Bunu İçerken İki Kez Düşünün!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Ocak 2020, 11:25:57


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bunu İçerken İki Kez Düşünün!  (Okunma Sayısı 4470 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.118


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« : 28 Mayıs 2015, 12:45:07 »

Meyveli sodalar tehlike saçıyor! Özellikle yemek sonraları tüketilen meyveli sodalar piyasadan toplatılabilir.

Yaz aylarında serinlemek, ferahlamak ve hazmı kolaylaştırması amacıyla tercih edilen meyveli sodaların ve meyveli gazozların kanser yapabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Meyveli soda ve meyveli gazozların ısıya maruz kaldıklarında kanserojen madde üretebilecekleri belirtildi. Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen Gıda ve Kanser Sempozyumu'na meyveli sodalar damgasını vurdu. C vitaminli meyveli gazoz ve meyve aromalı sodaların ısıya maruz kaldıklarında kanserojen madde ürettikleri belirlendi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, piyasadaki C vitaminli meyveli sodaları toplayarak kanserojen ölçümü yapacak. Sonuçlarına göre yasaklanması gündeme gelecek. Türkiye Bilimler Akademisi'nin (TÜBA) gerçekleştirdiği Gıda ve Kanser Sempozyumu'nda gıda katkı maddeleri masaya yatırıldı. Piyasada bolca tüketilen C vitaminli meyveli soda ve meyveli gazozlardaki kanser tehlikesine dikkat çekildi. TÜBA Gıda ve Beslenme Çalışma Grubu Üyesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi Tıbbi Biyokimya uzmanı Prof. Fatih Gültekin, piyasada satışa sunulan bazı içecekler üzerinde yaptığı araştırma sonucunda, C vitaminli meyveli gazoz ve meyveli sodalarda koruyucu madde olarak "sodyum benzoat" maddesinin kullanıldığını tespit ettiklerini açıkladı.

Süleyman Demirel Üniversitesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Başkanı Prof. Dr. Fatih Gültekin, yaptığı araştırmada meyveli gazozlarda ve meyve aromalı maden sularında antioksidan olarak C vitamini veya meyve suyu, koruyucu olarak da sodyum benzoat kullanıldığını tespit ettiğini belirtti.

C vitamini ile sodyum benzoatın bir arada kullanılmasının ölümcül riskleri bulunduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Gültekin, şöyle konuştu: "İçeceklerde mikroplar çoğalmasın diye koruyucu maddeler kullanılıyor. Ayrıca konulan bazı maddeler bozulmasın diye de C vitamini ekleniyor. Bu iki madde, yani C vitamini ve koruyucu olarak kullanılan sodyum benzoat, ikisi bir arada olduğu zaman, eğer bekleme esnasında ısıya veya ışığa maruz kalırsa o zaman C vitamini ile koruyucu olarak kullanılan sodyum benzoat birleşiyor ve insanlar için kesin, yüzde 100 kanserojen olan 'benzen' denilen bir madde oluşuyor. Maalesef çok büyük tehlike var."

İçeceklerde görülmeyen bir başka tehlikenin daha söz konusu olduğunu dile getiren Gültekin, bazı içeceklerde antioksidan olarak C vitamini yerine doğal meyve suyu kullanıldığını, doğal meyve sularında da C vitamini bulunduğunu ve aynı şekilde koruyucu olarak kullanılan sodyum benzoatla birleşip kanserojen benzen maddesine dönüşebildiğine işaret etti.

Yiyecek ve içeceklerde yaygın olarak kullanılan koruyuculardan sodyum benzoatın avantajı yanında sağlık riskleri taşıdığına değinen Gültekin, sodyum benzoatın alerjik özelliğinin bulunduğunu, özellikle astım hastalarının dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. Gültekin, bunlara ilave olarak sodyum benzoatın, DNA'ya da zarar verme potansiyeli bulunan bir katkı maddesi olduğunu söyledi.

