile çaresini bulacaklar...[/b]

Türkiye'de   dinsel inançlardan kaynaklanan kurallara ve 1926 yılında yürürlüğe giren Türk Ceza Yasasına göre, çocuk düşürmek ve düşürtmek suçtur.

Bir kadının isteği olmaksızın çocuğunu düşürten kimseye 7 yıldan 12 yıla, kadının isteğiyle düşürtene 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir (Madde 468).
Bir kadın kendi isteyerek çocuk düşürürse 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası görür (Madde 469).

Bu maddelerde tıbbi zorunluklarla yapılan kürtaj, bir ayrı tutma olarak kabul edilmiştir.

Yalnız, yukarda adı geçen yasanın 49.maddesinin 3. fıkrasına göre, bir kimsenin yaşamını kurtarmak için yapılan girişim, yasalara göre suç olsa da bunu yapana ceza verilemez.

Hekimler 1965 yılına kadar bu olanaktan yararlanarak tıbbi nedenle kürtaj yapmaktaydı.
1965 yılında kabul edilen Nüfus Planlaması Hakkındaki Yasa, tıbbi zorunluklarda kürtajı kadın için bir hak ve hekim için bir görev yapmıştır.
Bu yasaya dayanılarak 3 Temmuz 1967 tarihinde 12637 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe konan Tüzük, tıbbi kürtajı gerektiren durumları belirtmiştir.
 Bu tüzük, hekimin kararını sınırlayıcı olmaktan çok, hekimi yersiz iftiralardan kurtararak vicdani kanısına göre hareket etmekte serbest bırakmaktadır.

Günümüzde  ülkemizde  kürtaj ; kadının arzusuyla 10. gebelik haftasına kadar yasal olarak uygulanabilir.
Gebe reşit ve bekar ise kendi onayı yeterlidir. Evli ise eşinin de onayı gerekmektedir.

10.haftadan  sonra   ise ; gebeliğin tıbben sakıncalı olması durumunda (anneyle ilgili gebeliğin riskli olduğu hastalıklar, bebeğin ileri derecede sakat olduğunun ya da öldüğünün belirlenmesi gibi)  birden fazla uzman doktorun kurul oluşturarak karar vermeleri gerekir.

Bu  yazımda  "Ana   rahminde  bedensel  ve  zeka  özürlü  olduğu  tıbben  açık  ve  net  olarak  tespit  edilen  bebeğin  , TÜRK  IRKININ  bozulmaması  için  kürtajla  alınmasına  onay  vereceğim."  yazdım..

senin  yukarda  verdiğin  örnekte   olduğu  gibi  ; Hitler'in  doktorlarının  ZOR  kullanmak  suretiyle  "Öjeni " adı  verilen  işlemden  bahsetmedim.

Hitler'in  doktorları   ile  TÜRKÇÜ  bir  doktoru  aynı  kefeye  koymak ; küstahlıktan  öte  bir  terbiyesizliktir  ve  TÜRK  töresine  aykırıdır.

Dünyadaki  bütün  ırklar , kendi  özelliklerini  korumak  ve  sakat - geri  zekalı  bir  toplum  yaratmamak  için  kürtaj yaparlar.

1936 yılına kadar Sovyetler Birliğinde her kadın istediği anda ve bir ücret ödemeden istemediği gebeliği hastanede sona erdirmiştir. 1936 yılında bu uygulamaya son verilmiştir. Bu değişmenin yararı olmadığı, kadınların sağlıksız koşullarda düşük yaparak sağlıklarını tehlikeye attıkları gerekçesiyle 1955'de yine Lenin zamanındaki uygulamaya dönülmüştür.

Bugün bütün komünist ülkelerde -Kızıl Çin dahil- kimi uygulama farklarıyla kürtaj serbesttir ve bir kadın hakkı olarak tanınmaktadır.

       Japonya'da da durum aynıdır. Japon geleneklerine göre, 1603-1867 yılları arasında Tokugawa rejimi altında  kürtaj  yapmak  ve  bebek  öldürme (infanticide)  suç  olmadığı  gibi  günah  da  değildi.  1867  yılında çıkarılan bir yasa ile çocuk düşürme ve öldürme yasaklanmıştır.
Çocuk düşürmeyi yasaklayan yasanın zararlarını gören ve nüfus planlaması için kürtajı geleneklerine aykırı bulmayan Japonlar, 1950 yılında kürtajı yeniden serbest bırakmışlardır.

