Türk halkı obezleşiyor
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 09 Ağustos 2020, 10:33:45


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk halkı obezleşiyor  (Okunma Sayısı 3541 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Dr.azerkan
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 608



« : 04 Haziran 2010, 12:43:04 »

Türk halkı obezleşiyor

Obezite özellikle son 5 yılda dünyada salgın hastalık gibi yayılıyor. Bu salgından Türkiye de etkileniyor.

Türkiye'de kadın nüfusun yaklaşık üçte biri, erkek nüfusun ise yaklaşık beşte biri obez, yani aşırı şişman.

Başkent Üniversitesi İstanbul Hastanesi Egzersiz Fizyolojisi Bölümü'nden Uzm. Dr. Nilay Ergen, obezitenin, vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu söylüyor. Obezitenin hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde ciddi artış gösterdiğini belirten Ergen, şöyle devam ediyor:

"Dünya sağlık örgütü tarafından Asya, Afrika ve Avrupa’nın 6 ayrı bölgesinde yapılan ve 12 yıl süren MONICA çalışmasında 10 yılda obezite prevalansında yüzde 10-30 arasında artış saptandığı bildirilmiştir. 2008 yılında 400 milyon kişinin obez ve 1.4 milyar kişinin fazla kilolu olduğu gösterilmiştir. Buna göre 2015 yılında 700 milyon kişinin obez ve 2.3 milyon kişinin fazla kilolu olacağı öngörülmektedir.

Türkiye’de ise Metabolik Sendrom Derneği'nin yürüttüğü "PURE Türkiye Sağlık Çalışması" kapsamında 5 bin kişi üzerinde yapılan araştırmanın ön sonuçlarına göre, şişman (obez) olan kadınların oranı yüzde 63.2 bulunmuştur. Araştırma sonuçları obezite tehlikesini bir kez daha ortaya koyarken, erkeklerde bu oran yüzde 32 olarak belirlenmiştir. Bu çalışma halen sürmektedir."
 

Ülkemizde obezitenin artmasına neden olan faktörlerden biri de hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşması. Dr. Ergen'e göre, basit önlemler alarak ve sağlıklı yaşamı felsefe edinerek obezite kontrol altına alınabilir.

"Obezitenin bu konuda uzman olmayan kişiler tarafından yönetilmesini doğru bulmuyorum. Piyasada bu işle uğraşan çok kişi ve kurumlar var. Ama bu durum halk sağlığını tehlikeye sokmaktadır. Obezite, mutlaka metabolik ve fizyolojik ölçümler yapıldıktan sonra düzenli beslenme ve egzersiz reçeteleri yazılarak takip edilmelidir’’ diyen Ergen, sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Obezite ile ilişkili tanımlamalarda henüz tam bir fikir birliği oluşturulamamakla birlikte aşağıdaki kavramlar sıklıkla kullanılır.

Overweight (Fazla kilolu): Boya göre vücut kilosundaki artışı ifade eder. Beden kitle indeksinin (BKİ)= 25-29.9 kg/m² olduğu durumlardır.
Overfatness (Fazla yağlılık): Yaşa ve cinsiyete göre vücut yağındaki artışı ifade eder.
Obezite (Şişmanlık): Vücut yağında artış ile birlikte beden kitle indeksinin (BKİ) > 30 kg/m² olduğu durumlardır. Obezite tedavisinde dengeli ve yeterli beslenme, düzenli egzersiz, davranış tedavisi, farmakolojik yaklaşımlar ve cerrahi yöntemlerin biri veya birkaçı birlikte kullanılabilir." 


