Derviş Şekeri !
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 12 Aralık 2019, 06:51:46


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Derviş Şekeri !  (Okunma Sayısı 2853 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
SELCEN06
Ziyaretçi
« : 22 Şubat 2011, 15:23:50 »

 Derviş Şekeri !


Günümüzde tatlandırıcı sektöründe kullanılan şeker pancarından üretilen şeker ile mısır, buğday gibi tahıllardan üretilen nişasta bazlı şeker (NBŞ) ve yapay kimyasal tatlandırıcılar, bir başka deyişle Yüksek Yoğunluklu Tatlandırıcılar (YYT) üzerinde tartışmalar giderek hızlandı. Tartışmanın sağlık başta olmak üzere toplumsal ve ekonomik birçok yönü var. Bu nedenle konunun bir bütünsellik içinde ele alınması gerekiyor.



TÜRKİYE’DE ŞEKER PANCARI ÜRETİMİ NEDEN GERİLETİLİYOR?

Türkiye’de şeker pancarı üretiminin geriletilmek istenmesinin uluslararası boyutu giderek önem kazandı. Ülkemizi çokuluslu tekelci şirketlerin denetimine sokmak isteyen dışa bağımlı yeni-liberal politikalar kapsamında, Kemal Derviş yasaları ile Şeker Yasası da değiştirildi. Yeni Şeker Yasası ile öncelikle şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin yolu açıldı ve NBŞ kotası ilk aşamada yüzde 10 olarak kabul edildi. Bu kotanın her yıl yüzde 25-50 arasında artırılması konusunda Bakanlar Kurulu yetkilendirildi (Zorunlu bir açıklama: AB’de NBŞ kotasının ortalama yüzde 2 civarında olduğunu biliyor musunuz?).

Şeker Yasası ile;

•Şeker fabrikalarının alacağı şeker pancarı da azaltılmaya başlandı ve pancar çiftçisi daha da fakirleşti,

•Kar getiren fabrikalar satılma sürecine sokuldu,fabrikaların kapasiteleri düştü,

•NBŞ kotası arttırılınca Dünya mısır üreticisi tekellerine pazar açıldı.( Burada hemen dikkati çeken bir nokta, ABD eski başkanı Bush’un Cargill firması için Türkiye’de etkin bir lobi çalışmasını yürütmesidir.)

•YYT dış alımında da patlama oldu.



Yeterince bilinmeyen bir konuda, Türkiye’nin komşularının yüksek oranda şeker dış alımı yapan ülkeler olması. Burada en önemli rakiplerimiz AB ülkeleridir. AB çeşitli baskı yollarını kullanarak Türkiye’nin komşu ülkelerde şeker ticaretinde yollarını kesmek istiyor. Bu konu AB muhiplerine ithaf olunur.

Kısaca şu söylenebilir; Şeker pancarından üretilen şeker üretiminin geriletilmesi, Türkiye Ekonomisinin şah damarını kesmeye yönelik bir harekettir. Şeker pancarı tarımı, topraklarımızdan en yüksek düzeyde yararlanma açısından olduğu kadar tarımsal iş gücü açısından önemlidir. Çıktıları insan ve hayvan beslenmesi için zorunludur. Taşımacılık sektörüne yaşam verir. Kimya ve makine sanayimizi de doğrudan etkiler.



SAĞLIĞIMIZ TEHDİD ALTINDA!

Şeker Yasası ile NBŞ tüketiminin arttığı gözlemleniyor. Kişi başına düşen NBŞ tüketimi AB’de 1-1,5 kg iken Türkiye’de 6 kg civarında. Uzmanlar, NBŞ’nin aşırı şişmanlık (obezite) ve obeziteye bağlı kronik hastalıkların tetiklendiğini bildiriyorlar. Bu nedenle ağırlıklı olarak mısırdan elde edilen NBŞ’ın başta ABD olmak üzere Fransa, Hollanda ve İngiltere’de tüketimi giderek sınırlandırılıyor ve yakın gelecekte de engellenecek.

Mısır şurubu özellikle paketlenmiş şekerlemelerde, meşrubat ve çocukların tükettiği kolalı içecekler de, bisküvi, kek ve reçel gibi yüzlerce ürünlerde kullanılıyor. Diğer yandan Türk Halkının geleneksel tatlılarında; helva, baklava ve kadayıf gibi tatlılarda da mısır şurubu yaygın olarak kullanılıyor. Kimileri daha kötüsü YYT ‘da kullanıyorlar. Burada küçük bir uyarı yapalım; Baklava ya da kadayıf yerken keskin bir tat alıyorsanız ve genziniz hafif yanıyor gibi oluyorsa biliniz ki orada pancar şekeri değil büyük olasılıkla mısır şurubu ya da mısır şurubu + YYT kullanılmıştır.

Buradan kimi önermeler yapalım;

•Başta Tabip Odaları olmak üzere, Tüketiciler Derneği, Ziraat Mühendisleri Odası, Gıda Mühendisleri Odası gibi meslek ve sivil toplum örgütleri, mısır şurubu ve YYT’ların insan sağlığına verdikleri zararlar konusunda kamuoyunda bilinç yaratmak için etkin çalışmalar yapmalıdır.

•Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı, tatlandırıcı piyasasını denetim altına almalıdır. Pazarlanan ürünlerde uyarıcı etiketlendirme zorunlu kılınmalıdır.

•Tatlandırıcı piyasasının aktörleri de en az Devletimiz ve halkımız kadar sağlık konusunda duyarlı olmalıdırlar. Onların da çocukları ve torunları vardır.

•Bütün bu etkinlikler yaşama geçirilirken yapılması gereken ivedi yasal önlem ise özelleştirmeye olanak veren ve NBŞ kotasını yüzde 15’e kadar genişletmeye öngören Şeker Yasası derhal değiştirilmelidir.

ÇÜNKÜ ŞEKER YASASI TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NDEN ÇIKMAKLA BİRLİKTE ÖZÜNDE ULUSLARARASI ŞEKER VE GIDA ŞİRKETLERİNİN YARARINA OLMUŞTUR VE TÜRKİYE EKONOMİSİNİ ÇÖKERTMEYE YÖNELİKTİR. ÜSTELİK SAĞLIĞIMIZI TEHDİT ETMEKTEDİR.

Prof.Dr.M.KAYMAKÇI

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 22 Şubat 2011, 17:24:01 »

 Bununla ilgili bir ileti yazmıştım. Kandaşlarımızın dikkatine. Ülker holding, Amerikalılarla anlaşarak, tesislerine mısır şurubu tesisi ekledi. Artık tüm ülker ürünleri bu şurubla üretiliyor. Kendi ürünlerinde kullanmakla kalmıyor, diğer gıda üreticilerinede satıyorlar. Yani tükettiğimiz bir çok gıda da bu ürün mevcut. İşin acı tarafı Amerikada  bu ürünün kullanılması%75 kısıtlandırıldı. Bu üretimi yapan Amerikalı şirket de zarar uğramamak adına bunu Ülkere sattı. Türk Milleti bunu tüketse de olur. Yeterki paradan başka bir şey düşünmeyen yandaşlar zarar etmesin.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.05 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.