Son iletiler
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Şubat 2018, 04:27:39


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3 ... 10
 1 
 : Bugün 04:21:39 
Başlatan MeTeHan07 - Son ileti Gönderen: İskender Tabakoğlu
Ben şimdi hangi boydan oluyorum ?

KANDAŞ Yusuf Halaçoğlu'nun altı ciltlik ''Anadolu'da aşiretler, cemaatler, oymaklar'' diye bir eseri var.Köy köy değil Türkmen boylarını,Moğol ,k*rtleşmiş Türkmen ve hatta arap aşiretlerini dâhi bulabilirsin. Çevrendeki halk kütüphanelerinden birinde bul karıştır bak derim.

 2 
 : Bugün 04:14:53 
Başlatan İskender Tabakoğlu - Son ileti Gönderen: İskender Tabakoğlu
BÜYÜK TÜRKÇÜ DR. RIZA NUR'UN YAZDIĞI 14 CİLDLİK TÜRK TARİHİ



''Dünyada en çok iftihar ettiğim şey, Türk yaratıldığımdır . Bu kadar tarih okudum, Türk kadar kahraman, mert. iyi yürekli, zeki ve sağduyu sahibi insan, Türk kadar büyük ve yüksek bir tarihe sahip millet görmedim. Bu kadar millet tanıdım. bugünkü uygarlık dünyasında en yüksek mevkiye çıkmak için gerekli olan yetenekleri kendinde ve yurdunda toplamış olanını görmedim. Türklük bende sönmez. tükenmez bir aşktır. Her sevginin üstünde bir sevgi halinde gönlümde, göğsümde yaşar . Bütün varlığını kavrayan bu ilahi ateşin beni yakması pek tatlıdır; yaktıkça bana zevk, sevinç verir. Yalnızca o beni yaşatır. Türk yaratılışının şükrünü ne türlü ve nasıl bir hizmetle ödeyebileceğimi bilmiyorum.Belki bu gönül borcumu birazcık öder umuduyla bu eseri yazıyorum .. .
  Yaşayabilmesi için, bir milletin her şeyden önce kendini bilmesi gerekir; kendini bilmek için de tarihini bilmelidir. Her nasılsa henüz kendimizi bildirecek bir tarih yazılmamıştı. Bu ise milletimiz için en büyük bir ihtiyaç, en zararlı bir eksik, en hayati bir sorundu. Biz kendimizi, tarihimizi Osmanlılık ile başlar sanacak kadar gaflete düşmüş insanlardık İşte bu tarih kitabını özellikle okullar ve gençler için yazıp kendilerini bilsinler ve başkalarına bildirsinler diye Türklere, Türk yavrulanna armağan ettim. Bu eser her şeyden önce MİLLİ EĞİTİM içindir.
  Bu eser bilginler için değil , onlardan önce ihtiyacımız olan halk içindir. Yalnız bilginierin anlıyabileceği eserler olan, Avrupa bilginlerinin eserlerini tercüme herhalde gereklidir. Ancak bunlardan önce halkı, halkın ihtiyacını düşünmek kutsal bir görevdir. Bilginler yabancı kitaplardan da istediklerini öğrenebilirler. Avrupa bilginlerine gıda verecek kitap yazmak milletimiz için bir iftihar vesilesi olmakla beraber, onlardan önce Türk halkının gıdasını düşünmek borcumuzdur. Türklüğe ilişkin herhangi bir Avrupa eserinin çevirisi bir Türk beyni, gözü ve eli ile yazılmadığından pek o kadar yararlı olmaz. Bazılarında bulunan ve sırf bizi sevmediklerinden aleyhimize uydurduklan ya da aynı amaçla bazı gerçekleri değiştirdikleri sayfalar ise büsbütün zararlıdır. Bununla beraber bilginleri de doyuracak sayfalar bu eserde vardır. Bu kitabın mükemmel olduğu iddia edilemez. Mükemmel bir Türk Tarihi yazmak bugün için mümkün olmayan bir şeydir. Ne zaman Çin'de ve Avrupa'da, her dilde Türkler üzerine yazılmış kitaplar toplanır, Türkçe'ye çevrilir ve Türk yurtları gezilerek ayrıntılarına kadar iyice incelenirse, belki o zaman bir derece yanlışsız bir Türk Tarihi yazılabilir. Türk Tarihini iyice aydınlatıcı belgeler henüz tamamen bilim dünyasına sunulmamıştır. Birçok belge inceledim. Kafkasya ve Rusya'da yaptığım geziden de pek yararlandım. Ancak bu inceleme yetersiz oldu. Gezi incelemesi bir yılda ve bir kişi ile biten işlerden değildir. Fakat şunu söyleyebilirim ki, Türk'ün bugünkü nesli için bu kitap yeterlidir. Hem de pek yararlıdır ve pek gereklidir. Bu eser bir temel oluşturacaktır. İnşallah bu temel üzerine daha mükemmellerinin yazıldığım görmek sevinci bana da kısmet olur.''
-Önsözden



Doktorun 1917’de Mısır’da başlayıp 1921’de Türkiye’de bitirdiği 14 ciltlik bu koca eser vaktiyle Süleyman Paşa‘nın yazdığı “Tarih-i Âlem” adlı kitaptan sonra , millî tarihimizi sade Osmanlı çerçevesinden çıkararak bütün Türkleri kapsamış hale getiren ikinci eserdir.Son iki ciltte Kurtuluş Savaşı devriyle Şeyh Sait İsyanına kadarki cumhuriyet devri işlenmiştir.Bu eserin yolbaşçımızın ve onun kardeşi Necdet Sançar'ın Türkçü olmasında büyük payı vardır.

