Domuz gribi aşısı olacak mısınız?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Ekim 2019, 01:59:16


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Domuz gribi aşısı olacak mısınız?  (Okunma Sayısı 6265 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Dr.azerkan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 608



« : 30 Ekim 2009, 01:45:01 »

Kandaşlar domuz gribi aşısı olacak mısınız?Hastalığı ne kadar biliyoruz?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türük Oguz begleri, budun eşiding. Üze tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türük budun, ilingin törüngin kim artatı udaçı erti ?

TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR,BOZKURT ÖZGÜRLÜĞÜN SİMGESİDİR!!!
ATTİLABİLGEHAN
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 973



« Yanıtla #1 : 30 Ekim 2009, 01:50:39 »

               Ben olmam Kardaşım senden başka Doktor bile tanımam.  Peynir
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
bayboraaytug
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 29


« Yanıtla #2 : 11 Kasım 2009, 00:30:18 »

 MERHABA , BU KONUYU BENDE ÇOK ARAŞTIRIYORUM. ENFEKSİYON HASTALIKLARI GENEL OLARAK OLUNMASINI SAVUNUYOR. BİR PANDEMİ OLDUĞU İÇİN KORUNMANIN ÖN PLANDA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR. BEN YAPTIRDIM AMA ÇOCUKLAR İÇİN HALA EŞİMLE ÇEKİŞİYORUZ. EĞER DAHAFAZLABİLGİ İSTERSENİZ SİZE HAZIRLANMIŞ BİR SEMİNER GÖNDEREBİLİRİM
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATTİLABİLGEHAN
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 973



« Yanıtla #3 : 11 Kasım 2009, 00:35:26 »

            Kandasım ben düşünmüyorum yaptırmam. ayrıca Türk olsa olsa kurt grıbı olur. O hastalık bızden uzak olsun. Esen kal
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.306



« Yanıtla #4 : 11 Kasım 2009, 00:51:34 »

MERHABA , BU KONUYU BENDE ÇOK ARAŞTIRIYORUM. ENFEKSİYON HASTALIKLARI GENEL OLARAK OLUNMASINI SAVUNUYOR. BİR PANDEMİ OLDUĞU İÇİN KORUNMANIN ÖN PLANDA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR. BEN YAPTIRDIM AMA ÇOCUKLAR İÇİN HALA EŞİMLE ÇEKİŞİYORUZ. EĞER DAHAFAZLABİLGİ İSTERSENİZ SİZE HAZIRLANMIŞ BİR SEMİNER GÖNDEREBİLİRİM

   Kandaşım bu bilgileri bizler ile paylaşırsanız çok sevinirim. Faydalanmmak isteyen kandaşlar olabilir. Şimdiden sağolun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
bayboraaytug
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 29


« Yanıtla #5 : 11 Kasım 2009, 01:08:54 »

 BENDE OLAN BİLGİLER PPT SUNUMU ŞEKLİNDE ÖZELLİKLE 115. SLAYTTAN SONRASI AŞI HAKKINDA SİZE FİKİR VEREPİLİR AMA DOSYAYI PANOYA İLETEMİYORUM. NASIL ÇÖZEBİLİRİZ BU KONUYU???
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
METEHAN BASBUĞ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 8



« Yanıtla #6 : 11 Kasım 2009, 13:35:05 »

AŞI HAKKINDAKİ GERÇEKLER..YAZI ALINTIDIR..

(Zorunlu tutulan ve kullanılması için baskı oluşturulan aşılar hakkında)
Ağustos 2009'da İngiltere ve Fransa'da Domuz Gribi aşısı, hayvanlardan sonra az sayıda insan üzerinde, ABD'de ise 2 bin kişinin üzerinde denenmiştir. Ancak sonuçlar en fazla 2 aylık verilerle sınırlıdır.
 
Büyük ihtimalle, domuz gribi aşısı Türkiye’de  aşıyı satan firmanın kendi personeli vasıtasıyla uygulanacaktır. Böylece Faz-1 deneyi Türkiye'de 28 milyon kişi üzerinde yapılmış olacaktır. Önceden hiçbir olumlu verisi olmayan, tehlikesi büyük olan bir aşının 6-36 aylık bebeklere, çocuklara, sağlık çalışanlarına ve savunma mensuplarına uygulanması bugüne kadar Türkiye'nin göreceği en büyük tehlike olabilir.

Grip aşıları dahil tüm aşıların, aşılanan kişiyi ömür boyu etkileyecek derin zararları vardır. Yeni üretilen bir aşının yan etkilerine yönelik araştırmalar kısa vadeli sonuçlar verir. Dolayısıyla yan etkilerinin 2-10 yıl sonra ortaya çıkabileceği gözardı edilmektedir. Çocuklarımıza yapılacak bir aşı eğer kısırlığa yol açıyorsa, bu, 15-20 yıl sonra çok acı bir şekilde anlaşılacaktır. AIDS virüsü çocuk felci aşılamasından 10-12 yıl sonra, otizm 2-4 yıl sonra, kas-kemik ve bağ dokusu hastalıkları 4-6 yıl sonra; sinir sistemi hastalıkları 2-10 yıl sonra ve Guillain-Barre sendromu hemen veya birkaç yıl sonra ortaya çıkmıştı. Aşının yan etkileri aşıdan hemen sonra ortaya çıkmayabilir. Aşının sebep olacağı bir hastalık 20-30 ve hatta 50 yıl sonra ortaya çıkabilmektedir.

