Diplomalı İlk Türk Doktor
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 09 Aralık 2019, 21:18:15


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Diplomalı İlk Türk Doktor  (Okunma Sayısı 1792 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Türkşat1926
İlteriş Kağan
Bölüm Başkurtu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 59



« : 14 Kasım 2013, 23:16:33 »

1816 Yılında İstanbul’da doğan İsmail oğlu Salih, ilk ve orta öğretimdeki başarılı bir öğrencilik sonrasında  Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane’ye  kaydolur. Burada da  sınıf birincisi olacak kadar başarılı bir öğretim devresi geçirdiğini görmekteyiz.
1943 yılında adı geçen fakülte ilk mezunlarını vermektedir. Okul Sultan 2.Mahmut zamanında 14 Mart 1827 de kurulduğu ve öğretim yılı dört yıl olduğu halde ilk mezunlarını açılışından on altı yıl sonra vermesi şu şekilde açıklanabilir. Okul bu süre içerisinde zaman zaman mezunlar vermiştir. Ama bunlara bir tören yapılmamış, diploma bile verilmeden göreve atanmışlardı.
Tıp tarihine geçmiş olan ilk diploma töreni devrin padişahı Sultan Abdülmecit’in  katılımıyla 20 Eylül 1843 tarihinde gerçekleşir. Bu tören şimdiki Galatasaray Lisesi’nin bulunduğu yerde bulunan ve daha sonra büyük bir yangınla yanan Galatasaray Tıbbiyesinde yapılmıştı. Program şu şekildeydi. Mezun olacak öğrenciler bir jürinin önünde  sınavdan geçecek,  başarılı olanlara diplomaları bu toplantı sonunda  verilecekti.
İlk defa böyle bir  törenin yapılacak olması ve padişahında buna  katılması  çok ilgi uyandırmıştı. Hükümdar ve beraberindekileri okul kapısında devrin hekimbaşısı ve okulun genellikle yabancı olan öğretim görevlileri karşıladı. Tüm  tıbbiye  öğrencileri askeri üniformalarıyla kapıda tek sıra halinde dizilmişlerdi. Padişah ve beraberindekiler tüm karşılayanlarla selamlaştıktan sonra özel bir odaya alınıp,  okul ve okulun çalışmaları hakkında bilgi verilir. Bundan sonra son sınıf öğrencilerinin teker teker sınava alınacakları söylenir.  Heyet  salondaki yerini alır. Padişah  öğrencilerin etek öpmesine  gerek olmadığı belirtir. Sınav dili Abdülmecit tarafından da çok iyi bilinen Fransızca’dır . İçeriye ilk olarak Salih Efendi davet edilir. Padişah ve onunla birlikte töreni izlemek için gelenler  salonun orta yerinde  sınav jürisi ise salonun köşe tarafında yer almaktaydı. Salih Efendi başında fesi olduğu halde sınav salonuna girerek askeri adımlarla yürüyerek  padişahın önüne kadar  gelir. (Bu zamanda başında fes olmadan padişahın önüne çıkmak büyük saygısızlık olarak algılanmaktadır.) Önce padişahı daha sonra sınav heyetini  askerce selamladıktan sonra ayakta hazır ol vaziyetinde bekleyip   sorulara  hazır olduğunu belli eder. Padişah ayakta durmasına gerek olmadığını, isterse oturabileceğini söyler. Bunun üzerine Salih Efendi yanındaki koltuğa oturarak, beklemeye başlar.  İlk soru anatomi üzerinedir. Salih Efendi soruya yanıt vermeden önce geleneklere uygun olarak Fransızca ‘Padişahım çok yaşa’ der. Daha sonra  yumuşak bir ses tonuyla sorunun cevabını Fransızca olarak verir. Bundan sonra fizyoloji, patoloji, eczacılık, dahiliye, halk sağlığı konusunda kendisine yöneltilen soruları arka arkaya ve aynı sakinlikle yanıtlar. Sorular bitince heyet Sultan Abdülmecid’e  ‘Padişahımız  sizin sorulacak bir sorunuz varmı ?  Yoksa imtihan hakkında fikir sahibi olabildiniz mi? ‘diye sorar. Padişah  ‘Çok beğendim. Kendisini tebrik ederim başka sorum yok ‘der.
Daha sonra   on dokuz genç daha  sınava alınır. Jüri heyeti tüm öğrenciler arasında en başarılı olarak  Salih Efendiyi seçerek tıp tarihimizin 1 numaralı diplomasına onu layık görür. Kendisine bu diploma ile birlikte isterse tıp fakültesinde öğretim görevlisi olarak çalışma hakkı da verilir. Salih Efendi çeşitli görevlerde bulunduktan sonra, bu günkü sağlık bakanı seviyesinde olan hekimbaşılığa kadar yükselmiştir. Bu mevkiye gelince  tıp fakültelerinde Fransızca olan öğretim dilini Türkçe’ye çevirme  başarısını gösterir.
Türk Tıp Tarihinin bir numaralı diplomasını, büyük bir juri ve padişah huzurunda kazanan Salih efendi, başarılı bir meslek hayatı sonucunda 18 mart 1895 tarihinde Anadoluhisarı’ndaki yalısında vefat eder. Cenazesi Eyüp Cami külliyesine defnedilir.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türklük; Türklüğü ve Türk` ü sevmekle başlar ve uğrunda ölmekle biter ancak !

Hüseyin Nihal Atsız..
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.045 Saniyede 25 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.