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.mediafire.com/file/8nfzsbb91evqewn/14+CİLDİLK+TÜRK+TARİHİ.zip

 3 
 : Bugün 02:04:29 
Başlatan AttilaHunTürk - Son ileti Gönderen: AttilaHunTürk
Suriyeliler ne zaman gider diye düşünmeye gerek yok. Kendi ülkesi karıştığında korkakça kaçanlar, bizim topraklardan gitmek için ülkemizin karışmasını bekliyorlardır.

 4 
 : Bugün 01:58:57 
Başlatan AttilaHunTürk - Son ileti Gönderen: AttilaHunTürk
Soyağacını öğrenmek için e-devlete giren ve yoğunluktan dolayı siteyi çökerten kesim eğer ki organize olur ise, Yunanistan'ın, ermenistan'ın devlet sitelerine yığılıp o siteleri de kullanılmaz hale getirebilir, yeter ki organize olsunlar.

 5 
 : Bugün 01:15:35 
Başlatan MeTeHan07 - Son ileti Gönderen: IrKçII
Öncelikle otağa hoş geldin.

Balkanlar'a iskan ettirilen Türkler, Oğuz'dur. Balkanlar'ın Türkleşmesi için çoğunlukla Konya-Karaman bölgesinden getirilen -yanlışım varsa düzeltin- çoğunlukla Afşar ve Salur boyundandır. Türk tarihinden ve Türk edebiyatından Balkan Türkler'ine örnek verecek olursak: Mustafa Kemal Atatürk, Enver Paşa ve Yahya Kemal Beyatlı bu Türklerdendir. Makedonya, Yunanistan ve Bulgaristan'dan göçmüş olan Türkler yanlış bilindiği gibi gayrîtürk değil Türk'ün hasıdır. Böyle biline.
Macır ve Pomaklara gelince... Balkanlardan Türkiye'ye göçmüş bazı Türkler kendine Macır der. Bu da "muhacir" sözcüğünün kısaltılmışıdır. Aralarında Balkanlı milletlerden kimseler de vardır fakat Türklerin yanında sayıları azdır.
Pomaklar'ın soyu hakkında ise görüş ayrılıkları var. Bazıları Türklerin Kuman-Kıpçak kolunun Balkanlar'a göçmüş olan kolu olduklarını söyler (bkz. Ali Ahmetbeyoğlu - Sorularla Eski Türk Tarihi. Yanlış hatırlamıyorsam kendisi İstanbul Üniversitesi'de Yardım Doçent idi. Kendisi Türkiye'de Avrupa Hunları konusunda en yetkili kişidir.). Bazıları ise Türk olmadıklarını (bkz. Nihal Atsız'ın Vasiyeti).

Yardımcı olabildiysem ne mutlu bana.

 6 
 : 17 Şubat 2018, 23:06:24 
Başlatan AttilaHunTürk - Son ileti Gönderen: AttilaHunTürk
Ortadoğuda şu an denge politikası güdülüyormuş gibi görünse de ileride bir dünya savaşının başlangıç yeri olacağı bir gerçektir.

 7 
 : 17 Şubat 2018, 22:56:49 
Başlatan AttilaHunTürk - Son ileti Gönderen: AttilaHunTürk
Tanrı Türk'ü korusun demiyoruz. Türk, Tanrıyı korusun diyoruz.

 8 
 : 17 Şubat 2018, 22:45:21 
Başlatan AttilaHunTürk - Son ileti Gönderen: AttilaHunTürk
Hemşehricilik milliyetçiliğin prototipi de olsa aynı memleketten olup başka soydan birini sırf hemşehrisi diye kendine yakın gören bir lavuktan kimseye fayda gelmez.

 9 
 : 17 Şubat 2018, 22:40:51 
Başlatan AttilaHunTürk - Son ileti Gönderen: AttilaHunTürk
kekoların bir lafı vardır, medya abartıyor der dururlar. Zannedersiniz ki medya, otobüse molotof atıp otobüsün yakılma görüntülerini de, binlerce vatan haininin kaldırım taşlarını söküp ortalığa attıkları görüntüleri de parayla figüranlara çektirip son halini bilgisayar ortamındaki montajlarla sağlayıp haber yapıyor sanırsınız.

 10 
 : 17 Şubat 2018, 21:52:38 
Başlatan Baturgan - Son ileti Gönderen: AttilaHunTürk
Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan'daki soydaşlarımız hangi boydan olduğunu bilir ama Anadolu'daki soydaşlarımız bunu bilmez, herkes kendini kayı boyuna dayandırır sırf Osmanlıdan dolayı (tabi başka boy ismi bilmeyen büyük bir cahil kesim de var, o nedenle bir kısmı kayı boyundanım diyor ). Osmanlı zamanında yer değiştirmeler nedeniyle kimse kendi boyunu soyunu bilmez. Bu sebeple kekosu Türkleşir, Türk'ü krtleşir, kanında en ufak bir slavlık, çeçenlik olmayan sırf Kaskaslardan geldik diye kendine çerkes der, kanı soyu Türk olan muhacirler kendilerine keko der, arap kanı taşıyan da kendine Türk der, Çepni Türk'ü kendine laz der, Bulgaristan'dan gelen Bozkurt soylu kendine göçmen ve yabancı der. Belli başlı bölgeler etiketleşmiş ve bu nedenle şu anki mevcut durum ne ise, o bölgede kimin sesi daha çok çıkıyorsa o yöre en fazla reklamı yapılanın kimliğini alır olmuş.

Bu soy ağacı hizmeti tahminimce çoğu kişi tarafından yanlış yorumlanacak, yani bir bölgenin 150-200 sene önceki demografik yapısıyla, günümüzdeki yapısının farklı olduğu gerçeğini düşünmeyecekler.

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.036 Saniyede 16 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 1q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.