Her ilacın kutusunda hangi maddeleri içerdiğine dair bir prospektüs bulundurma zorunluluğu vardır. Fakat uygulanan bir aşı partiler halinde gönderilmekte ve tek bir prospektüs taşımaktadır. Dolayısıyla hastanın prospektüsü inceleme imkanı yoktur.
Domuz Gribi aşısının bilinen içeriği:
1-Alüminyum hydroxide, alüminyum fosfat, amonyum sülfat, amphotericin B
2-Domuz dokuları, At kanı, Tavşan beyni, Köpek böbreği, Maymun böbreği.
3-Civciv embriosu, Tavuk-Kaz yumurtası, Sığır serumu, Betapropiolacton
4-Doğmamış sığır serumu, Formaldehyde, Formalin jelatin, Köpekbalığı karaciğeri yağı.
5-İnsan fetusu ( Üçüncü gebelik ayı başından doğuma kadarki devre içinde ana rahmindeki canlıya verilen ad)
6-Maymun böbrek hücreleri
7-Yıkanmış Koyun kanı
8- Monosodyum Glukomat
9- Polioksidonyum (Sentetik proteinler ve nano materyaller içerir. Bunlar gende değişiklik yaptığı gibi fenotipte de değişmeler yapmaktadır)
10- İnsan spermi
11- Etilen gliserol (antifriz)
12- Antibiyotikler
13- Skualen

Tüm aşılarda etki arttırıcı ve koruyucu olarak kullanılan maddeler bellidir ve hemen hemen aynıdır. Çoğunun özellikleri araştırılmamıştır ve etkileri tam olarak bilinmemektedir. Bu maddelerin deride kabarcıklar, beyin zarı iltihabı, kan yapısında bozulma, sinir iltihabı gibi rahatsızlıklara sebep olduğu tespit edilmiştir.
İmmünolojist Hugh Fudenburg'un ifade ettiğine göre son 10 yılda art arda 5 grip aşısı olan kişilerin alzheimer olma ihtimalleri 10 kat artıyor. Bunun sebebi ise kullanılan aluminyum ve civadır. (thimerosal)
Formaldehid kanserojen olma özelliğinden dolayı mobilya üretiminde bile yasaklanmıştır.
Thimoresal, çocuklarda konsantrasyon problemi, öğrenme zorluğu, konuşma bozukluğu, havale, epilepsi, hiperaktivite, sürekli ve yüksek sesle ağlama ve daha bilinmeyen bir çok probleme yol açmaktadır.
Alüminyum hidroksit kas ve kemik gelişimi bozuklukları ve felçlere sebep olabilir.
Skualen, Körfez Savaşı sırasında Amerikan askerlerine verilen şarbon ilaçlarında mevcuttu ve ALS gibi  immün sistemi tahrip eden çok ağır hastalıklara yol açtığı tespit edilmiştir.
Dr. J. f. Graetz aşının yanetkileri nedeniyle hastalananların hemen hemen hepsinde farklı derecede beyin tahribatı olduğunu tespit etmiştir.
Aşılar ve içerdiği katkılar sebebiyle ölümle sonlanabilen şiddetli alerji, tansiyonda ani düşme, ateş, havale, eklem iltihabı, kas ağrıları, deri döküntüleri, lenf bezlerinde büyüme, kronik yorgunluk, kronik baş ağrıları, bütün vücut kıllarında dökülme, kapanmayan yaralar, hafıza kaybı, sara nöbetleri, felç, kansızlık, ruhsal ve sinirsel problemler, nefes darlığı, kronik ishal, gece terlemesi ve daha pek çok rahatsızlık ortaya çıkmaktadır.
Dr. G. Buckwald'a göre: Herhangi bir aşının (Domuz gribi aşısı da dahil) hastalıklara karşı koruyucu olduğunu ispat eden herhangi bir veri yoktur. Yani hiçbir aşı korumaz. Aksine her aşı bağışıklık sistemine karşı açılan bir savaş, büyük hastalıklara hatta ölüme açılan bir kapıdır.
Öyleyse neden aşılama üzerinde bu kadar ısrar edilmektedir sorusu akla geliyor.

Günümüzde bütün aşıların üretiminde genetik klonlama ve rekombinant DNA teknolojisi kullanılmaktadır. Kullanılacak DNA parçası, maymun ve domuz da dahil olmak üzere herhangi bir organizmadan alınabilir. DNA parçasında genleri manipüle edilir ve bu şekilde rekombine edilmiş DNA parçası aşılarda kullanılır. Aşılardaki  Rekombinant DNA insan DNA’sına 'sıçramakta’ ve kalıcı olarak yerleşmekte, özelliklerini değiştirmekte ve bozmaktadır.

Ayrıca aşı üretiminde, tavuk embriyosu, tavşan beyin hücresi, maymun böbrek hücresi, buzağı ve domuz doku hücresi kullanılmakta ve bu dokuların hücre ve proteinleri aşının içeriğinde kalmaktadır. Bu doku kalıntıları çeşitli virüsler ve kanser hücreleri taşıyabilir. Bu şekilde kanser ve benzeri ağır hastalıklar aşılar vasıtasıyla yayılabilir.
Aşı, enjeksiyon, ağız, burun, vajina mukozası veya genetiği degiştirilmiş besinler yolu ile hücre çekirdeğine ulaşmakta, yumurta ve sperm hücreleri dahil hücre genomuna yerleşmektedir. Tavuk, buzağı, tavşan, maymun ve domuz DNA’sı aşı ile kalıcı olarak insan genomuna karışmaktadır. Bu demektir ki insan, tavuklaşacak, sığırlaşacak,  tavşanlaşacak, maymunlaşacak veya domuzlaşacak ve gelecek nesilde bu hayvanların fiziksel ve ruhsal özellikleri gibi fenotipik değişiklikler görünür hale gelecektir.
 
