Son iletiler
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Ağustos 2018, 08:04:07


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3 ... 10
 1 
 : Bugün 02:22:09 
Başlatan Yürekli-kam - Son ileti Gönderen: Kaan Ulas
Gerçekten öyle ümit, değişen tek şey daha da kötüye gidiyor olmamız. Türk çocukları törelerinden uzaklaşıyor, bu durum da bizi kahrediyor.
Bana bu durum biraz değişdi gibime geliyor ağabeyim, Türkçülük kıvılcımı yanmaya başladı artık Türk gençlerinde, ben umutluyum.

 2 
 : Bugün 00:52:51 
Başlatan Kaan Ulas - Son ileti Gönderen: Kaan Ulas
Bugün ayın 18'i.  2 Ağustos'ta Ankara'da gözaltına alınan "BM Mülteciler statüsü"ne sahip Tebrizli Türk aydını Rahim Cavatbeyli, İran'a iade edilmek üzere götürüldüğü Van sığınmacılar kampında halâ bekletiliyor.  Olayı BM Mülteciler Yüksek Komiserliği avukatlarının müracaatını inceleyen Anayasa Mahkemesi, iddianın (neyse?) araştırılması için uygulamayı 14 Eylül'e kadar durdurma kararı aldı.

AİHM'nin daha önce İran'a iade ile ilgili Türkiye aleyhine kararı olduğu halde, mülteci ile sığınmacı hukukunun farkını bile düşünmeden bir Türk aydınına reva görülen bu haksız muamele yurt çapında büyük bir infiale yola açtı. Konu sosyal medyada depreme dönüştü. Bazılarına aşağıda yer verilmiştir.

İdam tehdidi altındaki Rahim Cavatbeyli'ye İYİ Parti sahip çıktı. Darısı diğerlerine diyelim.

Genel Başkan Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Boraltan Köprüsü" faciası üzerine yüreğinin sesini dile getiren şair Yıldırım Elmas'ın şiirindeki iki mısraı ile "Dönüp seslendim geri, merhametsiz birine, Beni siz vursaydınız, şu gâvurun yerine." seslendi ve şöyle dedi: "Rahim Cavadbeyli bir Türk Milliyetçisidir ve Türkiye'de "MÜLTECİ"dir.  Gardaşımızı İran'a teslim etmeyin. Yeni 'Boraltan Köprüsü' acısı yaşatmayın, sayın Erdoğan.

" İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Buğra Kavuncu da, yazımızın başlığındaki "Cavatbeyli Türkiye'nin şerefidir" sözleriyle olayı, 1945'de yaşanan, büyük bir utanç ve insanlık faciası "Boraltan Köprüsü" felâketine benzeterek şöyle dedi: "Ekonomik sorunlar yaşadığımız bugünlerde Türkiye'ye ilk ve en büyük destek, kardeş ülke Azerbaycan'dan gelmiştir. Bu kardeşlik duyguları, 'Bütün Azerbaycan' coğrafyasına hâkimdir. Tebriz'in kalbi de bu zor günlerde Türkiye ile birlikte çarpmaktadır. Hal böyleyken, Tebrizli bir Türk aydınını İran'ın ellerine teslim etmek üzeresiniz.

Türk aydını Rahim Cavadbeyli, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Ofisi'nin gözetimindedir… Yani "özgürlüğüne yönelik bir tehdit ile karşı karşıya kalacağı bir ülkeye gönderilemez… Türkiye 1945 yılında 'Boraltan Köprüsü' acısını yaşamış bir ülkedir.

Sayın Cumhurbaşkanı, daha önce birçok konuşmanızda, Boraltan Köprüsü'nde Sovyet askerlerine teslim edilen ve kurşuna dizilen 144 Azerbaycanlı kardeşimizin acısına değindiniz. Ve içimizi dağlayan 'Boraltan Ağıtı'nı bile okudunuz."