Obezitenin insan hayatını tehlikeye attığını ve birçok hastalığın nedeni olduğunu söyleyen Ergen, obezitenin ekonomik ve sosyal sorunlara da yol açtığını vurguluyor ve neden olduğu tıbbi sonuçları şöyle özetliyor:

BAZAL METABOLİZMA DÜŞÜKSE KİLO ALINIYOR
"Kardiyovasküler ve metabolik hastalıklar açısından önemli bir risk faktörüdür. Obezite genellikle glukoz intoleransı, insülin direnci, Tip 2 Diyabet, dislipidemi (Kolesterol ve yağ yüksekli,ği), hipertansiyon, iç organlarda yağlanma, dokunun artışı, koroner kalp hastalığı riskinin artışı, kanser riskinin artışı gibi tıbbi sonuçlar doğurur."

Kilo artışında bazal metabolizmanın etkisine değinen Uzm. Dr. Nilay Ergen, bazal metabolizmayı, "Bireyin tam dinlenme sırasında kas hareketi yapmadan vücuttaki canlılık olaylarının sürmesi için gereken enerjiyi sağlayan metabolizma" diye tanımlıyor ve bazal metabolizmayla ilgili şu bilgileri veriyor:

"Bazal metabolizma bir günde harcanan kalori cinsinden ifade edilir. Bazal metabolizma kişinin yaşına, vücut ağırlığına, cinsiyetine ve çevre faktörlerine göre değişir. Çeşitli hastalıklarda bazal metabolizma düşük veya yüksek olabilir. Örneğin tiroid bezi az çalışan (hipotiroidi) kişilerde bazal metabolizma hızı düşebilir. Bu durum kişide kilo artışına yol açabilir. Öte yandan tiroid bezi fazla çalışan kişilerde (hipertiroidi) bazal metabolizma artabilir. Bu durumda kişide aşırı kilo kaybına neden olabilir. Hasta olamayan kişilerde de hareketsizliğe bağlı olarak veya çok düşük kalorili diyetler sırasında bazal metabolizma hızı düşebilir.

 

BAZAL METABOLİZMA NASIL ÖLÇÜLÜR?
Bazal metabolizma, sabah, dinlenmiş vaziyette ve herhangi bir şey yemeden önce ölçülür. Bazal metabolizma hızını ölçen bir cihazla, soluk havasındaki oksijen miktarını yatar pozisyonda 15 dakika süreyle ölçerek bazal metabolizma hızı belirlenir.

METABOLİZMA HIZI NEDEN ÖNEMLİ?
Sağlıklı kilo verme ve fitness programında öncelikle bazal metabolizmanın ölçülmesi önemlidir. Bazal metabolizma hızı günlük kalori tüketiminin yüzde 65-75’ini oluşturmaktadır. Geri kalan yüzde 25-35’lik bölümünü ise günlük fiziksel aktivite oluşturmaktadır. Dolayısıyla bazal metabolizma ölçümündeki değerler ve fiziksel aktivitede harcadığı enerji değerleri toplandığında kişinin bir günde harcadığı enerji büyük oranda hesaplanmış olabilir. Bu sonuçlara göre kişiye beslenme ve egzersiz programları düzenlenir. Fazla kilolu veya şişman bir bireyin negatif kalori dengesine girmeden kilo vermesi mümkün değildir. Negatif kalori dengesi yakılan enerjinin alınan toplam enerjiden fazla olmasıdır. Bazal metabolizma hızının ölçümü bu açıdan önemlidir. Bireyin kilosu normal ise ve bunu korumak için aldığı ve harcadığı enerjinin birbirine yakın olması gerekir. Bu açıdan da yine kişinin metabolizma hızını bilmesi önemlidir."

ETKİLİ VE KALICI KİLO VERMEK İÇİN...
Etkili ve kalıcı kilo vermede kişinin bazal metabolizmasının, tüm vücut analizinin ve günlük fiziksel aktivitelerinin değerlendirilmesi gerekiyor. Bu ölçümlerin sonuçlarına göre tıbbi beslenme programı ve egzersiz reçetesi düzenleniyor. Bunun yanı sıra obezite bir hastalığa bağlı ise bu hastalığın tedavisi de planlanıyor.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türük Oguz begleri, budun eşiding. Üze tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türük budun, ilingin törüngin kim artatı udaçı erti ?

TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR,BOZKURT ÖZGÜRLÜĞÜN SİMGESİDİR!!!
İSYANCI TÜRK TÖRECİSİ
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 48


KAĞANIMIZ VUR DER VURALIM!


« Yanıtla #1 : 04 Haziran 2010, 17:59:36 »

Savaş yok ne yapsınlar Peynir
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Yıldırmaz mapusluk, işkence, sürgün,
Artacak sayımız inatla hergün!
Kırılır zincirler coşarız gardaş,
Meydanlara sığmaz taşarız gardaş!
Vurulduk, vuruldu kimimiz bizim,
Sanmayın tükendi çerimiz bizim!
Analar yine kurt doğurur gardaş,
Gün gelir hesaplar sorulur gardaş!
ASENA-01
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 700



« Yanıtla #2 : 21 Ağustos 2010, 01:47:48 »

Hamur işleri denilen karbonhidrat gurubunu azaltmak; şeker ve tuzu kısıtlamak kilo verme de etkilidir. Yaş ile birlikte metobolizma yavaşlar. Egzersiz yapma da zorunluluktur. T.T.K.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BENİ ANCAK TANRI YARGILAR!
Tunçyürekli
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.149



« Yanıtla #3 : 12 Ağustos 2011, 15:45:02 »

 Irkımızı en çok tehdit eden canavarların başında da bu obezite gelmektedir. Beraberinde bir çok hastalığa yol açıp verimi düşürmekle birlikte özellikle yağ dokunun östrojen salgılayabilmesi erkekleri dişileştirmektedir. Yani kitaplarda öğrendiğimiz güçlü,zeki,çevik,atik atalarımızın bir kaç nesil sonra bilgisayar başında pinekleyen,tembel,bir taraflarını kaldırmaya üşenen sağlıksız,mutsuz bireyler olması milletimizi çok yüksek oranda tehdit etmektedir. Bence ulusal politikalarda daha çok yer kaplaması gereken bir başlık olmalıdır obezite.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

DEME BANA KAYI, OĞUZ, OSMANLI/TÜRK'ÜM BU AD HER ÜNVANDAN ÜSTÜNDÜR/YOKTUR ÖZBEK,AZER,KIRGIZ,KAZANLI/TÜRK MİLLETİ BÖLÜNMEZ BİR BÜTÜNDÜR!
Türk Çerisi
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 789


« Yanıtla #4 : 12 Ağustos 2011, 16:53:57 »

Amerikan filmlerindeki pizza, hamburger bilmem ne burger yiyip kola içen bir nesil elbette fiziki olarak da onlara benzer.

Kültür dediğimiz olgu boş değildir bir değeri vardır. Kültürümüz Türk ırkının konuşmasından yemesi ve içmesine, tavırlarından kıyafetine kadar herşeyi içermektedir. İşte bu kültüre ihanet etmek obezite ve daha başka sağlık sorunlarına, oradan da Türkçenin bozulması gibi birçok alanda birçok bozulmaya sebebiyet vermiştir. Bu millet artık popüler kültürü bırakmılıdır. Popüler kültüre karşı devlet önlem almalıdır. Kendi öz kültürümüzü popüler hale getirmek lazım. Bu şekilde birçok sorunu çözebiliriz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
GöKTÜRK KÜRŞAD
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 400


TTK


« Yanıtla #5 : 12 Ağustos 2011, 19:25:31 »

Çalıştığım alışveriş merkezinde milletin nasıl obezleştiğini yakından görebiliyorum.Devlet bu hale getirdiği için insanları,çözüm bulma şansı bulunmamaktadır ne yazık ki..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRK,bu ülkenin yegane efendisi,yegane sahibidir.Saf TÜRK soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır;hizmetçi olma hakkı,köle olma hakkı.Dost ve düşman,hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler.                          M.Esat Bozkurt
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.241 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.029s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.