Yakın zamanda domuz endometrimundan (rahim iç zarı) insanda kullanılabilecek özellikte kök hücre elde edildi. Bu, ilaç üreticileri için çok sevindirici bir buluştu. Çünkü ilaç üretimindeki zorluklar ve maliyetler bir anda ortadan kalkmış oluyordu. Domuz rahmini kürtaj ederek hemen hemen bedava, istendiği kadar kök hücre elde edilebilir.
Ancak kök hücrenin hedef  hücrelere nasıl aktarılacağı araştırma konusuydu. Öyle görünüyor ki en kolay ve en etkili yol bulunmuştur: Domuz gribi aşısı burun mukozası yoluyla, yani hipofize giden en kısa yol ile verilmektedir. Hipofiz, bütün iç salgı bezlerini yöneten, bütün hormonların üretiminde ve hormonlar vasıtasıyla bütün süreçlerde rol alan en önemli salgı bezidir. Bu yolla fenotipik değişimler çok kısa zamanda gerçekleşmektedir.

Bu komplo teorisi gibi görünebilirdi. Ancak modern tıpta ve biyoteknolojide  “Bugün hastalıkları ve belirtilerini ilaçlarla tedavi etmek yerine hastaların Genetik Yapısının Değiştirilmesi ya da eksik olan genin verilmesi tercih edilir” temel prensibine karşı her teori zayıf kalır.


İlaç şirketleri, 20. yüzyılda keşfettikleri “Hasta olanlara zaten ilaç satılıyor. Yeni hedef kitlemiz hasta olmayanlar” prensibi ile 'koruyucu hekimlik' adı altında sağlıklı bireylere aşı, biyolojik aktif maddeler ve vitaminler satıyor. İlginç olan şu ki, her ilaç firması sadece ilaç değil, GM tohumlar, tarım ilaçları, aromalar ve katkı maddeleri de üretiyor. Yani hastalık üreten maddeler de “tedavi” için sunulan maddeler de aynı şirketler tarafından üretiliyor. Ancak daha ilginci şu ki, milyarlarca insan şifa umuduyla hastalık üreticilerinden “ilaç” satın almaya devam ediyor.


Prof. Dr. A. Rasim Küçükusta aşı hakkında şöyle diyor: “Domuz gribi ağır bir hastalık değildir. Belirtileri diğer grip türlerine göre daha hafiftir. Hastaların ateş düşene kadar evde istirahat etmeleri yeterlidir. Hastalık kendiliğinden geçer”

Ayrıca hastaların, iştahı gelene kadar yemek yememesi, bol miktarda limon suyu, greyfurt suyu içmesi, sarımsak ve soğan yemesi daha kısa zamanda iyileşmelerini sağlar.
Bugüne kadar 863 tür grip virüsü belirlenmiştir. Bu 863 türden sadece 3 zincire karşı aşı geliştirilmiştir. İlaç şirketleri tarafından her yıl bu 863 türden biri için aşı geliştirildiği ve bu aşının da o türe karşı ortalama olarak %30 oranında koruma sağlayabileceği biliniyor. Ancak bu yıl 863 grip türünden hangisinin aktif olacağını doğal olarak kimse bilemiyor. Üstelik her sene başında tesadüfen seçilen türün, aşı üretildikten sonra mutasyon geçirmiş olma olasılığı yüksektir. Dolayısıyla aşı büyük ihtimalle hiçbir olumlu etki göstermeyecektir. Çünkü bu durumda aşı tamamen başka bir virüse karşı üretilmiş olacaktır.

Bu durum çok komik olabilirdi, trajik olmasaydı. Öyle görünüyor ki birisi insanlarla açıkça alay ediyor.
Ünlü Amerikalı çocuk doktoru Henry Bieler’e göre “Aşıların hastalıklar üzerinde hiçbir olumlu etkisi yoktur çünkü hastalıkların asıl sebebi mikroplar değildir. Hastalıkların  sebebi toxemia (vücutta toksik madde toplanması) ve toxemia’nın hücre düzeyinde sebep olduğu bozulma ile mikropların çoğalması ve aktifleşmesine uygun ortam oluşmasıdır.” Toxemia’nın sebepleri arasında ise işlenmiş et ürünlerini, pastörize sütü, gıda katkı maddelerini, aşıları, ilaç ve deterjan tüketimini, tarım ilaçlarını sayabiliriz.

Dr. G. Buchwald 40 yılı aşan araştırmaları sonunda aşının bir faydası olmadığını ama pek çok zararı olduğunu tespit etmiştir. O şöyle diyor: “Aşı korumaz, Aşı yardım etmez, Aşı tahrip eder.”
2 Kasım 2000’de Amerikalı Doktorlar ve Cerrahlar Birliği (AAPS) St. Louis’deki 57. toplantılarında çocuk aşılarının zorunlu olmasının kaldırılması için oy birliği ile karar aldı. Bu karara bir tane bile hayır diyen çıkmadı.
ABD Kongresi üyesi Dr. Ron Paul'un ifade ettiği üzere “1997'de geliştirilen Domuz Gribi aşısından ölenlerin sayısı 25, gripten ölenlerin sayısı sadece 1 idi.”
 