 "Boraltan Köprüsü" olayı

DP Tekirdağ milletvekili Şevket Mocan ilk kez TBMM'de 18.07. 951 tarihli önergede:

"1. Muhtelif tarihlerde memleketimizde siyasi mültecilik haklarına dayanarak iltica eden 156 mültecinin 1947 senesinde, milletlerarası hukuk kaidelerine tamamen aykırı olarak Sovyet Rusya'ya teslim edildikleri doğru mudur?

2. Facia kurbanlarının sevk şekli de, kurban gönderilen mabudun usullerine uygun olmasından ve akıbetlerini görmesinden, teslim işinde vazifeli Yedek Subay Posta Müfettişi Reşat'ın asabi rahatsızlığa uğradığı ve sinir hastanelerinde elyevm tedavi olduğu doğru mudur?"

Adalet Bakanı cevabında: "Ankara'daki Sovyet Se­fareti ile mütekabiliyet esasını tespit eden bir nota teatisi suretiyle 237 Sovyet askerî mültecisinden 195'i ilk parti olarak 6.8.1945 tarihinde Tıhmıs kapısından Sovyetlere iade edilmiştir.

Bu olayda kaç Azerbaycan Türk'ünün katledildiği maalesef tam olarak bilinmiyor. Farklı farklı söylemler mevcuttur. Fakat gerçek ortadadır. Soydaşlarımız düşmana teslim edilmiştir.

Karakol komutanı genç subayın gördüklerine dayanamayıp evine gittiğinde intihar ettiği de hala anlatılmaktadır."  Biz verdik, onlar aldı, vahşice katletti.

SONUÇ: İran'da bin yıllık Türk hâkimiyeti ilk defa 1925'de İngiliz planıyla yıkıldı. Nüfusça daima çoğunlukta olan Türkler azınlık konumuna düştü. Ülkeye Fars ırkçılığı, dış desteklerle egemen oldu. Türkçe resmi ve eğitim dili olmaktan çıkarıldı. Haksızlıklara karşı çıkan Türkler, hep hukuk ve demokrasi yolunu seçti. Bazı topluluklar gibi teröre başvuranı hiç olmadı.  Rahim Cevatbeyli de bu mücadelede yerini aldı. Kimliği ve misyonu hakkında geçen yazımızda somut bilgiler verildi. Mahrumiyet içinde on beş yıldır, ülkesinden ve ailesinden uzaklarda yaşıyor. Türk dünyasına hizmetten başka sevdası olmayan, durmadan araştıran, yazan ve üreten biri.

Boraltan Köprüsü faciası yüreklerimizi yakıyor değil mi? Tarihten ders almayanların vay haline. Rahim Cevatbeyli bir kişi olabilir; fark eder mi? İnsanın, devletin, milletin ve hukukun haysiyeti ayaklar altına alınırsa, geriye ne kalır?

***

1. Gazi Üniversiteli gençlerin İnternet sitesi glokalturk.com haber yaptı:

2. İYİ Parti sözcüsü Buğra Kavuncu açıklaması yaptı, 3. Yeniçağ Gazetesi internet sitesinde açıklamayı manşete çekti, 4. Meral Akşener twit attı, 5. OdaTv bu twiti haber yaptı, 6. Millî Düşünce Merkezi saat 21'de #RahimCavadbeyliyeÖzgürlük tabelasıyla Twitter'de çalışma başlattı. Üç saat içinde 10 bini geçen twitle, Cavadbeyli Türkiye gündeminde altıncı sıraya çıktı.

Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, Millî Devlet Gazetesi, Ülkü-Der, Ahde Vefa Turan Derneği, Milli Devlet Gazetesi, Yeni Ufuk Dergisi, Sungur Türk Fikir Mecmuası, Anda Kardeşe Vefa Derneği, Mefkûre Mektebi, 14 Mart Tıbbiyeliler Derneği, Milli Mecmua, Edebice Dergisi, Kitap Şuuru, Eksen Eğitim Sendikası, Eksen Sağlık Sendikası, Genç Eksen, ILPEACE, Vaziyet sitesi, Turancı Hareket, Türkoloji, Üçtuğ, Türk Yurdu Kulübü ve daha birçok kuruluş ve kişi çalışmayı destekledi. ALINTI

 3 
 : Bugün 00:17:19 
Başlatan Emine Hatun - Son ileti Gönderen: Kaan Ulas
Atsız Atamızın vasiyetine sahip çıkmak, her Türkün görevidir.