Kanser riski taşıyan bu konunun firmalar tarafından atlandığına dikkati çeken Gülkekin, üretici, satıcı ve tüketicileri uyardı. Gültekin, şöyle dedi: "Bunlardan birincisi üreticiler. Üretici, C vitamini ve sodyum benzoatı beraber kullanmasın. Formülasyonlarını kolaylıkla değiştirebilirler. Sodyum benzoat yerine başka bir koruyucu veya C vitamini yerine başka bir antioksidan kullanabilirler. İkisini bir araya getirmezlerse bu risk ortadan kalkar. İkincisi, bu ürünleri satan market, bakkal veya süper marketler bu ürünleri uygun şartlarda depolasınlar. Hiçbir içeceği güneşe maruz kalacak şekilde ve yüksek derecede ısınacağı şekilde muhafaza etmesinler. Özellikle sahil kesimlerinde bu konu biraz daha önem arz ediyor. Son olarak tüketiciler de dikkat etsinler. İnsanlar sürekli içtiği içeceklerin içindekiler bölümüne baksın. Benzoik asit veya sodyum benzoat ile C vitamini, diğer ismiyle askorbik asit, ikisinin beraber olduğu ürünleri tercih etmesinler." Gıdalarda kullanılan kombinasyonların Türk Gıda Kodeksi'ne uygun olduğunu ancak risklerinin bilinmediğini öne süren Gültekin, şöyle devam etti: "Bunlar tabii ki bilinçli olarak seçilmiyor. Çünkü bunlar Türk Gıda Kodeksi'ne uygun. Gıda kodeksinde koruyucu olarak sodyum benzoat kullanılır, antioksidan olarak C vitamini kullanılabilir ancak bunun ikisinin bir araya gelmesi ve saklama koşullarının olumsuz denk gelmesi tesadüfi bir şey. Bunu da üreticilerin bilmesi gerekiyor. Muhtemelen gözden kaçmış bir nokta. Üreticilerin gözden kaçan bu noktaya göre düzeltme yapacaklarına inanıyorum."

Gıdalarda kullanılan katkı maddelerinin kombinasyonlarının ve saklama koşullarının insanları ciddi şekilde kanser tehlikesine maruz bıraktığına değinen Gültekin, "Bu tüm toplumu ilgilendiren yaygın bir sorun. Kanser vakaları çok artıyor, artık kanserden ölüm sebepleri dünyada ikinci sıradan birinci sıraya yükselmek üzere. Belki kanserin artış sebeplerinden bir tanesi gıdaların içindeki, maruz kaldığımız kanserojen maddeler. Bu açıdan bunu çok önemsiyorum" diye konuştu.

Halkın gıda katkı maddelerinin zararlarını öğrenmek istediğini anlatan Gültekin, ayrıca inançlar açısında da sorun olup olmadığını bilmek istediğini anlattı. "Gıda katkı maddeleri tüketiciler için bilinmez bir konu" diyen Gültekin, şunları söyledi: "Milyon tane katkı maddesi var. Bunlar kanserojen mi, zararlı mı, inançlarımıza uygun mu, hep bilinmezlik içerir. Çünkü katkı maddeleri alan olarak geniştir ve sadece bir bilim alanını ilgilendirmiyor. Dolayısı ile tüketicinin istediği bilgiyi derli toplu ve güvenilir olarak sunacak kaynak çok az." Gültekin, 10 yılı aşkın süredir katkı maddeleriyle ilgili çalıştığını ve 4 kitap yazdığını belirterek, şunları kaydetti: "Yediğimiz ürünlerin tamamına yakınında katkı maddesi var ve bunlar çok yüksek miktarlarda. Türk insanı maalesef batı tipi besleniyor. Bu tip beslenmelerde insanlar bir yılda kendi ağırlıkları kadar gıda katkı maddeleri tüketiyorlar. Bunlar çok büyük rakamlar ve bu katkı maddeleri istisnaları bir kenara koyarsak bizim ihtiyacımızın olduğu vitamin, mineral veya besin değeri açısından zengin maddelerden ziyade gıdaların ticarileşmesi, yaşamı kolaylaştırmak, ekonomiklik sağlamak açısından kullanılan maddeler. Ama maalesef birçok sağlık riskini de beraberinde getiriyor. Doğal gıdalara yönelmemiz lazım, ancak katkı maddesiz bir yaşam da mümkün değil, riskli olacak katkı maddelerinden uzak kalacak yaşam tarzı geliştirmemiz lazım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Ertin Böke Alp
Ertin Böke Alp
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 541


Turana kadar.