İngiltere’deki doktorlar  şu anda ciddi bir korku içindeler. Tahminlerine göre bugün kullanılan grip aşısı Amerika’da 1976 yılında yaşanan grip salgınında kullanılan  aşının analogudur (eşi).
1976’da Amerika’da kullanılan grip aşısının sonuçları:
Aşıdan ölenlerin sayısı gripten ölenlerin sayısından daha fazlaydı.
500  kişide Guillain-Barre sendromu tesbit edildi.
Guillain-Barre sendromuna yakalanma  riski  8 kat arttı.
Grip aşısının Guillain-Barre sendromuna sebep oldugu ispat edildikten 10 gün sonra aşılama durduruldu.
Amerikan hükümeti tazminatlar için milyonlarca dolar ödemek zorunda kaldı.
Aşıların sebep olduğu belirtilen bazı rahatsızlıklar şöyledir:
Çocuk Felci Aşısı: AIDS’e
Tetanos: Beyin iltihabı’na
Hepatit B: Multiple Skleroz’a (MS)
Kızamık: Kalın bağırsak iltihabı, Beyin iltihabı’na
Kabakulak: Şeker hastalığı, Kramplı hastalıklar, Nörölöjik hastalıklar’a
Karma Aşılar: Ani çocuk ölümleri’ne
Grip Aşısı:  Guillain-Barre sendrom’una, genetik ve fenotipik değişimlere sebep olmaktadır
Düşünün ve karar verin. Kendinize ve ailenize yaptırılacak her aşı için geniş bilgi toplayın. İçindekileri ve etkilerini öğrenin. Aşı olup olmamak konusunda SADECE SİZ karar verebilirsiniz. Unutmayın; aşıların sonuçları karşısından TEK SORUMLU SİZ OLACAKSINIZ.
......NE MUTLU TÜRK OLANA .NE MUTLU TÜRK DOĞANA..TÜRK TÜRK TÜRK TÜRK
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
bayboraaytug
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 29


« Yanıtla #7 : 11 Kasım 2009, 21:28:37 »

Arkadaşlar bende doktorum ve iç hastalıkları uzmanıyım ama bir olayı tartışırken duygularımızla değil bilimsel verilerle tartışılmsı gerektiğini düşünüyorum. Bu söylemler bir zaman güneydoğuda kürtlere kızamık aşısı yapan TÜRK sağlık çalışanlarına yaklaşıma benzememelidir onlarda çok matah bişeylermiş bizimde işimiz gücümüz onlardan korkmakmış gibi kendilerini kısırlaştırdığımızı söylemişlerdi ve takılan korunma aletleriyle devletin onları dinlediğini iddia ettiler bizde çok gülmüştük. Bu büyük bir sağlık sorunudur aşı birçok ülkede tartışma konusudur ve yalnız TÜRKİYE nin ve TÜRKLERİN sorunu değildi. Aşılama düzenli olarak birçok ülkede yapılmakta Avrupa ve Amerikada da bizimkine benzer tartışmalar yaşanmaktadır. Yukarıdaki yazı alıntısı nereden yapılmış ise çocuk doktorunun aşılar hakkındaki alıntısı doğru ise bilgisi son derece yetersiz ve tıp dışıdır. Hastalıkları mikroplar yapmaz sözü yanlıştır hastalıklar bakteriler vevirüslerce yapılır. Hem virüsler hemde bakterilerin toksemi ile sonuçlanan halleri vardır aşı tabiki bakteriyel hastalıklara yetersizdir zira duyarlı antibiyotik kullanılır. Ama virüslerde aşılar gereklidir bunun en büyük örneğide kızamık, su çiçeği,kabakulak vs vs vs hastalıklarıdır. Bunlara çoCukke aşılandığınız için bu yaşta hasta olmuyorsunuz buda viral hastalıklardaki aşının ne kadar önemli oldğudur. Kuduz hastalığı hastalık başladıktan sonra %100 ölün olan tek hastalıktır ve zamanında iyi muhafaza edilmiş bir aşı ile önlenir. Yazı tamamen bilgisiz bir doktorun alıntısıdır.
 Kardaşlar, dostlar, canlar bize yakışan araştırarak bilimsel verilerle bize uygun olanı seçmektir. Size gönül rahatlığı ile aşı yaptırın diyemesemde kararınızı daha bilimsel yayınları okuyarak vermenizi öneririm.