 4 
 : 17 Ağustos 2018, 23:44:55 
Başlatan Kavalalı İbrahim Paşa - Son ileti Gönderen: Buga Yaktu
Ve kandaşlarına karşı biraz daha saygılı ol. Ural Altay senin bildiklerinin yüz katını biliyor. Öğrenmek istemek başka, bağcıyı dövmek başka.

 5 
 : 17 Ağustos 2018, 23:34:06 
Başlatan Kavalalı İbrahim Paşa - Son ileti Gönderen: Buga Yaktu
Bende ömrü hayatımda bir Antepli tanıdım ve nefret ettim, bir kişi için bütün Antebe mi kızayım? Ayrıyeten senin o Türkistanlı kandaşlarımız bügün herkesten daha çok Türklük bilincine sahip. Memleket arabizasyon çukurundayken, Kazak illerinde Turan kokuları esiyor.
Adamlar bize niye mi arap diyor. Adam takkeli bir karış sakal karı çarşaflı bu arap değil de nedir?

Anadolu Türklüğünde maalesef Osmanlı kalıntısıyla beraber Arap harsı baskın olmuş.
Tanıdığım bir çok Gagavuz,Tatar Türkiye Türklerinden daha çok milliyete önem veriyorlar. Anadoluda ümmetçilik meltemleri eserken, o rus diye dışlsnana Saha-Sibirya Türklerinde bir isteği var. Akay Kine gibi.
Türkistanda ise rus harsı. Biz yıllardır Türkleşelim diye boşuna söylemiyoruz. Türk gibi yaşamassam elbet beni de arap zannederler bu kadar basit, anlayana...

Kavalalı senin açtığın buna benzer konular beş sene öncede açįlmıştı. Biz kandaşlarımızı karşılıksız severiz.

 6 
 : 17 Ağustos 2018, 23:23:28 
Başlatan Göktürk Tuğra - Son ileti Gönderen: Buga Yaktu
Kesinlikle katılıyorum bir Türk'ün vejeteryan olması caiz değildir. Fajat et fiyatları tavan yapmış iken kaç kişi et yiyebilir. Türk budununu makarnaya alıştırdılar.

Faydalı bir yazı kandaşım.

 7 
 : 17 Ağustos 2018, 23:20:31 
Başlatan Kavalalı İbrahim Paşa - Son ileti Gönderen: AttilaHunTürk
Kandaşlar önce sakin olun. Kazakistan'daki Türk bize Türk değil derse desin bu önemli değil, aynısını Kırgızistan'daki Özbekistan'daki, Doğu Türkistan'daki, Yakut'taki, Kırım'daki , Güney Azerbaycan'daki Türk de desin önemli değil. Onlar bize Türk değilsiniz dedi diye biz Türklüğümüzden zerre bir şey kaybetmiyoruz. Ayrıca onlar bizi sevmese de biz onları seviyoruz, çünkü aynı atanın torunları aynı soyun mensuplarıyız.

 8 
 : 17 Ağustos 2018, 22:32:53 
Başlatan Buga Yaktu - Son ileti Gönderen: Buga Yaktu
Töre Türk'ten başkasına yardım edin desin ben yine de Türk'ten başkasına iyilik de yapmam yardım da etmem. Yeri gelir ırkımızın iyiliği için töreyi de Tanrıyı da ırkımızı da karşımıza almamız gerekir.

Doğru kandaşım. İctihadına katılıyorum.

