Gaziantep'li Kebapçı'nın Reklam'ı..
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 30 Mayıs 2020, 20:28:04


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gaziantep'li Kebapçı'nın Reklam'ı..  (Okunma Sayısı 7010 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
SELENGA
Ziyaretçi
« : 17 Şubat 2010, 18:34:02 »

“Ot yiyerek kaplumbağa gibi uzun yaşamaktansa, et yiyerek arslanlar gibi yaşamayı tercih ederim.”


ANTEPLİ BİR KEBAPÇININ

reklam broşüründen harfi harfine aktarılmıştır. ..

Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve genelde de Türk milletinin devamını engellemek için
dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir.

Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve Türkleri Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir.
İcabi halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabi reddeden
bir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi?


İç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın Vita yağının kolestrol
yaptığı palavradır.
Kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şise soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur.
Sakın bu oyuna düşmeyin.
Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim
istikbalimiz olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan
bir hale getirmişlerdir
Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte vb. Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir.
Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlûkatın, wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret
bir hokkabazlıktır. Sakın kanmayın, sakın yemeyin. Helal değildir!




SİZ KEBAP, CİĞER KAVURMA, NOHUTLU DÜRÜM, BEYRAN VE MİS GİBİ FISTIKLI BAKLAVA YEYİN.


Unutmayın su uyur, düşman uyumaz!

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ASENA-01
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 700



« Yanıtla #1 : 25 Mayıs 2010, 20:32:30 »

Gülümseme Çok komik şekilde ifade etmiş ama Sn.Selenga biraz bol keseden atmış.Atalarımız bi kuzuyu bir oturuşta yerdi ama askerdik hepimiz.Yine aynı şekilde Kurultaylar da güreşiydi, ok atmacılığıydı hep kalori atmamızı sağlayan sporlarımız olmuştur.Günümüz TÜRKİYE' sinde bu hareketsiz yaşamla bunları sürekli yersen; 2 ayda uçmağa varırsın.
Tabii burda adı geçen yemeklerimizin hepsine bayılırım.İki ayda 8 kilo vermeme neden olan rejimimi bile bozduracak kadar güzeller ama herşeyin bir sınırı olmalı.Yememek değil abartmamak önemlidir.Yazın gelmesiyle su içmeyide ihmal etmeyin.Su içmek içinde susamayı beklemeyin.Bu otağda normal kilosunda olmayan kandaş bilmek istemiyorum.Hepinizin haberi olsun.Gülümseme
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BENİ ANCAK TANRI YARGILAR!
Takiyyeci
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 151


« Yanıtla #2 : 26 Mayıs 2010, 22:18:55 »

SELENGA az çok benim duygularımı dile getirmiş.

Ayrıca Hemşehrim olduğu kanısındayım.

40 yıldır Almanya'da yaşıyorum ve her milleti iyi tanırım. Gerçektende eti çok yiyen Avrupalılar ayı gibiler. Milletlerin boyları posları et yeme oranına göre orantılı.

Tengiz kardeşim diyorki:
Et yemeyen insanların, uysal başlı ve daha sönük kişilikli insanlar olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
 Bazı devletlerin, halk hareketlenmelerini önlemek için ülkedeki et yenme oranını azaltıcı önlemler aldığı da  bilinen bir gerçek.
Maniheizm, Budizm gibi dinlerde et  yemek yasaktır. Zamanında Uygur Devletini yöneten kesim bu dinlere girdiği için doğal olarak onlarda yemeklerinde ete yer vermediler. Uygur devletinin savaşçılık özelliğini kaybetmesi sürecini de yıkılması izledi doğal olarak.



Uygurlar bugün bol bol et yerler. Kebabı Gaziantepliler gibi iyi bilirler. Hatta şivelerini bir Gaziantepli olarak iyi anlıyorum ve bir damarımızın oradan geldiğine inanıyorum.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Takiyyeci
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 151


« Yanıtla #3 : 26 Mayıs 2010, 22:31:37 »

Evet bende zaten eskiye itiraz etmeyerek Uygurları anlatırken cümleye 'Uygurlar bugün' diye başladım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ASENA-01
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 700



« Yanıtla #4 : 26 Mayıs 2010, 22:34:06 »

Bugün yankee'lerin hamburgerinin mucidinin de TÜRK' ler olduğunu okudum.TÜRK' ler savaşlarda yanlarında kurutulmuş et; buğday yada çavdardan yapılmış ekmekler taşırlardı.İşte yiyecekleri zaman bunu atlarının önbacakları ile kendi bacaklarının geldiği kısma beze sarıp koyuyorlarmış.Böylece pişen bu eti ekmeklerinin arasına koyarak yerlermiş.İşte zaten hamburger de budur.
Canım ırkım benim! Herşeyi bizden almışlar.Yemeklerimizden güzeli de yok zaten.Fransızı salyangoz yer!Çinlisi köpek!Almanı hiçbirşey!Ne varsa benim milletim de var.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BENİ ANCAK TANRI YARGILAR!
Takiyyeci
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 151


« Yanıtla #5 : 26 Mayıs 2010, 23:17:04 »

Herşey bizden çıkma ama maallesef sahip çıkamıyoruz. Birkaç örnek vereyim.