BİLİMSEL TIP ÇALIŞMALARINI BİLGİLERİNİZE SUNUYORUM:
Mayıs 2009   Pathogenesis of Guillain-Barrésyndrome in adults
GBS occurs world-wide with an incidence of 1 to 2 per 100,000 per year. All age groups are affected, with peaks in young adults and the elderly
Campylobacter jejuni infection is the most commonly identified precipitant of GBS. GBS can occur in any stage of HIV infection. Cytomegalovirus, Mycoplasma pneumoniae and Epstein-Barr virus was significantly more common on multivariate analysis among patients who developed GBS than among matched control patients who had other neurologic diseases. Less commonly, GBS has been reported following infection with varicella-zoster virus, herpes simplex virus, hepatitis A, B, and C virus, influenza virus, and the bacteria Haemophilus influenzae and Escherichia coli.
GB oluşmasında en yüksek oranda suçlanan etken Campylobacter jejuni enfeksiyonu; ayrıca HIV enfeksiyonu, CMV, M. pneumonia, EBV’de belirgin olarak yüksek oranda etken olabiliyor. Daha az olarak da suçiçeği, Herpes simpleks virüs, influenza virüsünün kendisi, H. influenza ve E. coli gibi bakteriler de etken olabiliyor.  The risk of getting Guillain-Barré from a flu vaccine is almost certainly less than 1 in a million *The risk of getting Guillain-Barré from the flu itself is more than 40 in a million.
Grip aşısı yapılmakla GB sendromu gelişme riski 1 milyonda 1’den az;
İnfluenza hastalığının kendisini geçirirken GB sendromu olma olasılığı ise 1 milyonda 40’dan fazla !!
İNGİLTERE:İngiltere’de  2  hafta önce 18 000 olan vaka sayısı  geçen hafta 27 000 i aşmış, bu hafta da 53 000 olmuş
YB a yatışlar geçen hafta %12-13 iken bu hafta %20 ye çıkmış
Grip benzeri  hastalığı olan olgular en çok 5-24 yaş arası imiş
İngiltere’de ölümler de artıyor , geçen hafta toplam 106 ölüm vardı, bu hafta 122 ölüm oldu, 506 kişi de  hastanede yatıyorPublished 19 October 2009, BMJ  2009;339:b4291. Sophie Cook
The swine flu vaccination programme will begin on Wednesday  21 October, when the first vaccines are distributed to acute trusts for use in "very high risk" patients and healthcare professionals, the chief medical officer Liam Donaldson has announced.
 He said that the Pandemrix vaccine (GlaxoSmithKline) will reach  acute trusts on 21 October and general practices and mental health trusts on 26 October. Celvapan (Baxter) will be distributed from 26 October and will be reserved for patients in priority groups with anaphylactic reactions to egg.
ALMANYA:BERLIN — The German government on Thursday urged its people to come forward for swine flu jabs when the country's vaccination programme begins on Monday (22 Ekim).
Ancak Almanya’da aşıya karşı olanlar çoğunlukta (hekimler ve halk)
ABD:In US, thousands queue for half as many swine flu shots
Earlier CDC projections had put the number of doses available at 40 million. Now, up to 30 million are expected to be available by the end of the month (22 Ekim 2009)
   Amerika’da aşı olmak isteyenler uzun kuyruklar  oluşturdu.
    Originally, 90,000 sites across the USA were poised to administer 250 million doses of the vaccine – but demand for the vaccine has far outweighed the supply.
   ABD de 250 milyon doz aşı yapılması planlanıyor
Obama’nın kızları da bu hafta aşılandı
ABD’de 600 den fazla okul kapatıldı (salgın nedeniyle)
KANADA:Kanada GSK firmasının aşısını yapacak, 50.4 milyon doz sipariş verdi. 
HOLLANDA:Hollanda’da hemşirelerin üçte ikisi  aşının olası yan etkileri  nedeniyle aşılanmayı reddediyor.
İSVİÇRE:İsviçre 13 milyon doz aşı alacak, aşıları Novartis ve GSK’dan temin edecek.
BELÇİKA:Swine flu: Belgians protest against the new vaccination
Members of a citizens’ initiative opposed to the new A/H1N1 vaccine have taken the Belgian state to court.
Belçika’da domuz gribi aşısı protesto ediliyor, mahkemeye başvurular oldu .
FRANSA:Fransa hükümetinin aşılama planı:
Temmuz ayında belirlendi. 100 milyon doz planlanıyor, maliyeti 700 milyon dolar.
İSPANYA:İspanya’da aşı Kasım ayında başlayacak. Herkese birer doz aşının yanısıra toplumun %40’ına ikinci doz gerekebilir diye ek stok da yapılıyor
ÇİN:     Çin’de aşılamaya önceden  başlanmıştı.  10 Ekim itibarı ile aşılanan 300.000’den fazla kişiden 150’sinde lokal ağrı, ateş, kusma, halsizlik gibi yan etkiler gözlenmiş.
Ama Çinlilerin yarısı aşı olmak istemiyor
İSVEÇ:GSK’dan 18 milyon doz aşı aldı, 9.3 milyon kişi  2 doz aşılanacak
İsveç bu iş için 100 milyon Euro:140 milyon dolar harcadı
AB de 27’den fazla ülke aşı programına başladı.
*Yunanistan Kasım’da başlatacak
*GSK bugüne kadar 150.000’den fazla kişinin
aşılandığını bildirdi
Çin’de 10 Ekim itibarı ile aşılanan 300.000’den fazla kişiden  150’sinde lokal ağrı, ateş, kusma, halsizlik gibi yan etkiler gözlenmiş. Başka ciddi yan etki bildirilmemiş.
Japonya’da 22 bin sağlık çalışanı(doktor ve hemşire) aşılandı. Toplam 67 yan etki bildirildi. Bunlar ;
         7 ciddi kusma ve bilinç kaybı
         3 hafif kusma ve bilinç kaybı
         25 hafif etkilenme
         32 önceden allerji/asthma olduğu için hafif etkilenme
Bugüne kadar aşı sonrası 2 ölüm var: biri 74 yaşında
kadın, AC ve kalp hastalığı var; diğeri 90 yaşında
kadın. Her ikisinde de ölümler aşı ile ilişkilendirilemedi
TÜRKİYE: Sağlık Bakanlığı  Hıfzısıhha ‘da aşı kontrolü  çalışmalarını tamamladı.
Türkiye’ye gelen tüm ilaçlar ve aşılar mutlaka Hıfzısıhha’da testten geçirilmek zorundadır !
İlaç stokları ve aşılar Sağlık Bakanlığınca takip (depolanması ve takibi)ediliyor.
Türkiye yaklaşık 40 milyon doz aşı alacak.
10 yaş altına minimum 3 hafta arayla 2 doz
Ama 10 yaş üzerine tek doz yeterli olduğuna ilişkin veriler  var
AŞILANACAK GRUPLAR Gebeler
Sağlık personeli
6-18 ay bebekler
19-35 ay bebekler
Önemli/kritik birimlerde (itfaiye, doğal gaz tamircisi, ulaşım
 haberleşme  vb)  çalışanlar
Kronik hastalığı olan 3-18 yaş kişiler
Kronik hastalığı olan 19-64 yaş kişiler
Silahlı kuvvetler
Emniyet, jandarma
65 yaş üstü kronik hastalığı olanlar
Okul öncesi-ilköğretim-lise-üniversite öğrencileri
Hacılar
 