 9 
 : 17 Ağustos 2018, 21:19:37 
Başlatan Buga Yaktu - Son ileti Gönderen: AttilaHunTürk
Töre Türk'ten başkasına yardım edin desin ben yine de Türk'ten başkasına iyilik de yapmam yardım da etmem. Yeri gelir ırkımızın iyiliği için töreyi de Tanrıyı da ırkımızı da karşımıza almamız gerekir.

 10 
 : 17 Ağustos 2018, 19:54:14 
Başlatan Kurtçebe Noyan - Son ileti Gönderen: Kurtçebe Noyan
Çuvaşların dini inançları ve kültleri sistemi IX-XIX yüzyıllarında oluştu. Çuvaş mitolojisi ve dininin ayrı özellikleri günümüze de ulaştı.

Çuvaşlar geleneksel dine ‘ataların adeti’, takipçilerine ise ‘öz Çuvaşlar’ derler.

Modern Çuvaşlarda paganlığın izi hemen hemen kalmadı. Ama Hıristiyanlığın eskiden yayıldığı bölgelerde oturan yaşlıların aklında paganlık dönemi ile ilgili anılar hala yaşıyor. Kendileri de yarım yüzyıl önce eski Çuvaş tanrılarına kurbanlar verirlerdi.

Çuvaş mitolojisinde dünya üç kısım bu arada üst dünya, insanların yaşadıkları dünya ve alt dünyadan ibarettir. Dünyanın toplam olarak yedi katı da vardır. Üç kat üst dünyaya, bir kat yaşadığımız dünyaya ve üç kat daha alt dünyaya aittir.

Çuvaşların dünya yapısı ile ilgili inancında bütün Türk dili konuşan halklara özgü olan yer üstü ve yer altı katlara bölünme gözleniyor. Gökyüzü katlarından birinde en üstteki katta yaşayan Tanrı Tura’ya insanların dualarını yönelten baş Pireşti Kebe yaşar. Yerüstü katlarda da Ay ve Güneş bulunur. Çuvaş mitolojisinde Pireşti – Baş Tanrıya insanların duaları ve isteklerini ulaştıran ve gökyüzündeki tanrılardan insanlara müjdeler gönderen haberci, insanın omuzlarında oturan onu koruyan melek, sadece iyilik yapabilen evin koruyucusudur.

Birinci yerüstü kat yeryüzü ile bulutlar arasında bulunur. Önce onun üst sınırı daha altındaymış, ama insanlar kötü olunca bulutlar yükselmiş.

Dünya kare şeklindeymiş. Üzerinde çeşitli halklar yaşıyormuş. Çuvaşlar, halkının dünyanın ortasında yaşadığına inanırlarmış. Gökyüzü Çuvaşların kutsal saydıkları hayat ağacına ve altın, gümüş, bakır ve taş sütuna dayanırmış. Bu dört sütunun üzerinde her birinde ördeğin üçer civciv çıkardığı yuvalar varmış. Kare yeryüzünün her kenarında insanları kötülükten koruyan bahadırlar bulunuyormuş.

Yeryüzünün kıyılarını yalayan okyanusun köpüren dalgaları sürekli karayı yıkıyormuş. Eski Çuvaşlar, ‘yeryüzünün ucu Çuvaş toprağına ulaşınca Kıyamet Günü yaşanacak’ diye söylerdi.

Üst dünyada velilerin ve doğmamış çocukların ruhları yaşıyor. İnsan öldüğünde ruhu çok dar köprüden gökkuşağına doğru geçerek üst dünyaya çıkar. Çok günah işlemişse insan ruhu dar köprüden alt dünyaya cehennemin dibine düşer. Alt dünyada günahkarların ruhlarının kaynadığı dokuz kazan bulunuyor. Mitolojik kahramanlar yeryüzünde bulunan ‘kakar’ denilen deliklerden geçerek cehenneme iner ve yakınlarını oradan kurtarmaya çalışırdı.


Sayfa: [1] 2 3 ... 10
|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.058 Saniyede 17 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 1q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.