         Vatikan'a gelince, Katolikler, komünist ve kimi uygar ülkelerin aksine, değil kadının isteği üzerine, kadının yaşamı tehlikeye girse bile kürtajı günah saymış ve yasaklamışlardır. Tüm bu yasaklara ve dinsel baskı ve eğitime karşın, koyu  Katolik olan Latin Amerika ülkelerinde gizli  kürtaj  sosyal bir salgındır ve kadınlar üzerinde büyük yıkım yapmaktadır. Kilise, bu ülkelerde  kürtajla  savaş için -inançlarının aksine olmasına karşın- kimi yöntemlerle doğum kontrolü yapılmasına göz yummaktadır.

        İslam ülkelerine gelince, kürtaj  yapmak  İslam dininde günahtır.
Ne var ki, Kuran'ın "Zorunluklar sakıncaları ortadan kaldırır" ve "Allah hiçbir şeyi insana zorluk olsun diye emretmedi" hükümlerine dayanarak, annenin yaşamı tehlikedeyse  kürtaj  yapmaya  izin verilir.

 Pakistan ve Mısır gibi kimi ülkeler, kürtaj  hususunda daha liberaldirler. Esas itibarıyla bu ülkeler de  kürtaj  yapmayı   suç ve günah saymaktadırlar.
 Yalnız, embriyonun çocuk sayılması için el, ayak ve başının belli olması, kan dolaşımının başlaması gerektiğini kabul etmektedirler. Bu duruma göre, 2-3 aylıktan erken gebeliklerde  kürtaj  yapmak  suç  sayılmamaktadır.

Kürtajın   dünya üzerinde -özellikle gebeliği önleyici yöntemlerin uygulanmasının yaygın olmadığı ülkelerde- büyük sorun olduğuna işaret etmiştim. Bu hususta doğruya yakın niceliksel bilgi ancak komünist ülkelerle Japonya'da vardır.

A.B.D.' de gizli olarak yılda 330.000  kürtaj  yapıldığı tahmin edilmektedir. A.B.D. ve İngiltere  tıbbi kürtaj endikasyonlarını genişletmek çabasındadırlar.
Bu husus bu ülkelerde günün konusudur. Japonya ve komünist ülkeler de  gebeliği önleyici yöntemleri halk arasında yaymaya çalışmaktadırlar .

Konunun   başka  yönleride  var.

Mesela   bir  zürt  tarafından  zorla  iğfal  edilip , hamile  bırakılan  TÜRK  kızı  ne  yapacaktır ?
Bu  piçi  doğursun mu?
Yoksa   kürtajla  aldırsın mı?

Ana   rahminde  % 100   beyinsel  veya  fiziksel  özürlü  olduğu  kati  ve  net  olarak   edilen  bir  Türk  bebeği  doğsun mu ? Anne -baba  ve  TÜRK  ırkı  zarar mı  görsün ?
Yoksa  kürtajla  alınsın mı? TÜRK  ırkı  korunsun mu?

Önce   karşındaki  insanı  tanıyacaksın , sonra  bu  sorulara  cevap  vereceksin.
Ama  TÜRK  törelerine   karşı  gelmeyeceksin..Saygısızlık  yapmayacaksın....TÜRKÇÜ  bir  doktoru , hitlerin  doktorlarıyla  aynı  kefeye  koymayacaksın..

Bir  TÜRKÇÜ'nün   kendi  ırkını  her  türlü   hastalıktan , fiziksel ve bedensel  özürlülükten  korumasından  daha  doğal  bir  şey  olmadığınıda  bileceksin.

Bunu   bilmediğin  taktirde , ana  rahminde  % 100  özürlü  olduğu  tespit  edilen  bebeğini  doğurtacaksın  ve  bunun  acısını  önce  bizzat  sen  çekerek  durumu  kendi  gözlerinle  göreceksin , öğreneceksin.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #8 : 27 Aralık 2009, 11:38:11 »

 Türkiye GökTürk KURT


                  Saygıdeğer Kocatürk-Kocatürk Kandaşım, çok önemli ve değerli açıklamalar yapmışsınız. Bunlardan yararlanacağımızı umuyorum. Tek tek olayları değerlendirmişsiniz bunlar hakkında bizi de bilgilendirmişsiniz. Uzman görüşü son derece yararlı olacaktır bu bilgiler gerçekten de ustalık gerektiren bilgilerdir.