WHO (DSÖ) 30 Ekim 2009, Cenevre
27-29 Ekim 2009 tarihlerinde Cenevre’de grip aşısı
uzmanlarının H1N1 toplantısı sonucunda Dünya Sağlık 
Örgütü (DSÖ)’ne bir rapor  sundular;

The  Strategic   Advisory  Group of Experts (SAGE) on
Immunization önerileri:
Mevcut durum
Dünyadaki vakaların büyük bir kısmı adolesanlar ve genç erişkinler, hastaneye yatanların da çok büyük bir kısmı küçük çocuklar. Hastaların %1-10’unda hastaneye  yatmayı gerektirecek düzeyde klinik hastalık oluşuyor. Hastaneye yatırılanların da %10-25’inde yoğun bakım gerekiyor ve vakaların %2-9’u yaşamını kaybediyor.
Hastaneye yatırılanların %7-10’u 2. veya 3. trimestrdeki gebelerdir ve gebelerde, normal nüfusla karşılaştırıldığında 10 kat daha fazla yoğun bakım gerekmektedir.
Tek doz önerisi
    Çeşitli pandemi aşıları var (canlı, adjuvanlı, adjuvansız) ve bunların hepsi  lisanslı. SAGE, 10 yaştan itibaren adolesan ve erişkinlerde tek doz aşı öneriyor. Altı ayla 10 yaş arası bebek ve çocuklarda tek dozun yeterli olup olmayacağına ilişkin veriler sınırlıdır ve daha fazla çalışma gerekmektedir. Eğer ulusal otoriteler çocuklarda  erken aşılamaya öncelik tanıyorsa o zaman önce ilk doz aşılar yapılıp olabildiğince fazla sayıda çocuğa ulaşılması sağlanmalıdır. İmmünsüpresiflerdeki etkin dozun belirlenmesi için çalışamalara ihtiyaç vardır.
Pandemik aşıların birlikte yapılması
    Mevsimsel ve pandemik aşıların birlikte yapılabilmesine ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Ancak SAGE, canlı mevsimsel aşıyla canlı pandemik aşının birlikte kullanılmamasını önermektedir. İki inaktive aşı veya bir inaktive bir de canlı aşının birlikte yapılabileceği belirtilmektedir. Ayrıca aşıların kombine kullanımının yan etki oranını arttırabileceğini ve bu konuda bilimsel kanıt olmadığını vurgulamaktadır.
     Aşı güvenliği
    Konunun  uzmanları  pandemik aşıların uygulandığı kişilerin izlendiğini ve erken sonuçlarda alışılmadık bir yan etki bildirilmediğini belirtmişlerdir. Aşılamayı takiben bazı yan etkiler bildirilmekle birlikte bunlar mükemmel bir güvenlik profilleri olan mevsimsel aşılardan farklı değildir. Erken dönem sonuçlar güven verici olmakla birlikte yine de yan etkiler açısından izlem sürdürülmelidir.

Gebelerde aşılama
    SAGE , canlı attenue, adjuvanlı veya adjuvansız inaktive aşılarla ilgili olarak yapılan deneysel hayvan çalışmalarında fertilite, gebelik, embriyo veya fetüs , doğum ve doğum sonrası gelişmeleri üzerine direkt veya indirekt zararlı etkileri saptanmamıştır.  Gebelerdeki ciddi seyir nedeniyle SAGE, spesifik bir kontrendikasyon olmadıkça lisanslı herhangi bir aşının kullanılabileceğini bildirmiştir.
   Güney yarıküre için 2010 aşı içeriği önerileri
   2010 yılı için Güney yarıküre aşı önerileri:
    İlk seçenek;
   Trivalan aşı= H1N1  +mevsimsel H3N2+influenza B viru
   İkinci seçenek;
   Bivalan aşı=Mevsimsel H3N2+influenza B ve ayrıca tek olarak monovalan H1N1 pandemik aşı

Yumurta alerjisi olana aşı yapılırmı       HAYIR !!