Lahmacun Türktür. Gaziantep menşeelidir. Son zamanlarda Kürt sanatçılar TV'leri kullanıp kendi yörelerininmiş gibi tanıttılar ve maallesef çoğumuzda buna inandı. Lahmacun'u bir Gaziante'te yiyin birde Urfa'da yiyin. Buradan Urfa'yı Kürt yapmak istemiyorum Urfanın özü Türktür ama son 30-40 sene içerisinde azınlığa düştüler. Bu ayrı konu. Doğudan çok Kürt gelip Gaziantep'e yerleşti. Gelenlerin çoğu ya fabrikalarda yada Lokantalarda, baklavacılarda, kadayıfçılarda Garson olarak çalıştılar çalışıyorlar. Çok şeyi öğrenip memleketlerine götürüyorlar ama aslı hep bizdedir. Çiğköftede Gaziantep menşeelidir ve Türk oğlu Türktür. Erkeklerin yaptığı Kadınların yaptığı vardır. Onların öğrenip sahip çıktıkları erkeklerin yaptığıdır kadınların etli köftesi(Türkiyede tanınmadan önce etli köfte derdik) halen sadece Gaziantep'te yapılır. Bizde 30 çeşit köfte vardır. 60 çeşit kebap vardır. Son 10 yılda bir Urfa kebabı çıktı. Urfa kebabıda, Adana kebabıda Gaziantep'in acılı, terbiyeli kıyma kebabının değiştirilmişidir. Biz Gaizntep Kebabı demedik deseydik başka yerde yapılıyorduda buda bizim Gaizntep Kebabı demiş gibi olurduk. Biz sadece ....... kebabı diye ismini söyleriz memleketi bellidir. Birde sade kıyma kebabımız vardır. İlerde Fıstığımızada, Baklavamızada, Burmalı kadayıfımızada sahip çıkarlar. Ama genelde hep urfa'nın Gaziantep'e yakın yörelerinde yaklitleri yapılır ama doğu tarafında ve hele hele Diyarbakır, Hakkari, Şırnak vs. hiç bilmez. Oralarda Kürt dolu. eğer bu yiyecek türleri Kürt olsaydı o yörelerinde bilmesi lazımdı. Kuzey Irak Kürtleri ise hiç bilmezler.

Ama asıl konum yurt dışı. Almanya'da Lahmacun'u bizim Türkler Türkische Pizza diye satarlar. Pizza nedir? İtalyanların bizim sayısız Çörek çeşitlerinden(Zerzavatı hamurun üstüne konursa Çörek, içine konursa Börek olur) biri olan Lahmacuna benzeterek yaptığı bir kopyadır. Ama onlar tanıtmasını bilmişler. Bizde Lahmacunumuzu Türk Pizzası diye satıyoruz. Sanki bizimki sahteymiş kanısı veriyoruz.

Döner Türk buluşudur ve ilk defa sanırım 1830 yıllarında İskender adında bir Bursalı tarafından yapılmıştır. Yunanlılar son 30 yılda Gyros diye benzer birşey piyasaya sürdüler ve Döner değil Gyros ve sahibi biziz dediler. Hatta Gaziantep'in nerede olduğunu bilmezler Gaziantep'in Baklavasına bile sahip çıktılar. Batılılar onlara hemen patent bile verdiler. Son 7-8 yıldır Berlin'de Arap dönerciler türemeye başladı. İlk Arap dönerci 7-8 yıl önce başladı ve Levhasına Schawarma yazdı. Ben bir sefer sırf gıcık olsun diye girdim ve Döner ver dedim. Anlamamazlıktan geldi. Halbuki adım başı Türk dönerci var bilmemesine imkan yok. Schawarma Schawarma dedi. Bende kızarak oradan çıktım. Bugün sanırım Berlin'de 100-150 Arap Dönerci acıldı ve hepside Schawarma diye satıyor. Araplar kadar Milliyetçi olamıyoruz. Yarın sayımız azalırsa bizim Dönercilerde levhasına Gyros yada Schawarma yazar.

O kadar yabancı hayranıyızki işyerlerimizin adını bile yabancıca koyuyoruz. Adam Lokanta açıyor adını Yunanca Halikarnas Lokantası koyuyor. Leblebici açıyor Smyrna (İzmirin Yunancası) koyuyor. Havayolu şirketi kuruluyor adı Pegasus. Almanlar Yunan Havayolu şirketi sanıyorlar. Almanya'da Radyo kanalı kuruyoruz Yunanca Metropol EF EM diyoruz. Yarın İstanbul yerine Konstantinopolis deriz. Bunlara telefonla hep tepki gösterdim. Bir Yunan kafasını kessen işyerinin adını Türkçe koymaz dedim. Hatta bir canlı yayında yarışma yapıyorlardı bağlanıp doğrudan 'Bu Radyonun sahibi Yunanmı?' diye sordum. Hayır Türk dedi. Peki ismi neden Yunanca? dedim. Beyefendi canlı yayındayız dedi ve kapadı ama bu konuşmayı binlerce insan dinledi. Amacımda oydu.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 2.133 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.016s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.