« Yanıtla #1 : 28 Mayıs 2015, 13:01:55 »

Irkdaşım ben günde 2-3 tane limonlu soda içerim hep en iyisi sadeye döneyim Gülümseme Ne katıyorlarsa artık her şey zehir olmuş meyveli soda bile..
Faydalı paylaşım oldu soydaşım benim için teşekkür ederim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Yitmez TÜRK nesli
Tükenmez TÜRK nefesi
Her yanda çınlama TÜRK sesi
Irkıma şereftir Tanrının TÜRK demesi
Yurduma denmeli sadece ulu TÜRK ülkesi
Aklıma Başbuğumdan armağan TÜRK ülküsü
Gönlüme maziden yarına bir vurgun TÜRK sevdası.
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.118


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #2 : 28 Mayıs 2015, 13:12:15 »

Rica ederim, ırk sağlığı çok mühim. Yazın en iyisi Ayran içebilirsiniz. Gazlı içeceklerden uzak duralım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Ertin Böke Alp
Ertin Böke Alp
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 541


Turana kadar.


« Yanıtla #3 : 28 Mayıs 2015, 13:19:04 »

Haklısın soydaşım en sağlıklısı ayran bide arada acılı şalgam kolayı gazozu zaten hiç tüketmemek lazım. Sağlıklı hayat uzun ömür gençlikte ülküye hizmet yaşlılıkta daha çok Bozkurt eğitimi ve en önemlisi hep dik durmak.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Yitmez TÜRK nesli
Tükenmez TÜRK nefesi
Her yanda çınlama TÜRK sesi
Irkıma şereftir Tanrının TÜRK demesi
Yurduma denmeli sadece ulu TÜRK ülkesi
Aklıma Başbuğumdan armağan TÜRK ülküsü
Gönlüme maziden yarına bir vurgun TÜRK sevdası.
Gök-Bilge
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 60


Ne Mutlu Türküm Diyene !


« Yanıtla #4 : 28 Mayıs 2015, 15:48:54 »

Sadece içecekler değil, asıl tehlikeye sahip besinlerin başında fabrikasyon üretimi, paketlenmiş ürünler gelmekte. Süt, peynir, yoğurt gibi raf ömrü kısa olan ürünlerde birçok koruyucu kimyasal madde bulunmakta. İmkanınız varsa market yerine mandıralardan, bireysel satış yapan hayvan sahiplerinden elden süt alıp, kaynatarak tüketmenizi tavsiye ederim. Aynı şekilde kendi yoğurdunuzuda yapabilirsiniz. Bunlar her gün tükettiğimiz temel besin maddeleri bunlara ayrıca dikkat etmek gerek diye düşünüyorum. Siz ağabeylerime tavsiye vermekten ziyade otağımızı takip eden kardeşlerimize uyarımdır. Yakın akrabalarımda şeker problemi yaşayan birçok büyüğüm var. Şekerin birçok türü var. Tatlı olarak aldığınız birçok ambalajlı ürünün içinde sukroz (glükoz şurubu) bulunmaktadır. Koruyucu ve tatlandırıcı diğer maddeleri saymıyorum bile... Bu tarz kimyasal şeker tüketimi ileri ki yaşlarda başınıza birçok problem açabilir. Şeker diyerek geçmeyin, sizi ölüme katar götürebilir. Yakım çevremden biliyorum ne yazık ki. Çocuklarınıza, kardeşlerinize, eşlerinize mümkün olduğunca temiz ev yemekleri, hayvansal gıdalar yedirin. Doğal yollardan beslenin etten, kavurmadan, haşlamadan uzak durmayın. Kan değerlerinizi kuvvetlendirecek şalgam, kefir, süt, turşu suyunu bol bol tüketin. Şüphesiz ki biz atalarımızın torunlarıyız. Ve tüm dünya bilir ki Türk'ün bileği bükülmez. İşte bizi biz yapan kanımızı korumamız gerek. Şimdiki nesil ya çelimsiz, ya da zerre güce sahip olmayan yağlı, moskof bedenlere sahip. Kanımızı koruyalım. Alkol ve sigaradan uzak, sağlıklı bir hayat sürelim Tanrının izni ile..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.118