  ARKADAŞLAR BUNLARI OKUMANIZI SAĞDUYUNUZLA KARAR VERMENİZ İÇİN YARARLANAAĞINIZI DÜŞÜNEREK GÖNDERİYORUM.
 TANRI TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN





Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 11 Kasım 2009, 21:44:13 »

Kandaşım gerçekten ben aşıya karşı değilim,ama bu iktidarın allah bir dediğine inanmam vede bunlara asla güvenmem.ruma ermeniye güvenirim yeri gelirse ama bu dinci geçinen dinsiz pisliklere güvenmem.Bunların ne zaman ne yapacağını kimse bilemez,aklıma çok kötü şeyler geliyor,yaparlarmı? yaparlar.Bunlar hedeflerine ulaşmak için yapamayacaklarının olmadığını zaten söylüyorlardı,konuştuklarının hepsi hikaye,bu hükümet zamanında yapılan ne varsa ben karşı çıkacağım,buna inanıyorum.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 11 Kasım 2009, 22:13:38 »

 
DOMUZ YİYEN ÜLKELERDE NEDEN BU KADAR ÖNLEM ALINMIYOR. HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ Ha??



Şimdiye kadar üç firma üretim yapmış: 
GlaxoSmithKilne firmasının Pandemrix, adlı aşısı.
Baxter International’ ın H1N1aşısı.
Her ikisininde henüz lisansı yok. Avrupa ilaçlar kuruluşu tarafından onaylanmamış.
Novartis tarafından üretilen Influenza A (H1N1) 2009 Monovalent .
Amerikan’nın bazı eyaletlerinde zorunlu aşılamaya karşı tepkiler artıyor. Aşılardan ölümler meydana gelmekte. İngiltere, ülkesinde kesinlikle böyle bir uygulama yapmayacağını söylüyor. Diğer ülkelerdede durum farklı değil…

Bu aşılar yapıldıgı takdirde:

-Guillain-Barre sendromu
-Vaskülit
-Felç
-Anafilaktik şok
-ve ölüme neden olabileceği duyuruluyor.
Ayrıca Novartis firmasının geliştirdiği ilacın yan etkilerini Novartisin kendi laboratuvar sonuçlarından okuyabilirsiniz.


ŞİMDİ OLAYI İSTERSENİZ TÜRKÇE KONUŞALIM

1-DOMUZ GRİBİ AŞISINDA DOMUZ KANI VAR..
2-BU AŞININ İÇİNDE KISIRLIK YARATAN YAN ETKİ VAR.
3-BU AŞININ İÇİNDE İNSANIN GENETİK YAPISINI BOZAN MADDELER VAR.
4-BU AŞININ İÇİNDE DÜNYADA BİR NUMARALI KANSOROJEN MADDE ÖZELLİĞİ TAŞIYAN FORMALDEHİT BULUNUYOR.YANİ AMERİKA YASAKLI OLAN AVRUPADA YASAKLI OLAN BİR MADDE..(AMERİKADA BU AŞIYI VURULAN VATANDAŞ DEVLETE DAVA AÇMIŞ)


ŞİMDİ İŞİN SOSYOLOJİK BOYUTU

1-ALMANYADA HÜKÜMET YETKİLİLERİ BÜROKRASİ KESİMİ CİVASIZ AŞIYI KULLANIRKEN, HALKA CİVALI AŞI KULLANACAKLAR BU HABER ALMANYADA DUYULUNCA HALK AYAKLANDI- ÜLKEMİZE GELEN İLK PARTİ AŞI (500 000 AŞI) CİVALI HABERİNİZ VARMI.
2-KUŞ GRİBİ HASTALIĞININ İLACI OLAN TAMİFULU İLACININ FİRMA SAHİBİ Donald Rumsfeld (amerikanın 3. etkili adamı) idi VE 2 MİLYAR DOLAR KAZANDI. ŞİMDİ BU HASTALIĞIN İLACI OLAN FİRMALARIN HEPSİNİN YAHUDİ FİRMASI OLDUĞUNU BİLİYORMUSUNUZ..
3-TÜRKİYE DE CİDDİ OLMAMASINA RAĞMEN SÖZDE BİR KAÇ İLDE ESKİLERİN AJAN LAWRENCE’ LERİ GİBİ ÜLKEMİZE SOKULAN SÖZDE SANAL HASTALIK İLE HALKI KANDIRAN BU ÜLKE YÖNETİCİLERİ, HABERLERDE YAPILAN DOMUZ GRİBİ HABERLERİ İLE HALKI PSİKOLOJİK OLARAK BASKI ALTINA ALIP KENDİLERİNCE ALINACAK 43 MİLYON AŞININ, YANİ 1 MİLYAR DOLARLIK AŞININ BAHANESİNİ OLUŞTURDUKLARINI BİLİYORMUSUNUZ.
4-HİÇBİR ÜLKEDE, HATTA ÖLÜMLERİN YAŞANDIĞI ÜLKELERDE BİLE, ÜLKE HALİNDE BU KADAR AŞI TALEBİ OLMAZKEN NEDEN TÜRKİYE KOBAY ÜLKE OLARAK DENENİYOR???
5-DOMUZ GRİBİ HASTALIĞININ KENDİ KENDİNE OLUŞABİLECEK BİR EVRESİ OLMAYAN HASTALIK OLDUĞUNU BİLİYORMUSUNUZ. YANİ ÖZEL LABARATUARDA ÖZEL HAZIRLANMASI GEREKEN BİR HASTALIK OLDUĞUNU BİLİYORMUSUNUZ?




ŞİMDİ ASIL DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN ŞEY
İSRAİLİN TEVRATTA ARMEGEDDON SAVAŞI YAPACAK VE SADECE 144.000 KİŞİ KALACAK DİYOR. BU SAVAŞ İLLA SİLAHLA OLACAK BİR SAVAŞ OLMADIĞINI DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE. BU BU SALGIN HASTALIKLARIN HEPSİ LABARATUAR DA HAZIRLANAN HASTALIK OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE VE İLAÇ FİRMALARININ HEPSİNİN YAHUDİ KURULUŞ OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE, SİZCE SONUÇ NE ÇIKIYOR...