                  Değerli Kandaşım, Doğrusu böyle bir konuyu yazıya dökmenizden sizin hekim olduğunuzu tahmin etmiştim. Nitekim belirtmişsiniz. Otağda inanın bilgili, uslu kişiler bulunmaktadır. Bunların içinde çok genç kandaşlar bulunmaktadır. Onlar gelecektir ve koca yüreklerle Paylaşımlarını sürdürüyorlar. Tabi sizin kadar eğitim düzeyi ve uzmanlığı çok yüksek olan üyeler bizlere kıvanç verir.

                  Bir konunun beni üzdüğünü dile getirmeliyim doğrusu; Bir Kandaşım sizin yazınız üzerine değerlendirme yapmış, siz onu çok sert eleştirmişsiniz. Bizler burada öyle şeylerle karşılaşıyoruz ki bazen paylaşımlarda gerginlikler çok farklı tutumlar izliyoruz. Ben bu Kandaşımızın sözcüsü değilim tabi. Sadece Otağlarda sonuçta kişilerin birbirlerini tanıma sürecinde bazı sıkıntıların olması kaçınılmaz oluyor. Sözü geçen Kardaşımda iyi bir Türkçüdür. Tabi sizi tanıdıktan sonra düşünceleri farklı olabilir. Görüşlerini katarken daha farklı bir tutum izleyebilir.

                  Doğrusu bazı Kandaşlarımızın eğitim durumlarıyla ilgili bilgilerimiz olsa da herkesin durumunu da bilmiyoruz. Bu Kandaşımın da yüksek eğitimli olduğunu sanıyorum. Genelde birçoğumuz farklı dallarda yüksek eğitim görmüş durumdayız. Tabi ki ben sizin gibi eğitimi çok yüksek olan kişilerden dersler alabileceğimi düşünürüm doğrusu. Ben de yıllardır Üniversite bünyesinde görev alan bir kişiyim. Bu görev akademik değildir bunu da söylemeliyim.

                  Sonuç olarak birbirimizi daha iyi tanıdığımızda karşılıklı saygı ve sevginin çok gelişeceğine inancım tamdır. Ben bunu burada yaşadığım için söylüyorum tabi. Her an esenlikler dilerim ve sizin gibi usta kişileri Otağımızda görmekten ayrı bir sevinç duyduğumu bilmenizi isterim.                

                  
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
BABRAK
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 448


Tanrı'nın Öfkesi


« Yanıtla #9 : 27 Aralık 2009, 14:01:56 »

Alıntı
Göktanrı   ve  TÜRK   Başbuğ'ları  adına   And  içerim   ve   onları  tanık  tutarım ki ;  bu andımı ve verdiğim sözü gücüm kuvvetim yettiği kadar yerine getireceğim.


Bu andın Göktanri ile baslamamasi gerek oturupta tüm Türk doktorlar adına bir and yazamazsin eger yazarim diyorsanda tüm Türk doktorları kapsayan bir anda olmalı .Sanki tıp fakültesini bitiren herkez Göktanrıya inanıyormuş gibi...

Alıntı
Ana   rahminde  bedensel  ve  zeka  özürlü  olduğu  tıbben  açık  ve  net  olarak  tespit  edilen  bebeğin  , TÜRK  IRKININ  bozulmaması  için  kürtajla  alınmasına  onay  vereceğim.


Ana rahminde henüz doğmamış çocuga beyin ameliyatı bile yapılıyor ve bazende cocugun % 100 beyinsel yada fiziksel dogucağı bilinir ama bu çocuk doğduktan sonra bunun bazi yönetemlerle düzelebileceğide biliniyor simdi bizde bu teknoloji yok diye her özürlü doğacak olan çocuğu aldıralım mı yoksa teknolojiyimi yakalayalim.Ve senin bu dedigini saf ırkı arayan hitlern doktorlari yaparladı ve adınada Öjeni derlerdi ,hatta bırak ana karnındakini almanyadaki bir çok özürlüyüde fırınlarda yakmıştı ama dediğim gibi devir değişti tıp ilerledi neredeyse ölümün bile çaresini bulacaklar...





Kolokağan bu öjeni denilen şey sadece özürlülerin yakılması değildir, eminim bunu benden iyi biliyorsundur.KocaTürk kandaş yemin güzel olmuş denilen çok doğru insanın özrü varsa ana karnında alınması iyidir. Almanlar öjeniyi üstün olmak olabilmek için kullanmıştır -ki becerememişlerdir.. Türk zaten üstündür kanımızı bozmaya gerek yok.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Felsefemdir kitâb-ı imânım,
Taparım kendi ruhumun sesine,
Secde eyler hakikâtim her an,
Kalbimin ateş-i mukaddesine!...
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.07 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.