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #5 : 28 Mayıs 2015, 16:03:58 »

Hayvansal ürünleri kötüleyenler, Türk ırkının zayıf ve çelimsiz olmasını isteyenlerdir. Et (dana, keçi, kuzu), balık,süt, yumurta, bal, pekmez, turşu yimeyen insanlar sağlıklı olamazlar. Kuvvetli olmak istiyorsak bunlari tüketeceğiz.

Ben tamamen köylü usulleriyle beslenirim. Domatesimi,biberimi kendim ekerim. Hayvanlarımızda var, inanin bana köy gıdalarıyla market gıdaları arasinda fark çok var. Peyniri, yoğurdu ninem yapar satın alınmaz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Ertin Böke Alp
Ertin Böke Alp
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 541


Turana kadar.


« Yanıtla #6 : 28 Mayıs 2015, 16:14:32 »

Türkler ne zaman ki budizme inanmış zayıf düşmüş yenilmişlerdir çünkü budizmde et yemek yasaktır. Et içindeki yüksek proteinden dolayı kasların birincil yapı kaynağıdır alınmadığı takdirde fiziksel olarak çöküntüye götürür. Dediğin gibi soydaş doğal gıdalarla yapılmış ev yemekleri tercih edilmelidir hazır gıdalar tüketilmemelidir. Bende doğal besleniriyorum elimden geldiğince kendimiz eker kendimiz yeriz. Bizim burası (Konya/Ereğli) zaten mandıra dolu Türkiyenin yüzde 30 süt süt ürünleri ihtiyacını karşılıyor yumurtayı ve benzeri ürünleri paket değilde köylerden almak lazım hem bu sayede zincir marketler değilde Türk köylüsü kazanır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Yitmez TÜRK nesli
Tükenmez TÜRK nefesi
Her yanda çınlama TÜRK sesi
Irkıma şereftir Tanrının TÜRK demesi
Yurduma denmeli sadece ulu TÜRK ülkesi
Aklıma Başbuğumdan armağan TÜRK ülküsü
Gönlüme maziden yarına bir vurgun TÜRK sevdası.
Buga Yaktu
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 4.118


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #7 : 28 Mayıs 2015, 16:20:44 »

Vejeteryan adam kuvvetli olmaz. Doğal beslenmek ve spor yapmak ırkımıza olan farzlarımızdandır Gülümseme.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Ertin Böke Alp
Ertin Böke Alp
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 541


Turana kadar.


« Yanıtla #8 : 28 Mayıs 2015, 16:32:14 »

Haklısın soydaşım Gülümseme.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Yitmez TÜRK nesli
Tükenmez TÜRK nefesi
Her yanda çınlama TÜRK sesi
Irkıma şereftir Tanrının TÜRK demesi
Yurduma denmeli sadece ulu TÜRK ülkesi
Aklıma Başbuğumdan armağan TÜRK ülküsü
Gönlüme maziden yarına bir vurgun TÜRK sevdası.
Gök-Bilge
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 60


Ne Mutlu Türküm Diyene !


« Yanıtla #9 : 28 Mayıs 2015, 16:37:14 »

Sadece erkekler bazında da düşünmemek gerek. Vejetaryanlığa ve beslenme şekillerine saygı duymamızı bekliyorlar ama ben saygı duymuyorum. Doğaya ters olan hiçbir şeye saygı duymam. Vejetaryan bir kadınlada deliler gibi sevsemde evlenmem. Bana sağlıklı bozkurtlar verecek birini seçerim. Kızlarımızın da bu marjinal olma çabasına girerek vejetaryan olmalarına anlam veremiyorum. Yiyin kandaşlarım etinizi, can tutun biraz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.256 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.