BU ARAŞTIRMA YAZISINI MUTLAKA OKUYUN...
Yakın bir zamana kadar, DNA, içine girilmez bir alandı  ama bugün çok net biliyoruz ki genetik sarmallar rahat açılabiliyor ve istenildiği gibi kromozom dizilişine eklemeler, çıkarmalar yapılabiliyor.
Genetik yapısıyla oynanmış gıdalar, doğrudan genetik yapıyla ilintilenen aşılar, tıpkı bilgisayarımıza şu veya bu şekilde giren virüs programları gibi, kendini sistemle entegre eden programlarla pekala insan genini değiştirebiliyor, yapısını bozabiliyor ve hatta yavaş yavaş ölümüne yol açabiliyor
Dolayısıyla, bugün pratikte yapılmasa da kanatlı atların, insan formunda hayvanların, domuzlaştırılmış varlıkların, yarı maymun yarı insan yaratıkların ortaya çıkması an meselesidir. Çünkü bunun mümkün olabileceği artık biliniyor. Yapılmıyorsa sebebi; İsrail’deki din adamlarının gücü, Hıristiyan ruhanilerinin ahlâki istinat duvarlarıdır.
Yakında, insan beden malzemelerinin üretildiği laboratuarlardan söz edilirse şaşmayın. Bunların dini ve hukuki boyutları yıllardır tartışılıyor. Hızla o yöne doğru gidiyoruz Bunun için şeytan da elinden gelini yapıyor. Dünyadaki sürgün hayatı bir an önce bitsin diye, saklı ve gizli telkinlerle insanlığı yıkıma sürüklüyor. Siyasi tabirle insanları kışkırtarak, “Tanrıyı kıyamete zorluyor”
İşte domuzlaştırma operasyonu da bu çalışmalardaki son merhaledir. Bu kadar açıklamanın hülasasına gelince;
Biliyorsunuz son olarak Domuz Gribi diye bir hastalık gündemde. Ve tabii aşısına da Dünyada haysiyet sahibi bilim adamlarından ciddi tepkiler var. ‘Bu aşı, bir hastalığı yok etmek için üretilmedi, aksine insanlığa yeni bir hastalık taşımak için üretildi.’ diyorlar.
Hayır, sizi temin ederim bu aşı sadece hastalık getirmiyor, transgenetik ‘terminatör genler’ de içeriyor. İnsan tabiatını yavaş yavaş meshedecek ve onu başka bir varlığa dönüştürecek genler
Beni şaşırtan ve kahreden ise, Türkiye’nin, Sağlık bakanımızın eliyle bu belaya sürüklenmesidir. Bu belayı insanlığın başına biz sarmışız gibi, aşı uygulamasında pilot bölge yapıldık. Efendim bilmem kaç milyon insan risk altındaymış da aşı yapılmazsa bilmem kaç bin insan ölecekmiş de İnsaf be, insaf. Allahtan korkun. Bu işlere hangi mantık ve vicdan ile bakıyorsunuz?
Yani bakanın dürüstlüğüne inanmasam diyeceğim ki; birilerinin zenginleştirilmesi için Türk milleti kobay yapılıyor!!!  Pekala herhangi bir grip gibi savuşturulacak bir hastalığı, bu kadar büyük bir panikle lanse etmesi hakikaten akıllarda soru yaratıyor
Bu nasıl bir panik böyle? Yoksa birileri bu ülkeye girip virüsü serpti de bizim haberimiz mi yok?
Ben açık söylüyorum, bu kadar açık ikaz ve uyarılara rağmen aşı dayatılacak olursa bu millete ihanet edilmiş olur! Florası, genetiği temiz, hala insan varlıkların yaşadığı Anadolu’ya işgalden beter bir darbe indirir. Düşünün bu toprakları, tohumları, damızlıkları. Tahıl öldü, çeltik öldü, meyve öldü hayvan öldü. Arı öldü bal öldü. Karpuz öldü kavun öldü buğday öldü
Bir zamanlar da nüfus planlaması adı altında bu milleti kısırlaştıracak aşılar yaptılar. Ve bugün biliyoruz ki, Türkiye’de kısırlık son on yılda yüzde 27 oranında artmış durumda...
Ben bu konuda yazacak belki de son insanım. Lütfen hamiyet sahipleri ortaya çıksınlar ve şu meseleyi millete izah etsinler. Özellikle aşılarla, genlerin nasıl tahrip edilebileceği konusunda insanları aydınlatsınlar. Çoğu Siyonist baronlara ait olan ilaç fabrikalarını zengin edeceğiz diye, milletin kanıyla geniyle oynatmayalım!

SEN - SEVDİKLERİN - ÜLKEN - İNSANLIK YOK EDİLİYOR UYANIN ARTIK.. BU İSRAİLİN EN BÜYÜK HEDEFİ..BOZULMUŞ TEVRATTA ÖLE YAZIYOR ÇÜNKÜ...
BU ADAMLARIN İNANCI, BU DA İSRAİLİN EN BÜYÜK İMANI,UYANIN ARTIK…


"Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk birliğiyle açacaktır. Dünya sükûnunu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk’ün varlığı bu köhne âleme yeni ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne demek, o zaman görülecek."

Mustafa Kemâl Atatürk


Alıntı atakitap dünyası
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.078 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.